İSTANBUL TİCARET ODASI - DEVEKUŞU SEKTÖR PROFİLİ

emine Emine Fire Avatar

4. Devekuşu Ürünleri
4.1. Devekuşu Eti
Devekuşu eti tat ve kıvam bakımından sığır ve süt danası etine benzemekle
birlikte çok daha az yağ ve kolesterol içermektedir. Bu özelliği nedeniyle tüketiciler
tarafından daha fazla tercih edilmesi sebebi ile uluslararası pazarda devekuşu etine
olan talep gelişmiştir. En son istatistikler, Dünya devekuşu eti üretiminin Avrupa,
Amerika ve Japonya´da artan talebi karşılamaktan uzak olduğunu göstermektedir.
Deve kuşu eti Postrami, frankfurters, jambon, fileto, biftek, tütsülenmiş
güneşte kurutulmuş biltong , taze et küpleri ve karışık kızartma gibi ürünler olarak
pazarlanmaktadır.
Kurutulmuş sucuklar ve biltog, özellikle Güney Afrika ve Kuzey Amerika
ülkelerine pazarlanmaktadır. 1996 yılında etin ortalama piyasa değeri 70 $ olarak
gerçekleşmiştir.
4.2. Devekuşu Derisi
Devekuşu derisi, kalın, yumuşak ve dayanıklı olması sebebi ile ayakkabı,
çanta, kemer, ceket, valiz, küçük deri eşyaları, gibi çok çeşitli ürünlere
işlenebilmektedir.
4.3. Devekuşu Tüyü
Devekuşu tüyleri geniş ölçekteki renklere boyanabilir ya da beyazlatılabilir. En
kaliteli tüyler giysilerde aksesuar amaçlı kullanıldığı gibi dekorasyonda da
kullanılmaktadır. Diğer tüyler ise ince küçük ve değerli makine ve ekipmanların
temizliğinde kullanılmaktadır.
4.4. Diğer Devekuşu Ürünleri
Dölsüz olan devekuşu yumurtaları kül tablaları, kutular, ampuller küçük süs
eşyaları gibi dekoratif amaçlı kullanılır. Devekuşu bacağı tendonları, insan bacağında
yırtılan tendonların yerine kullanılmak üzere yeterli uzunluk ve sağlamlığa sahiptir.
Devekuşlarının korneası göz cerrahisinde kullanılmaktadır.
5. Devekuşu Sektörünün Diğer Sektörler İle İlişkileri
Aşağıda da görüleceği üzere, devekuşu bir çok sektörün temel girdisini oluşturmakta:
- Eti ve yumurtası ile gıda sektöründe,
- İç yağı kozmetik sektöründe,
-Yumurtasının kabuğu ve kemikleri hediyelik eşya yapımı ve hayvan yemi
üretiminde,
- Derisi ayakkabı ,cüzdan, kemer, çanta vb. eşya yapımında,
- Tüyleri konfeksiyonda ve süs eşyası olarak kullanılmakta,
- Yine tüyleri antistatik özelliğiyle mikro elektronik temizleme malzemesi olarak
değerlendirilmekte,
- Devekuşunun gözleri insan sağlığı açısından da önemli olup, katarakt
ameliyatlarında kullanılmaktadır.

