Saanen Süt Keçisi Yetiştirmek Para Kazanmak

emine Emine Fire Avatar

SAANEN KEÇİSİ,SAANEN SÜT KEÇİSİ YETİŞTİRİÇİLİĞİ
Normal keçilerden 140 gün civarı süt alırken, Saanen keçisi 300 güne yakın süt verir. Bir keçi günde 1-1,5 litre süt verirken Saanen keçisi ortalama 2-2,5 litre veriyor. Oğlağını da yeterli olarak besleyen bir keçi yılda size 600 kilograma yakın süt veriyor. Normal şartlarda bir teke ve 9 keçiden oluşan küçük sürü bir aileyi çok rahat geçindirir.
Saanen keçiler serbest aşımla ve suni tohumlamayla döllenebilirler. Eğer sürüye teke katılacaksa 15 keçiye 1 teke hesap edilmelidir. Saanen bir etçi keçi ırkı olmamakla birlikte eti lezzetlidir.Saanen Keçilerde,8 lt sütten 1 kg peynir elde edilir

SAANEN KEÇİ SÜTÜ KİLOSU 5 Tl ye satılıyor
saanen keçisi

-------------------------------------------------------------------------

 

SÖZLEŞMELİ ÜRETİM MODELİ TUTTU

 

Keçi sütü ve ürünlerine yatırım yapan firmaların başında Bolu Kalite Yem Sanayi iştiraki Bolana geliyor. Bolca Hindinin kardeş kuruluşu olan Bolananın hem keçi çiftliği hem de keçi sütü ürünleri tesisi mevcut. Söz konusu tesislerde ayda 120 ton keçi sütü işleniyor. Şirketin kendisine ait 200 baş sağmal keçisi var. Kalan kısımsa sözleşmeli üretim yapan köylülerden temin ediliyor. Bolana, Bolu ve çevresinde yaptığı keçi dağıtımlarıyla 3 bin baş hayvan sayısına ulaşmış. Yakın zamanda bu sayının 5 bin başa ulaşması planlanıyor.

 

Bolana, 2000 yılında 500 bin TLlik ilk yatırımla bu alana adım atmış. 2010da ilave 1.2 milyon TLlik çiftlik ve işleme tesisi yatırımı yapılmış. Şirket halen beyaz peynir, kaşar, otlu peynir ve salata-makarna peyniri olarak bilinen popcheese ve süt üretimi yapıyor. Bolana ürünleri İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Adapazarı, Düzce ve Boludaki Macrocenter, Migros ve Carrefour marketlerinde satışa sunuluyor.

 

TÜKETİCİNİN İLGİSİ ARTIYOR
saanen keçisi evde yetişirmi

 

Bolana Genel Koordinatörü Kamil Erbayram, Projemiz ve yatırımlarımız bebek maması, keçi sütünden dondurma ve peynir altı suyu içecekleri gibi yeni ürünlerle büyümeye devam edecek diyor. Keçi sütü temini için sözleşmeli hayvancılık modeli uygulayan Bolana, köylülere 600-800 TL fiyatlarla anaç ve dişi çebiç (genç dişi keçi) satıyor. Keçi sütüne ilginin giderek arttığını söyleyen Erbayram, sözlerini şöyle sürdürüyor:

Sağlıklı beslenme trendi giderek yayılıyor. Keçi sütü, inek sütüne göre daha küçük boyutlarda yağ molekülleri içeriyor. Bu da daha kolay sindirilebilmesini sağlıyor. Laktoz içeriğinin düşük olması, süt alerjisine yol açmaması gibi özellikleriyle de çocuk, yaşlı ve hastaların beslenmesinde ön plana çıkan bir besin.

