Biyodizel Üretmek Satmak Para Kazanmak

emine Emine Fire Avatar

BİYODİZEL ÜRETİMİ VE KATKI MADDELERİNİN YAKIT
ÖZELLİKLERİ ÜZERİNE ETKİSİNİN İNCELENMESİ
İÇİNDEKİLER
Sayfa
ÖZET. iv
ABSTRACT.. vi
TESEKKÜR... viii
İÇİNDEKİLER... ix
ÇİZELGELERİN LİSTESİ xii
SEKİLLERİN LİSTESİ. xiv
RESİMLERİN LİSTESİ xv
SİMGELER VE KISALTMALAR xvi
1. GİRİS. 1
2. ALTERNATİF ENERJİ KAYNAKLARI, BİYODİZEL VE
TÜRKİYEDEKİ UYGULAMALARI.. 11
2.1. Alternatif Enerji Kaynakları.... 11
2.1.1. Alternatif enerji kaynaklarının önemi.. 12
2.1.2. Yeni ve yenilenebilir enerji kaynakları 12
2.1.3. Türkiyenin enerji durumu... 17
2.2. Biyodizel ve Türkiyedeki Uygulamaları 19
2.2.1. Biyodizelin avantajları ve dezavantajları. 19
2.2.2. Biyodizelin kullanım alanları... 20
2.2.3. Biyodizelin dünyadaki durumu 21
2.2.4. Biyodizel ve Türkiyedeki uygulamaları.. 22
3. BİYODİZEL ÜRETİMİ 27
3.1. Biyodizelin Özellikleri 27
x
Sayfa
3.2. Biyodizel Üretimi... 29
3.2.1. Bitkisel yagların yakıt olarak kullanımı.. 29
3.2.2. Seyreltme ile bitkisel yagların yakıt olarak kullanımı. 30
3.2.3. Piroliz ile bitkisel yagların yakıt olarak kullanımı.. 30
3.2.4. Mikroemülsiyon ile bitkisel yagların yakıt olarak kullanımı.. 31
3.2.5. Transesterifikasyon ile bitkisel yagların yakıt olarak kullanımı. 31
3.3. Yaglar. 35
3.3.1. Doymus yag asitleri. 36
3.3.2. Doymamıs yag asitleri. 37
3.4. Katkı Maddeleri. 37
4. DENEYSEL ÇALISMA... 39
4.1. Deneyde Kullanılan Kimyasal Malzemeler... 39
4.2. Yakıtın Elde Edilmesi 40
4.3. Performans Deneyleri. 43
4.3.1. Viskozite tayini... 43
4.3.2. Alevlenme noktası tayini. 44
4.3.3. Akma noktası tayini........................................................................ 44
4.3.4. Soguk filtre tıkanma noktası (SFTN) tayini.................................... 47
4.3.5. Oksidasyon kararlılıgı tayini........................................................... 48
4.4. Motor Performans Deneyleri...................................................................... 50
5. DENEY SONUÇLARI VE TARTISMA.......................................................... 53
5.1. DND Katkı Maddesinin Viskoziteye Etkisi............................................... 53
5.2. DND Katkı Maddesinin Alevlenme Noktasına Etkisi............................... 54
xi
Sayfa
5.3. DND Katkı Maddesinin Akma Noktasına Etkisi....................................... 55
5.4. Katkı Maddelerinin Soguk Filtre Tıkanma Noktası Üzerine Etkisi........... 56
5.5. Katkı Maddelerinin Oksidasyon Kararlılıgı Üzerine Etkisi....................... 61
5.6. Motor Performans Deneyi Sonuçları.......................................................... 65
6. SONUÇLAR VE ÖNERİLER.......................................................................... 68
KAYNAKLAR. 71
EKLER.. 75
EK 1 %100 dizel yakıtının motor performans deneyi sonuçları ...... 76
EK 2 B5 (ayçiçegi-palm) yakıtının motor performans deneyi sonuçları.......... 77
EK 3 B10 (ayçiçegi-palm) yakıtının motor performans deneyi sonuçları........ 78
EK 4 B5 (kanola-soya) yakıtının motor performans deneyi sonuçları.............. 79
EK 5 B10 (kanola-soya) yakıtının motor performans deneyi sonuçları............ 80
ÖZGEÇMİS........... 81
xii
ÇİZELGELERİN LİSTESİ
Çizelge Sayfa
Çizelge 1.1. Dünya biyokütle potansiyeli. 2
Çizelge 2.1. 2003 yılı verilerine göre ülkemizdeki birincil enerji tüketiminin
türevlerine göre dagılımları...
17
Çizelge 2.2. 2002 yılı verilerine göre ülkemizdeki enerji kaynaklarının
rezervleri..
18
Çizelge 2.3. Kapasite raporu yaptırmıs üreticilerin illere göre sayısı... 22
Çizelge 3.1. Fosil dizel ile biyodizelin özellikleri. 28
Çizelge 3.2. ASTM standartlarına göre B100 ve B20 yakıtlarının özellikleri.. 29
Çizelge 3.3. Bitkisel yag içerikleri 35
Çizelge 3.4. Bitkilerin yaglı tohum özellikleri.. 36
Çizelge 3.5. Bitkisel yagların yag asidi profili. 36
Çizelge 4.1. DNDnin fiziksel ve kimyasal özellikleri................. 40
Çizelge 4.2. BHTnin fiziksel ve kimyasal özellikleri.. 40
Çizelge 4.3. Winflow M-05in fiziksel ve kimyasal özellikleri 40
Çizelge 5.1. DND katkı maddesinin viskoziteye etkisi. 53
Çizelge 5.2. DND katkı maddesinin alevlenme noktasına etkisi.. 54
Çizelge 5.3. DND katkı maddesinin akma noktasına etkisi.. 56
Çizelge 5.4. DND katkı maddesinin soguk filtre tıkanma noktasına etkisi.. 57
Çizelge 5.5. Winflow M-05 katkı maddesinin ayçiçegi-palm biyodizelinin
soguk filtre tıkanma noktasına etkisi 58
Çizelge 5.6. Winflow M-05 katkı maddesinin kanola-soya biyodizelinin soguk
filtre tıkanma noktasına etkisi... 60
Çizelge 5.7. DND katkı maddesinin oksidasyon kararlılıgına etkisi 61
xiii
Çizelge Sayfa
Çizelge 5.8. BHT katkı maddesinin ayçiçegi-palm biyodizelinin oksidasyon
kararlılıgına etkisi.
62
Çizelge 5.9. BHT katkı maddesinin kanola-soya biyodizelinin oksidasyon
kararlılıgına etkisi
64
Çizelge 5.10. B5 ve B10 yakıtlarının motor performans degerleri... 65
Çizelge 5.11. Ayçiçegi-palm biyodizelinin ve motorinin baca gazı
analiz sonuçları...
66
Çizelge 5.12. Kanola-soya biyodizelinin ve motorinin baca gazı
analiz sonuçları...
66
xiv
SEKİLLERİN LİSTESİ
Sekil Sayfa
Sekil 2.1. Kapasite raporu yaptırmıs üreticilerin illere göre dagılımı. 24
Sekil 2.2. Türkiyenin ve dünyanın akaryakıt vergileri ile biyodizel kredisi.. 26
Sekil 3.1. Biyodizel üretiminin sematik olarak gösterimi... 32
Sekil 4.1. Akma noktası deney düzenegi 45
Sekil 4.2. Soguk filtre tıkanma noktası deney düzenegi. 47
Sekil 4.3. Oksidasyon kararlılıgı deney düzenegi... 49
Sekil 5.1. DND katkı maddesinin viskoziteye etkisi... 54
Sekil 5.2. DND katkı maddesinin alevlenme noktasına etkisi 55
Sekil 5.3. DND katkı maddesinin akma noktasına etkisi 56
Sekil 5.4. DND katkı maddesinin soguk filtre tıkanma noktasına etkisi 58
Sekil 5.5. Winflow M-05 katkı maddesinin ayçiçegi-palm biyodizelinin soguk
filtre tıkanma noktasına etkisi. 59
Sekil 5.6. Winflow M-05 katkı maddesinin kanola-soya biyodizelinin soguk
filtre tıkanma noktasına etkisi.
61
Sekil 5.7. DND katkı maddesinin oksidasyon kararlılıgına etkisi.. 62
Sekil 5.8. BHT katkı maddesinin ayçiçegi-palm biyodizelinin oksidasyon
kararlılıgına etkisi 63
Sekil 5.9. BHT katkı maddesinin kanola-soya biyodizelinin oksidasyon
kararlılıgına etkisi
64
xv
RESİMLERİN LİSTESİ
Resim Sayfa
Resim 4.1. Biyodizel deney düzenegi. 42
Resim 4.2. Saflastırma deney düzenegi... 42
Resim 4.3. Viskozimetre. 44
Resim 4.4. Akma noktası tayininde kullanılan numune örnegi.. 46
Resim 4.5. Metil alkollü sogutucu... 46
Resim 4.6. Soguk filtre tıkanma noktası deney cihazı 48
Resim 4.7. Rancimat oksidasyon kararlılıgı deney cihazı... 49
Resim 4.8. Land Rover TDI 300 marka Diesel motor 51
Resim 4.9. Baturalp-Taylan marka dinamometre... 51
Resim 4.10. Testo 335 marka baca gazı ölçüm cihazı........................................ 52
Resim 4.11. Kontrol paneli.. 52
xvi
SİMGELER VE KISALTMALAR
Bu çalısmada kullanılmıs bazı simgeler ve kısaltmalar, açıklamaları ile birlikte
asagıda sunulmustur.
Simgeler Açıklama
B5 %5 Biyodizel Yakıtı + %95 Dizel Yakıtı
B10 %10 Biyodizel Yakıtı + %90 Dizel Yakıtı
B100 %100 Biyodizel Yakıtı
Kısaltmalar Açıklama
ASTM American Society for Testing and Material
BHT Bütilat Hidroksi Toluen
DMC Di Metil Karbonat
DND Donma Noktası Düsürücü
EJ Eksajul
EPDK Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu
GTEP Milyar Ton Esdeger Petrol
MTEP Milyon Ton Esdeger Petrol
MW Mega Watt
SFTN Soguk Filtre Tıkanma Noktası (CFPP)
TEP Ton Esdeger Petrol
TSE Türk Standartları Enstitüsü
1
1. GİRİS
Doga ve evrenin ayrılmaz bir ögesi olan enerjinin tarihi bir bakıma insanlık tarihi
kadar eskidir. Enerji, dünyadaki gelismenin büyük hedeflerine anahtar olmus ve
olmaya devam etmektedir. Enerji tüketiminin hızla arttıgı ve bu alandaki tüketimin yüksek boyutlara ulastıgı günümüzde, insanın alısageldigi enerji kaynaklarının yakın bir gelecekte tükenecegi gerçegini, bilimsel bulgular ortaya koymaktadır [1].
Tüm dünyada alternatif enerji kaynaklarına dogru önemli bir yönelis söz konusudur.
Dünyamızın enerji ihtiyacının yaklasık %70ini karsılayan fosil kökenli yakıtların
(petrol, dogal gaz ve kömür) stoklarının önümüzdeki 40-50 yıl içerisinde
tükeneceginin tahmin edilmesi ile fosil kökenli yakıtların çevre üzerine olumsuz
etkilerinin bulunması bu yönelisin baslıca iki nedenidir.
Yeni ve yenilenebilir enerji kaynakları içinde en büyük teknik potansiyele biyokütle sahiptir. Biyokütle biyolojik kökenli fosil olmayan organik madde kütlesidir. Ana bilesenleri karbonhidrat bilesikleri olan bitkisel veya hayvansal kökenli tüm dogal maddeler biyokütle enerji kaynagı, bu kaynaklardan elde edilen enerji ise biyokütle enerjisi olarak tanımlanır [1].
Biyokütle, 100 yıllık periyottan daha kısa sürede yenilenebilen, karada ve suda
yetisen bitkiler, hayvan artıkları, besin endüstrisi ve orman ürünleri ile kentsel
atıkları içeren tüm organik maddeler olarak da tanımlanmaktadır. Alternatif enerji
kaynagı olan biyokütlenin enerji esdegeri 2880 EJ (65376 MTEP) olup bu deger
1997 dünya enerji tüketiminin yaklasık 8 katına esittir (Çizelge 1.1). Günümüzde ise ancak %7si kullanılabilmektedir [1].