a
12-10-2012 06:31

    DÜNYADA DEVEKUŞU SEKTÖRÜ

    emine Emine Fire Avatar

    II. BÖLÜM
    DÜNYADA DEVEKUŞU SEKTÖRÜ
    1. Devekuşu Sektörünün Dünyadaki Gelişimi
    Evcilleştirilmeleri çok eskiye dayanmasına rağmen ticari amaçla yetiştirilmeleri
    1800´lü yıllardan itibaren başlamıştır. Avrupalı soyluların tüylerine olan ilgileri
    nedeniyle Güney Afrika Cumhuriyetinde kontrollü koşullarda yetiştiriciliğine
    başlanmıştır.
    İlk ticari devekuşu çiftliği 1865 yılında G.Afrikada kurulmuştur. Bu tarihten
    sonra devekuşu çiftlikleri Avustralya, Yeni Zelanda, Amerika Birleşik Devletleri ve
    Arjantin gibi ülkelerde de yayılmaya başlamıştır. 1913 yılına kadar ticari amaçla
    yetiştirilen devekuşu sayısı 1 milyon başı geçmiştir. Devekuşu tüylerinin, özellikle de
    kanat tüylerinin, kazançlı ticareti yaklaşık 50 yıl sürmüştür. 1914 yılında Birinci
    Dünya Savaşının patlak vermesi ile bu sektör çökmüştür.
    1980li yıllarda devekuşu ürünleri ticaretinde canlanma başlamıştır. İstatistiki
    bilgilere göre 1986 yılında Güney Afrika´nın ABD´ye ihracatı 90 bin adet gibi yüksek
    miktarlara ulaşmıştır. 1986 yılından sonra devekuşu derisi açığının meydana gelmesi
    nedeniyle fiyatlar yükselmiştir. Bu durum devekuşu çiftliklerini yine cazip hale
    getirmiştir. Avrupa ve özellikle de Amerika Birleşik Devletleri´nde yatırımlar hızla
    artmıştır. Bu gün Çin, İsrail ve daha bir çok ülkeden yatırımcılara rastlanabilmektedir.
    Ancak dünya devekuşu üretiminin yaklaşık %90nını yine Güney Afrika Cumhuriyeti
    gerçekleştirmektedir.
    2. Dünyada Devekuşu Üretimi
    Avrupa, ABD ve Kanada´da bir kısım sığır besicileri, son yıllarda devekuşu
    projelerinin daha yüksek ve daha hızlı finansal gelir sağlamasından dolayı
    devekuşlarını üretmeye yönelmişlerdir. Ancak bu pazarın hiç kuşkusuz ki en
    sözsahibi ülkesi Güney Afrika´dır. Çünkü 1995 yılında yaklaşık 170.000 kuş
    kesilmiştir. Bu miktar dünya toplam miktarının % 85´ine tekabül eder.
    Kanatlılar, pazar eğilimleri koşullarında pek çok Avrupa Birliği devletinde sığır
    eti pazarının önemli bir payını yakalayabilmiştir. Kanatlı eti son 10 yılda pazar
    payını %22´den %32´e çıkarmıştır. Devekuşu eti, kanatlı etinin özelliklerinin pek
    çoğuna sahiptir. Avrupa Birliği´ndeki devekuşu eti üretimi son 5 yılda 8.881 tondan
    11.367 tona çıkmıştır. Bu pazarın kısa bir süre içinde Güney Afrika başta olmak
    üzere diğer söz sahibi ülkelere meydan okuması kaçınılmaz gibi görünmektedir.

     

    a
    12-10-2012 06:33

      Devekuşu Üreten Ülkeler

      emine Emine Fire Avatar

      3.Devekuşu Üreten Ülkeler
      3.1.Güney Afrika
      İlk devekuşu çiftliği 1865 yılında kurulmuştur. Bu çiftlik aynı zaman da
      dünyada da ilk örneği teşkil etmektedir. 1865 yılında 80 adet devekuşu ile kurulan bu
      çiftlikte, 1914 yılında devekuşu sayısı 1 milyon adet olmuştur. Ancak Birinci Dünya
      Savaşı ile birlikte devekuşu sayısı 23.000 adete inmiştir. Birinci Dünya Savaşı´nın
      sona ermesi ile birlikte dünyada devekuşu sektörüne olan talebin artması nedeniyle
      bu çiftliğin dışında bir çok çiftlik kurulmuştur. Bu gelişimin paralelinde 1994 yılında
      Güney Afrika Devekuşu Yetiştiricileri Derneği, Güney Afrika Devekuşu Üreticileri
      Birliği ve Güney Afrika devekuşu İşleyicileri Birliği kurulmuştur.
      Güney Afrika´da devekuşu yetiştiriciliğin de en etkin bölge olan Klein Karoo´da
      kurulan kooperatifler aracılığı ile çiftçilerin ürünleri değerlendirilmektedir. Güney
      Afrika´da 1995 yılında yaklaşık 170.000 kuş kesilmiştir. Bu miktar dünya toplam
      miktarının %85´ine tekabül etmektedir. Sözkonusu bu miktarın %75´i Klein Karoo
      bölgesinden temin edilmiştir.
      Güney Afrika´da Avrupa Birliği´nce onaylanan 6 devekuşu mezbahası
      bulunmaktadır.