Aslında keçi sütüne en ciddi yatırımlardan birini 2007 yılında dondurma markası Madonun sahibi Mehmet Sait Kanbur yapmıştı. Kahramanmaraşta 80 milyon dolara keçi çiftliği kuran Mado, dondurmada kullandığı sütün büyük kısmını kendi çiftliğinden temin ediyor. Sözleşmeli hayvancılık modeliyle süt temin eden Mado, keçi peyniri ve sütünü dondurmanın yanı sıra Mado Cafelerin kahvaltı tabaklarında da tüketiciyle buluşturmaya başladı. Şirket, günlük keçi sütü satışını ise şimdilik sadece Kahramanmaraşta yapıyor. Büyükşehirlere satış için çalışmaların sürdüğünü söyleyen Madonun patronu Mehmet Sait Kanbur, keçi çiftliği yatırımından memnun olmalı ki yeni yatırımların da sinyalini veriyor. Kanbur, keçi çiftliği projesinin iyi gittiğini ve yeni yatırımlar yapabileceklerini söylüyor:
Biz bu işi biraz da sosyal sorumluluk projesi olarak görüyoruz. Mado beyazı süt keçisi üretimi istikrarlı bir şekilde devam ediyor. 2009 yılından itibaren 25erli gruplar halinde bazı ailelere sağmal süt keçisi ve süt sağım makineleri verdik. Beşinci yıldan itibaren sütten kazandıklarıyla borçlarını ödeyecekler. Üreticilerimiz Ziraat Bankası yatırım kredisiyle borçlanıyor ve 5 yılda ödüyor. Bu borca karşılık Mado olarak biz yetiştiriciye kefil oluyoruz.

AOÇ DA KERVANA KATILDI
sanenkeçisi

 

Keçi sütüne son yatırım AOÇden (Atatürk Orman Çiftliği) geldi. AOÇ, tek kullanımlık şişelerde 0.5 ve 1 litrelik pastörize keçi sütünün yanı sıra ayran, köy peyniri, beyaz peynir, kaşar ve toprak kaplarda keçi yoğurtlarını tüketicilerin beğenisine sundu. AOÇ ürünleri halen Ankara, İstanbul ve Eskişehirde satılıyor.
AOÇ, keçi sütlerini Bolu, Eskişehir ve Ankaranın Ayaş ilçelerinden alıyor. AOÇ Genel Müdürü Ömer Bülent Arslan, İnek sütü ve süt ürünleri üretimimiz zaten vardı. Keçi sütüyle ilgili ayrı bir yatırım yapmadık. Keçi sütüne ilgiyi değerlendirmek ve ürün çeşitliliğimizi artırmak amacıyla bu alana girdik diyor. Girişimcilere keçi çiftliği kurmalarını tavsiye eden Arslan, keçi sütü pazarının daha da büyüyeceğini, bu alanda fırsatların bulunduğunu vurguluyor.

Son zamanlarda market raflarında en dikkat çeken keçi sütü ürünü Balıkesir merkezli Kay Süte ait. Keçi sütü konusunda iddialı olan Kay Sütün peynir çeşitleri de mevcut. Süt ve süt ürünlerinde hızla büyüyen şirket, 169 milyon TLlik 2009 yılı üretimden satışlarıyla İSO 500 Büyük Sanayi Kuruluşu listesinde 292nci sırada yer alıyor.

Keçi sütünün faydaları

* Bakteri miktarı diğer hayvanların sütünden daha az.
* Sağıldıktan sonra ısıtılmadan tüketilebiliyor. Hatta aynı şekilde bebeklere içirilebiliyor.
* Kalsiyum açısından zengin bir besin kaynağı olan keçi sütünün yağı, organizmada iltihaplanmayı önleyici olduğu saptanan yağ asitlerini içeriyor.
* Keçi sütünün yağ molekülleri daha ufak ve proteinin oluşturduğu pıhtı daha yumuşak olduğu için sindirimi inek sütünden daha kolay. Mide asitlerini dengeliyor ve bağırsakları koruyor.
* Astım, alerji, sindirim sistemi rahatsızlıkları, hazım sorunları, cilt hastalıkları, bebek egzamaları ve varise iyi geliyor.
* Keçi sütünde yüksek oranda fosfor var. Çok fazla et ve balık yemeyen ya da yiyemeyenler fosfor ihtiyacını keçi sütüyle giderebilir.
* Bebeklerde hazmı kolaylaştırıyor, yetişkinlerde ise ketozis (kandaki glikozun düşmesiyle oluşan hastalık) ve karaciğer hastalıklarına iyi geliyor.
* Stres-gerginlik, sinirsel nedenlerle hazımsızlık ve kabızlık durumlarında yaşanan sorunlara iyi geliyor. Yüksek B1, B2 vitamini içeriyor.
* Anne sütüyle beslenemeyen bebekler keçi sütü içebilir. Çünkü yapısı anne sütüne çok benziyor.