a
30-10-2012 09:14

    Biyodizel Üretmek Satmak Para Kazanmak

    emine Emine Fire Avatar

    2
    Çizelge 1.1. Dünya biyokütle potansiyeli (% olarak)*
    (* Karasal alan 510 milyon km² - Biyokütle üretimi 2880 EJ) [1]
    Alan (%) Biyokütle Üretimi (%)
    Ormanlar 11 44
    Koruluklar 5 1
    Otlak-çayır 5 9
    Tarıma uygun alanlar 3 5
    Çöl 5 0
    Göl ve nehirler 1 3
    Okyanuslar 70 38
    Günümüzde enerjinin temini ve kullanımı çok güçlü sosyal ve çevresel etkilere
    sahiptir. Nüfus artısı, lüks yasantı arzusu, maddi kazanç, hareketlilik ve iletisim ile
    giderek artan sayıdaki insanın bu arzulara kavusmak için malzemeye, teknolojiye
    ulasması beraberinde çogalan enerji talebini ve bu talebi karsılamak için de yogun
    çabaları getirmistir. Son 30 yılda dünyanın enerji ihtiyacı 145,37 EJ (3,3 GTEP
    1960)den 387,66 EJ (8,8 GTEP 1990)e çıkmıstır [1].
    Dünya birincil enerji tüketiminin 2020 yılında 11,4-15,4 milyar TEP arasında olması
    beklenmektedir. 2020 yılında dünya genelinde alternatif kaynaklardan yapılacak
    üretim 2,3-3,3 milyar TEP sınırlarında bulunacaktır [1].
    Türkiyenin taskömürü, linyit, asfaltit, petrol, dogal gaz, hidrolik, jeotermal, günes,
    odun ve tezek ile karsılanan birincil enerji tüketimi 71,367 MTEP (3,143 EJ)
    kadardır. 1997 yılı itibariyle birincil enerji kaynaklarına göre üretim yaklasık 27,687
    MTEP (1,189 EJ) olup, üretilen bu enerji ülkemizdeki talebin ancak %38ini
    karsılamaktadır. 2000 yılında bu oranın %34, 2010da %30 ve 2020de %25 olacagı
    tahmin edilmektedir [1].
    Artan nüfus ve enerji talebine baglı olarak dünyanın CO2 emisyon degerlerinin de
    günümüzdeki sınırlar içinde tutulması pek mümkün görünmemektedir (180-280 ppm
    3
    arasında degisen CO2 seviyesi günümüzde 360 ppm seviyesine çıkmıstır). Son 25
    yılda atmosferik CO2 konsantrasyonu %27 artarak, dünya sıcaklıgının 0,5 ºC
    artmasına neden olmustur [1].
    Bu kirliligin devam etmesi durumunda 21. yüzyılda dünya sıcaklıgının 4-5 ºC
    artacagı ve deniz seviyesinin de 2,2 m yükselecegi tahmin edilmektedir. Bunun için
    iklim degisikligi potansiyelini azaltıcı ve uyum saglayıcı önlemlerin alınması
    gerekecektir [1].
    Özellikle 1973 enerji krizinden sonra, ulusal ve uluslararası enerji problemleri
    günlük yasamın bir parçası haline gelmis, yenilenebilir (alternatif) enerji kaynakları
    üzerine çok yogun bir sekilde arastırmalara baslanmıstır. Bu arastırmaların temelini
    biyokütle enerjisi olusturmustur [1].
    1990 yılında dünyanın birincil enerji gereksiniminin %12si biyokütle enerjisinden
    karsılanmıstır. Dünya genelinde ve özellikle Avrupada gerek endüstriyel gerekse
    enerji amacına yönelik modern biyokütle teknolojisi hızla gelismektedir [1].
    Biyokütle kökenli en önemli Diesel motoru alternatif yakıtı biyodizeldir. Biyodizel
    biyomotorin, dizel-bi, yesil dizel adları ile de bilinmektedir. Biyodizel kanola
    (kolza), ayçiçegi, soya, palm gibi yaglı tohum bitkilerinden elde edilen yagların veya
    hayvansal yagların bir katalizör esliginde kısa zincirli bir alkol ile (metanol veya
    etanol) reaksiyonu sonucunda açıga çıkan ve Diesel motor yakıtı olarak Avrupa ve
    Amerikada yaygın olarak kullanılan bir üründür.
    Günümüz Diesel motorlarında, degisik çalısma sartlarında iyi bir performans ve
    temiz yanmaya ihtiyaç duyulmaktadır. Biyodizel mevcut Diesel motorlarda büyük
    çaplı bir modifikasyona ihtiyaç duyulmaksızın kullanılabilecek alternatif bir Diesel
    motor yakıtıdır. Ham petrolden üretilen motorine esdeger özelliklere sahip
    oldugundan, herhangi bir oranda ham petrol kökenli motorin ile karıstırılıp veya
    dogrudan yakıt olarak kullanılabilir [1].
    4
    Biyodizelin düsük emisyon özelliklerine sahip olması, özellikle deniz tasıtlarında,
    milli parklar ve ormanların yanında hava kirliliginin yüksek oldugu kentlerde kent içi
    tasımacılıkta, kullanımını ideal yapmaktadır [1].
    Bu çalısmada, ayçiçegi ile palm yaglarından olusan karısımdan ve kanola ile soya
    yaglarından olusan karısımdan biyodizel üretilmistir. Degisik yag karısımlarından
    üretilen biyodizelin donma noktasının daha düsük olacagı öngörüldügü için biyodizel
    eldesinde yag karısımları kullanılmıstır. Ayçiçegi bitkisi ülkemizin hemen her
    bölgesinde kolaylıkla yetistirilebilmesi, kanola ve soya bitkileri tanelerindeki yüksek
    yag kalitesi ve oranı, palm bitkisi ise uygun maliyeti için tercih edilmistir. Üretilen
    biyodizelin özelliklerini iyilestirmek için katkı maddelerinden faydalanılmıstır.
    Literatürdeki Çalısmalar
    Gürü ve ark. (2002) yaptıkları çalısmada yakıt katkı maddesi olarak Mg, Ca, Cu ve
    Mnnın organik bilesiklerini sentezlemislerdir. Yapılan çalısmalar sonunda, mangan
    içerikli yakıt katkı maddesinin dizel yakıt üzerinde digerlerine göre daha etkin
    iyilesmeler sagladıgı görülmüstür. Sonuç olarak, optimum doz olarak belirlenen 54
    mol Mn/l katkı maddesi, dizel yakıtın donma sıcaklıgını 12,4 °C azaltmıs ve setan
    sayısını 46,22den 48,24e çıkarmıstır. Yapılan testlerde oksijen emisyonlarının %0,2
    azaldıgı, karbon monoksit emisyonlarının ise %14 azaldıgı görülmüstür [2].
    Yang ve ark. (1998) Mn bazlı katkı maddesinin PAH (polisilik aromatik
    hidrokarbon) emisyonları üzerine etkisini arastırmıslardır. PAH tamamlanmamıs
    yanmanın oldugu yakıtlarda ana üründür ve bundan dolayı yakıtta orjinal olarak
    ortaya çıkar. Deneylerde turbo kompresörlü Diesel motor kullanılmıstır. Dizel yakıta
    400 mg/kg Mn bazlı katkı ilavesiyle PAH emisyon oranının %37,2 azaldıgı
    görülmüstür. Sonuç olarak Diesel motorlarda Mn bazlı katkı maddesinin katalizör
    gibi davranarak oksidasyon prosesini zenginlestirdigi ve PAH emisyonunu
    düsürdügü tespit edilmistir [3].
    5
    Marchetti ve ark. (2003) oksijenli dizel katkı maddelerinin biyolojik bozunmalarını
    arastırmıslardır. DBM (dibütil maleat), TGME (tripropilen glikol metil eter) ve
    MTBE (metil ter-bütil eter) fiziksel ve kimyasal karakteristiklerinden dolayı ve de
    motor testlerindeki performanslarından ötürü dizel katkıları olarak
    sınıflandırılmıslardır. Dizel yakıttaki partikül emisyonunu düsürmeleri bilinmesine
    ragmen çevre üzerine etkileri tam olarak bilinmemektedir. Yapılan çalısmalar
    sonucunda sadece DBMnin tam olarak biyoçözünür oldugu belirtilmistir [4].
    Menezes ve ark. (2005) eter katkı maddelerinin (ETBE ve TAEE) dizel yakıta
    etkisini ve eter/etanol/dizel yakıt karısımlarının özelliklerini incelemislerdir. Dizel
    yakıt bazlı kullanılan formülasyonlar %5,10 ve 20 v/v etil ter-bütil eter (ETBE) ile
    ter-amil etil eter (TAEE) ve yine %5,10 ve 20 v/v eter/etanol karısımlarından (%
    50/50 v/v) olusmustur. Fizikokimyasal özellikleri en tatmin edici ve motor testleri en
    verimli olan formülasyon %5 v/v TAEE oldugu görülmüstür. Etanol ve ETBEnin
    birlikte bulunması uçuculuk karakterini önemli bir sekilde degistirmis ve setan sayısı
    ile motor performansını düsürmüstür [5].
    Çaynak (2005) tek basamaklı transesterifikasyon metoduyla pirina yagından
    biyomotorin sentezini arastırmıstır. Yapılan çalısmada, kütlece %30 metanol/yag
    oranında, 60 °C sıcaklıkta, 1 saat sürede, NaOH katalizörlügünde, yagın kütlesine
    göre %80 verimle en yüksek verime ulasılmıstır. Organik esaslı mangan bilesiginin
    katkı maddesi olarak biyomotorine 12 mol mangan/l biyomotorin oranında
    katılmasıyla, viskozite %20,37 azaltılmıs ve akma noktası 0 °Cden -15 °Cye
    düsürülmüstür [6].
    Felizardo ve ark. (2005) atık kızartma yagının transesterifikasyonu üzerinde
    çalısmıslardır. Atık kızartma yagı, metanol ve katalizör olarak NaOHin kullanıldıgı
    transesterifikasyon reaksiyonları bir saat sürmüstür. Biyodizel üretimi için en iyi
    kosulları belirlemek amacıyla yapılan deneylerde metanol/yag oranları (molar) 3,6
    ile 5,4 arasında ve katalizör/yag oranları (agırlık) %0,2 ile %1,0 arasında seçilmistir.
    Metil esterlerin en yüksek verimi metanol/yag oranı için 4,8de ve katalizör/yag
    oranı için de %0,6da verdigi gözlenmistir. Sonuç olarak metanol veya katalizör
    6
    miktarlarındaki artısın metil ester fazının ayrılmasını basitlestirdigi, viskoziteyi
    düsürdügü ve saflıgı %98in üzerine çıkardıgı tespit edilmistir [7].
    Ramadhas ve ark. (2005) yüksek serbest yag asitli kauçuk tohumu yagından
    biyodizel üretimini arastırmıslardır. Viskozitesinin dizel yakıtına yakın oldugu
    görülmüstür. Çok miktarda yüksek yag asidi içeren yagları monoesterlerine
    dönüstürmek için iki basamaklı bir transesterifikasyon prosesi gelistirmislerdir. İlk
    basamakta asit katalizli esterifikasyon, serbest yag asidi bilesimini %2nin altına
    düsürmekte; ikinci basamakta transesterifikasyon ilk basamakta elde edilen ürünleri
    monoesterlerine ve gliserine dönüstürmektedir. Prosesin dönüsüm etkinligini en çok
    etkileyen parametrelerin molar oran, katalizör miktarı, tepkime sıcaklıgı ve tepkime
    süresi oldugunu savunmuslardır [8].
    Usta (2005) tütün tohumu yagından metil ester eldesini incelemistir. Yapılan
    çalısmalarda, tütün tohumu yagı metil esteri 2 numaralı dizel yakıtına eklenmis ve
    yakıtın dört zamanlı, dört silindirli, turbo kompresörlü Diesel motoruna etkileri
    arastırılmıstır. Sonuç olarak tütün tohumu yagı metil esterinin motor
    modifikasyonuna gerek kalmadan dizel yakıtla %25-30 oranına kadar karıstırılarak
    kullanılabilecegi belirtilmistir [9].
    Demirbas (2002) süper kritik metanol yöntemi ile biyodizel eldesi üzerinde
    çalısmıstır. Katalizör kullanılmayan bu çalısmada, transesterifikasyon reaksiyonu
    sırasında metanol/yag oranı, reaksiyon sıcaklıgı gibi parametreler incelenmistir. 2
    numaralı dizel yakıtla karsılastırıldıgında bitkisel yagların biraz daha fazla viskoz
    oldukları görülmüstür [10].
    Çetinkaya ve ark. (2005) yagdan ürettikleri biyodizeli Renault Megane marka
    otomobilde denemislerdir. Biyodizel yakıt kullanımında, dizel yakıta oranla motorda
    az da olsa güç kaybı yasanmıstır. Kullanılan katkı maddeleri ile biyodizelin
    özellikleri iyilestirilmistir [11].
    7
    İlkılıç (1999) pamuk yagı ve ayçiçek yagından elde ettigi biyodizeli, dizel yakıtı ile
    %50 oranında karıstırarak tam yük sartlarında motor performans deneylerine tabi
    tutmustur. Yapılan deneylerde biyodizel yakıtın degerlerinde dizel yakıta nazaran
    çok önemli farklılıklar bulunmamaktadır [12].
    Feng ve ark. (1993) tall yagından hidropres yöntemiyle katkı maddesi üretmislerdir.
    Dizel yakıtına eklenen katkı maddesi, setan sayısının artısını saglamıstır. Ayrıca
    katkı maddesi ilavesiyle, katı partikül ve zararlı gaz emisyonlarında azalma
    görülmüstür [13].
    Vicente ve ark. (2004) sodyum hidroksit, sodyum metoksit, potasyum hidroksit ve
    potasyum metoksit katalizörlügünde ayçiçeginden biyodizel elde etmislerdir.
    Yapılan çalısmalarda sodyum hidroksit katalizörlügündeki esterlesme reaksiyonu en
    kısa zamanda tamamlanırken, potasyum metoksit ile gerçeklesen reaksiyon en uzun
    zamanda tamamlanmıstır [14].
    Yamık (2002) yaptıgı çalısmada ayçiçegi yagından metil ve etil ester elde etmistir.
    Yapılan tam yük motor performans deneylerinde metil esterin etil estere oranla daha
    iyi sonuçlar verdigi gözlenmistir [15].
    Ma ve ark. (1999) biyodizel üretiminin maliyetleri ile ilgili çalısma yapmıslardır.
    Maliyeti düsürmek için atık yagların kullanımını önermislerdir. Esterlesme
    reaksiyonunun; gliseritlerin alkole molar oranından, reaksiyon sıcaklıgı ve
    süresinden, katalizörlerden etkilendigini belirtmislerdir [16].
    Fukuda ve ark. (2001) yaglardan biyodizel eldesinde enzim katalizör kullanımını
    önermislerdir. Yapılan çalısmalar sonucu üretilen gliserin, kolayca ayrılmakta ve yag
    asidi esterinin saflastırılması kolaylasmaktadır. Burada en büyük engel, lipazın
    üretim maliyeti oldugunu belirtmislerdir [17].
    Abreu ve ark. (2005) soya yagından biyodizel eldesinde katalizör olarak metalik
    kalay bilesiklerinin kullanılabilecegini göstermislerdir [18].
    8
    Dorado ve ark. (2003) sabit hal isletim kosullarında atık zeytinyagı metil esteri ile
    çalısan direkt enjeksiyonlu Perkins Diesel motorunun egzoz emisyonlarının üzerine
    çalısmıslardır. Emisyonlar, kullanılmıs zeytinyagından elde edilen biyodizel ile
    geleneksel dizel yakıtı kullanılarak karakterize edilmistir. Sonuç olarak, biyodizel
    kullanımıyla CO, CO2, NO ve SO2 emisyonlarında azalma, NO2 emisyonunda ise
    artma tespit edilmistir [19].
    Han ve ark. (2005) soya yagının süperkritik metanol kullanılarak, katalizör
    içermeyen bir ortamda, transesterifikasyonunu incelemislerdir. Reaksiyon karısımına
    karbondioksitin yardımcı çözücü olarak katılmasıyla islem sıcaklıgının, basıncının ve
    alkolün bitkisel yaga olan molar oranının düstügü gözlenmistir. Reaksiyon
    sıcaklıgının 280 °C çıkması, metanolün yaga oranının 24 çıkması, karbondioksitin
    metanole oranının 0,1 çıkması, 14,3 MPa reaksiyon basıncında ve 10 dakika içinde
    %98 metil ester verimi eldesi süperkritik metanol kullanılarak üretilen biyodizel
    prosesinde tespit edilmistir [20].
    Noureddini ve ark. (2005) soya yagının metanol ve etanol ile olan enzimatik
    transesterifikasyonu üzerine çalısmıslardır. 9 tür lipaz ile testler yapılmıs ve
    Pseudomonas Cepaciadan elde edilen lipazın en yüksek alkil ester verimi verdigi ve
    hareket kabiliyeti olmayan lipazın serbest enzime oranla daha aktif oldugu sonucuna
    varılmıstır [21].
    Kalam ve ark. (2002) palm yagından elde edilen anti korozyon katkılı biyodizel
    üzerine çalısmıslardır. Palm metil esterinin, Diesel motorlarının performansı üzerine
    etkilerini incelemislerdir. Sonuç olarak, katkılı ve %15 palm metil esteri içeren dizel
    yakıtının egzoz emisyonlarını düsürdügü tespit edilmistir [22].
    Altın ve ark. (2001) direkt enjeksiyonlu tek silindirli Diesel motorlarda bitkisel
    yagların ve onların metil esterlerinin potansiyel kullanımını incelemislerdir. Sonuç
    olarak, bitkisel yaglar ve onların esterleri, Diesel motorlara alternatif yakıt olarak
    ümit vaat etmelerine karsın bitkisel yagların akıs, atomizasyon ve agır partikül
    emisyonları gibi problemleri oldugu tespit edilmistir [23].
    9
    Kim ve ark. (2004) bitkisel yagların heterojen bazik katalizör aracılıgıyla
    transesterifikasyonunu incelemislerdir. Reaksiyon zamanı, karıstırma hızı, yardımcı
    çözücü kullanımı, yagın metanole oranı ve katalizör miktarı gibi reaksiyon
    kosullarının optimizasyonu üzerinde çalısmıslardır. Sonuç olarak, Na / NaOH / -
    Al2O3 heterojen bazik katalizörü, optimize edilmis reaksiyon kosullarında homojen
    NaOH katalizörü ile hemen hemen aynı aktiviteyi göstermistir [24].
    Antolin ve ark. (2002) ayçiçegi yagının transesterifikasyonu ile biyodizel üretiminin
    optimum kosullarını incelemislerdir. Sıcaklık kosulları, reaktantların oranları ve
    saflastırma metotları optimizasyon için en önemli degiskenler olarak seçilmislerdir.
    Ayçiçegi yagı metil esteri Diesel motorlarda, viskozite, parlama noktası, soguk filtre
    tıkanma noktası ve asit degeri gibi özelliklerle yakıt olarak test edilmistir ve
    biyodizelin optimum kosullar altında fosil yakıtların yerini alabilecegi sonucuna
    varılmıstır [25].
    Ramadhas ve ark. (2005) kauçuk tohumu yagı metil esterinin Diesel motordaki
    performans ve emisyon degerlerini incelemislerdir. Bitkisel yaglardaki yüksek
    serbest yag asitlerinden dolayı biyodizel üretiminde iki kademeli esterlesme
    metodunu kullanmıslardır. Asit katalizörlü ön islemden sonra alkali katalizörlü
    transesterifikasyon islemini kullanmıslardır. Kauçuk tohumu yagı metil esterleri
    diger esterlerle ve dizel yakıtla karsılastırmıslar ve performans ile emisyon
    karakteristiklerini analiz etmislerdir. Yakıt içerisindeki biyodizel konsantrasyonu
    arttırıldıkça yakıt tüketimi ve gaz emisyonlarında azalma sonucuna varmıslardır [26].
    Geivanidis ve ark. (2003) mangan katkılarının yakıt üzerine etkilerini
    incelemislerdir. Mn bazlı yakıtların eski tip teknolojiye sahip araçlarda
    kullanılabilecegi fakat metilsiklopentadienil mangan trikarbonil (MMT) bazlı
    yakıtların hem geleneksel hem de katalitik araçlarda düsük yakıt maliyetiyle
    kullanılabilecegi sonucuna varmıslardır [27].
    Glaude ve ark. (2005) dizel yakıtlar için oksijene katkı maddesi olan dimetil karbonat
    (DMC) üzerinde çalısmıslardır. DMCnin yüksek oksijen ihtiva ettigini
    10
    belirtmislerdir. DMCnin yakıt katkı maddesi olarak is emisyonlarını azalttıgı ve
    biyodizel yakıtlarda kullanılabilecegi sonucuna varmıslardır [28].
    Burtscher ve ark. (1998) Ce gibi metalik katkıların motor verimini iyilestirdigini ve
    emisyon degerlerini düsürdügünü belirtmislerdir [29].
    Chiu ve ark. (2004) ticari katkı maddelerinin soya biyodizeli üzerindeki etkilerini
    incelemislerdir. Biyodizelin gerek yakıt olarak gerekse yaglayıcı olarak giderek artan
    oranlarda kullanıldıgını fakat soguk iklim kosullarında çesitli problemlerin ortaya
    çıktıgını belirtmislerdir. 4 çesit katkı maddesiyle B80, B90 ve B100 soya biyodizel
    örneklerinde çalısmıslardır. 2 katkı maddesinin biyodizelin akma noktasını önemli
    ölçüde düsürdügü fakat bütün katkı maddelerinin biyodizelin bulutlanma noktası
    üzerine önemli ölçüde etki etmedigi sonucuna varmıslardır [30].
    Usta ve ark. (2005) fındık yagı üretiminden çıkan yan ürün ile atık ayçiçegi yagı
    karısımını kullanarak biyodizel üretimi üzerine çalısmıslardır. 2 numaralı dizel
    yakıtına alternatif olan biyodizelin üretiminde çesitli bitkisel yaglardan
    faydalanılabilecegini belirtmislerdir. Fakat yenilebilir bitkisel yagların yüksek
    maliyetli olması nedeniyle atık yagların ve yenilebilir olmayan yagların kullanımının
    daha uygun olacagını savunmuslardır. Sonuç olarak, bu karısımdan elde edilen metil
    ester biyodizelinin dizel yakıtının yerine geçebilecegini belirtmislerdir [31].