      Güney Afrika siyah boyunlu devekuşu cinsine karşı son dönemlerde talep
      giderek azalmaktadır. Çünkü bu devekuşlarının tüylerinin kaliteli olduğu genel kabul
      görmesine rağmen deri ve et üretimi için kalitesinin yeterli olup olmadığı hususunda
      fikir ayrılıkları bulunmaktadır. Üreticiler son 5 yıl içinde canlı kuşlarını ABD´ye ihraç
      etmişlerdir. Ancak son dönemlerde damızlık hayvan ihracatında ciddi fiyat düşüklüğü
      bu alandaki karlılığı da azaltmaktadır. 1.8 kg boyun ve yan ürünler için yeteri kadar et
      içeren iskelete sahip mükemmel bir kuşun getirisi 1996 yılı için 350 US $ olmuştur.
      Aynı dönemde etin değeri ise 70 US $ olarak gerçekleşmiştir.
      3.2. Namibia
      Namibia´da İlk devekuşu çiftliği 1912 yılında Güney Afrika´dan ithal edilen
      kuşlar ile başlamıştır.1986 yılına kadar iki devekuşu çiftliğine sahip iken ülkenin 1990
      yılında bağımsızlığını kazanmasından sonra bu sektöre olan ilgi artmış ve 1995
      yılında Namibia Devekuşu Üreticileri Birliği kurulmuştur.
      Namibia devekuşunun, Güney Afrika devekuşundan farkı mavi boyunlu ve
      daha vahşi olmasıdır. Bu kuşların daha vahşi olması nedeniyle ilk zamanlar Güney
      Afrika devekuşları tercih edilmiştir.
      Namibia´da Avrupa Birliği Standartlarını karşılayan bir mezbaha ile 4
      dabakhane bulunmasına rağmen üretimde et ve deri hacmi düşük olup, ihracatının
      önemli kısmını canlı hayvan ihracatı oluşturmaktadır. 1990-1995 yılları arasında çok
      sayıda döllü yumurta ve haftalık civciv ihraç edilmiş olup, bu ihracatın aşırı karlılığı
      devekuşu çiftliği sayının artmasını teşvik etmiştir.
      Namibia´da 1996 yılı itibariyle 43.000 devekuşu olduğu tahmin edilmektedir.
      Yine bu dönemde 289 adet devekuşu çiftliği faaliyette bulunmuştur.
      3.3. Zimbabwe
      Devekuşları Zimbabwe´nin yerli hayvanları olup, bu hayvanlar başlangıçta
      sportif amaçlı olarak avlanmışlardır. Ancak 1976 yılından itibaren devekuşlarının
      doğal ortamdan toplanan yumurtaları geliştirilmeye başlanmıştır. Ticari amaçlı ilk
      çiftlik 1985 yılında kurulmuştur.
      Bu ülkede devekuşu ürünlerinden ziyade canlı devekuşu ihraç edilmekte ve en
      önemli ihracatını ABD´ne gerçekleştirmektedir. Ancak son dönemde ABD´ne yapılan
      ihracatta ciddi düşüşler yaşanmaktadır.

      Üreticiler tarafından 1986 yılında Zimbabwe Devekuşu Üreticileri Derneği
      kurulmuştur. Bu dönem itibariyle bir çok üreticinin bir araya gelerek kurmuş olduğu
      ticari şirketler yoğunluk kazanmıştır. Bu şirketlerin en önemlisi 115 ortaklı ´´Copra´´
      adlı şirket olup, Japonya ve Avrupa ülkelerine ihracat yapmaktadır.
      1996 yılı itibariyle ülkede 32.500 devekuşu olduğu tahmin edilmektedir. Yine
      bu dönemde 150 adet devekuşu çiftliğinin faaliyette bulunduğu tespit edilmiştir.
      3.4. Kenya
      Devekuşu yetiştiriciliği Kenya´da henüz yenidir. En büyük devekuşu çiftliği
      1991 yılında kurulmuştur. 1993 yılında ise Kenya Devekuşu Üreticileri Derneği
      kurulmuştur. Kenya, Avrupa Birliği´nin ihracatlarını yasakladığı üçüncü ülke listesinin
      dışındadır. Hemen hemen bütün devekuşu ürünleri ihraç edilmektedir.
      3.5. Avustralya
      İlk devekuşu çiftliği Güney Avustralya´da 1868 yılında kurulmuştur. Bu çiftlik,
      faaliyetine Güney Afrika´dan ithal etmiş olduğu damızlık kuşlar ile başlamıştır. Bu
      dönemden itibaren hızla devekuşu çiftlikleri kurulmaya başlanmıştır. Ancak 1inci
      Dünya Savaşı ile birlikte bu sektör çökmüş ve bir çok devekuşu vahşi ortama
      bırakılmıştır.
      1980´li yılların başında tekrar devekuşu yetiştiriciliğine başlanmıştır. Yine bu
      yılda Avustralya Devekuşu Üreticileri Derneği kurulmuştur.
      Devekuşu sanayi hızla gelişmektedir. 1996 yılında ergin damızlık hayvanlar ve
      döllü yumurtalar iki karantina istasyonundan geçirilerek ithal edilmiştir. Ancak bu
      dönem itibariyle devekuşlarının kesim için karlı olmamaları nedeniyle canlı olarak
      ithal edilmeleri tercih edilmiştir.