Keçi çiftliği için faizsiz kredi imkanı
saanen keçisi yetiştirmek

 

Keçi ve çebiç fiyatları 600 ile 800 TL arasında değişiyor. Tarım Bakanlığı, küçükbaş hayvancılığı teşvik amacıyla koyun ve keçi yetiştiriciliği yapacaklara faizsiz kredi uygulaması başlattı. Bu teşviklerden yararlanmak isteyenlerin, bulundukları bölgedeki Ziraat Bankası şubelerine müracaat etmesi gerekiyor. Bakanlık ayrıca, Damızlık Hayvancılık Kararnamesi kapsamında Koyun Keçi Birliğine üye olan yetiştiricilere, damızlık anaç hayvan başına 10 TL, koyun ve keçi sütünün litresine de 10 kuruş hibe destek veriyor.

Keçi, inek ve anne sütü karşılaştırması

Bileşen (100 gram) Keçi sütü İnek sütü Anne sütü

Kuru madde 13 12.1 13 
Protein (g) 3.6 3.3 1.0 
Yağ (g) 4.2 3.3 4.4 
Karbonhidrat (g) 4.5 4.7 6.9 
Kalori (mg) 69 61 70
Fosfor (mg) 111 93 14 
Kalsiyum (mg) 134 119 32 
Magnezyum (mg) 14 13 3
Demir (mg) 0.04 0.05 0.03 
Çinko (mg) 0.30 0.38 0.17 
Sodyum (mg) 50 49 17 
Potasyum (mg) 204 152 51
Vitamin A (IU) 185 126 241 
Tiamin (mg) 0.05  0.04 0.014 
Vitamin B6 (mg) 0.05 0.04 0.01

Keçi sütü ve peyniri fiyatları (TL)

Pastörize keçi sütü (0.5 litre) 2.1
Pastörize keçi sütü (1 litre) 3.7
Keçi yoğurdu (toprak kap-1 litre) 13.8
Kültür keçi peyniri (1 kilogram) 17.2
Klasik keçi peyniri (1 kilogram) 30.5
Keçi kaşarı (1 kilogram) 35.5

-------------------------------------------------------------------------Saanen Keçisi İsviçrenin Bern Kantonu´na bağlı Saanen Vadisi´nden Dünyaya 1900 lü yıllarda yayılmıştır.Dağlık Saanen  bölgesinde  ve sert iklim koşullarında geliştirildiğinden sağlam yapılı hayvanlardır.Saanen süt keçilerinde kıllar kısadır.Keçi yetiştiriçileri tarafından beyaz ve krem renli saanenler tercih edilmektedir.Saanen keçilerinde kulaklar dik,yüz düz veya bombelidir.Burun üstü düzdür..Vücut yapısı incedir.Boyun ince ve uzundur.Beden uzun yapılıdır.Beden ğöğüsten arkaya doğru genişler. Kralice süt keçisi olarakda adlandırılır.Dünyanın en ünlü sütcü keçilerinden biridir.Hem saf yetiştirme hem de verimsiz ırkların verimlerinin yükseltilmesinde melezlemede kulanılmaktadır,melez yetiştiriçiliği yapılmaktadır.
 


Saanen Keçi Irkı (Saanen Goat)

 saanen keçisi
Saanenler sakin yaratılışlı keçilerdir.Saanen süt keçilerinin en büyük özelliği sağım yeteneği ve sütcü karekterleridir ayrıca doğurgan hayvanlardır.Canlı ve sürü uyumları çok iyidir.Saanen keçileri zeki karekterli,sağlam yapılı ve dirençli hayvanlardır.Sarp yerlere tırmanma ve hafif yükleri taşıma yetenekleri nedeniyle yer yer dağçılar tarafından malzeme taşımada kulanılmaktadır.
 