    a
    30-10-2012 09:16

      Biyodizel Üretmek Satmak Para Kazanmak

      emine Emine Fire Avatar

      11
      2. ALTERNATİF ENERJİ KAYNAKLARI, BİYODİZEL VE
      TÜRKİYEDEKİ UYGULAMALARI
      2.1. Alternatif Enerji Kaynakları
      Ülkelerin gelismislik düzeyi ile enerji tüketimleri arasında dogru orantılı bir iliski
      vardır. Toplam ve kisi basına tüketilen enerji, bir ülkenin gelismislik derecesini
      belirlemede en önemli kriterlerden biridir. Dünya´daki enerji tüketimi nüfus artısına,
      sanayilesmeye ve teknolojik ilerlemelere baglı olarak hızla artmaktadır. 21. yüzyılda
      enerji soguran ülkeler ortaya çıkmıstır. Ülkelerin ekonomik kültürel ve bilimsel
      seviyeleri, ürettikleri ve kullandıkları enerji miktarına baglıdır. 6 milyar nüfusu olan
      dünyamızda sanayi ülkelerinde yasayan 1 milyar nüfus toplam enerjinin %60´ını
      kullanırken, diger ülkelerde yasayan 5 milyar nüfus toplam enerjinin %40´ını
      kullanmaktadır. Bu oranlar enerjinin ülke kalkınması için ne kadar önemli oldugunu
      açıkça ortaya koymaktadır [32].
      Enerji kaynakları 2 grupta incelenir.
      Fosil yakıtlar
      Kömür
      Petrol
      Dogal gaz
      Yeni ve yenilenebilir enerji kaynakları
      Hidrolik (su)
      Günes
      Rüzgar
      Jeotermal
      Biyokütle
      Nükleer enerji
      12
      Yakıt hücreleri
      Hidrojen enerjisi
      2.1.1. Alternatif enerji kaynaklarının önemi
      Dünya´da artan nüfusa baglı olarak, enerji ihtiyacı her yıl yaklasık %4-5 arasında
      artmaktadır. Buna karsılık fosil yakıt rezervleri ise hızla azalmaktadır. Yapılan
      hesaplamalara göre en geç 2030-2050 yılları arasında petrol, kömür, dogal gaz
      rezervleri tükenme asamasına gelecek ve ihtiyacı karsılayamayacaktır [32].
      Fosil yakıtların kullanımı dünya ortalama sıcaklıgını 500 bin yılın en yüksek
      seviyesine ulastırmıstır. Bu durum son yıllarda yogun hava kirliligine sel, fırtına ve
      dogal afetlerin hızla artmasına sebep olmaktadır. Yakın gelecekte alternatif enerji
      kaynaklarına geçilmemesi durumunda birçok bitki ve hayvan soyu tükenecektir.
      Alternatif enerji kaynaklarına geçilmesiyle, daha degisik dünya görüsü hayatımıza
      girecektir. Sınırsız ve sorumsuz harcanan enerji tüketiminin yerini bilinçli, çevreye
      saygılı ve ihtiyacı karsılamaya yönelik enerji tüketimi olacaktır. Böyle bir ortamda
      refah düzeyini, en fazla enerji tüketen yerine, en verimli enerjiyi kullanan
      belirleyecektir [32].
      2.1.2. Yeni ve yenilenebilir enerji kaynakları
      Hidrolik enerji
      Suyun potansiyel enerjisinin kinetik enerjiye çevrilmesiyle elde edilen enerjidir.
      Hidrolik enerji, kirlilik olusturmaz, dogal kaynak kullanıldıgından dısa bagımlı
      degildir. Pik enerji ihtiyacında çok hızlı devreye girer ve acil durumlarda da hızlı
      devreden çıkabilir. Yapılan yatırım enerji üretimi yanında, sulama amaçlı olarak da
      kullanılabilir. Hidroelektrik santraller ilk yatırım maliyeti yönünden özel haller ve
      dogal gazlı santraller dısında termik ve nükleer santrallerle rekabet edecek
      durumdadır. İsletilmesi ekonomik ve çevreye zararı en az olan santrallerdir. Bununla
      13
      birlikte, bu enerji kaynagının yatırım maliyeti yüksek, insaat süresi uzundur ve asırı
      yagıslardan olumsuz etkilenebilmektedir [32].
      Günes enerjisi
      Günes enerjisi, bilinen en eski birincil enerji kaynagıdır ve bütün enerji kaynakları
      günes enerjisinden türemistir. Temizdir, yenilenebilir ve dünyanın her tarafında
      yeterince vardır. Günes´ten yeryüzüne 8 dakikada gelen enerji, tüm dünyada
      kullanılan enerji miktarına karsılık gelir. Günes enerjisi kesikli ve degisken, günlük
      ve mevsimlik degisimler gösterir. Diger kaynaklarla karsılastırıldıgında günes
      enerjisinin yogunlugu düsüktür. Günes enerjisi fotosentetik ve fotokimyasal olayları
      baslatmak için gereken özelliklere sahiptir. Yarı iletkenlerde, fotoelektrik ve
      termoelektrik etkileri kullanılarak günes enerjisini dogrudan elektrik enerjisine
      çevirmek mümkündür. Günes enerjisinden yararlanabilmek için ilk asama, bu
      enerjinin depolanmasıdır. Toplama islemi, ısıl ve elektriksel yöntemle yapılmaktadır.
      Basit ve ucuz olmasından dolayı toplama yöntemi tercih edilir [32].
      Rüzgar enerjisi
      Rüzgar enerjisi yenilenebilir enerji kaynakları içinde en gelismis ve ticari açıdan en
      elverisli türdür. Bütünüyle doga ile uyumlu, çevreye zarar vermeyen ve tükenme
      ihtimali olmayan enerji kaynagıdır. Sera gazı emisyonlarını önlemenin ötesinde,
      rüzgar enerjisi civa, kükürt, kükürt dioksit, ve azot oksit gibi zararlı fosil kirleticileri
      önler, hava ve suyun daha temiz olmasını saglar. Uygun rüzgar alanlarında fosil
      yakıtlar ve nükleer enerji ile rekabet edebilir. Rüzgar teknolojisi ilerledikçe ve
      kullanım alanları genisledikçe maliyetleri düsmektedir. Bu enerji kaynagının bazı
      dezavantajları da vardır. Türbin için genis yer gereklidir. Bu alanlar aynı zamanda
      tarım amaçlı olarak da kullanılabilir. Görsel ve estetik açısından olumsuz, gürültülü
      ve çok az da olsa kus ölümlerine sebep olabilirler. Rüzgar enerjisi kaynagı dogal olsa
      da, rüzgarın tutularak enerjiye dönüstürülmesi için bir maliyet gerekir. Rüzgardan
      verimli enerji eldesi rüzgarın hızına, esme süresine, seçilecek bölgenin meteorolojik
      özelliklerine ve seçilecek türbin tasarımına baglıdır. Uygun bölge seçimi, ölçümler
      14
      sonucu yapılan istatistiksel yöntemlerle hesaplanan kararlı rüzgar rejimlerine göre
      yapılır. Rüzgarın sürekliligi, rüzgar hızı ve yön ölçümleri, topografik yapı ve arazi
      pürüzlülügü önemlidir [32].
      Bandırma, Çanakkale, İstanbul, Manisa, Çesme ve Datçada rüzgar enerjisinden
      faydalanmak için rüzgar enerji santralleri kullanılmaktadır.
      Jeotermal enerji
      Yerkabugunun çesitli derinliklerinde birikmis olan ısının olusturdugu, sıcaklıkları
      atmosfer sıcaklıgının üstünde olan sıcak su, buhar, ve gazlar olarak tanımlanır.
      Jeotermal enerji, yerkabugunun derinliklerinden gelen ısının dogal olarak yer
      altındaki sulara aktarılması ve yeraltı sularının yeryüzüne çıkması ile olusan enerji
      türüdür. Çevre dostudur, temizdir, suyun ısıtılması ve buharlastırılması için fosil
      enerjiye gereksinimi yoktur. Yer altı sularının, paslanmaya, çürümeye, kireçlenmeye
      neden olması ve içerdigi Bor, H2S, CO2 gibi maddeler nedeniyle uygulamada bazı
      teknolojik önlemlerin alınması gerekmektedir. Jeotermal kuyular CO2 üretimi için
      kaynak olarak kullanılabilir [32].
      Deniz kökenli yenilenebilir enerji
      Deniz dalga enerjisi, deniz sıcaklık gradyen enerjisi, deniz akıntıları enerjisi
      (bogazlarda) ve gel-git (med-cezir) enerjisi olarak tanımlanabilir [32].
      Nükleer enerji
      Nükleer enerji hammaddesi olan uranyum dogada bol miktarda bulunmakta ve
      endüstriyel alanda kullanılmamaktadır. Uranyum fiyatı son yıllarda kullanım alanı
      kısıtlıgı ve bolca bulunması nedeni ile zaman içinde düsmüstür. İkinci nükleer
      hammaddesi toryumdur. Türkiye toryum yatakları bakımından dünyanın en zengin
      ülkesidir. Nükleer enerji atomun çekirdekleri ile ilgili bir olaydır. İki sekilde elde
      edilir. Birincisi iki küçük çekirdegin birlestirilmesi (füzyon), ikincisi büyük bir
      15
      çekirdegin parçalanması (fisyon) olayıdır. Her iki tepkimeden de açıga çıkan enerji
      ısıya dönüstürülür, bu ısı enerjisi ile sudan buhar elde edilir. Buradan tıpkı termik
      santrallerdeki gibi elektrik enerjisi elde edilir [32].
      Yakıt hücreleri
      Yakıt hücresi, yakıt (hidrojen, LPG, dogal gaz, metanol vb.) ve oksitleyicinin (hava
      veya oksijen) kimyasal enerjisini dogrudan elektrik ve ısı formunda enerjiye çeviren
      güç iletim cihazlarıdır. Yakıt hücreleri bu özelliklerinden dolayı yeni bir enerji
      üretim teknolojisi olarak giderek daha genis uygulama ve kullanım alanı
      bulmaktadır. Yakıt hücresi; enerji verimi yüksek, çevreye zararlı etkisi az, güvenilir
      ve atık ısının tekrar kullanılabilme özelligi olan enerji türüdür. Montaj süresi kısadır,
      sebeke ile beraber veya ayrı, düsük sıcaklık ve basınçta çalısabilme özelligi vardır.
      Gelecege yönelik gelisme potansiyeli yüksektir. Bu avantajların yanında bu enerji
      kaynagının yüksek maliyeti ve teknolojik sürecini tamamlamamıs olması
      dezavantajlarıdır [32].
      Hidrojen enerjisi
      Hidrojen enerjisi; verimli, sınırsız ve yeryüzünde bolca bulunmaktadır. Otomotiv
      sektöründen hava tasımacılıgına kadar tüm sanayi kollarında enerji olarak
      kullanılabilme özelligine sahiptir. Yakılmasıyla direkt kullanılabildigi gibi, fuel cell
      kullanan araçlarda enerji kaynagı olarak da kullanılabilir. Alternatif yakıtlar içinde en
      verimlisi ve kullanıslısı hidrojendir. Hidrojen enerji teknolojisi, hidrojenin üretim
      teknolojisi, hidrojenin tasınması, hidrojenin depolanması ve hidrojenin kullanım
      teknolojisi bölümlerine ayrılır. Bu bölümler için gelismeler saglanmıs olup yakın bir
      gelecekte kullanılabilecek teknoloji birikimi bulunmaktadır. Hidrojen üretimi için
      kullanılan konvansiyonel yöntemler; dogal gazın katalitik buhar reformasyonu, agır
      petrolün kısmi oksidasyonu, kömürün gazifikasyonu, buhar-demir islemi, suyun ısıl
      ayrıstırılması (dekompozisyon), biyolojik ve biyokimyasal hidrojen üretimi, suyun
      elektrolizi/günes olarak sınıflandırılabilir. Bazı islemlerle yan ürün olarak hidrojen
      elde edilmektedir. Klor-alkaliden karsıt klor üretiminde, kok fırınlarında kömürden
      16
      kok üretimi, kimyasal dehidrojenerasyon isleminde hidrojen yan ürün olarak elde
      edilmektedir. Hidrojen en yaygın olarak sudan elde edilmekte ve yan ürün su ve su
      buharı olmaktadır [32].
      Biyokütle (biyomas) enerji
      Biyokütle enerji, uygun bitkilerin yetistiriciligine baglı oldugu için yenilenebilir,
      çevre dostu ve yerli kaynak olarak deger kazanmaktadır. Bu enerji kaynagı klasik ve
      modern enerji kaynagı olarak iki grupta incelenir. Klasik biyokütle enerji,
      ormanlardan elde edilen odun, yakacak olarak kullanılan bitki ve hayvan
      artıklarından olusur. Bitkisel ve hayvansal kökenli bütün maddeler biyokütle enerji
      kaynagıdır. Bu kaynaklardan üretilen enerji biyokütle enerji adını alır. Modern
      biyokütle kaynakları; enerji ormancılıgı ürünleri, orman ve agaç endüstrisi artıkları,
      enerji tarımı ürünleri, kentsel atıklar, tarım kesiminin bitkisel ve hayvansal atıkları,
      tarımsal endüstri atıkları olarak sayılabilir. Biyokütle yakıt üretmek için piroliz,
      hidrogazifikasyon, hidrojenlendirme, parçalayıcı distilasyon, asit hidroliz
      tekniklerinden yararlanılmaktadır [32].
      Biyokütle kökenli en önemli Diesel motoru alternatif yakıtı biyodizeldir. Biyodizel
      saf ve motorin biyodizel karısımları olarak kullanılmaktadır. Biyodizel alternatif
      dizel yakıtı dısında da kullanılabilir. Jeneratör yakıtı, kalorifer yakıtı ve kükürt
      içermediginden seralar içinde tercih edilebilir. Gıda kurutulmasında da kullanılabilir.
      Biyogaz
      Biyokütle malzemelerin yakma dısında diger bir degerlendirme yöntemi anaerobik
      fermantasyonla biyogaz üretimidir. Biyogaz, insan faaliyetleri sonucunda açıga çıkan
      organik içerikli çöpler, tarım faaliyetleri ile açıga çıkan hayvan dıskıları, pamuk,
      mısır, bugday vb. bitkilerin sap ve saman artıkları, seker ve gıdalardan olusan melas,
      meyve posaları, vb. biyokütle malzemelerin anaerobik (oksijensiz ortam) kosullarda
      35 °C mezofilik, 60 °C termofilik sıcaklıkta 6,7-7,6 pH ortamında enzimatik hidroliz,
      bakterilerle organik asite dönüsme ve metan jenerasyonu islemlerinden olusan
      17
      fermantasyon sonucu üretilmektedir. 1 kg kuru organik malzemeden 0,15-0,20 m³
      biyogaz elde edilir [32].
      Biyoetanol
      Sekerli ve nisastalı bitkilerin fermantasyonu veya selülozik kaynakların asidik
      hidrolizi ile üretilmektedir. Seker pancarı, seker kamısı, bugday, mısır, patates, sapsaman-
      kabuk gibi odunsu atık veya artıklar ile odun biyoetanol üretiminde
      kullanılabilir. Seker üretimi yan ürünü melas da önemli bir alkol hammaddesidir
      [33].
      2.1.3. Türkiye´nin enerji durumu
      Türkiye´de taskömürü, linyit, asfaltit, bitümlü sistler, ham petrol, dogal gaz, uranyum
      ve toryum gibi fosil kaynak rezervleri ile hidrolik enerji, jeotermal enerji, günes
      enerjisi, rüzgar enerjisi, deniz dalga enerjisi, biyokütle enerji gibi tükenmez kaynak
      potansiyelleri bulunmaktadır. Kısacası, Türkiye´de jeolojik ve dogal yapıya baglı
      biçimde hemen her çesit enerji kaynagı bulunmakla birlikte, bugün kullanımda bası
      çeken fosil kaynakları içinde, linyit dısında yeterli rezervi olan yoktur ve üretimleri
      düsüktür. Çizelge 2.1de 2003 yılı verilerine göre ülkemizdeki birincil enerji
      tüketiminin türevlerine göre dagılımları ve Çizelge 2.2de 2002 yılı verilerine göre
      ülkemizdeki enerji kaynaklarının rezervleri görülmektedir.
      Çizelge 2.1. 2003 yılı verilerine göre ülkemizdeki birincil enerji tüketiminin
      türevlerine göre dagılımları [34]
      Enerji kaynagı % Oran
      Petrol 39
      Linyit 14
      Tas kömürü 11
      Dogal gaz 21
      Digerleri 15
      18
      Çizelge 2.2. 2002 yılı verilerine göre ülkemizdeki enerji kaynaklarının rezervleri [34]
      Enerji kaynakları Toplam rezerv
      Ham petrol (milyon ton) 41,8
      Linyit (milyon ton) 8,075
      Tas kömürü (milyon ton) 1,126
      Dogal gaz (milyar metreküp) 8,7
      Hidrolik (GWh) 125 000
      Türkiye, tükenebilir fosil yakıt rezervlerinin aksine, tükenmez dogal kaynakların
      potansiyeli bakımından zengin bir ülkedir. Kullanıma uygun ekonomik hidrolik
      potansiyelinin %29´u isletmede, %10´u insa halinde, %14´ünün kesin projesi hazır,
      %19´u planlama asamasında, geri kalan %28´i master plan ve ön inceleme
      asamasında bulunmaktadır [32].
      Türkiye´nin jeotermal kaynaklar bakımından zengin oldugu bilinmekle beraber,
      gerek ısıtma uygulamaları ve gerekse elektrik üretimi amacıyla ortaya konulmus
      rezervi sınırlıdır. Ancak, bu sınırlı rezerv bile büyük ölçüde kullanılır duruma
      sokulamamıstır. Türkiye hidrolik enerji bakımından Avrupa´nın basta gelen sayılı
      ülkeleri arasında yer almaktadır. Ülkemiz günes enerjisi açısından zengindir.
      Cografik konum açısından günes kusagı içindedir. Yıllık ortalama güneslenme süresi
      2609 saattir ve yılın %29,8ini olusturur. Türkiye yüzeyine yılda düsen günes enerjisi
      111,5 * 106 MW güce esdegerdir. Bu deger kurulu elektrik santralleri gücünün 5 000
      katını geçer [32].
      Türkiye kıyılarının 1/5´inden yararlanılarak saglanabilecek dalga enerjisinin teknik
      potansiyeli 18,5 milyar kWh olarak tahmin edilmektedir. Fakat deniz dalga
      enerjisinin kullanılması Türkiye´de henüz gündemde yoktur. Ülkemizde nükleer
      enerji, hidrojen enerjisi, yakıt hücresi henüz kullanılmamaktadır. 1200 MW gücünde
      nükleer santral kurulması için hazırlık çalısmaları yapılmaktadır [32].
      19
      2.2. Biyodizel ve Türkiyedeki Uygulamaları
      İnsanoglunun kullandıgı en eski biyokökenli ürün hint tohumu yagı (castorbean oil)
      olup, Mısırlılar bu bitkisel yagı lambalarda aydınlatma yakıtı olarak kullanmıslardır.
      21. yüzyıl biyoteknoloji yüzyılı olarak adlandırılmakta ve biyokökenli endüstriyel
      ürünler giderek artan oranlarda yasamımıza girmektedir. Biyoteknolojik üretimlerle,
      çok sayıda yesil ürün, degisik kullanım alanları ile karsımıza çıkmaktadır.
      2.2.1. Biyodizelin avantajları ve dezavantajları
      Biyodizel orta uzunlukta C16-C18 yag asidi zincirlerini içeren metil ester tipi bir
      biyoyakıttır. Oksijene zincir yapısı biyodizeli, petrol kökenli motorinden ayırır [35].
      Avantajları
      Çevre dostudur.
      Yenilenebilir hammaddelerden elde edilebilir.
      Atık bitkisel ve hayvansal yaglardan üretilebilir.
      Anti-toksik etkilidir.
      Biyolojik olarak hızlı ve kolay bozunabilir.
      Kanserojenik madde ve kükürt içermez.
      Yüksek alevlenme noktası ile kolay depolanabilir, tasınabilir ve kullanılabilir.
      Yaglayıcılık özelligi mükemmeldir.
      Motor ömrünü uzatır.
      Motor karakteristik degerlerinde iyilesme saglar.
      Kara ve deniz tasımacılıgında kullanılabilir.
      Isıtma sistemleri ve jeneratörlerde kullanıma uygundur.
      Stratejik özelliklere sahiptir.
      20
      Mevcut Diesel motorlarında hiçbir tasarım degisikligi gerektirmeden
      kullanılabilir.
      Ticari basarıyı yakalamıs bir yesil yakıttır.
      Dezavantajları
      Yüksek jellesme noktasına sahiptir. B100 (% 100 biyodizel) için 32 °F iken B20
      (%20 biyodizel + %80 motorin) için -15 °Fdır.
      NOx emisyonları biraz yüksektir.
      Biyodizel, 1996 yılı öncesi üretilen araçların bazı plastik aksamlarıyla
      etkilesebilir.
      Biyodizel kullanmadan önce araç depoları iyice temizlenmelidir.
      2.2.2. Biyodizelin kullanım alanları
      Biyodizel; motorin, jet yakıtı, gaz yagı, fuel oil içindeki hacim yüzdesi miktarına (X)
      göre; BX seklindeki adlandırılma ile yakıt pazarında bulunmaktadır. Biyodizel:
      Motorin katkı maddesi (B1, B2, B5)
      Motorin ile harmanlanarak (B20, B50, B80, vb)
      Dogrudan motor biyoyakıtı (B100) seklinde kara ve deniz tasıtlarında, is
      makinalarında, türbinlerde, jeneratörlerde ve ısıtma sistemlerinde kullanılabilir.
      21
      2.2.3. Biyodizelin dünyadaki durumu
      Diesel motorunun mucidi Rudolf Diesel ilk kez, 10 Agustos 1893te Ausburg-
      Almanyada motorunun denemesini gerçeklestirmis ve ardından 1898 yılında Paris
      Dünya Fuarında yer fıstıgı yagını yakıt olarak kullanan motorunu sergilemistir. İlk
      biyodizel üretimi 1988 yılında, 500 ton/yıl kapasite ile bir çiftçi kooperatifince, ilk
      endüstriyel ölçekteki biyodizel üretimi de 10 000 ton/yıl kapasite ile Avusturyada
      gerçeklestirildi. 1990lı yıllardan itibaren biyodizel dünya üretimi artarak
      ilerlemektedir. Biyodizel üretimi, 1991 -1996 yılları arası 50 000 ton/yıl iken, 2003
      yılı sonunda yılda 2,8 milyon tona ulasmıstır. Dünyada biyodizel üretimi yapan
      baslıca ülkeler Brezilya, Macaristan, Finlandiya, İspanya, Danimarka, Polonya,
      Slovakya, İtalya, Tayland, Hindistan, İrlanda, Yunanistan, Belçika, Norveç, İsveç,
      Malta, İngiltere, Almanya, Fransa, Avusturya, Kanada, ABD ve Avustralyadır [35].
      Almanyada biyodizel (450 000 ton/yıl kapasite) 1500den fazla istasyonda satısa
      sunulmustur ve dizelden daha ucuzdur. Fransada tüm dizel satısları %2-5 arasında
      biyodizel içermektedir, kapasite 300 000 ton/yılın üzerindedir. Almanya ve Fransa
      dünyanın en büyük biyodizel üreticisi olmakla birlikte sehir içi ulasımda B100
      kullanımıyla ilgili olarak ilk ticari uygulamayı baslatan Japonya (Kyotoda)
      olmustur. Bu uygulama, kısa sürede 81 belediye otobüsünde B20 kullanımının
      saglanmasıyla genisletilmistir. Avusturyada benzine %2 oranında katılması devlet
      tarafından tavsiye edilmekte ve vergi alınmamaktadır. Çek Cumhuriyetinde küçük
      isletmelerden olusan 70 000 ton/yıl kapasite mevcuttur ve benzin istasyonlarında
      B70 harmanı "biyonafta" adıyla satısa sunulmaktadır. İtalyada hükümet yüz binden
      fazla nüfusu olan belediyelerde alternatif enerji kaynaklı kullanımı tavsiye
      etmektedir. Belçikada 240, Danimarkada 30, İspanyada ise 50 000 ton/yıllık
      biyodizel üretim kapasitesi söz konusudur. Amerikada üretimde soya yagı kullanımı
      esas alınmaktadır. İngilterede ise yasal olarak biyodizel satısı bulunmasına ragmen
      yasal bir vergilendirme söz konusu degildir [36].
      2010 yılına kadar Avrupa Birligi üyesi ülkelerin biyodizel üretimlerini 4 kat, Merkez
      ve Dogu Avrupa ülkelerinin ise 2 kat arttıracagı öngörülmektedir. Bunun yanı sıra
      22
      ABD, Kanada ve Latin Amerikanın üretimlerini 1995 yılına yakın seviyede
      tutacakları tahmin edilip, Asya ülkelerinin gelecekteki üretim miktarları için
      herhangi bir tahmin yapılamamaktadır [35].
      2.2.4. Biyodizel ve Türkiyedeki uygulamaları
      Biyodizel için ASTM D 6751 Amerikan ile EN 14213 ve EN 14214 Avrupa Birligi
      standartları yürürlüktedir. Ülkemizde de EN standardına göre hazırlanan TSE
      standardı yayınlanmak üzeredir. Kapasite raporu yaptırmıs üreticilerin illere göre
      sayısı Çizelge 2.3de ve kapasite raporu yaptırmıs üreticilerin illere göre dagılımı
      Sekil 2.1de verilmistir.
      Çizelge 2.3. Kapasite raporu yaptırmıs üreticilerin illere göre sayısı [37]
      İl
      Toplam Kapasite
      (ton)*
      Toplam Üretici
      Sayısı
      Adana 367 141 25
      Adıyaman - 3
      Afyon 42 483 9
      Ankara 265 464 42
      Antalya - 3
      Aydın - 2
      Balıkesir 278 380 13
      Bilecik - 1
      Bolu - 1
      Burdur - 1
      Bursa 77 710 8
      Çanakkale - 1
      Çorum - 2
      Denizli 16 999 6
      Diyarbakır 76 548 9
      Edirne - 2
      Elazıg - 2
      Erzurum - 1
      Eskisehir - 2
      Gaziantep 295 768 24
      23
      Çizelge 2.3 (Devam). Kapasite raporu yaptırmıs üreticilerin illere göre sayısı [37]
      İl
      Toplam Kapasite
      (ton)*
      Toplam Üretici
      Sayısı
      Hatay 240 130 11
      İçel 227 224 16
      İstanbul 176 996 15
      İzmir 146 933 28
      Kastamonu - 1
      Kayseri - 2
      Kırklareli - 2
      Kırsehir 14 752 5
      Kocaeli 330 413 14
      Konya 113 277 9
      Kütahya - 2
      Malatya 14 726 9
      Manisa 12 065 5
      Kahramanmaras 113 088 4
      Mardin - 3
      Mugla - 1
      Ordu - 1
      Sakarya 13 669 4
      Samsun 19 355 4
      Sinop - 1
      Tekirdag 269 294 8
      Tokat - 3
      Trabzon - 1
      Sanlıurfa 92 038 14
      Van - 1
      Yozgat - 3
      Zonguldak - 1
      Aksaray - 2
      Kırıkkale - 3
      Batman 82 301 6
      Yalova - 1
      Osmaniye - 2
      Kilis - 1
      Düzce - 2