      4. Dünyada Devekuşu Tüketimi
      Devekuşu tüketimini Avrupa Birliği ülkeleri açısından incelediğimizde bu
      ülkeleri, devekuşu etini yoğun olarak tüketen Fransa ve Belçika daha az tüketen
      İtalya ve Hollanda, devekuşu pazarının tam gelişmediği İspanya, Portekiz,
      Yunanistan ile potansiyel pazar mevcut olmakla beraber birtakım halk sağlığıyla ilgili
      yasal prosedürlerin sıkı bir biçimde uygulanması sebebiyle zorlukların yaşandığı
      İngiltere, Almanya, Danimarka ve İrlanda gibi ülkeler olmak üzere sınıflandırmak
      mümkündür.
      Tablo: 3´de Avrupa Birliğinin belli başlı potansiyel tüketici ülkeleri gözönüne
      alınarak orta vadede devekuşu eti tüketimine ait tahmini rakamlar yeralmaktadır

      5. Dünya Devekuşu İhracatı
      Uzak Doğu´daki pazarlar ( Özellikle Japonya, Çin, Singapur gibi), devekuşu eti
      ihracatı için uzun vadede iyi bir projeyi temsil etmektedir. Ancak son yıllarda ABD´nin
      de dünya devekuşu eti pazarında önemli paya sahip olduğu söylenmektedir .
      Tablo 6´da potansiyeli en fazla olan uzak doğu ülkelerinde ve ABD´deki
      devekuşu eti pazarının orta vadeli tahmini ihracat rakamları verilmektedir.

      6. Dünya Devekuşu İthalatı
      Avrupa Birliği Ülkeleri de deve kuşu eti ithal etmektedirler. Ancak ithalat
      rakamları önemli bir büyüklüğe sahip değildir. Tablo 7´de bazı ülkelere ait ithalat
      rakamları yeralmaktadır.
      Tablo: 8
      Seçilmiş Bazı Ülkeler İtibariyle Devekuşu İthalatı Ülke Miktar (Ton)/Yıl
      İsviçre 340
      Finlandiya 199
      Norveç 78
      İsveç 150
      Avusturya 160
      III. BÖLÜM
      TÜRKİYE´DE DEVEKUŞU SEKTÖRÜ
      1. Devekuşu Sektörünün Gelişimi
      Türkiye´de devekuşu yetiştiriciliği oldukça yeni bir hayvancılık dalı olup, 7 yıllık
      geçmişi bulunmaktadır. Türkiye´de ilk devekuşu çiftliği 1996 yılında özel sektör
      tarafından Antalya´nın Manavgat ilçesinde kurulmuştur. Aynı yıl içerisinde bir başka
      özel firma tarafından Kırşehir Kaman´da bir çiftlik kurulmuş ancak firmanın iflas
      etmesi sebebi ile çiftlikteki devekuşlarının bir kısmı Uludağ Üniversitesi Ziraat
      Fakültesi Araştırma ve Uygulama çiftliğine getirilmiş ve Üniversite- Sanayi işbirliği
      çerçevesinde devekuşu üretimi projesi başlatılmıştır.
      Kayseri´de özel sektör tarafından bir devekuşu kesimhanesi kuruluş
      çalışmalarına devam etmektedir. Pendik Dericilik Araştırma Enstitüsü devekuşu
      derisinin işlenmesi konusunda çalışmalar yapmaktadır. Ancak henüz devekuşu
      kesimhanesi faaliyete geçmediği için, damızlık devekuşlarının kesimi ve ürünlerinin
      pazarlanması konusunda sorunlar yaşanmaktadır. Bu nedenle Türkiye´de damızlık
      hayvan dışındaki devekuşu ürünleri piyasası henüz oluşmamıştır.
      Devekuşu İşletmelerinin sayısındaki hızlı artışa rağmen, diğer hayvancılık
      kollarında olduğu gibi yetiştiricilerin örgütlenme sisteminin yeterli ölçüde olmadığı
      söylenebilir. Ancak devekuşu yetiştiriciliğinin ülkemiz için tamamen yeni bir üretim
      dalı olması, devekuşu yetiştiricilerinin örgütlenmesini zorunlu kılmaktadır. Bu
      zorunluluğa rağmen Türkiye´de Devekuşu Yetiştiricileri Derneği Aralık 2001 tarihinde
      kurulabilmiştir.
      2. Sektör İle İlgili Devlet Teşviki
      Ülkeye getirilecek damızlık devekuşları için gümrük vergisi
      uygulanmamaktadır. Devekuşu yetiştiriciliği Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından
      teşvik kapsamına alınmıştır. Ziraat bankası tarafından istenilen koşulların yerine
      getirilmesi halinde yapılacak yatırımın %30u özkaynak ve %70i Ziraat Bankası
      kaynaklı düşük faizli hayvancılık kredisi ile karşılanmaktadır. Ancak devekuşu
      işletmelerinden sadece %2´sinin kuruluşta teşvik kullandığı saptanmıştır.
      3. Kapasite
      Türkiye´de bu alanda faaliyet gösteren firma sayısını ve dolayısıyla firma
      kapasitelerini belirlemek oldukça zordur. Buna etken ise sektörün yeni ve dolayısıyla