Saanen Keçiler kolay idare edilebilir,çok uyumlu keçilerdir.İnsanlara çok düşkündür.Sahibinden komut çağrıları almayı sever.Ot yemekle beraber çalı yaprak yemeyi sever.
Saanen keçi yetiştiriçiliğinde gölgelik oluşturmak gerekmektedir.Saanen keçiler güneş ışınları karşı duyarlıdır.Serin iklimlerde saanen süt keçileri daha yüksek verim vermektedir.Saanen keçi yetiştiriçiliğinde kahverengi deri tercih edilmektedir,deri üzende küçük lekeler olabilir.Omurga ve uyluk üzerinde çoğu zaman bir saçak mevcuttur.Memeler çok iyi gelişmiştir.Tekelerde kuvvetli sakal vardır.Saanen süt keçilerinin erkek ve dişileri genelde boynussuzdur.Göğüs uzun,yuvarlak,sırt çizgisi düzdür.Sağrı iyi gelişmiştir.Ön va arka ayaklar düzgün duruşlu,uzun yürüşler için uygundur.Kaburgalar yuvarlak yapılıdır.
Saanen keçiler kısa kıllara sahiptir.Soğuk ve sert iklimlerin hakim olduğu ülkelerde nispeten kılları biraz uzun olabilir.
 
 
Saanen keçiden,ingiliz  beyaz keçisi ve Yenizalanda da sable keçisi(samur keçisi) geliştirilmiştir.Saanen keçilerinin anavatanı İsviçrede 280 günlük süt verim ortaması 6 lt. dir.Saanen keçilerde dünya rekoru 1. laktasyon(1.doğum) 3200 litredir 365 gün,2.laktasyon 3396 litredir.İkinci laktasyonda bu verime ulaşan keçinin ortalama günlük süt verimi 12,5 litredir.(280 günlük ortalama verim).Saanen süt keçilerindeki şampiyonluk Avusralya´lı bir saanen keçi yetiştiriçisine ayittir.
 
 
Saanen ırkının yemden yararlanma yeteneği gayet iyidir.  Keçiler yumuşak huylu, narin görünüşlü, çevik hayvanlardır.  Sosyal bir ırktır.  Mutlaka grup içinde olmak isterler, yalnız kalmaktan hoşlanmazlar.
 
saanen_keçileri_sütü 
Saanen keçiler serbest aşımla ve suni tohumlamayla döllenebilirler. Eğer sürüye teke katılacaksa 15 keçiye 1 teke hesap edilmelidir. Saanen bir etçi keçi ırkı olmamakla birlikte eti lezzetlidir.Saanen Keçilerde,8 lt sütten 1 kg peynir elde edilir.
 
 
SAANEN KEÇİSİ VERİM ÖZELLİKLERİ
Canlı Ağırlık 50-55 Kg
Laktasyon Süt Verimi 800-1000 Kg
Laktasyon Süresi 250-300 gün
Sütte Yağ Oranı % 2.5-3.0
Bir Doğumdaki Oğlak Sayısı 1.8-1.9
 
Keçilerde gebelik süresi 5 aydır.Saanen Keçi,diğer bazı ırklarda Halep Keçisi ve Kilis Keçisinde bir yılda 2 doğum yaptırılabilinir,fakat böyle bir durumda keçilerden yeteri kadar süt üretimi yapılamaz.O nedenle yılda bir doğum üzerine üretim planlaması yapmak en doğru seçenektir.
 