      a
      30-10-2012 09:17

        Biyodizel Üretmek Satmak Para Kazanmak

        emine Emine Fire Avatar

        (*Üretici sayısı 4ten az olan illerde kapasite miktarı verilememektedir.)
        24
        Sekil 2.1. Kapasite raporu yaptırmıs üreticilerin illere göre dagılımı [37]
        Biyodizel 5015 Sayılı Petrol Piyasası Kanunu (20 Aralık 2003; 25322 Sayılı T.C.
        Resmi Gazetesi) kapsamında tanımlanmıs ve ardından ilgili EPDK yönetmelikleri
        (Petrol Piyasası Lisans Yönetmeligi ve Petrol Piyasasına Uygulanacak Teknik
        Kriterler Hakkında Yönetmelik) ile yakıt sektöründeki konumu Akaryakıtla Esdeger
        Vergiye Tabi Olmaksızın belirlenmistir [5]. Ancak 8 Nisan 2006da üretilecek oto
        biyodizelinden litre basına 65 Ykr ÖTV alınması kararlastırılmıstır. Yakıt biyodizeli
        ise ÖTVden muaf tutulmustur [38].
        Biyodizel hem akaryakıtla harmanlanabilir bir ürün, hem de akaryakıt olarak
        tanımlanmıstır. Bu tanımlama biyodizelin motorine katılarak ve/veya dogrudan
        kullanımını mümkün kılmaktadır. TS 3082 motorin standardında bulunmayan, ancak
        standardımıza temel olan EN 590-AB standardında verilen yakıt özellikleri
        kapsamında mevcut, motorine hacimsel olarak en fazla %5e kadar biyodizel
        katılabilme özelliginin, standardımıza eklenmesi çalısması yapılmaktadır. Böylece
        biyodizelin, motorine katkısı TSE standardı ile de belirlenmis olacaktır. Biyodizel
        üretimi için rafinerici lisansı veya baska bir lisans alma zorunlulugu yoktur.
        Biyodizel fabrikaları endüstrimizin bir ögesi olarak, mevcut yasal düzenlemelere
        göre kurulan yag kimyasalı üreten fabrikalardır; bir baska deyisle biyodizel
        üreticileri resmi bir süreçle var olmaktadırlar. Üreticiler biyodizeli dogrudan
        satamazlar, biyodizeli baska maddelerle karıstıramazlar ve akaryakıtla
        25
        harmanlayamazlar; sadece standarda uygun ürünlerini lisanslı firmaya satabilirler
        [35].
        Biyodizelin akaryakıt çevrimine girmeden, tarımda yerinde üretimi-kullanımı
        konusunda henüz bir düzenleme yoktur. Tarımsal Acil Durum Yakıtı (Tarladaki
        Mazot) tanımlaması ile de bilinen biyodizelin, Türk tarımına destek olarak kullanımı
        ülke menfaatimizdir. Biyodizel üretiminin enerji tarımına baglı olması sarttır [35].
        Biyodizel üretimi için önemli hammadde kaynaklarından biri atık bitkisel yaglardır.
        T.C. Çevre ve Orman Bakanlıgı Atık Yönetimi Dairesi Baskanlıgınca hazırlanan
        Bitkisel Atık Yagların Kontrolü Yönetmeligi Nisan 2005te yürürlüge girmistir.
        Bu yönetmelikte atık yag geri kazanım tesisi ürünlerinden biri olarak biyodizel yer
        almaktadır. Yönetmelik lisanslı geri kazanım firmalarına, TSE standartlarına uygun
        biyodizel üretimini zorunlu kılmakta ve üretim-ürün denetlemesine iliskin hususlar
        belirtilmektedir [35].
        Türkiye akaryakıt pazarı, özellikle motorin pazarı kendine özgü bir nitelikte ve
        kaçak ve usulsüz-standartlara uygun olmayan ürünlerin de satıldıgı, dogru ile
        yanlısın pazarda rahatlıkla bulunabildigi, mali portresi büyük bir sektördür. Bu
        sektörde biyodizel üreticilerinin, ürünlerinin en temel-belirgin özelligi Temiz
        bulunmaları sarttır. Uygulamaya çok yakında girecek Ulusal Marker Kullanımı ile
        benzin, motorin, biyodizel kontrol edilecektir [35].
        Biyodizel Türkiye için alamet-i farika, bastan kesfedilecek yakıt degildir. Yakıt ve
        otomotiv sektörü biyodizeli bilmektedir. Türkiyenin kesfi enerji tarımı
        programlaması ve standartlara uygun biyodizelin ilgili yasa ve yönetmeliklerimizin
        gerektirdigi kosullarda akaryakıt çevriminde olmasının saglanması olmalıdır. Mevcut
        kosullarımıza göre, ancak enerji tarımı yapılarak biyodizel üretimi maliyeti makul ve
        teknik açıdan yapılabilir-uygulanabilir olabilir. Almanya, Fransa, Avusturya gibi
        ülkelerin basarılı uygulamalarının arkasında kanola tarımı vardır. Zaten bu çıkıs
        noktasından hareketle, ilgili yasamız yerli tarım ürünlerinden üretilecek biyodizeli
        tesvik etmektedir. Biyodizel üreticilerinin enerji tarımı yapması ve/veya sözlesmeli
        26
        tarım uygulaması, yani hammadde girdilerini bizzat saglamaları sarttır. Çünkü enerji
        tarımına baglı olmayan biyodizel üretimi güçlü bir temele oturmamıs olur. Biyodizel
        girisimcilerinin tarım ayakları olmadan ya da önemli miktarda yag alımı yapabilecek
        portföye sahip olmadan, Türkiye kosullarında ham yag temini ve biyodizel
        üretiminde süreklilik saglamada basarılı olmaları mümkün degildir [35].
        Ülkemizde bitkisel yag fiyatı ve bulunabilirligi - motorin fiyatı degerlendirilmesi
        içinde biyodizel maliyeti hesaplanmakta ve dengeleri tutturmak pek çok girisimci
        için çok zor gözükmekte, iç pazarda yag bulunamamakta, çogunlukla ithal yaglarla
        üretim yapılmaktadır. İthal yag ile biyodizel üretimi, biyodizelin amacına tamamen
        ters bir kavramdır. Dünya genelinde ülkeler tarımlarını arttırarak biyodizel
        üretimlerini arttırmaktadırlar [35]. Türkiyenin ve dünyanın akaryakıt vergileri ile
        biyodizel kredisi oranları Sekil 2.2de verilmistir.
        Sekil 2.2. Türkiyenin ve dünyanın akaryakıt vergileri ile biyodizel kredisi ($/ton)
        [38]
        328
        264
        450 450
        600
        77
        27
        3. BİYODİZEL ÜRETİMİ
        3.1. Biyodizelin Özellikleri
        Biyodizel orta uzunlukta C16-C18 yag asidi zincirlerini içeren metil veya etil ester
        tipi bir yakıttır. Biyodizeli olusturan C16-C18 metil esterleri dogada kolayca ve hızla
        parçalanarak bozunur, 10 000 mg/l´ye kadar herhangi bir olumsuz mikrobiyolojik
        etki göstermezler. Suya bırakıldıgında biyodizelin 28 günde %95´i, motorinin ise
        %40´ı bozunabilmektedir. Biyodizelin dogada bozunabilme özelligi dekstroza (seker)
        benzemektedir.
        Biyodizelin olumsuz bir toksik etkisi bulunmamaktadır. Biyodizel için agızdan
        alınmada öldürücü doz 17,4 g biyodizel/kg vücut agırlıgı seklindedir. Sofra tuzu için
        bu deger 1,75 g tuz/kg vucüt agırlıgı olup, tuz biyodizelden 10 kat daha yüksek
        öldürücü etkiye sahiptir. İnsanlar üzerinde yapılan elle temas testleri biyodizelin
        ciltte %4´lük sabun çözeltisinden daha az toksik etkisi oldugunu göstermistir.
        Biyodizel toksik olmamasına karsın, biyodizel ve biyodizel-motorin karısımlarının
        kullanımında; motorin için zorunlu olan standart kosulların kullanılması
        önerilmektedir.
        Motorin için gerekli depolama yöntem ve kuralları biyodizel için de geçerlidir.
        Biyodizel temiz, kuru, karanlık bir ortamda depolanmalı, asırı sıcaktan
        kaçınılmalıdır. Depo tankı malzemesi olarak yumusak çelik, paslanmaz çelik,
        florlanmıs polietilen ve florlanmıs polipropilen seçilebilir. Depoloma, tasıma ve
        motor malzemelerinde bazı elastomerlerin, dogal ve butil kauçukların kullanımı
        sakıncalıdır; çünkü biyodizel bu malzemeleri parçalamaktadır. Bu gibi durumlarda
        biyodizel uyumlu Viton B tipi elastomerik malzemelerin kullanımı önerilmektedir.
        Biyodizel ve biyodizel-motorin karısımları, motorinden daha yüksek akma ve
        bulanma noktasına sahiptir; bu durum yakıtların sogukta kullanımında sorun çıkarır.
        Akma noktası ve bulanma noktası uygun katkı maddelerinin kullanımı ile
        düsürülebilmektedir.
        28
        Biyodizel-motorin karısımları 4 °C üzerinde harmanlama ile hazırlanmalıdır.
        Sogukta harmanlamada biyodizelin motorin üzerine eklenmesi, sıcakta harmanlama
        da ise karısımda daha fazla olan kısmın az kısım üzerine eklenmesi önerilmektedir.
        Biyodizel kullanımı ile motorine yakın özgül yakıt tüketimi, güç ve moment
        degerleri elde edilirken, motor daha az vuruntulu çalısmaktadır. Biyodizel, motoru
        güç azaltıcı birikintilerden temizleme özelligine sahiptir. Fosil dizel (2 numaralı dizel
        yakıt) ile biyodizelin özellikleri Çizelge 3.1de verilmistir.
        Çizelge 3.1. Fosil dizel ile biyodizelin özellikleri [39]
        Fosil Dizel (EN590)
        Biyodizel (EN14214)
        Yogunluk (kg/m³)
        15°C
        820-845
        860-900
        Vizkozite (mm²/s)
        40°C
        2.0-4.5
        3.5-5.0
        Parlama noktası (°C)
        >55
        >=120
        Yaglayıcılık (m)
        <= 460
        -
        Su içerigi (mg/kg)
        <= 200
        <= 500
        Setan sayısı
        >= 51
        >= 51
        Oksidasyon stabilitesi (h)
        110°C
        - >= 6
        İyot Sayısı (g I2/100 g)
        - <= 120
        ASTM standartlarına göre B100 ve B20 yakıtlarının özellikleri Çizelge 3.2de
        verilmistir.
        29
        Çizelge 3.2. ASTM standartlarına göre B100 ve B20 yakıtlarının özellikleri [40]
        Özellik Metot
        B100
        ASTM D6751
        B20
        ASTM PS 121
        Parlama noktası ºC, en az D93 130 100
        Su ve nemlilik, % hacim, en çok D2509 0,050 0,050
        Kinematik viskozite, 40 ºC, cSt
        En az
        En çok
        D445
        1,9
        6,0
        1,9
        6,0
        % Kül, kütlece, en çok. D874 0,020 0,020
        % Kükürt, kütlece, en çok. D5413 0,05 0,0015
        Bakır serit korozyon testi, 40 ºC de
        3 saat, en çok.
        D130 No.3 No.3
        Setan sayısı, minimum D613 47 46
        Bulutlanma noktası ºC, en çok D2500 Talebe Baglı Talebe Baglı
        % Karbon kalıntısı, kütlece, en çok D4530 0,050 0,050
        Ramsbottom karbon, en çok D524 - 0,090
        Asit degeri (mg KOH/g) D664 0,80 0,80
        % Serbest gliserin, kütlece, en çok D6584 0,020 0,020
        % Toplam gliserin, kütlece, en çok D6584 0,240 0,240
        % Fosfor, kütlece, en çok D4951 0,0010 -
        Distilasyon sıcaklıgı, T90, ºC, en çok D1160 360 -
        3.2. Biyodizel Üretimi
        3.2.1. Bitkisel yagların yakıt olarak kullanımı
        Bitkisel yagların karbon ve hidrojen degerleri dizel yakıtına yakın; oksijen degeri ise
        yüksektir. Isıl degerleri ise dizel yakıtının ısıl degerinden yaklasık %10-15 kadar
        daha azdır. Arastırma ve uygulamalar; kimyasal yapı olarak uzun, dallanmıs ve tek
        çift baglı yag asitlerini içeren yagların uygun dizel alternatifi oldugunu ve artan
        doymamıslık derecesinin setan sayısını olumsuz yönde etkiledigini ortaya
        koymustur. Bu durum, oleik asitçe zengin yagları ön plana çıkarmaktadır [1].
        30
        Bitkisel yagların dogrudan motorin alternatifi olarak kullanımı üzerine yapılan kısa
        süreli testlerden, yagların iyi bir seçenek oldugu görülmüstür. Ham yagların herhangi
        bir islem yapılmadan kullanılması ile çalıstırılan motorların yaglama yaglarında kısa
        bir süre sonra katı partiküller belirlenmis ve yag bozulmustur. Dogrudan bitkisel
        yagların kullanımı ile yapılan çalısmalarda, bitkisel yagları ısıtmanın, püskürtme
        özelliklerini olumlu etkiledigi ve setan sayısında artısa neden oldugu belirlenmistir.
        Kısa süreli testlerde elde edilen olumlu sonuçlara karsın, uzun süreli motor
        testlerinde çesitli sorunlar ile karsılasılmıstır. Arastırmalardan çıkan ortak sonuç,
        yüksek viskozitenin yanma ve malzeme sorunlarına, özellikle karbon birikimlerine
        ve yaglama yagı özellikleri degisimine neden oldugu (seyrelme, kalınlasma, asitlik
        artısı vb.) seklindedir [15].
        Sorunların giderilmesi amacıyla bitkisel yaglarda çesitli modifikasyon teknikleri
        kullanılarak özellikle bitkisel yagların viskozitelerinin düsürülmesi saglanmıstır.
        Bu modifikasyon teknikleri ise, seyreltme, piroliz, mikroemülsiyon ve
        transesterifikasyondur [15].
        3.2.2. Seyreltme ile bitkisel yagların yakıt olarak kullanımı
        Genel olarak seyreltme modifikasyon teknigi uygulamasında, bitkisel yaglara belli
        oranlarda motorin ve/veya organik bilesikler katılarak yagın viskozitesi
        düsürülmektedir. Bu teknikle, kullanılan karısımlar kolaylıkla hazırlanmaktadır.
        Ayrıca bitkisel yag ve motorin karısımlarının depolanmasında herhangi bir sorun
        yoktur ve depolamada karısımda faz ayrısması olmamaktadır [15].
        3.2.3. Piroliz ile bitkisel yagların yakıt olarak kullanımı
        Piroliz gaz, sıvı, ve katı ürün üretmek amacıyla oksijensiz ortamda organik
        maddelerin ısıl bozundurulmasıdır. Piroliz aktif karbon üretiminde yüzyıllardan beri
        kullanılmaktadır.Yüksek miktarda katı ürün elde etmek için, hammadde düsük
        sıcaklıklarda yavas tepkimeye sokulmaktadır. Hızlı veya flash piroliz maksimum sıvı
        ürün elde etmek için uygulanır. Hızlı piroliz prosesleri daha düsük verime sahip
        31
        geleneksel (yavas) piroliz proseslerinin yerine yiyeceklere tat veren maddelerin
        üretimi, özel kimyasallar ve yakıtların üretimi için gelistirilmistir [15].
        3.2.4. Mikroemülsiyon ile bitkisel yagların yakıt olarak kullanımı
        Bitkisel yagların yüksek viskozitelerini düsürmek için uygulanan bir diger yöntem
        metanol, etanol gibi kısa zincirli alkollerle mikroemülsiyon olusturmaktadır.
        Mikroemülsiyon, boyutları 1-150 nm arasında olan optikçe izotropik sıvı
        mikroyapılarının kolloidal denge dagılımı olup normalde karısmayan iki sıvı ve bir
        veya daha fazla yüzey aktif maddesinin bir araya gelmesiyle olusur. Kullanılan
        yüzey aktif maddelerinin, devamlı faz ile dagılım fazı arasındaki gerilimi düsürmesi
        ile birlikte mikroemülsiyon meydana gelir. Bu yöntemle, petrolden tamamen
        bagımsız hibrid yakıtlar yapılabilecegi gibi belli oranda dizel yakıtı katılarak
        hazırlanıp denenen hibrid yakıtlar da mevcuttur [15].
        3.2.5. Transesterifikasyon ile bitkisel yagların yakıt olarak kullanımı
        Bitkisel yagların Diesel motoru alternatifi olması için uygulanan en yaygın yöntem
        ise transesterifikasyondur.
        Transesterifikasyon reaksiyonunda yag, monohidrik bir alkolle (etanol, metanol),
        katalizör (asidik katalizörler, bazik katalizörler ile enzimler) varlıgında ana ürün
        olarak yag asidi esterleri ve gliserin vererek esterlesir. Transesterifikasyon
        reaksiyonunun mekanizması asagıda gösterilmistir. Ayrıca esterlesme reaksiyonunda
        yan ürün olarak di- ve monogliseritler, reaktant fazlası ve serbest yag asitleri olusur.
        Biyodizel üretiminde bitkisel yag olarak kolza, ayçiçegi, soya ve kullanılmıs
        kızartma yagları, alkol olarak metanol, katalizör olarak alkali katalizörler (sodyum
        veya potasyum hidroksit) tercih edilmektedir. Hayvansal yaglar da biyodizel
        üretiminde kullanılabilir.