      kayda değer bir faaliyetin ve birikimin olmaması sebebi ile resmi verilerde dikkate
      alınmamasıdır.
      Bu gün Türkiye´de 200´ün üzerinde devekuşu çiftliği bulunduğu tahmin
      edilmektedir. Damızlık civciv üretme aşamasına gelen işletme sayısı 50 dolayındadır.
      Tablo:1´de de görüleceği üzere, Türkiye´de devekuşu yetiştiriciliği Marmara
      Bölgesi´nde yoğunlaşmış durumdadır. Ancak devekuşu yetiştiriciliği açısından iklimi
      ve arazi koşulları bakımından daha elverişli olan Doğu ve Güney Doğu Anadolu
      Bölgesinde işletme sayısı azdır. Bölgeler arasında bu dağılımda en büyük etken
      devekuşu yetiştiricilerinin nüfus yoğunluğu yüksek ve büyük tüketim merkezlerini
      tercih etmelerinden kaynaklanmaktadır.

      4. Üretim
      Daha öncede belirttiğimiz üzere, ülkemizde gerek devekuşu yetiştiriciliğinin
      oldukça yeni bir hayvancılık dalı olması ve gerekse bu alanda üretim yapan firma
      sayısının az olması sebebi ile rakamsal veri yoktur.
      Devekuşu üretimi yapacak girişimcilerin, yatırım aşamasındaki ihtiyaçlarının
      tespiti amacıyla Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü tarafından
      bir çalışma gerçekleştirilmiştir. Sözkonusu çalışmada sektörde faaliyet gösteren
      firmalar ile görüşmeler yapılarak devekuşu yetiştiricisi olmak isteyen bir girişimcinin
      ortalama ne kadar bir sermayeye ihtiyaç duyduğu saptanmaya çalışılmıştır.
      Sektör mensuplarınca, devekuşu yetiştiricisinin arazi ve damızlık devekuşu
      ailesi olmak üzere iki tür maliyetle karşılaştığı, ideal bir devekuşu çiftliği için en az 10
      dönüm arazi gerektiği, minimum 5 aile (2 dişi 1 erkekten oluşur) yani 15 baş
      hayvanla başlanmasının yeterli olduğu ifade edilmiştir.
      Yine sektör mensupları Türkiyede arsa fiyatlarının bölgelere göre değiştiğini
      bu sebeple bu maliyetin değişkenlik arz ettiğini, yumurtlamaya hazır olan bir deve
      kuşunun ise ortalama 3 bin dolara satıldığını ve çiftliğin çevre düzenlemesi yem,
      işçilik vb. giderler de düşünülecek olursa ilk etapta üretim için gerekli başlangıç
      sermayesinin 25 milyar ile 60 milyar arasında değişmekte olduğunu ifade etmişlerdir.
      Devekuşları dünyanın bir çok yerinde kazanç getiren bir çiftlik hayvanı olarak
      kabul ediliyor. Bu hayvanların eti ve derisinin yanı sıra yumurtası, tüyü tırnağı ve iç
      yağı değişik amaçlarla kullanılmaktadır.