Saanen Keçilerin süt yağ oranı düşüktür(%2.5-3.0).Saanen süt keçisinin en önemli kusuru budur.Saanen Keçi sütü,Türk Toplumunun damak tadına çok uygun değildir.Yağ oranı yüksek Keçi sütüne alışkın olan Türk Tüketiçileri tarafından,Saanen Keçi sütü pek rağbet görmemektedir.Türkiye´de en kaliteli süt,Kıl Keçilerinin sütüdür.Süt yağ oranı % 5 - 5.5 tur.Kıl Keçisi sütü,dondurmacıların,mandıraçıların,pastaneçilerin,organikçilerin ve bilhasa çocuk maması imalatçılarının gözdesidir.Hasta olan yörükler Kıl Keçisi sütünü ilaç olarak içmektedirler.Hali hazırda Dünyanın bir çok Ülkesinde Keçi ürünleri satan eçzaneler(healt shop)vardır.Keçilere ayit süt,et ,peynir,yoğurt vb ürünler şifa niyetine tüketilmektedir.
 
Saanen Keçilerinin süt yağ kalitesini yükseltmek için Saanen Keçi sütünü,Kıl Keçisi sütüyle karıştırıp tüketime ve satışa öyle sunulmalıdır.O nedenle her Saanen Keçi yetiştiriçisi,Saanen Keçi sütünün,süt kalitesini yükselte bilmesi için,çiftliğinde bir de saf Kıl Keçisi sürüsü beslemesi gerekmektedir.
 
Saanen Keçilerin geneli beyaz renkli olmakla birlikte son yıllarda dünyada değişik renk tonlu ve benekli saanenler saanen keçi sürülerinde görülmeye başlandı.Renli saanenler iyi süt verimleri nedeniyle tercih edilir hale gelmiştir.
 
 
Bun farklı renk tonlu saanen keçiler melez ırk değildir.Safkan Saanen´ler,erkek yada dişideki renkli genlerin baskın olmasıyla dünyaya gelen cinstir.Şimdilerde bu farklı renklerdeki cinse Sables adı verilmektedir.
 
 
Bir çok Saanen ticareti yapanlar bu cins için parti kıyafeti giymiş Saanen´ler diye hitap ederler.
Saanen Keçiler açık renkli derileri nedeniyle kansere yakalanırlar.Sables Saanenlerde (Renkli Saanenlerde) koyu renk tonları nedeniyle kanser tehlikesi yoktur.Tropikal ve sıcak iklimlerin hakim olduğu ülkelerde yetiştiriçiler bu gerceği bildikleri için sables senenler tercih edilmektedir.Keçi yetiştiriçileri Beyaz Saanenlere fazla ilgi göstermemektedir.
Türkiye´de saanenler aşırı sıçak ve aşırı soğuk bölgelerde ciddi uyum sorunları yaşamaktadırlar.Telefat ve verim kayıpları ortaya çıkmaktadır.Ülkemizdeki saanen keçiler melez olduğundan İsviçre´deki saanenler gibi soğuğa dayanıklı değildirler.Sıçak bölgelerde saanen keçiler hayatta kalma mücadelesi vermektedirler.Saanen Keçi yetiştiriçiliği için Türkiye iklim koşullarında en uygun bölge Marmara Bölgesi´dir.O nedenle en yoğun saanen keçisi yetiştiriçiliğinin yapıldığı bölge Marmara´dır.Saanen Keçisi yetiştiriçiline girmek isteyen yatırımcıların Marmara Bölgesinde işe başlamarı daha doğru olaçaktır.
 Sables Saanenler değişik renklerde olabilirler.Sableslerin sağım yeteneği Saanen Keçisiyle aynıdır.Fakat bazı saanen keçi yetiştiriçileri Sables Saanenlerin, Saanenlerden daha üstün olduklarını idda etmektedirler.Yenizelandada Saanen Süt Keçilerinin %0,5 ni sables keçiler oluşturmaktadır.Yenizelanda´da sableslerin renginin %50 den fazlası beyaz olma zorunluluğu vardır.
 