        a
        30-10-2012 09:17

          Biyodizel Üretmek Satmak Para Kazanmak

          emine Emine Fire Avatar

          32
          Sekil 3.1´de biyodizel üretimi sematik olarak verilmistir. Üretimdeki en önemli nokta
          biyodizelin saflık derecesidir. Bu nedenle rafinasyon asaması önem kazanmaktadır.
          Biyodizel % 99 degeri üzerinde saf üretilmelidir.
          Sekil 3.1. Biyodizel üretiminin sematik olarak gösterimi
          Asit katalizörlü transesterifikasyon
          Asit katalizörlü transesterifikasyonun, yüksek yag asidi ve su içeren gliseritlerde
          kullanılması daha uygundur. Ekstraksiyon ve transesterifikasyon aynı proses içinde
          33
          gerçeklesmekte; alkol, hem ayırıcı ve hem de esterifikasyon ajanı görevi
          görmektedir. Asit katalizör olarak yaygın olarak sülfirik asit ve hidroklorik asit
          kullanılmaktadır [6].
          Baz katalizörlü transesterifikasyon
          Baz (alkali) katalizli transesterifikasyon, asit katalizliye göre daha hızlı ve yüksek
          verimlidir. Ara basamaklara gerek duymaz. Günümüzde en çok tercih edilen
          yöntemdir. Katalizör miktarının yetersizligi veya fazlalıgı sabunlasmaya yol
          açmaktadır. Baz katalizörlü transesterifikasyon reaksiyon mekanizması asagıda
          gösterilmistir [6].
          Enzim katalizörlü transesterifikasyon
          Yakın zamanda enzimatik transesterifikasyon (lipaz) kullanılarak yapılan çalısmalar
          ilgi çekmistir. Çünkü, bu çalısmalar sonucu üretilen gliserin, kolayca ayrılmakta ve
          34
          yag asidi esterinin saflastırılması kolaylasmaktadır. Burada en büyük engel, lipazın
          üretim maliyetidir [6].
          Transesterifikasyonu etkileyen parametreler
          Transesterifikasyon reaksiyonu, yagın serbest yag asidi ve su içerigi, alkolün bitkisel
          yaga molar oranı, kullanılan alkolün kimyasal yapısı, katalizör tipi, reaksiyon süresi,
          reaksiyon sıcaklıgı gibi parametrelerden etkilenmektedir [6].
          Yagın, nem ve serbest yag asidi bilesimi düsük ise alkali katalizör kullanılır. Nem
          içerigi yüksekse sabunlasma görülür. Bu da, ester ürünlerini azalttıgı gibi esterin,
          gliserinin ve suyun ayrıstırılmasını da zorlastırır [6].
          Alkolün bitkisel yaga molar oranı, biyodizelin maliyetine oldugu gibi dönüsümün
          verimine de etki eden önemli faktörlerden biridir. Transesterifikasyon reaksiyonu
          teorik olarak, her bir mol yag için üç mol alkol gerektirir. Tepkimenin ürünler
          yönüne kayabilmesi için molar oran, uygulamada stokiyometrik orandan daha
          yüksek olmalıdır [6].
          Yaygın kullanılan kısa zincirli alkoller; metanol, etanol, propanol ve bütanoldür.
          Esterifikasyon ürünü kullanılan alkolün türüne baglı degildir. Bu sebeple de alkol
          seçimi yapılırken, fiyat ve performans ölçüt olarak kabul edilebilir. Fiyatının düsük
          olması sebebiyle metanol ticari olarak tercih edilmektedir [6].
          Transesterifikasyon reaksiyonunda kullanılan katalizörler, alkali, asit, enzim veya
          heterojen katalizörler olarak sınıflandırılırlar. Bunlar arasında sodyum metoksit,
          sodyum hidroksit, potasyum metoksit, potasyum hidroksit, sülfürik asit, fosforik asit,
          hidroklorik asit vardır. Sodyum metoksit, sodyum hidroksite göre daha etkindir fakat
          sodyum hidroksit, daha ucuz olması sebebi ile tercih edilmektedir [6].
          35
          3.3. Yaglar
          Bitkisel yaglar, bazı tarım ürünlerinin meyve, çekirdek ve tohumlarının islenmesi
          sonucunda elde edilmektedir. Bunlar petrol esaslı yaglardan farklı kimyasal yapıya
          sahiptirler. Dizel yakıtı büyük oranlarda parafinler ve aromatiklerden olusmasına
          karsılık, bitkisel yaglar yag asitlerinin gliserinle yapmıs oldugu esterlerdir. Bu
          esterlere gliserit adı verilir. Gliserin molekülünü olusturan 3 alkol grubu yag
          asitlerinin esterlesmesi ile trigliserit adını alır. Trigliseritteki doymamıs yag
          asitlerinin cinsi ve miktarı, bitkisel yagın özelliklerini olusturmaktadır [1]. Bitkisel
          yag içerikleri Çizelge 3.3de verilmistir.
          Çizelge 3.3. Bitkisel yag içerikleri [39]
          Bilesenler Örnekler
          İçerik
          (%kütle/kütle)
          Trigliserit - 95
          Serbest yag asidi - 0,3-2
          Mono ve di gliserit - 0,3-1
          Fosfo gliserit Sefalin, 0,1-2
          Sabunlasmayan madde Sterol
          hidrokarbon
          0,5-2
          Vitamin tokoferol 0,1
          Renk veren madde karoten 35 ppm
          Mineral, metaller - 5-20 ppm
          Kükürt kükürt içeren glikositler 5-15 ppm
          Bitkisel yagların motor yakıtı olarak kullanılabilecek olanları; fındık, hashas, susam,
          yag keteni, mısır özü, hintyagı, defne, ceviz, badem, ayçiçegi, aspir, soya, hurma,
          kolza, yer fıstıgı, susam, keten tohumu, pamuk tohumu, palm tohumu ve meyvesi
          yaglarıdır. Bitkilerin yaglı tohum özellikleri Çizelge 3.4te ve bitkisel yagların yag
          asidi profili Çizelge 3.5te verilmistir.
          36
          Çizelge 3.4. Bitkilerin yaglı tohum özellikleri [39]
          Ürün
          Yag İçerigi
          ( %)
          Soya 17,8
          Kanola 38,8
          Palm Meyvesi 21,0
          Palm Tohumu 49,1
          Ayçiçegi 42,5
          Yerfıstıgı 42,5
          Pamuk tohumu 16,2
          Çizelge 3.5. Bitkisel yagların yag asidi profili [39]
          Özellik
          % Kanola % Soya % Ayçiçegi % Palm Yagı
          Doymus yag
          asidi
          5,2 15 10,8 4355
          C18:1 60,3 23 19,4 37
          C18:2 19,6 54 67,2 9,5
          C18:3 10,7 8 2 0,5
          Serbest yag
          asidi
          Max 2 Max 2 Max 2 9a kadar
          Diger
          bilesenler
          Fosfolipit Lesithin Vaks içerikleri C12 ve C14
          asitleri,
          3.3.1. Doymus yag asitleri
          Yapılarında çift bag bulunmayıp sadece tekli baglar bulunmaktadır. Bitkisel yaglarda
          doymus yag asidi olarak genellikle palmitik asit, stearik asit, ve mistrik asit bulunur.
          Doymus yag asitlerinin molekül agırlıgı arttıkça erime ve kaynama sıcaklıgı
          37
          yükselmektedir. Ayrıca doymus yag asitlerinin kimyasal tepkimelere yatkınlıgı azdır
          [40].
          3.3.2. Doymamıs yag asitleri
          Bir yada daha fazla çift bag içeren yag asitleri doymamıs yag asitleri olarak
          adlandırılırlar. Yag asitleri bir tek çift bag içerdikleri zaman tekli doymamıs yag
          asitleri, birden fazla çift bag içerdikleri zaman çoklu doymamıs yag asitleri olarak
          adlandırılır. Bitkisel yaglarda en çok bulunan doymamıs yag asitleri, oleik asit,
          linoleik asit ve linolenik asittir [40].
          3.4. Katkı Maddeleri
          Donma noktası ve jel olusumu birçok biyodizel formasyonunu kısıtlamaktadır.
          Hayvansal yagların metil esterleri yaklasık 0 °Cde jellesir.
          Soya bazlı metil esterler 0 ile - 5 °C arasında bulanıklasmaya ve jellesmeye baslar.
          Katkı maddeleri
          Alkoller ( etanol,metanol, v.b. )
          Eterler ( DBE, ETBE, TAEE, TGME, v.b. )
          Metallerin organik bilesikleri ( Mn, Ce, Fe, v.b. )
          Birçok arastırmada katkı maddelerinin, setan sayısını degistirdigi, yanmayı ve
          emisyonları etkiledigi belirtilmistir. Yüksek setan sayısı sonucu ;
          Egzoz gazı ve kurum emisyonları düsük olur.
          Yakıt tüketimi düser.
          Motor verimi ve sürüs özellikleri artar.
          Özellikle kıs aylarında (bazen sonbaharda) biyodizelin;
          38
          Bulutlanma noktasını (CP);
          Soguk filtre tıkanma noktasını (CFPP);
          Akma noktasını (PP);
          düsüren (akıs iyilestiren) katkılar kullanılmaktadır.
          Biyodizelin oksidasyon kararlılıgı;
          Ham yagın kendisinde bulunan tokeferol (antioksidan) miktarına ve
          Yag asidi profiline (doymamıs yag asitlerine) baglıdır.
          Biyodizelin oksidasyon kararlılıgını arttırmak için antioksidan katkılar kullanılır.
          BHT.
          TBHQ.
          Fenolik antioksidanlar.
          39
          4. DENEYSEL ÇALISMA
          4.1. Deneyde Kullanılan Kimyasal Malzemeler
          Yapılan deneylerde bitkisel yag kaynagı olarak; ham ayçiçegi yagı ve palm yagı
          kullanıldı. Ayrıca ham kanola yagı ile soya yagı da kullanıldı. Sadece palm yagı ithal
          menseilidir, diger yaglar yerli üretimdir. Kanola yagı Balıkesir Arı Yag
          fabrikasından ve soya ile ayçiçegi yagı ise Balıkesir Kula Yag fabrikasından temin
          edildi. Deneylerde bitkisel yag olarak %85 ayçiçegi yagı ve %15 palm yagından
          olusan karısım tercih edildi. Ayçiçegi bitkisinin ülkemiz kosullarına uygun bir ürün
          olması, dolayısıyla ayçiçegi yagının kolay bulunabilir bir hammadde kaynagı olması
          ve palm yagının diger bitkisel yag kaynaklarına göre maliyetinin daha düsük olması
          göz önünde bulunduruldu. Ayrıca degisik yag karısımlarından üretilen biyodizelin
          donma noktasının daha düsük olacagı öngörüldü. Deneylerde ayçiçegi-palm
          karısımıyla karsılastırma yapabilmek için %85 kanola yagı ve %15 soya yagından
          olusan karısım da kullanıldı. Alkol olarak yogunlugu 0,79 gr/cm³, molar kütlesi
          32,04 gr/mol olan Tekkim marka % 99,5 saflıkta metil alkol ve katalizör olarak da
          molar kütlesi 40,00 gr/mol olan Kimetsan marka % 99 saflıkta sodyum hidroksit
          (kostik soda) kullanıldı. Deneylerde yüksek sıcaklıklardaki reaksiyonlar için 1 ltlik
          rodajlı balon joje, geri sogutucu, reaksiyon sıcaklıgını kontrol edebilmek için 360
          °Cye kadar sıcaklık ölçümünü 2 °C duyarlılıkla yapabilen termometre, 400 °Cye
          kadar ısıtma yapabilen 10 kademeli manyetik karıstırıcılı ısıtıcı ve çesitli cam
          malzemeler kullanıldı. Deneylerde elde edilen biyodizelin viskozite, yogunluk, akma
          noktası gibi özelliklerini iyilestirmek için biyodizele katkı maddeleri eklendi. Katkı
          maddesi olarak organik DND (donma noktası düsürücü) kullanıldı. Ayrıca organik
          ticari katkı maddeleri BHT (butilat hidroksi toluen, oksidasyon kararlılıgı
          düzenleyici) ve Winflow M-05 (soguk filtre tıkanma noktası düsürücü) de kullanıldı.
          DNDnin fiziksel ve kimyasal özellikleri Çizelge 4.1de, BHTnin fiziksel ve
          kimyasal özellikleri Çizelge 4.2de ve Winflow M-05in fiziksel ve kimyasal
          özellikleri Çizelge 4.3de verilmistir.
          40
          Çizelge 4.1. DNDnin fiziksel ve kimyasal özellikleri
          Renk Açık Sarı
          Fiziksel Faz Sıvı (kıvamsı)
          Özgül Agırlık 0,915 gr/cm³
          Viskozite (40 °C) 6000 centistoke
          Nem + Tortu %0,1 (maksimum)
          Parlama Noktası (°C) 70 °C
          Maksimum Saklama Sıcaklıgı ( °C) 55 °C
          Çizelge 4.2. BHTnin fiziksel ve kimyasal özellikleri
          Moleküler Formül C15 H24 O
          Fiziksel Faz Katı
          Özgül Agırlık 1,048 gr/cm³
          Erime Noktası 70-73 °C
          Kaynama Noktası 265 °C
          Parlama Noktası 127 °C
          Dıs Görünüs Beyaz Pudra Seklinde
          Çizelge 4.3. Winflow M-05in fiziksel ve kimyasal özellikleri
          Renk Sarımtrak
          Fiziksel Faz Sıvı
          Özgül Agırlık (20 °C) 0,886 kg/lt
          Donma Noktası < -7 °C
          Viskozite (40 °C) 150-200 mm²/s
          Çözünürlük Biyodizel, Petrol Dizeli ve
          Aromatik Hidrokarbonlarda
          Çözünür. Suda Çözünmez.
          4.2. Yakıtın Elde Edilmesi
          Yag metil esteri (YAME) elde edilmesinde transesterifikasyon yöntemi kullanıldı.
          Deneylerde kullanılan parametrelerde Çaynak (2005) tarafından önerilen degerler
          kullanıldı [6]. Bu parametreler; kütlece %30 alkol/yag oranı, 1000 ml yag için 3,5 gr
          kostik soda miktarı, 60±2 ºC reaksiyon sıcaklıgı ve 1 saat reaksiyon süresidir.
          41
          Bitkisel yag karısımının, metanolün ve sodyum hidroksidin tartımlarında mezür,
          erlen, beher ve dijital hassas terazi kullanıldı. İlk etapta metanol ve sodyum hidroksit
          agzı kapalı 1000 mllik cam reaktöre alındı. Metanol ve sodyum hidroksitten olusan
          karısım (metoksit) manyetik karıstırıcılı ısıtıcı ile 30 °Ca kadar ısıtıldı. Sodyum
          hidroksit metanol içinde tamamen çözündügü zaman metoksit üzerine bitkisel yag
          ilave edildi ve reaktör içerisindeki karısım geri sogutucu altında 60±2 ºCde 300
          devir/dakikada 1 saat süreyle isleme tabi tutuldu. Isıtıcının istenen sıcaklıkta kalması
          için sürekli olarak sıcaklık kontrolü yapıldı. Belirlenen süre sonunda manyetik
          karıstırıcılı ısıtıcı kapatıldı ve karısım sogumaya bırakıldı. Karısım soguduktan sonra
          reaktör ısıtıcı üzerinden alınarak fazların birbirinden ayrılması için karısım ayırma
          hunisine konuldu. Biyodizel ve gliserin karısımı tamamen ayrıldı. Dibe çöken
          gliserin fazı ayırma hunisi vasıtasıyla saklama kabına alındı ve ayırma hunisinde
          sadece biyodizel fazı bırakıldı. Elde edilen biyodizele, hacmi kadar saf su eklenerek
          ve çalkalanarak iki defa yıkandı. Bu islem sonrasında ayırma hunisindeki biyodizel
          tekrar dinlenmeye bırakılarak sabun artıkları, reaksiyona girmeyen metanol ve
          reaksiyon sonrası olusan gliserin ayırma hunisinin alt kısmından alındı. Son olarak
          karısım distilasyonla ayrıldı. Önce karısımda bulunan alkol ve su ayrıldı. Daha sonra
          biyodizel ayrıldı. Ayırma hunisinde gliserin alt ürün olarak kaldı. Deney düzenekleri
          Resim 4.1de ve Resim 4.2de gösterilmistir.
          42
          Resim 4.1. Biyodizel deney düzenegi
          Resim 4.2. Saflastırma deney düzenegi
          43
          4.3. Performans Deneyleri
          Bu bölümde, ayçiçegi-palm biyodizelinin belli oranlarda DND katkı maddesi
          yanında performans ve yakıt özellikleri ölçüldü. Ayrıca soguk filtre tıkanma noktası
          ve oksidasyon kararlılıgı deneylerinde karsılastırma yapabilmek için kanola-soya
          biyodizel karısımı ile BHT ve Winflow M-05 katkı maddeleri de deneylerde
          kullanıldı.
          4.3.1. Viskozite tayini
          Viskozite, akıskanların akmaya karsı gösterdigi direnç olarak tanımlanır. Oda
          kosullarındaki ayçiçegi-palm biyodizel numunesi 45 °C sıcaklıga kadar ısıtıldı ve
          biyodizel numunesinin kütlece %0,03 0,05 0,15 0,25 0,36 DND katkı
          maddesi ihtiva eden karısımları hazırlandı ve karısımlar bu sıcaklıkta homojen olarak
          15er dakika karıstırılarak oda sıcaklıgına kadar sogutuldu. Viskozite tayini için
          Engler viskozimetresi kullanıldı. Viskozimetre kabına haznesi kadar biyodizel
          konularak ısıtıldı. Aynı islem su konularak tekrarlandı. Biyodizel ve su zamana karsı
          sabit çaptaki delikten üç kez geçecek sekilde akıtılarak akma miktarlarının ortalama
          degerleri alındı. Belirli hacimde biyodizelin ve suyun kaptan bosalma süresi baz
          alınarak zaman ölçüldü. Engler viskozitesi;
          Engler viskozitesi (T = 25 °C) = Biyodizel (T = 25 °C)deki akıs süresi / Su
          (T = 25 °C)deki akıs süresi
          formülü ile bulundu. Dönüsüm tabloları yardımıyla kinematik viskozite degerleri
          elde edildi. Deneyde kullanılan viskozimetre Resim 4.3te verilmistir.
          44
          Resim 4.3. Viskozimetre
          4.3.2. Alevlenme noktası tayini
          Alevlenme (parlama) noktası, yanıcı bir ürünün hava ile karıstıgı anda parlayabilen
          bir karısım meydana getirdigi en düsük sıcaklık olarak ifade edilir. Ürünlerin
          uçuculugu hakkında fikir verir. Açık ve kapalı diye adlandırılan iki ayrı yöntemle
          ölçülür. Oda kosullarındaki ayçiçegi-palm biyodizel numunesi 45 °C sıcaklıga kadar
          ısıtılarak biyodizel numunesinin kütlece %0,03 0,05 0,10 0,15 DND katkı
          maddesi ihtiva eden karısımları hazırlandı ve karısımlar bu sıcaklıkta homojen olarak
          15er dakika karıstırılarak oda sıcaklıgına kadar sogutuldu. Deneylerde, Clevelend
          Açık Kap metodu kullanıldı. Kabın haznesi biyodizel ile doldurularak ısıtılmaya
          baslandı. Termometre ile sıcaklık sürekli olarak kontrol edildi. Ortaya ani olarak
          mavimsi bir alev çıkınca sıcaklık alevlenme noktası olarak kaydedildi.
          4.3.3. Akma noktası tayini
          Akma noktası ürünün, belirlenmis standart sartlar altında sogutuluyorken, akıcılıgını
          devam ettirdigi en düsük sıcaklıktır. Deneylerde, %85 ayçiçegi - %15 palm biyodizel
          numunesi ile katkı maddesi olarak DND kimyasalı ve sogutucu olarak da metil alkol
          45
          kullanıldı. Deneyler TS 1233 ISO 3016 standartına göre yapıldı. Oda kosullarındaki
          ayçiçegi-palm biyodizel numunesi 45 °C sıcaklıga kadar ısıtılarak biyodizel
          numunesinin 100er gramlık parçalar halinde sırası ile kütlece %0,03 0,05 0,10
          0,15 DND katkı maddesi ihtiva eden karısımları hazırlandı ve karısımlar bu
          sıcaklıkta homojen olarak 15er dakika karıstırılarak oda sıcaklıgına kadar sogutuldu.
          Daha sonra hazırlanan numuneler metil alkollü sogutucuya yerlestirildi ve
          numunelerin donmaları beklendi. Akıs gözlemleri, numunenin içinde bulundugu
          deney tüpünün, numunenin hareketli olup olmadıgı anlasılacak sekilde yeterince
          egilmesi vasıtasıyla yapıldı. Donma gerçeklestiginde, numune cihazdan çıkarılarak
          donan numunenin sıvı haline geçtigi ilk andaki sıcaklık kaydedildi. Deney düzenegi
          Sekil 4.1de ve deneyde kullanılan cihaz Resim 4.4 ile Resim 4.5de verilmistir.
          Sekil 4.1. Akma noktası tayininde kullanılan deney düzenegi