      a
      12-10-2012 06:38

        DEVEKUŞU SEKTÖRÜN SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

        emine Emine Fire Avatar

        IV. BÖLÜM
        SEKTÖRÜN SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
        1. Sektörün Sorunları
        Sektörün en önemli sorunu ülkemiz için çok yeni bir sektör olması ve
        dolayısıyla yeterli bilginin olmamasıdır. Nitekim, devekuşu yetiştiriciliği olduğundan
        daha karlı bir girişim olarak gösterilerek yeterli altyapısı, sermaye ve bilgi birikimi
        olmayan küçük işletmelerin kurulması teşvik edilmiştir. Bunun doğal sonucu olarak da
        bugün ülkemizde kuruluşunun üzerinden 3-4 yıl geçmiş olmasına rağmen hala
        üretime geçmemiş küçük işletmeler azımsanamayacak sayıdadır.
        Sektörün diğer sorunlarını aşağıdaki başlıklar altında özetlemek mümkündür:
        - Denetim ve Organizasyon Eksikliği
        Türkiye´de devekuşu ithalatında yeterli denetimin olmayışı damızlık niteliği
        olmayan hayvanların ülkemize girmesine olanak sağlamaktadır. Konuyla ilgili teknik
        eleman yetersizliği nedeniyle kontrol ve denetim işleri etkin bir şekilde
        yürütülememektedir. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı´nın sektörün gereksinin duyduğu
        damızlık teminine ilişkin bir politikasının bulunmaması da nitelikli damızlık teminin
        güçleştirmektedir.
        - Nitelikli Damızlık
        Türkiye´de damızlık ithalinde ve satışında denetimler yetersizdir. Türkiye´ye
        ithal edilen devekuşlarının önemli bir bölümünde yumurta ve döllülük oranı düşük,
        deri kalitesi yetersizdir. Çiftliklerde genellikle verim kayıtları tutulmamaktadır.
        Damızlık kuşların soy kütüğü ve sağlık belgeleri yoktur. Yetiştiricilerin damızlık satın
        alırken nitelikten çok fiyatı esas almaları, daha sonra yetiştirme döneminde önemli
        sorunlarla karşılaşmalarına neden olmaktadır.
        Diğer taraftan bazı damızlık ve dış alım firmalarının yurtdışında
        kuluçkalandırılmış ve çıkıma bir iki gün kalmış yumurtaları bu iş için özel olarak
        geliştirilmiş taşıma araçları ile ´sıcak yumurta´´ olarak getirerek, çıkışını ülkemizde
        gerçekleştirdikleri civcivleri, kendi kuluçkahanelerinden çıkış yapmış gibi göstererek
        yurt içerisinde günlük civciv olarak pazarlamaktadırlar. Böylece damızlık niteliği belli
        olmayan devekuşu yavruları ülkemiz devekuşu populasyonuna kontrolsüz olarak
        katılırken, sözkonusu firmalar devlete ödemeleri gereken vergilerden ve damızlık dış
        alımında zorunlu olan ve hayvanın damızlık özelliklerini gösteren belgeleri sunma
        zorunluluğundan da kurtulmuş olmaktadır.

        - Yem
        Türkiye´de devekuşu sayısının azlığı nedeniyle yem üretimi de düşüktür. Yem
        üretiminin düşük olması yem maliyetlerini de artırmaktadır. Devekuşu yemi üreten
        fabrikalara uzak işletmeler yem temininde güçlük çekmektedir. Üretilen devekuşu
        yemlerinin bir bölümünde önemli kalite sorunları vardır. Yemlerde kaliteden çok
        fiyatın esas alınması yetiştiricilikte verim düşüklüğüne ve önemli sağlık sorunlarına
        neden olmaktadır. Yemlerin uygun olmayan koşullarda ve uzun süre depolanması
        yemlerde besin madde kayıplarına ve bozulmalara neden olmaktadır.
        - Besleme
        Yetiştiricilerin besleme konusunda bilgi birikimleri yetersizdir. Yetiştiricilikte
        yaşa ve fizyolojik döneme uygun yem kullanılmamaktadır. Yetersiz besleme verim
        düşüklüğüne, aşırı yemleme ise damızlarda yağlanmaya neden olmaktadır.
        Yemlerde kalite kontrolü yeterli düzeyde yapılmamaktadır. Yetiştiricilikte yem
        olmayan unsurların tüketimi sonucu civciv ölümleri yaşanmaktadır. Besin
        maddelerince yetersiz ve dengesiz besleme yumurta verimi ve döllük oranını
        düşürmekte, kuluçkada başarıyı, büyüme ve gelişmeyi olumsuz yönde etkilemektedir.
        - Kuluçka Ekipmanları
        Kuluçka konusunda bilgi birikimi yetersizdir. Kuluçka ekipmanlarının
        üretiminde bir denetim yoktur. Kuluçkada uygun olmayan ekipmanların kullanımı
        başarıyı düşürmektedir. Kuluçkahanelerin kuruluş ve çalışmaları denetim altında
        değildir. Jeneratör bulunmayan işletmelerde elektrik kesintileri sorun yaşatmaktadır.
        Yumurta depolarında yazın sıcaklığın aşırı yükselmesi damızlık yumurtaların zarar
        görmesine sebep olmaktadır. Kuluçkada yüksek nem oranı başarı oranını
        düşürmektedir. Kuluçka ekipmanlarının pahalı olması üretim maliyetlerini
        artırmaktadır. Kuluçka altyapısı ve bilgi birikimi olmayan işletmeler fason kuluçka
        hizmetine önem vermesi verim kayıplarına neden olmaktadır.
        Yetiştiricilik
        Yetiştiricilikte plansız, projesiz yatırımlar üretim döneminde sorunlara neden
        olmaktadır. İşletmelerin kuruluş yerlerinin seçiminde hatalar vardır. Yetiştiricilerin bir
        çoğu niteliksiz damızlıklarla yetiştiricilik yapmaya çalışmakta, uygun olmayan çevre
        koşulları verim ve hayvan kayıplarına neden olmaktadır. Yetiştiricilerin devekuşu
        üretimi konusunda yeterli bilgi birikimi yoktur. İşletmelerin çoğu küçük kapasiteli
        olduğu için teknik eleman istihdam edememektedirler. İşletmelerin önemli bir
        bölümü grup yetiştiricilik yapmakta ve verim kayıtları tutmamaktadır. Döllenme