          a
          30-10-2012 09:17

            Biyodizel Üretmek Satmak Para Kazanmak

            emine Emine Fire Avatar

            46
            Resim 4.4. Akma noktası tayininde kullanılan numune örnegi
            Resim 4.5. Metil alkollü sogutucu
            47
            4.3.4. Soguk filtre tıkanma noktası (SFTN) tayini
            Soguk filtre tıkanma noktası, standart sartlarda sogutulan belirli hacimdeki bir
            yakıtın, verilen bir zamanda standart filtre cihazından akamadıgı en yüksek
            sıcaklıktır. Deneylerde, %85 ayçiçegi - %15 palm biyodizel numunesi ile hem DND
            hem de Winflow M-05 katkı maddeleri kullanıldı. Winflow M-05 katkı maddesi
            soguk filtre tıkanma noktası tayinleri için özel üretilmis bir katkı maddesidir. Ayrıca
            ayçiçegi-palm biyodizel numunesi ile karsılastırma yapmak için Winflow M-05 katkı
            maddeli %85 kanola - %15 soya biyodizel numunesinin soguk filtre tıkanma noktası
            deneyleri de yapıldı. Oda kosullarındaki biyodizel numunesi (ayçiçegi-palm ve
            kanola-soya) 45 °C sıcaklıga kadar ısıtılarak biyodizel numunesinin 100er gramlık
            parçalar halinde sırası ile kütlece %0,05 0,15 0,25 0,36 katkı maddesi (DND ve
            Winflow M-05) ihtiva eden karısımları hazırlandı ve karısımlar bu sıcaklıkta
            homojen olarak 30ar dakika karıstırılarak oda sıcaklıgına kadar sogutuldu. Deneyler
            TS EN 116 standartına göre yapıldı. Deney düzenegi Sekil 4.2de ve deneyde
            kullanılan cihaz Resim 4.6da verilmistir.
            Sekil 4.2. Soguk filtre tıkanma noktası deney düzenegi
            48
            Resim 4.6. Soguk filtre tıkanma noktası deney cihazı
            4.3.5. Oksidasyon kararlılıgı tayini
            Biyodizel yakıtlarda oksidasyon, zamana, oksijen miktarına, sıcaklıga ve
            malzemenin özelligine baglı olarak degisebilmektedir. Zayıf kararlılık viskoziteyi ve
            araçlardaki filtreyi tıkayabilecek yapıskanları ve tortuları arttırarak fazlasıyla yüksek
            asit numaralarına yol açabilir. Deneylerde, %85 ayçiçegi - %15 palm biyodizel
            numunesi ile hem DND hem de BHT (butilat hidroksi toluen) katkı maddeleri
            kullanıldı. BHT katkı maddesi oksidasyon kararlılıgı tayinleri için özel üretilmis bir
            katkı maddesidir. Ayrıca ayçiçegi-palm biyodizel numunesi ile karsılastırma
            yapabilmek için BHT katkı maddeli %85 kanola - %15 soya biyodizel numunesinin
            oksidasyon kararlılıgı deneyleri de yapıldı. Oda kosullarındaki biyodizel numunesi
            (ayçiçegi-palm ve kanola-soya) 45 °C sıcaklıga kadar ısıtılarak biyodizel
            numunesinin 100er gramlık parçalar halinde sırası ile kütlece 2/10000 4/10000
            6/10000 8/10000 katkı maddesi (DND ve BHT) ihtiva eden karısımları hazırlandı
            ve karısımlar bu sıcaklıkta homojen olarak 30ar dakika karıstırılarak oda sıcaklıgına
            kadar sogutuldu. Deneyler TS EN 14112 standartına göre yapıldı. Deney düzenegi
            Sekil 4.3de ve deney cihazı Resim 4.7de verilmistir.
            49
            Sekil 4.3. Oksidasyon kararlılıgı deney düzenegi
            Resim 4.7. Rancimat oksidasyon kararlılıgı deney cihazı
            50
            4.4. Motor Performans Deneyleri
            Motor performans deneyleri, Balıkesirde bulunan Kara Kuvvetleri Komutanlıgı 6.
            Ana Bakım Merkezi Komutanlıgı Motor Yenileme Ünitesinde yapıldı. Motor
            performans deneylerinde %5 ve %10 oranında biyodizel (ayçiçegi-palm ve kanolasoya
            kaynaklı) motorine katıldı. Deneylerde B5 ve B10 biyodizel-motorin karısımı
            tercih edildi çünkü AB sürecinde ve Kyoto protokolüne göre dizel yakıtlarda 2005
            yılında %2,0, 2010 yılında ise %5,75 biyodizel kullanılmasının mecburi olması
            öngörülmüstür. Deney yakıtı dört silindirli, 2500 cm3 silindir hacimli, direkt
            püskürtmeli, turbo intercooler sahibi Land Rover TDI 300 marka bir Diesel motorda
            3500 devir/dakikada kısmi yük testine tabi tutuldu. Deney öncesi motor yakıt
            pompası ve enjektör ayarları orijinal degerlere göre ayarlandı. Motor testlerinde
            ölçümlere geçilmeden önce deney motoru 15 dakika yüksüz çalıstırılıp normal
            çalısma sıcaklıgına getirildi. Test esnasında motorun tork ve güç degerleri hidrolik
            bir dinamometre kullanılarak ölçüldü. Baca gazı ölçümleri, Balıkesir Belediyesi
            Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlügünden temin edilen Testo 335 marka baca gazı
            ölçüm cihazı ile yapıldı. Baca gazı ölçümleri için geçmesi gereken minimum süre 2
            dakikadır. Motor performans deneylerinde kullanılan ekipmanlar Resim 4.8, Resim
            4.9, Resim 4.10 ve Resim 4.11de verilmistir.
            51
            Resim 4.8. Land Rover TDI 300 marka Diesel motor
            Resim 4.9. Baturalp-Taylan marka dinamometre
            52
            Resim 4.10. Testo 335 marka baca gazı ölçüm cihazı
            Resim 4.11. Kontrol paneli
            53
            5. DENEY SONUÇLARI VE TARTISMA
            5.1. DND Katkı Maddesinin Viskoziteye Etkisi
            Ayçiçegi-palm biyodizelinin DND katkı maddesi ile karısımının viskozite deneyi
            sonuçları asagıda Çizelge 5.1de verilmistir.
            Çizelge 5.1. DND katkı maddesinin viskoziteye etkisi
            Katkı % Kinematik Viskozite, mm²/s
            0 4,539
            0,03 4,410
            0,05 4,677
            0,15 4,668
            0,25 4,733
            0,36 4,814
            Katkısız biyodizel numunesi ile katkılı biyodizel numuneleri karsılastırıldıgında
            viskozitelerinin bir baska deyisle akma dirençlerinin hemen hemen aynı oldugu, sabit
            kaldıgı tespit edilmistir.
            Antolin ve ark. (2002) %100 ayçiçegi yagından elde ettikleri biyodizelin kinematik
            viskozitesini 4,3 mm²/s bulmuslardır [25]. %85 ayçiçegi - %15 palm karısımından
            elde edilen biyodizelin kinematik viskozitesi ise, %100 ayçiçegi biyodizelinin
            viskozitesinden pek de farklı olmayıp 4,539 mm²/s bulunmustur.
            DND katkı maddesinin viskoziteye etkisini gösteren grafik Sekil 5.1de verilmistir.
            54
            4,539
            4,41
            4,677
            4,668
            4,733
            4,814
            4
            4,1
            4,2
            4,3
            4,4
            4,5
            4,6
            4,7
            4,8
            4,9
            0% 0,03% 0,05% 0,15% 0,25% 0,36%
            % KATILMA ORANI
            VİSKOZİTE (mm²/ s )
            Sekil 5.1. DND katkı maddesinin viskoziteye etkisi
            5.2. DND Katkı Maddesinin Alevlenme Noktasına Etkisi
            Ayçiçegi-palm biyodizelinin DND katkı maddesi ile karısımının alevlenme noktası
            deney sonuçları asagıda Çizelge 5.2de verilmistir.
            Çizelge 5.2. DND katkı maddesinin alevlenme noktasına etkisi
            Katkı % Alevlenme Noktası (°C)
            0 174
            0,03 176
            0,05 171
            0,10 173
            0,15 172
            Alevlenme noktası açısından, katkısız biyodizel numunesi ile katkılı biyodizel
            numuneleri karsılastırıldıgında, ölçülen degerler arasında pek bir farkın olmadıgı
            tespit edilmistir.
            55
            Antolin ve ark. (2002) %100 ayçiçegi yagından elde ettikleri biyodizelin alevlenme
            noktasını 110 °Cden yüksek bulmuslardır [25]. ASTM standartlarına göre minimum
            alevlenme noktası degerinin 100 °C olması gerekir. %85 ayçiçegi - %15 palm
            karısımından elde edilen biyodizelin alevlenme noktası degeri 174 °C bulunmustur.
            DND katkı maddesinin alevlenme noktasına etkisini gösteren grafik Sekil 5.2de
            verilmistir.
            174
            176
            171
            173
            172
            168
            169
            170
            171
            172
            173
            174
            175
            176
            177
            Katkısız ürün %0,03 D.N.D Katkıl ı
            ürün
            %0,05 D.N.D Katkıl ı
            ürün
            %0,10 D.N.D Katkıl ı
            ürün
            %0,15 D.N.D Katkıl ı
            ürün
            % KATILMA ORANI
            PARLAMA NOKTASI (°C)
            Sekil 5.2. DND katkı maddesinin alevlenme noktasına etkisi
            5.3. DND Katkı Maddesinin Akma Noktasına Etkisi
            Ayçiçegi-palm biyodizelinin DND katkı maddesi ile karısımının akma noktası deney
            sonuçları asagıda Çizelge 5.3de verilmistir.
            56
            Çizelge 5.3. DND katkı maddesinin akma noktasına etkisi
            Katkı % Akma Sıcaklıgı (°C)
            0 -3
            0,03 -9
            0,05 -12
            0,10 -18
            0,15 -27
            Ayçiçegi-palm biyodizelinde, katkı oranı arttırıldıkça akma sıcaklıgında dogru
            orantılı bir sekilde azalma tespit edilmistir. Burada DND katkı maddesinin akıs
            sıcaklıgı üzerine olumlu bir etkisi görülmüstür. DND katkı maddesinin akma
            noktasına etkisini gösteren grafik Sekil 5.3de verilmistir.
            -27
            -18
            -9
            -12
            -3
            -30
            -25
            -20
            -15
            -10
            -5
            0
            0%
            0,03%
            0,05%
            0,10%
            0,15%
            % KATILMA ORANI
            AKIS SICAKLIGI (°C)
            Sekil 5.3. DND katkı maddesinin akma noktasına etkisi
            5.4. Katkı Maddelerinin Soguk Filtre Tıkanma Noktasına Etkisi
            Ayçiçegi-palm biyodizelinin DND katkı maddesi ile karısımının soguk filtre
            tıkanma noktası deney sonuçları asagıda Çizelge 5.4de verilmistir.
            57
            Çizelge 5.4. DND katkı maddesinin soguk filtre tıkanma noktasına etkisi
            Katkı %
            Filtre Tıkanma
            Sıcaklıgı (°C)
            1. Ölçüm
            Filtre Tıkanma
            Sıcaklıgı (°C)
            2. Ölçüm
            Filtre Tıkanma
            Sıcaklıgı (°C)
            Ortalama
            0 -4 -4 -4
            0,05 -2 -2 -2
            0,15 -2 -2 -2
            0,25 -2 -2 -2
            0,36 -1 -2 -1,5
            Ayçiçegi-palm biyodizelinde, katkı oranı arttırıldıkça filtre tıkanma sıcaklıgında artıs
            tespit edilmistir. Bunun üzerine katkı maddesiyle ikinci bir ölçüm yapılmıs fakat 1.
            ölçümdekine benzer sonuçlar alınmıstır. Buradan hareketle DND katkı maddesinin
            ayçiçegi-palm biyodizelinin soguk filtre tıkanma noktası üzerine olumlu etkide
            bulunmadıgı sonucuna varılmıstır.
            Antolin ve ark. (2002) %100 ayçiçegi yagından elde ettikleri biyodizelin soguk filtre
            tıkanma sıcaklıgını -2 °C bulmuslardır [25]. %85 ayçiçegi - %15 palm karısımından
            elde edilen biyodizelin soguk filtre tıkanma sıcaklıgı ise -4 °C bulunmus olup, %100
            ayçiçegi biyodizelinden biraz daha iyi sonuç verdigi gözlenmistir.
            DND katkı maddesinin soguk filtre tıkanma noktasına etkisini gösteren grafik Sekil
            5.4de verilmistir.
            58
            -4
            -2 -2 -2
            -1,5
            -4,5
            -4
            -3,5
            -3
            -2,5
            -2
            -1,5
            -1
            -0,5
            0
            Katkısız
            ürün
            % 0,05
            D.N.D.
            Katkılı ürün
            % 0,15
            D.N.D.
            Katkılı ürün
            % 0,25
            D.N.D.
            Katkılı ürün
            % 0,36
            D.N.D.
            Katkılı ürün
            % KATILMA ORANI
            SFTN (°C)
            Sekil 5.4. DND katkı maddesinin soguk filtre tıkanma noktasına etkisi
            Winflow M-05 katkı maddesi, soguk filtre tıkanma noktası (SFTN) tayinleri için
            özel olarak üretilmis bir katkı maddesidir. Bu yüzden ayçiçegi-palm biyodizelinde,
            soguk filtre tıkanma noktası tayini için Winflow M-05 katkı maddesi de denenmis ve
            deney sonuçları asagıda Çizelge 5.5de verilmistir.
            Çizelge 5.5. Winflow M-05 katkı maddesinin ayçiçegi-palm biyodizelinin soguk
            filtre tıkanma noktasına etkisi
            Katkı %
            Filtre Tıkanma
            Sıcaklıgı (°C)
            1. Ölçüm
            Filtre Tıkanma
            Sıcaklıgı (°C)
            2. Ölçüm
            Filtre Tıkanma
            Sıcaklıgı (°C)
            Ortalama
            0 -4 -4 -4
            0,05 -2 -3 -2,5
            0,15 -2 -2 -2
            0,25 -2 -1 -1,5
            0,36 -2 -2 -2
            Ayçiçegi-palm biyodizelinde, katkı oranı arttırıldıkça filtre tıkanma sıcaklıgında artıs
            tespit edilmistir. Bunun üzerine katkı maddesiyle ikinci bir ölçüm yapılmıs fakat 1.
            59
            ölçümdekine benzer sonuçlar alınmıstır. Winflow M-05 katkı maddesi, soguk filtre
            tıkanma noktası tayinleri için özel olarak üretilmis bir katkı maddesi olmasına
            ragmen ayçiçegi-palm biyodizelinde olumlu sonuçlar vermedigi görülmüstür.
            Winflow M-05 katkı maddesinin soguk filtre tıkanma noktasına etkisini gösteren
            grafik Sekil 5.5de verilmistir.
            -4
            -2,5
            -2
            -1,5
            -2
            -4,5
            -4
            -3,5
            -3
            -2,5
            -2
            -1,5
            -1
            -0,5
            0
            Katkısız
            ürün
            % 0,05
            WİNFLOW
            Katkılı ürün
            % 0,15
            WİNFLOW
            Katkılı ürün
            % 0,25
            WİNFLOW
            Katkılı ürün
            % 0,36
            WİNFLOW
            Katkılı ürün
            % KATILMA ORANI
            SFTN (°C)
            Sekil 5.5. Winflow M-05 katkı maddesinin ayçiçegi-palm biyodizelinin soguk
            filtre tıkanma noktasına etkisi
            %85 ayçiçegi - %15 palm biyodizeli ile karsılastırma yapabilmek için %85 kanola
            - %15 soya biyodizelinde Winflow M-05 katkı maddesi kullanılarak soguk filtre
            tıkanma noktası deneyleri yapılmıs ve deney sonuçları asagıda Çizelge 5.6da
            verilmistir.
            60
            Çizelge 5.6. Winflow M-05 katkı maddesinin kanola-soya biyodizelinin soguk
            filtre tıkanma noktasına etkisi
            Katkı %
            Filtre Tıkanma Sıcaklıgı (°C)
            1. Deneme
            Filtre Tıkanma Sıcaklıgı (°C)
            2. Deneme
            0 -15 -15
            0,05 -19 -18
            0,15 -20 -20
            0,25 -17 -18
            0,36 -12 -10
            Kanola-soya biyodizelinde katkı oranı arttıkça filtre tıkanma sıcaklıgında bir
            dalgalanma görülmüstür. Bunun üzerine ikinci bir deneme daha yapılmıs ve benzer
            sonuçlar alınmıstır. Degerlerde bir dalgalanma görülmüs olmasına ragmen sonuçlar
            olumlu olmustur. Bu kosullara göre kanola-soya biyodizeli için kütlece %0,15
            Winflow M-05 katkısı optimum degerdir. Bununla birlikte DND ve Winflow M-05
            katkı maddelerinin ayçiçegi-palm biyodizelinin soguk filtre tıkanma noktası üzerine
            etkilerinin incelendigi deneydeki sonuçlar, Winflow M-05 katkı maddesinin kanolasoya
            biyodizelinin soguk filtre tıkanma noktası üzerine etkisinin incelendigi
            deneydeki sonuçlar ve Winflow M-05 katkı maddesinin soguk filtre tıkanma noktası
            tayinleri için özel olarak üretilmis bir katkı maddesi oldugu göz önüne alındıgında
            ayçiçegi-palm karısımından elde edilen biyodizelin, soguk filtre tıkanma noktası
            tayinlerinde kanola-soya karısımından elde edilen biyodizele göre olumlu sonuçlar
            vermedigi görülmüstür. Winflow M-05 katkı maddesinin kanola-soya biyodizelinin
            soguk filtre tıkanma noktası üzerine etkisini gösteren grafik Sekil 5.6da verilmistir.
            61
            Sekil 5.6. Winflow M-05 katkı maddesinin kanola-soya biyodizelinin soguk
            filtre tıkanma noktasına etkisi
            5.5. Katkı Maddelerinin Oksidasyon Kararlılıgı Üzerine Etkisi
            Ayçiçegi-palm biyodizelinin DND katkı maddesi ile karısımının oksidasyon
            kararlılıgı deney sonuçları asagıda Çizelge 5.7de verilmistir.
            Çizelge 5.7. DND katkı maddesinin oksidasyon kararlılıgına etkisi
            Katkı Miktarı (m/m)
            (kütlece)
            Oksidasyon Kararlılıgı (saat)
            0 1
            2/10 000 3,2
            4/10 000 2,9
            6/10 000 3,0
            8/10 000 3,1
            62
            Katkı maddesi, yakıttaki oksidasyon kararlılıgını arttırmıs ancak katkı oranlarının
            etkileri arasında ciddi farklılıklar bulunmamıstır. DND katkı maddesinin oksidasyon
            kararlılıgına etkisini gösteren grafik Sekil 5.7de verilmistir.
            3,1
            3,0
            2,9
            3,2
            1
            0,0
            0,5
            1,0
            1,5
            2,0
            2,5
            3,0
            3,5
            0 2/10000 4/10000 6/10000 8/10000
            KATILMA ORANI (m/m) (g)
            OKSİDASYON KARARLILIGI (saat)
            Sekil 5.7. DND katkı maddesinin oksidasyon kararlılıgına etkisi
            BHT katkı maddesi, oksidasyon kararlılıgı tayinleri için özel olarak üretilmis bir
            katkı maddesidir. Bu yüzden ayçiçegi-palm biyodizeli, oksidasyon kararlılıgı tayini
            için BHT katkı maddesi ile de denenmis ve deney sonuçları asagıda Çizelge 5.8de
            verilmistir.
            Çizelge 5.8. BHT katkı maddesinin ayçiçegi-palm biyodizelinin oksidasyon
            kararlılıgına etkisi
            Katkı Miktarı (m/m) Oksidasyon Kararlılıgı (saat)
            0 1
            2/10 000 3,6
            4/10 000 4,0
            6/10 000 4,5
            8/10 000 5,0
            63
            Katkı oranı arttıkça yakıttaki oksidasyon kararlılıgı da dogru orantılı olacak sekilde
            bir artıs göstermistir. Dolayısıyla BHT katkı maddesi, DND katkı maddesine göre
            oksidasyon kararlılıgı deneylerinde daha iyi sonuçlar vermistir. BHT katkı
            maddesinin ayçiçegi-palm biyodizelinin oksidasyon kararlılıgına etkisini gösteren
            grafik Sekil 5.8de verilmistir.
            5,0
            4,5
            4,0
            3,6
            1
            0,0
            1,0
            2,0
            3,0
            4,0
            5,0
            6,0
            0 2/10000 4/10000 6/10000 8/10000
            KATILMA ORANI (m/m) (g)
            OKSİDASYON KARARLILIGI (saat)
            Sekil 5.8. BHT katkı maddesinin ayçiçegi-palm biyodizelinin oksidasyon
            kararlılıgına etkisi
            %85 ayçiçegi - %15 palm biyodizeli ile karsılastırma yapabilmek için %85 kanola
            - %15 soya biyodizelinde BHT katkı maddesi kullanılarak oksidasyon kararlılıgı
            deneyleri yapılmıs ve deney sonuçları asagıda Çizelge 5.9da verilmistir.
            64
            Çizelge 5.9. BHT katkı maddesinin kanola-soya biyodizelinin oksidasyon
            kararlılıgına etkisi
            Katkı Miktarı (m/m) Oksidasyon Kararlılıgı (saat)
            0 6,2
            2/10 000 7,5
            4/10 000 8,51
            6/10 000 9,47
            8/10 000 10,01
            Ayçiçegi-palm biyodizelinde oldugu gibi kanola-soya biyodizelinde de BHT katkı
            oranı arttırıldıkça yakıttaki oksidasyon kararlılıgı da dogru orantılı sekilde artmıstır.
            BHT katkılı kanola-soya biyodizelinin, yine BHT katkılı ayçiçegi-palm biyodizeline
            göre oksidasyon kararlılıgı tayinlerinde çok daha iyi sonuçlar verdigi tespit
            edilmistir. BHT katkı maddesinin kanola-soya biyodizelinin oksidasyon kararlılıgına
            etkisini gösteren grafik Sekil 5.9da verilmistir.
            10,01
            9,47
            8,51
            7,5
            6,2
            0,0
            2,0
            4,0
            6,0
            8,0
            10,0
            12,0
            0 2/10000 4/10000 6/10000 8/10000
            KATILMA ORANI (m/m) (g)
            OKSİDASYON KARARLILIGI (saat)
            Sekil 5.9. BHT katkı maddesinin kanola-soya biyodizelinin oksidasyon
            kararlılıgına etkisi
            65
            5.6. Motor Performans Deneyi Sonuçları
            %5 ve %10 oranında ayçiçegi-palm ile kanola-soya biyodizeli içeren B5 ve B10
            numunelerinin ve motorinin (2 numaralı dizel yakıt) 3500 devir/dakikada kısmi yük
            testine tabi tutuldugu deney sonuçları asagıda Çizelge 5.10da verilmistir. Ayrıca bu
            deney sonuçlarının kontrol paneli vasıtasıyla alınan bilgisayar çıktıları EK-1, EK-2,
            EK-3, EK-4 ve EK-5te verilmistir. B5 ve B10 biyodizel numunelerinin ve motorinin
            baca gazı analiz sonuçları da asagıda Çizelge 5.11 ve Çizelge 5.12de verilmistir.
            Çizelge 5.10. B5 ve B10 yakıtlarının motor performans degerleri
            Motorin
            B5
            ayçiçegipalm
            B5
            kanolasoya
            B10
            ayçiçegipalm
            B10
            kanolasoya
            Motor
            sogutma
            suyu çıkıs
            sıcaklıgı,°C
            50,4 48,4 48,2 48,3 48,2
            Motor yag
            basıncı, bar
            4,0 4,1 4,4 4,3 4,0
            Egzoz
            sıcaklıgı,°C
            335 339 281 265 344
            Motor yag
            sıcaklıgı,°C
            91 85,2 59,8 70,1 86,8
            66
            Çizelge 5.10 (Devam). B5 ve B10 yakıtlarının motor performans degerleri
            Ham güç,
            hp
            69,7 69,7 70,9 67,4 70,1
            Düzeltilmis
            güç, hp
            70,8 72,4 73,3 69,2 72,9
            Tork, kg.m 14,2 14,2 14,4 13,6 14,2
            Çizelge 5.11. Ayçiçegi-palm biyodizelinin ve motorinin baca gazı analiz sonuçları
            B5 B10 Motorin
            Baca gazı sıcaklıgı
            (°C)
            27,7 32,7 31,5
            % CO2 7,54 7,82 7,62
            % O2 10,70 10,31 10,59
            CO (mg.m³) 306 480 411
            SO2 (ppm) 0 0 3
            SO2 (mg.m³) 0 0 15
            Ortam sıcaklıgı (°C) 25,2 25,8 24,0
            Çizelge 5.12. Kanola-soya biyodizelinin ve motorinin baca gazı analiz sonuçları
            B5 B10 Motorin
            Baca gazı sıcaklıgı
            (°C)
            24,7 26,9 31,5
            % CO2 7,53 7,53 7,62
            % O2 10,72 10,71 10,59
            CO (mg.m³) 339 372 411
            SO2 (ppm) 0 0 3
            SO2 (mg.m³) 0 0 15
            Ortam sıcaklıgı (°C) 22,2 24,6 24,0
            67
            Motor performans deneylerinde gerek ayçiçegi-palm gerekse kanola-soya B5 ve
            B10 biyodizel numuneleri, Diesel motorunda tork ve güç özellikleri açısından
            motorinin sagladıgı degerlere çok yakın degerler sagladıkları tespit edilmistir.
            Biyodizel kaynaklarında ise kanola-soya karısımının, ayçiçegi-palm karısımına göre
            az da olsa daha iyi degerler elde ettigi görülmüstür.
            Baca gazı analiz sonuçlarında, ayçiçegi-palm ve kanola-soya biyodizel karısımlarının
            hiçbirinde SO2e rastlanmamıstır. Analiz sonuçlarına göre ayçiçegi-palm ve kanolasoya
            biyodizel karısımlarının birbirlerine yakın degerlerde oldugu görülmüstür. B10
            ayçiçegi-palm biyodizeli dısındaki tüm biyodizel numunelerinde CO2 ve CO
            miktarları motorine göre daha düsük ve O2 miktarı ise daha yüksek çıkmıstır. B10
            ayçiçegi-palm biyodizelinin baca gazı sıcaklıgı diger biyodizel numunelerinin baca
            gazı sıcaklıgına göre biraz daha yüksek çıkmıstır. Sonuç olarak, B10 ayçiçegi-palm
            biyodizelinde analiz için gerekli olan bazı sartların saglanamamıs olabilecegi
            düsünülmektedir.
            68
            6. SONUÇLAR VE ÖNERİLER
            Deneylerde, bitkisel yag kaynagı olarak %85 ayçiçegi yagı ve %15 palm yagından
            olusan karısım tercih edilmistir. Ayçiçegi bitkisinin ülkemiz kosullarına uygun bir
            ürün olması ve palm yagının diger bitkisel yag kaynaklarına göre maliyetinin daha
            düsük olması bu karısımın tercih edilme nedenidir. Ayrıca degisik yag
            karısımlarından üretilen biyodizelin donma noktasının da daha düsük olacagı
            öngörülmüstür. Üretilen ayçiçegi-palm biyodizelinin özelliklerini (viskozite, akma
            sıcaklıgı, soguk filtre tıkanma noktası, vb.) iyilestirmek için belli oranlarda organik
            DND katkı maddesi kullanılmıstır.
            Deneylerde ayçiçegi-palm karısımıyla karsılastırma yapabilmek için %85 kanola
            yagı ve %15 soya yagından olusan karısım da kullanılmıstır. Soguk filtre tıkanma
            noktası ve oksidasyon kararlılıgı deneylerinde karsılastırma yapabilmek için kanolasoya
            biyodizel karısımı, organik BHT ve Winflow M-05 katkı maddeleriyle birlikte
            kullanılmıstır.
            Ayçiçegi-palm biyodizelinin DND katkı maddesi ile karısımının viskozite
            deneylerinde, viskozite degerlerinin 4,410 ile 4,814 mm²/s arasında oldugu, katkısız
            ve katkılı biyodizel numunelerinin viskozitelerinin hemen hemen degismedigi, sabit
            kaldıgı tespit edilmistir. Ayrıca Antolin ve ark. (2002) çalısmalarında, %100 ayçiçegi
            yagından elde ettikleri biyodizelin viskozitesini 4,3 mm²/s bulmuslardır [25].
            Deneylerde %85 ayçiçegi - %15 palm karısımından elde edilen biyodizelin
            viskozitesi, %100 ayçiçegi yagından elde edilen biyodizelin viskozitesinden pek de
            farklı olmayıp 4,539 mm²/s bulunmustur.
            Ayçiçegi-palm biyodizelinin DND katkı maddesi ile karısımının alevlenme noktası
            deneyleri açısından, katkısız ve katkılı biyodizel numuneleri için ölçülen degerler
            arasında pek bir farkın olmadıgı tespit edilmistir. Yine Antolin ve ark. (2002) %100
            ayçiçegi yagından elde ettikleri biyodizelin alevlenme noktasını 110 °Cden yüksek
            bulmuslardır [25]. ASTM standartlarına göre minimum alevlenme noktası degerinin
            69
            100 °C olması gerekir. Deneylerde, %85 ayçiçegi - %15 palm karısımından elde
            edilen biyodizelin alevlenme noktası degeri 174 °C bulunmustur.
            Ayçiçegi-palm biyodizelinin DND katkı maddesi ile karısımının akma noktası
            deneylerinde, katkı oranı arttırıldıkça akma sıcaklıgında dogru orantılı bir sekilde
            azalma tespit edilmistir. %0,15 katkı içeren biyodizelin akma sıcaklıgı -27 °Ce
            kadar düsürülmüstür. Buradan hareketle katkı maddesinin akıs sıcaklıgı üzerine
            olumlu bir etkisi görülmüstür.
            Ayçiçegi-palm biyodizelinin soguk filtre tıkanma noktası deneylerinde, DND katkı
            maddesinin yanısıra soguk filtre tıkanma noktası tayinleri için özel olarak üretilmis
            Winflow M-05 katkı maddesi de kullanılmıstır. Fakat her iki katkı maddesinin de
            soguk filtre tıkanma noktası üzerine olumlu etkileri görülmemistir. Katkısız
            numunenin soguk filtre tıkanma noktası -4 °C bulunmusken, katkılı numunelerin
            degerleri -2 °C civarında olmustur. Karsılastırma yapabilmek için kanola-soya
            biyodizelinde Winflow M-05 katkı maddesi kullanılarak soguk filtre tıkanma noktası
            deneyleri de yapılmıs ve olumlu sonuçlar alınmıstır. %0,15 katkılı numunede filtre
            tıkanma sıcaklıgı -15 °Cdan -20 °Ca kadar düsürülmüstür. Ayrıca Antolin ve ark.
            (2002) %100 ayçiçegi yagından elde ettikleri biyodizelin soguk filtre tıkanma
            sıcaklıgını da -2 °C bulmuslardır [25]. Dolayısıyla soguk fitre tıkanma noktasında,
            kanola-soya karısımının ayçiçegi-palm karısımına göre daha iyi sonuçlar verdigi
            görülmüstür. Ancak %0,15den fazla Winflow M-05 katkı maddesi katıldıgında
            SFTN -10 °Ca kadar yine yükselmistir.
            Ayçiçegi-palm biyodizelinin oksidasyon kararlılıgı deneylerinde, DND katkı
            maddesinin yanısıra oksidasyon kararlılıgı tayinleri için özel olarak üretilmis BHT
            katkı maddesi de kullanılmıs ve her iki katkı maddesi de iyi sonuçlar vermistir.
            Katkısız ayçiçegi-palm biyodizelinin oksidasyon kararlılıgı 1 saat iken, bu deger
            DND katkılı biyodizelde 3,2 saate, BHT katkılı biyodizelde 5 saate kadar çıkmıstır.
            Kanola-soya biyodizelinde BHT katkı maddesi kullanılarak yapılan deneylerde
            sonuçlar çok daha iyi olmus ve oksidasyon kararlılıgı 10,01 saate kadar yükselmistir.
            70
            Oksidasyon kararlılıgında da, kanola-soya karısımının ayçiçegi-palm karısımına göre
            daha iyi sonuçlar verdigi görülmüstür.
            Motor performans deneylerinde, gerek ayçiçegi-palm gerekse kanola-soya
            karısımından üretilen biyodizel katkılı dizel yakıtın, saf dizel yakıtın degerlerine
            yaklastıgı tespit edilmistir. Kanola-soya karısımı, ayçiçegi-palm karısımına nazaran
            biraz daha iyi sonuçlar vermistir.
            Baca gazı analizlerinde de biyodizel karısımlarının hiçbirinde SO2e rastlanmamıstır.
            Katkı maddeleri katıldıkları yakıtın bazı özelliklerini olumlu yönden etkilerken, bazı
            özelliklerini de olumsuz yönden etkileyebilir. Her katkı maddesi her türlü yakıtta iyi
            sonuçlar vermeyebilir. Yakıta uygun katkı maddesi seçilmelidir. Genellikle en
            verimli sonuçlar, içerisinde fazla doymus yag bulunmayan soya ve kanola gibi
            yaglarda görülmüstür. Ancak bu konu daha derinlemesine incelenmelidir.
            Esterlesme reaksiyonu dısındaki mikroemülsiyon, piroliz gibi diger üretim
            yöntemlerinin biyodizel verim ve özellikleri üzerine etkisi incelenmelidir.
            71
            KAYNAKLAR
            1. Acaroglu, M., Biyomotorin Yakıtı, Alternatif Enerji Kaynakları, Atlas Yayın
            Dagıtım, İstanbul, 75-78, 229-256 (2003).
            2. Gürü, M., Karakaya, U., Altıparmak, D., Alıcılar, A., Improvment of Diesel
            Fuel Properties by Using Additives, Energy Conversion & Management, 43:
            1021-1025 (2002).
            3. Yang, H.H., Lee, W.J., Mi, H.H., Wong, C.H., Chen, C.B., Pah Emissions
            Influenced by Mn Based Additive and Turbocharging from a Heavy Duty Diesel
            Engine, Environment International, 24: 389-403 (1998).
            4. Marchetti, A., Knize, M., Zucca, M., Pletcher, R., Layton, D., Biodegradition of
            Potential Diesel Oxygenate Additives: DBM and TGME, Chemosphere, 52:
            861-868 (2003).
            5. Menezes, E.W., Silva, R., Cataluna, R., Ortega, R.J.C., Effect of Ethers and
            Ether/Ethanol Additives on the Physicochemical Properties of Diesel Fuel and
            On Engine Tests, Fuel, 85: 815-822 (2005).
            6. Çaynak, S., Pirina Yagının Tranesterifikasyonu ile Biyomotorin Sentezinin
            Optimizasyonu ve Performans Özelliklerinin Degerlendirilmesi, Yüksek Lisans
            Tezi, Gazi Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Ankara, 49-66 (2005).
            7. Felizardo, P., Correia, M., Raposo, I., Mendes, J., Berkemeier, R., Bordado, J.,
            Production of Biodiesel from Waste Frying Oils, Waste Management, 26(5):
            487-494 (2006).
            8. Ramadhas, A.S., Jayaraj, S., Muraleedharan, C., Biodiesel Production from
            High FFA Rubber Seed Oil, Fuel, 84: 335-340 (2005).
            9. Usta, N., An Experimental Study on Performance and Exhaust Emissions of a
            Diesel Engine Fuelled With Tobacco Seed Oil Methyl Ester, Energy
            Conversion & Management, 46: 2373-2386 (2005).
            10. Demirbas, A., Biodiesel From Vegetable Oils Via Transesterification in
            Supercritical Methanol, Energy Conversion & Management, 43: 2349-2356
            (2002).
            11. Çetinkaya, M., Ulusoy, Y., Tekin, Y., Karaosmanoglu, F., Engine and Winter
            Road Test Performances of Used Cooking Oil Originated Biodiesel, Energy
            Conversion & Management, 46: 1279-1291 (2005).
            72
            12. İlkılıç, C., Çesitli Alternatif Yakıtların Dizel Motoru Emisyonlarına Etkilerinin
            Teorik ve Deneysel İncelenmesi, Doktora Tezi, Fırat Üniversitesi Fen Bilimleri
            Enstitüsü, Elazıg, 109-112 (1999).
            13. Feng, Y., Wong, A., Monnier, J., Chemical composition of tall oil-based cetane
            enhancer for diesel fuels, First Biomass Conference of the Americas: Energy,
            Environment, Agriculture and Industry, Burlington, 81-93 (1993).
            14. Vicente, G., Martinez, M., Aracil, J., Integrated biodiesel production: a
            comparison of different homogeneous catalysts systems, Bioresource
            Technology, 92: 297-305 (2004).
            15. Yamık, H., Dizel Motorlarda Alternatif Yakıt Olarak Yag Esterlerinin
            Kullanılma İmkanlarının Arastırılması, Doktora Tezi, Gazi Üniversitesi Fen
            Bilimleri Enstitüsü, Ankara, 71-142 (2002).
            16. Ma, F., Hanna, M.A., Biodiesel production a review, Bioresource Technology,
            70: 1-15 (1999).
            17. Fukuda, H., Kondo, A., Noda, H., Biodiesel fuel production by
            transesterification of oils, Journal of Bioscience and Bioengineering, 92(5):
            405-416 (2001).
            18. Abreu, F.R., Alves, M.B., Maceddo, C.C.S., Zara, L.F., Suarez, P.A.Z., New
            multi phase catalytic systems based on tin compounds active for vegetable oil
            transesterification reaction, Journal of Molecular Catalysis A: Chemical, 227:
            263-267 (2005).
            19. Dorado, M.P., Ballesteros, E., Arnal, J.M., Gomez, J., Lopez, F.J., Exhaust
            Emissions From A Diesel Engine Fueled With Transesterified Waste Olive Oil,
            Fuel, 82: 1311-1315 (2003).
            20. Han, H., Cao, W., Zhang, J., Preparation of Biodiesel from Soybean Oil Using
            Supercritical Methanol and CO2 as Co-Solvent, Process Biochemistry, 40:
            3148-3151 (2005).
            21. Noureddini, H., Gao, X., Philkana, R.S., Immobilized Pseudomonas Cepacia
            Lipase for Biodiesel Fuel Production from Soybean Oil, Bioresource
            Technology, 96: 769-777 (2005).
            22. Kalam, M.A., Masjuki, H.H., Biodiesel from Palm Oil-an Analysis of its
            Properties and Potential, Biomass & Bioenergy, 23: 471-479 (2002).
            23. Altın, R., Çetinkaya, S., Yücesu, H.S., The Potential of Using Vegetable Oil
            Fuels as Fuel for Diesel Engines, Energy Conversion & Management, 42: 529-
            538 (2001).
            73
            24. Kim, H.J., Kang, B.S., Kim, M.J., Park, Y.M., Kim, D.K., Lee, J.S., Lee, K.Y.,
            Transesterification of Vegetable Oil to Biodiesel Using Heterogeneous Base
            Catalyst, Catalysis Today, 93-95: 315-320 (2004).
            25. Antolin, G., Tinaut, F.V., Briceno, Y., Castano, V., Perez, C., Ramirez, A.I.,
            Optimisation of Biodiesel Production by Sunflower Oil Transesterification,
            Bioresource Technology, 83: 111-114 (2002).
            26. Ramadhas, A., Muraleedharan, C., Jayaraj, R., Performance and Emission
            Evaluation of a Diesel Engine Fueled with Methyl Esters of Rubber Seed Oil,
            Renewable Energy, 30: 1789-1800 (2005).
            27. Geivanidis, S., Pistikopoulos, P., Samaras, Z., Effect on Exhaust Emissions by
            the Use of Methylcyclopentadienyl Manganese Tricarbonyl (MMT) Fuel
            Additive and Other Lead Replacement Gasolines, The Science of the Total
            Environment, 305: 129-141 (2003).
            28. Glaude, P.A., Pitz, W.J., Thomson, M.J., Chemical Kinetic Modeling of
            Dimethyl Carbonate in an Opposed-Flow Diffusion Flame, 24 Proceedings of
            the Combustion Institute, 30: 1111-1118 (2005).
            29. Burtscher, H., Matter, U., Skillas, G. and Zhiqiang, Q., Particles in Diesel
            Exhaust Caused by Fuel Additives, J. Aerosol Science, 29: 955-956 (1998).
            30. Chiu, C.W., Schumacher, L.G., Suppes, G.J., Impact of Cold Flow Improves on
            Soybean Biodiesel Blend, Biomass & Bioenergy, 27: 485-491 (2004).
            31. Usta, N., Öztürk, E., Can, Ö., Cankur, E.S., Nas, S., Çan, A.H., Can, A.Ç.,
            Topçu, M., Combustion of Biodiesel Fuel Produced from Hazelnut Soapstock /
            Waste Sunflower Oil Mixture in a Diesel Engine, Energy Conversion &
            Management, 46: 741-755 (2005).
            32. Erdogan, S., Alternatif Enerji Kaynakları ve Türkiyenin Enerji Potansiyeli, 3E
            Dergisi, 110 (2003).
            33. Karaosmanoglu, F., Biyokökenli Endüstriyel Ürünler-1: Yakıt Alkolü, 3E
            Dergisi, 134 (2005).
            34. İnternet: T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlıgı Basın Merkezi,
            http://www.enerji.gov.tr (2005).
            35. Karaosmanoglu, F., Biyokökenli Endüstriyel Ürünler-2: Biyodizel, Kimya
            Teknolojileri, 57 (2005).
            36. Akgün N.A., Kalpaklı Y.K., Özkara, N., Enerji Gündemindeki Konu: Biodizel,
            Kimya Teknolojileri, 50 (2005).
            74
            37. İnternet: Türkiye Odalar ve Borsalar Birligi, http://www.tobb.org.tr (2007).
            38. Afacan, T., Türkiyedeki Biyoyakıtların Gelisimi, Uygulamalar, Sorunlar ve
            Öngörüler, 10.Enerji Kongresi, İstanbul, 23-25 (2006).
            39. Karahan, S., Biyodizel Kalitesi ve Biyodizel Kalitesinin Dizel Motorlara
            Etkileri, Biyodizel Çalıstayı, Ankara, 18-20, 49 (2005).
            40. Keskin, A., Tall Yagı Esaslı Biyodizel ve Yakıt Katkı Maddesi Üretimi ve
            Bunların Dizel Motor Performansı Üzerindeki Etkileri, Doktora Tezi, Gazi
            Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Ankara, 22-35 (2005).
            75
            EKLER
            76
            EK 1 %100 dizel yakıtının motor performans deneyi sonuçları
            77
            EK 2 B5 (ayçiçegi-palm) yakıtının motor performans deneyi sonuçları
            78
            EK 3 B10 (ayçiçegi-palm) yakıtının motor performans deneyi sonuçları
            79
            EK 4 B5 (kanola - soya) yakıtının motor performans deneyi sonuçları
            80
            EK 5 B10 (kanola-soya) yakıtının motor performans deneyi sonuçları
            81
            ÖZGEÇMİS
            Kisisel Bilgiler
            Soyadı, adı : SEKER, Serhat
            Uyrugu : T.C.
            Dogum tarihi ve yeri : 26.06.1980 Balıkesir
            Medeni hali : Bekar
            Telefon : 0 (266) 246 05 83
            Faks : 0 (266) 244 53 88
            e-mail : serhatseker@gmail.com
            Egitim
            Derece Egitim Birimi Mezuniyet tarihi
            Lisans Gazi Üniversitesi / Kimya Mühendisligi 2004
            Lise Bursa Ulubatlı Hasan Anadolu Lisesi 1998
            İs Deneyimi
            Yıl Yer Görev
            2006-2007 TÜİK Balıkesir Bölge Müdürlügü TÜİK Uzman Yrd.
            2005 Ankara İvedik Organize Sanayi Bölgesi Kimya Mühendisi
            Yabancı Dil
            İngilizce, Almanca
            Hobiler
            Futbol, Basketbol, Müzik, Bilgisayar teknolojileri