        döneminde erkek ve dişi kuşlar ayrılmadığı için döllülük olumsuz yönde
        etkilenmektedir. Hayvan nakillerinin uygun araçlarla yapılmaması hayvan
        kayıplarına neden olmaktadır.
        Sağlık
        Devekuşu hastalıkları konusunda bilgi ve deneyim yetersizdir. Bu nedenle
        hastalıkların teşhis ve tedavisinde sorunlar yaşanmaktadır. Yetiştiricilikte basit
        sağlık koruma önlemlerinin alınmayışı önemli sağlık sorunlarına neden olmaktadır.
        Örgütlenme
        Devekuşu yetiştiricileri arasında örgütlenme yetersizdir. Yetiştiriciler Devekuşu
        Yetiştiricileri Derneğine yeterli ilgi duymamaktadırlar. Devekuşu yetiştiricileri
        kooperatifi yada işbirliği kurulması konusunda henüz bir gelişme sağlanamamıştır.
        Yetiştiricilerin örgütlenme konusunda yönlendirilmesi ve teşvik edilmesi
        gerekmektedir.
        Kesim ve Ürün İşleme
        Türkiye´de henüz bir devekuşu kesimhanesi kurulamamıştır. Kesim ve ürün
        işleme konusunda teknik bilgi yetersizdir. Damızlık hayvanların kesimhane dışında
        kesimi deride önemli hasarlara neden olmakta, elde edilen et insan sağlığı
        açısından risk oluşturmaktadır. Kesimhane dışı kesimlerde kemik, yağ, tırnak vb.
        kesimhane yan ürünleri değerlendirilememektedir. Deri işleme konusunda bazı
        sorunlar bulunmaktadır. Kesim ve ürün işleme konusunda bir organizasyonun
        olmayışı yetiştiriciliğin gelişimini engellemektedir.
        Pazarlama
        Devekuşu ürünlerinin pazarlanmasına yönelik bir organizasyon
        bulunmamaktadır. Yetiştiricilikte örgütlenmenin olmayışı ürünlerin pazarlanmasını
        güçleştirmektedir. Ürünlerin fiyatı konusunda henüz sağlıklı bir piyasa oluşmamıştır.
        Başta et olmak üzere devekuşu ürünlerinin ihracat konusunda önemli sorunlar
        bulunmaktadır.
        Araştırma, Eğitim, Yayın
        Devekuşu yetiştiriciliği ülkemizde oldukça yeni bir hayvancılık dalı olduğu için
        bu konuda yürütülmüş araştırmalar sınırlı sayıdadır. Eğitim programlarında
        devekuşu yetiştiriciliği ve hastalıklarına yer verilmediği için bu konuda yetişmiş
        eleman sayısı oldukça azdır. Yetiştiriciler için yeterli kaynak bulunmamaktadır.