            Dökümanın Orjinalini İndirmek İçin Lütfen Tıklayınız

            a
            30-10-2012 09:17

              TÜRKİYE DE BİYODİZEL ÜRETİM MALİYETİ VE YAŞANAN SORUNLAR

              emine Emine Fire Avatar

              VII. Ulusal Temiz Enerji Sempozyumu, UTES2008 17-19 Aralık 2008, İstanbul
              197
              TÜRKİYEDE BİYODİZEL ÜRETİM MALİYETİ VE YAŞANAN SORUNLAR
              Baran YAŞAR
              Çukurova Üniversi tesi Zi raat Fakül tesi Tar ım Ekonomisi Bölümü Adana.
              byasar@cu.edu.tr
              Özet
              Artan enerji fiyatları ve yaşanan sorunlarla birlikte, fosil kaynakların aşırı tüketilmesi ve
              çevresel sorunlar ülkeleri enerjide yeni arayışlar bulmaya zorlamaktadır. Dünyada ve
              ülkemizde bu kaynaklar içerisinde giderek dikkatleri üzerine çeken biyodizel yakıtının
              gelişme seyri gözden kaçmamaktadır. Son günlerde biyoyakıtlar gıda fiyatlarını artırdığı ve
              mono kültür tarıma neden olduğu gibi eleştirilere maruz kalsa da yaşanan gelişmeler
              biyoyakıtların üretiminin devam edeceği yönünde ipuçları göstermektedir. Bu çalışmada
              ülkemizde biyodizel üretiminde TSE tarafından standart hammadde kabul edilen kolzanın
              üretim maliyetleri incelenmiş, biyodizel üretiminin maliyeti kolza bitkisi örneğiyle
              değerlendirilmiştir. Çalışmada ayrıca ülkemizde kolza ve biyodizel üretiminde yaşanan
              sorunlar da ayrıntılı olarak ele alınmıştır.
              Anahtar kelimeler: Biyodizel, Kolza, Üretim Maliyeti, Enerji Bitkisi.
              Abstract
              Countries trying ro find new alternatives about energy because of increasing energy prices,
              consuming fossil fuels and environmental problems. Nowadays biodiesel is developing
              rapidly which is important renewable energy source.Biodiesel has criticims like increasing
              crops price and monocultur agriculture but it has clues to continue production.In this
              research, were examined about repeseed production cost which is admitted standard raw
              material by TSE and biodiesel production cost with rapeseed. And also were examined
              problems about rapeseed and biodiesel production.
              Keywords: Biodiesel, Rapeseed, Production Cost, Energy Crop.
              1.GİRİŞ
              Dünyada giderek artış gösteren enerji tüketimi; artan nüfus ve insan ihtiyaçlarının
              sınır tanımamasıyla birlikte hızlı bir artış göstermektedir. Artan enerji fiyatları sanayi, tarım,
              hizmetler sektörü ve bunlarla birlikte zincirin son halkasında yer alan son tüketicileri de
              önemli ölçüde etkilemektedir. Özellikle artan petrol fiyatları ülkeler üzerinde baskılar
              yaratmakta ve enerjide sorun yaşamak istemeyen ülkeler petrole olan bağımlılıklarını
              azaltmaya çalışmaktadırlar. Enerji arzında ve kullanımında yaşanan bu sıkıntılar dünya
              VII. Ulusal Temiz Enerji Sempozyumu, UTES2008 17-19 Aralık 2008, İstanbul
              198
              üzerinde yenilenebilir ve alternatif enerji kaynaklarını cazip hale getirmekte ve ülkelerin
              enerjide dışa bağımlı olmamak için bu kaynaklara hızla yöneldikleri görülmektedir.
              Alternatif enerji kaynakları ve gelişmeler incelendiğinde dünyada biyodizel ve
              biyoethanol gibi biyoyakıtların gelişimi dikkatleri çekmektedir. Biyoyakıtların hammaddesini
              tarım ürünlerinin oluşturması, konunun tarım sektörü ve üreticiler açısından da önemini
              artırmaktadır. Bununla birlikte biyoyakıtların beraberinde getirdiği; artan tarım ürünleri
              fiyatları, enerji tarımında karşılaşılan sorunlar ve tarım topraklarının enerji-gıda amaçlı olarak
              değerlendirilmesi gibi sorunlar da tartışmalar devam etmektedir.
              2.TÜRKİYEDE KOLZA ÜRETİMİ VE YAŞANAN SORUNLAR
              Anavatanı Akdeniz Bölgesi olan kolza bitkisi kışlık ve yazlık olarak ülkemizde
              yetiştirilebilmektedir. Tohumlarında % 25-50 oranında yağ bulunduran kolza bitkisi, yağ,
              sabun, boya ve diğer endüstri dallarında kullanılmaktadır [1]. Islah edilmemiş yani doğada
              bulunan kolza bitkisi insan sağlığına zararlı toksit etkili, yaklaşık % 40-50 oranında erusik asit
              içerir. Kanadada yapılan bilimsel çalışmalar sonucu içindeki erusik asit miktarı % 1 ve daha
              altına indirilerek endüstriyel olarak kullanılabilir bir yağlı tohum bitkisi haline gelmiştir.
              Kanola adı aslında kanadalılar tarafından bitkiye verilmiş ticari ismidir ve canadian oil, low
              acid kelimelerinin harflerinden türetilmiştir [2].
              Kolza 1980li yıllarda ülkemizde yaygınlaştırılmaya çalışılmış fakat bünyesinde
              bulundurduğu oleik asitten dolayı ekimi ve üretimi yaygınlaşamamıştır. Yapılan ıslah
              çalışmaları, enerji tarımı ve kolzanın 2000li yıllara gelindiğinde biyoyakıtlar için hammadde
              olarak kullanılması nedeniye ülkemizde de kolzaya olan talep artmıştır.
              Ülkemizde 2006 yılı itibariyle 6.6 milyon dekar olan yağlı tohum ekilişi içerisinde
              kolza 54 bin dekar (% 0,8) ekilişe, 2.8 milyon ton yağlı tohum üretiminde ise 12.6 bin ton
              (%0,45) üretime sahip olduğu görülmektedir [3]. Kolza ekiliş, üretim ve verim rakamları
              ayrıntılı olarak incelendiğinde ise; ekim alanının aşırı dalgalanmalar gösterdiği ve 2006 yılı
              itibariyle 53.898 da, üretim miktarınında ekiliş alanına bağlı olarak 12.615 ton olduğu
              görülmektedir. Kolza verimi yıllar itibariyle değişiklikler göstermekle birlikte ortalama 232
              Kg/da değere sahip olduğu yapılan tespitler arasındadır (Çizelge 1).
              VII. Ulusal Temiz Enerji Sempozyumu, UTES2008 17-19 Aralık 2008, İstanbul
              199
              Çizelge 1. Türkiyede Kolza Ekili, Üretim ve Verimi
              YILLAR
              Ekiliş
              (da)
              Üretim(Ton) Verim(Kg/da)
              1987 2.500 340 136
              1990 20.170 2.100 104
              1995 70 9 129
              2000 820 187 228
              2001 2.900 650 224
              2002 5.500 1.500 273
              2003 28.000 6.500 232
              2004 17.000 4.500 265
              2005 7.000 1.200 171
              2006 53.898 12.615 234
              Kaynak: [3].
              Dünyada yaşanan; kuraklık, artan girdi maliyetleri ve yaşanan diğer yapısal sorunlar
              ülkemizde üreticileri yağlı tohumlar özellikle kolza gibi üretim maliyet daha düşük ve
              yetiştiriciliği daha kolay olan ürünlere yöneltmektedir. Son dönemde özellikle üreticilere
              yapılan desteklemelerden kolza üretimi de etkilenmiş, üretim ve ekiliş miktarları aşırı
              dalgalanmalar gösterse de kolza tarımı ülkemizde artış eğilimi göstermektedir. Bununla
              birlikte kolzanın biyodizel üretimi için hammadde olarak kullanılması ve kolay
              pazarlanabilmesi üreticilerin bu ürüne olan ilgisini de giderek artırmıştır.
              Ülkemizde kolza üretim maliyeti incelendiğinde; yıllar itibariyle önemli değişiklikler
              göstermediği ve ortalama olarak 0,50 YTL/Kg olduğu yapılan tespitler arasındadır. Bununla
              birlikte kolzaya uygulanan pirim desteği artış eğiliminde olup, 2007 yılı itibariyle 0,22
              YTL/Kg gibi yaklaşık olarak ürün maliyetinin % 50 oranında teşviğe konu olmaktadır
              (Çizelge 2).
              Çizelge 2. Kolza Üretim Maliyeti
              Yıllar Üretim Maliyeti
              (YTL/Kg)
              Pirim Desteklemesi
              (YTL/Kg)
              2003 0,50 0,12
              VII. Ulusal Temiz Enerji Sempozyumu, UTES2008 17-19 Aralık 2008, İstanbul
              200
              2004 0,40 0,13
              2005 0,53 0,20
              2006 0,55 0,22
              2007 0,52 0,22
              Kaynak: [4].
              Kolza üretiminde yaşanan gelişmelere sadece maliyet unsurları ve pirim ödemeleri
              desteği olarak bakmak, kolza konusunda yaşanan gelişmeleri tam olarak anlamamıza
              yetmemektedir. Kolza üretiminde yaşanan sorunlar ve üreticilerin karşılaştıkları önemli
              sıkıntılarında değerlendirilmesi ülkemizde kolza üretiminin geleceği açısından daha iyi
              sonuçlar elde etmemizi sağlayacaktır.
              Kolza yetiştiriciliğinde karşılaşılan sorunlar incelendiğinde; temel sorun olarak
              üreticilerin kolza bitkisini ve yetiştiriciliğini yeterince bilmedikleri görülmektedir. Özellikle
              kolza ekimi sırasında; ekim ve hasat gibi uygulanması önem arz eden mekanizasyon
              işlemlerinin gerektiği ölçüde sağlanamaması, kolza veriminin düşmesine ve üretim miktarında
              önemli kayıpların oluşmasına neden olmaktadır. Kolza tohumunun hassas ve özellikle sıcağa
              karşı dayanıksız olması, üreticilerin hasat sonrasında taşıma, stoklama ve pazarlama
              konularında yetersiz kalmaları ürün kayıplarında önemli artışlara neden olmaktadır. Kolza
              üretiminde karşılaşılan bu sorunlar üretim miktarını azaltmakta, dolayısıyla üretim
              maliyetinin yükselmesine ve çiftçi gelirlerinin olumsuz yönde etkilenmesine neden
              olmaktadır.
              3.TÜRKİYEDE BİYODİ ZEL ÜRETİMİ VE YAŞANAN SORUNLAR
              Türkiye biyodizel üretimiyle 2000li yıllardan sonra tanışmış ve 2006 yılına kadar
              geçen dönemde biyodizel üretiminde sıkıntılı gelişmelerle karşılaşmıştır. Belirtilen bu
              dönemde plansız ve gerekli yapısal düzenlemeleri tamamlamayan biyodizel firmalarının,
              kayıt dışı ve standartlara uygun olmayan biyodizel üretimini gerçekleştirdikleri
              görülmektedir. Bu dönemde biyodizel üretiminde, başta kolza olmak üzere hammadde olarak
              kullanılan yağlı tohumlu bitkilere olan talebin artması, dikkatlerin biyodizel konusuna
              çekilmesini sağlamıştır. Bu noktada karar verici organların sektörü kayıt altına almak için
              işleme lisansı zorunluluğu getirmesi ve ÖTV ile vergilendirerek yönlendirme politikası
              başlamıştır. Yağlı tohumlu bitkilerde yetersiz olan üretim miktarı, dışa bağımlılık ve
              biyodizelle birlikte artan yağlı tohum talebi bu önlemlerin alınmasını gerektirmiştir. Diğer
              yandan ise yapılan önlemlerle biyodizel üretimi kayıt altına alınmaya çalışılsa da, aksine
              uygulanan yüksek ÖTV ve engellemelerle sektörde kayıt dışına davetiye çıkarılmıştır.
              Biyodizel konusunda resmi olarak faaliyet gösteren, işleme ve dağıtım lisansına sahip
              59 adet firmanın olduğu (Eylül,2008) fakat bu firmaların önemli bir bölümünün fiilen
              çalışmadığı yapılan tespitler arasındadır. Türkiyede resmi olarak belirlenen biyodizel üretimi
              2005 yılı itibariyle 90.000 ton, 2006 itibariylede 10.000 ton olduğu belirlenmiştir [5].
              2007-2008 yıllarına ilişkin olarak lisanslı firmaların üretimiyle birlikte, kayıt dışı üretim
              yapan firmaların sayıları ve üretim miktarları tespit edilememekte, buna rağmen ülkemizde
              3.000 civarında biyodizel ünitesinin faaliyet gösterdiği tahmin edilmektedir.
              Ülkemizde biyodizel konusunda yaşanan sorunların incelendiğinde; temel olarak
              maliyet sorunu ile karşılaşılmaktadır. Biyodizel üretiminin % 84ünü hammadde, % 7sini
              kimyasallar, % 4ünü su-elektrik ve % 5ini sabit giderler oluşturturduğu yapılan tespitler
              arasındadır [6]. Hammaddenin maliyet içerisinde bu kadar önemli bir yer tutması, yağlı
              tohumlu bitkilerde özellikle de standart hammadde olan kolza üretiminde sorun yaşayan
              ülkemizde biyodizel konusunda tartışmaları artırmaktadır.
              Biyodizel üretiminde kullanılan kolzadan biyodizel üretim maliyeti özel sektör
              koşulları içersinde değerlendirildiğinde; 1 kg kolzadan % 40 yağ elde edildiği kabul edilerek,
              üretimde kullanılan metil alkol ve diğer masraflarda eklenerek üretim maliyetinin 3,27
              YTL/lt ye ulaştığı (% 69,1) görülmektedir. Toplam maliyeti içerisinde hammaddenin % 66
              gibi oldukça yüksek bir değere ulaşması dikkat çekicidir. Bu maliyetlere ilave olarak 0,72
              YTL ÖTV ve KDVnin eklenmesiyle toplam üretim maliyeti 4,71 YTLye ulaşmaktadır
              (Çizelge 3). Burada dikkat edilmesi gereken önemli nokta; 2008 yılında yaşanan kuraklık ve
              artan gıda fiyatlarından kolza ürününün de etkilenmesi ve yaklaşık % 25 oranında kolza
              fiyatının artmasıdır. Artan hammadde fiyatı biyodizel maliyetini etkilemekte ve üretim
              maliyeti önemli ölçüde artış göstermektedir.
              Çizelge 3. Biyodizel Üretim Maliyeti(YTL/lt)
              Maliyet Unsurlar Miktar
              (Kg)/(lt)
              Fiyat
              (YTL/Kg)
              Oran (%)
              Kolza 2,40 2,40 51,0
              Metil Alkol 0,18 0,72 15,3
              Diğer Masraflar - 0,15 3,2
              1 lt Biyodizel Maliyeti - 3,27 69,4
              VII. Ulusal Temiz Enerji Sempozyumu, UTES2008 17-19 Aralık 2008, İstanbul
              201
              Piyasada kullanılan petrodizelin 2,66 YTL (Ekim,2008) olduğu dikkate alındığında
              ülkemizde üretilen biyodizelin rekabet şansının olmadığı açıkca görülmektedir. Bu noktada
              ele alınması gereken bir diğer konu da; biyodizel üretimine uygulanan ÖTVnin sektörde
              yarattığı olumsuz etkidir. Uygulanan yüksek verginin sektörü düzenleme yerine engelleme
              özelliği göstermesi ve sektörü kayıt dışı üretime doğru yönlendirmesi gözden kaçmaması
              gereken bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu gelişmelerle birlikte yüksek vergi ödemek
              istemeyen biyodizel üreticileri kayıt-standart dışı üretim yapmakta ve sektörün geleceğini
              olumsuz etkilemektedirler. Özellikle standart dışı üretim çevre kirliliğine yol açmakta ve
              beklenenin aksine alternatif enerji kullanımının olumsuz sonuçlar doğurmasına neden
              olmaktadır.
              Ülkemizde biyodizel üretiminde karşılaşılan sorunlar ayrıntılı olarak incelendiğinde
              ise; hammadde olarak kullanılan bitkisel yağ ve yağlı tohumlar üretiminin yetersiz olmasıdır.
              Ülkemiz bitkisel ham yağ üretimi yaklaşık 1 milyon ton olup bu üretim rakamımız 1.4 milyon
              ton olan üretimimizi karşılayamamakta ve yaklaşık 700 bin ton ham yağ ithal edilmektedir
              [7]. Ülkemizde ham yağ açığının olması ve buna parelel olarak biyodizel üretiminde
              hammadde olarak bitkisel yağların kullanılması yağenerji rekabetini körüklemekte ve
              sektörü sıkıntıya sokmaktadır.
              Biyodizel üretiminde karşılaşılan bir diğer sorunsa, biyodizelin tanımlanmasına ilişkin
              yaşanan sıkıntılardır. Dünyanın yenilenebilir enerji olarak kabul ettiği biyodizel yakıtı,
              ülkemizde bu tanımlama içerisinde yer almamakta ve tanımlama karmaşası devam etmektedir.
              Buna ilave olarak biyodizel ülkemizde petrol ve petrol türevi ürünler gibi tanımlanmakta ve
              vergiye tabi tutulmaktadır.
              Biyodizel konusunda yaşanan bir diğer sıkıntı da, TSE tarafından kabul edilen ve
              kolzayı standart hammadde olarak kabul eden EN 14214 biyodizel standardıdır. Yağlı
              tohumlarda sıkıntı yaşayan, özellikle kolza üretiminde yetersiz kalan ülkemizin, AB
              tarafından kabul edilen ve uygulanan biyodizel standardını olduğu gibi kabul etmesinin
              olumsuz etkileri devam etmektedir.
              ÖTV - 0,72 15,3
              KDV - 0,72 15,3
              Toplam Maliyet - 4,71 100,0
              VII. Ulusal Temiz Enerji Sempozyumu, UTES2008 17-19 Aralık 2008, İstanbul
              202
              Biyodizel üretiminde yaşanan bu sorunlar zincirleme bir reaksiyon yaparak sektörün
              önünü kapatmakta ve başta kolza üreticileri olmak üzere, biyodizel üreticileri ve satıcı
              firmalar önemli sıkıntılar yaşamaktadır. Yüksek biyodizel maliyeti biyodizel üreticilerinin
              üretimi bırakmalarına veya hammadde olarak atık yağ kullanımı gibi alternatifleri
              değerlendirmelerine neden olmaktadır. Bununla birlikte yüksek vergi ödemek istemeyen
              sanayici de kayıt ve standart dışı üretim yapmakta, çevresel sorunlara ve vergi kaybına neden
              olmaktadır.
              4.SONUÇ VE ÖNERİLER
              Gelişmeyle birlikte artan enerji kullanımı ve çevresel zararlar, dünyada olduğu gibi
              ülkemizde de biyodizel yakıtı gibi yenilenebilir enerji çeşitlerinin kullanımını
              yaygınlaştırmaktadır. Biyodizel konusunda gerekli üretim potansiyeline sahip olan ülkemizin
              hammadde ve üretim maliyetleri konusundaki sıkıntılarını giderememesi, biyoyakıtlarda
              dünyada söz sahibi ülkeler içerisinde yer almamızı engellemektedir. Bununla birlikte kayıt
              dışı ve standartlara uygun olmayan üretimin getirdiği olumsuzluklar biyoyakıtların gelişimini
              engellemektedir.
              Biyodizel üretiminde kullanılan ham yağ ve yağlı tohumlardaki üretim açığı
              giderilerek, hammadde için gerekli altyapı hızla oluşturulmalıdır. Bunu takip eden dönemde
              hammadde olarak sadece kolza bitkisi düşünülmemeli, ülke çıkarları gözetilerek milli
              biyodizel bitkisi için çalışmalar yapılmalıdır. Biyodizel piyasasındaki olumsuz etkilerin ve
              özellikle ÖTV konusunda yaşanan sorunların giderilmesine yönelik çalışmalar yapılmalıdır.
              Hızla artan enerji sorunumuzun çözümünde rol oynayabilecek biyodizelin gelişmesine katkı
              sağlayacak düzenlemeler planlı olarak hazırlanmalı ve ileriye dönük gelişmeler de dikkate
              alınarak uygulanmalıdır.
              5.KAYNAKLAR
              1.Gencer,O.,1995. Genel Tarla Bitkileri(Endüstri Bitkileri).Çukurova Üniversitesi Ziraat
              Fakültesi Ders Kitabı No:42.Adana.
              2.Anonim,2008. http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=kolza (erişilme Tarihi:13.10.2008)
              3.Tuik,2008. Türkiye İstatistik Kurumu Web Sitesi. www. tuik.gov.tr.
              (Erişilme Tarihi:13.10.2008)
              VII. Ulusal Temiz Enerji Sempozyumu, UTES2008 17-19 Aralık 2008, İstanbul
              203
              4.Tarım İl Müdürlükleri,2008. Tarım ve Köyişler Bakanlığı, Tarım İl Müdürlükleri
              Kayıtları(Çeşitli Yıllar).
              5.Afacan, T.,2006. Uluslararası Biyoyakıt Sempozyumu Açılış Konuşması,Ankara Ticaret
              Odası.
              6.Albiyobir,2006. Biyoyakıt Dünyası Dergisi Sayı:1
              7.DPT,2007.Devlet Planlama TeşkilatıDokuzuncu Kalkınma Planı 2007- 2013, Gıda Sanayi
              Özel İhtisas Komisyon Raporu, Ankara.
              VII. Ulusal Temiz Enerji Sempozyumu, UTES2008 17-19 Aralık 2008, İstanbul
              204

              Dökümanın Orjinalini İndirmek İçin Lütfen Tıklayınız

              a
              30-10-2012 09:22

                Türkiş Biyodizel Yapımı Video

                emine Emine Fire Avatar

                a
                30-10-2012 09:24

                  biyodizel makinası

                  emine Emine Fire Avatar

                  Firmamız,Biodizel üretim makinesinin kampanya ve fiyatları aşağıda belirtilmiştir.

                  Kampanya belirli bir süre için geçerlidir.

                  Kampanyaya nakliye dahil değildir.

                  Ödemeler ( Kredi kartı(%5 Kmsyn) , ve Nakit ) tahsil edilir.

                  Kampanya Ürünümüz :
                  400 lt Biodizel makinesı : Bedelsiz

                  Toptan alınması gerekli hammadde : 300 adet AG 80 (Ş. Ç. 2000) Metoksit
                  BU FİYATLARI KESİNLİKLE KAÇIRMAYIN !!!!!

                   

                  NOT:Siz değerli müşterilerimize yapmış olduğumuz bedelsiz 400 lt biodizel makinası kampanyasından yararlanmak ve makina BEDELİNİ ödememek için ,400 lt bio yakıt üretimi için gerekli olan metoksit maddesi ( Ş.Ç.2000 ) Ag 80 metoksit kimyasal maddesinden 300 adet almanız karşılığında biodizel tesisi kurulumu bizlere aittir.( 400 lt biodizel üretim için Ş.Ç.2000 metoksit 2 adet kullanılır.)

                  NOT:Biodizel yakıt maliyeti, Bitkisel Yağ lt fiyatının üzerine 30 YKR ekleyerek elde edilen yakıtın maliyetini bulabiliriz.

                   

                  dizelmakinası

                   » Biodizel tesisimiz bir buzdolabı büyüklüğündeki ana rektörün yanı sıra hammadde ve ürün tanklarıyla      6 - 7 m2 ´lik alanda çalışabilir.
                    » 220 - 380 volt elektrikle çalışır.....
                    » Hammadde çekimini otomotik yapar 8 saat sonunda yıkanmış ve kullanımına hazır biodizel üretir.
                    » Sadece start düğmesine basılarak çalışan sistem extra bir işçilik istememektedir.
                    » Dizel Maker 180(boy) * 60(en) cm2 ebatındadır.


                  Kampanya Ürünümüz :
                  1. Seçenek

                  400 lt Biodizel makinesı : Bedelsiz

                  Toptan alınması gerekli hammadde : 300 adet (AG 80 Metoksit) Metoksit

                   

                  NOT:Biodizel yakıt maliyeti, Bitkisel Yağ lt fiyatının üzerine 30 YKR ekleyerek elde edilen yakıtın maliyetini bulabiliriz.

                  http://www.biodizel.tr.gg/Dizel-Maker-400LT.htm

                  a
                  30-10-2012 09:29

                    biyodizel makinası Fiyatı

                    emine Emine Fire Avatar

                    Satılık Sıfır Biodizel Makineleri Çok Ucuza Satılık
                     
                    İlan Kodu : M-110477
                    İlan Türü : Satılık - Sıfır
                    Fiyat : 2,000 TL
                    Üretim Tipi : Marka
                    Üretici : Dizel Maker
                    Revizyon Var mı? : Yok
                    Görüntülenme : 4923 

                    makina  
                     

                    http://makinecim.com/ilan_110477_Biodizel-makineleri-cok-ucuza-satilik

                    a
                    30-10-2012 09:31
                      Gelişmiş editor için Javascript açık olmalıdır
                      ParaKazanma.co