        2- Türkiye´de Devekuşu Yetiştiriciliğinin Sorunlarının Çözümlenmesi İçin
        Alınması Gereken Önlemler
        1. Yetiştiricilere yol gösterecek devekuşu yetiştiricileri derneği gibi
        örgütlenmeler desteklenmektedir. Bu itibarla yetiştiricilerin 2001 yılı sonunda
        kurulan devekuşu yetiştiricileri derneğine üye olmaları yetkili kurumlar tarafından
        teşvik edilmelidir. Uzun dönemde ise yetiştiricilerin kooperatif ve birlikler şeklinde
        örgütlenmelerine olanak tanıyacak yasal düzenlemeler gerçekleştirilmelidir.
        2. Devlet Planlama Teşkilatı ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığının sektörü
        daha detaylı olarak inceleyerek bu konuda önemli ihracatçı ülkeler ile işbirliği için
        gerekli zemini hazırlaması önem arzetmektedir.
        3. Önemli maliyet unsuru teşkil etmesi nedeniyle yemde, sağlanacak
        sübvansiyon ve diğer teşvik araçlarının etkin kullanımı sektörün gelişimini olumlu
        etkileyecektir.
        4. Sektörün en önemli eksiği olan kesimhane ve deri işleme ünitesinin
        mümkün olan en kısa sürede kurulması gereklidir.
        5. Üretimde kalitenin yakalanabilmesi için devekuşu çiftliklerinin hepsinin
        damızlık işletme gibi bir statü taşıması önlenmelidir.
        6. Üreticilerin eğitilmesi ve üretici adaylarının bilgilendirilmesi gereklidir.
        7.Yurtdışından getirilen hayvan sayısı kısıtlanmalıdır. Çünkü kontrolsüz
        şekilde getirilen hayvanlarla Türkiye´ye bazı yeni hastalıkların sokulması riski de
        artmaktadır.
        8. Bu sektördeki hastalıklarla ilgili olarak teşhis laboratuvarları geliştirilmeli ve
        ayrıca ilaç ve aşı sektörünün de bu konuda ki çalışmalara ağırlık vermesi
        sağlanmalıdır.

        SONUÇ
        Devekuşu eti, dünya pazarında doğal koşullarda yetiştirilen bir hayvan ürünü
        ve sağlıklı bir besin olması nedeniyle yüksek taleple aranmaktadır. Derisi de çok
        kaliteli olması nedeniyle değerli deriler arasında yer almaktadır. Tüy ve yumurta gibi
        diğer yan ürünleri de dekoratif amaçlı kullanılarak ayrıca ek gelir kaynağı
        sağlamaktadır.
        Türkiyede 5 yıl öncesine kadar sadece hayvanat bahçelerinde görülen deve
        kuşları, artık besicilik amacıyla üretilmeye başlanmıştır. Ancak yeni ve bol kazançlı
        bir sektör olmasına karşın henüz üretimi, kapasitesi, tüketimi gibi istatistiki bilgileri,
        devekuşu sektörünü tanıtıcı küçük el kitapları veya broşürler dahi mevcut değildir.
        Sektördeki kaynak eksikliği ise gerek bu sektöre yatırım yapacaklar açısından ve
        gerekse gıda konusunda eğitim alan öğrenciler açısından kayıptır. Bu konuda,
        bilimsel yayın ve araştırma bulunmamaktadır.
        Genel olarak devekuşu sektörü finansman sorunlarının en üst düzeyde
        yaşandığı bir sektördür. Kısa bir dönem içinde üretim girdilerine finansman
        sağlanmasının zorunluluğu ve para dönüşümünün uzun bir döneme yayılması,
        şirketleri özellikle satın alma ve üretimin finansmanında zor durumda bırakmaktadır.
        Ayrıca yeni bir sektör olması sebebi ile tüketimi yoğun bir ürün olmaması devlet
        tarafından üretimini destekleyen teşviklerin sınırlı olması gibi problemler sektörü
        diğer gıda sektörlerine daha şansız kılmaktadır.

        a
        12-10-2012 06:39

          KAYNAKÇA

          emine Emine Fire Avatar

          KAYNAKÇA
          - Devekuşu Yetiştiriciği Dergisi, Ağustos- Eylül 2001, Sayı:3
          - DPT; VIII.ci Beş Yıllık Kalkınma Planı, Hayvancılık Özel İhtisas Komisyonu
          Raporu
          - DİE; İthalat Rakamları ilgili Kayıtlar
          - Dünya Yayıncılık, Gıda Haziran 2002, Sayı 2002-6
          - Dünya Gazetesi Girişim Fikri No.54 1998
          - Gülay Babadoğan, Beyaz Et Dış Pazar Araştırması,İhracatı Geliştirme Etüt
          Merkezi, Eylül 2001,Ankara
          - Dr.M.M. Shanaway, Dr. John Dingle, Devekuşu Üretim Sistemleri, FAO,
          Ankara, 2002
          - Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Kayıtları
          - Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü Seminer Notları

           

          a
          12-10-2012 06:43
            Gelişmiş editor için Javascript açık olmalıdır
            ParaKazanma.co