 saanen-keçisütü yararları
 Türkiye´de bu günün koşullarında  saf saanen keçisi çiftçilerin elinde mevcut değildir.Türkiye´deki saanen keçiler maltız ve kıl keçisi melezleridir.Dünya şampiyonu saanen keçisi 280 günlük süt verimi ortalaması 12.5 lt,saanen keçisinin anavatanı İsviçre´de 6 lt dir.Ülkemizde ise saanen keçilerin 280 günlük süt verim ortalaması 1lt,1.5,2 lt çivarındadır.Bu verim ortamasına göre Türkiye´de en iyi saflık yüzdesi % 30-40 çivarındadır.Hiç kimse kalkıp %70-80,90 saflık derecesinden bahsedemez.Saflık yüzdesinin yükseltilmesi için suni tohumlama bir zorunluluktur.Ayrıca ithal saf  saanen keçilerin ülkeye getirilmesi ve kalitenin yükseltilmesi gerekmektedir.Türkiye´de şuan için renkli sables saanenler mevcut değildir.Ülkemizde bulunan yerli keçi ırklarımızı saanen melezleriyle melezleştirip keçi ırklarımızı çorbaya çevirmek bu ülkenin genetik zenginliğine yapılmış en büyük kötülük olaçaktır.Her şeyden önce mevcut yerli ırklarımıza sahip çıkmalıyız.Milli Keçi ırklarımızı seleksiyon yöntemiyle verimlerini yükseltip keçi ırklarımızın saf yetiştiriçiliğini yapmalıyız.Halep Keçisi,Kilis Keçisi,Honamlı Keçi ırklarımızın Saanen Keçilerden daha yüksek süt verdiği,daha çok et verdiği ve daha dayanıklı keçiler olduğu unutulmamalıdır.
İsviçrenin  her bölgesinde farklı farklı keçi ırkları beslenmektedir.Bizdeki gibi tüm keçileri saanen melezi haline dönüştürme gibi bir cahalet içinde değillerdirİsviçreliler.Türk yetiştiriçilerini,keçi düşmanlarının hilafına,Kıl Keçisi,Halep Keçisi,Kilis Keçisi,Norduz Keçisi,Abaza Keçisi,Gürcü Keçisi,Maltız Keçisi,Kaşmir Keçisi,Boer Keçisine yatırım yapmaya davet ediyorum. vet.hekim Cengiz Torun
 saanen_keçiprojesi

TÜRK  SAANEN  KEÇİSİ
Türk Saanen keçisi başta Çanakkale Merkez ilçeleri olmak üzere Marmara bölgesinde yetiştiriciliği son zamanlarda yaygınlaşan, yüksek verimli, bölgeye adaptasyonu iyi olan bir ırktır. Bu ırk, saf Saanen keçileri ve bölgede bulunan Maltız (malta keçisi:ada keçisi) ve kıl keçilerinin melezlenmesi ile oluşturulmuştur. Bölgede birinci melez generasyondan (F1 generasyonu) saf Saanen genotipe dek farklı Saanen kan oranlarında melezlerin olduğu tahmin edilmektedir.

 
Çanakkalede bu keçi tipinin oluşturulmasına 1980 öncesinde Çanakkale Tarım İl Müdürlüğüne bağlı Üvecik biriminde başlanmıştır. Bu amaçla Ege Üniversitesinden Damızlık nitelikte Saanen tekeleri getirtilmiş ve bölgeden temin edilen kıl ve maltız keçilerinin kullanılması ile çevirme melezlemelerine başlanmıştır. 1982 de ise dışardan ithal edilen Saanen ırkı keçiler Üvecik Çiftçi ve Teknik Eleman Eğitim Merkezine getirilmiştir Bu tarihten sonra gerek burada daha önce oluşturulan melez sürüye gerekse saf sürüye saf sürüden elde edilen tekeler verilmiştir. Söz konusu Birim 1995 yılında Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesine devredilmiştir. Üniversiteye bağlı birimde 2001 yılından bu yana söz konusu genotipte yoğun bilimsel çalışmalar yapılmaktadır. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü personeli bilimsel çalışmaların yanı sıra hem söz konusu keçinin tanıtımı hem de keçicilik alanında çiftçiye bilgi transferi hizmeti de vermektedir. Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü tarafından düzenlenen I. Ulusal Süt Keçiciliği Kongresinde alınan kararla Ezine Saaneni olarak tanınan bu genotipin Türk Saaneni olarak adlandırılmasına karar verilmiştir. Çanakkale ili Ezine ilçesi Üvecik köyünde Yahya Çavuş Araştırma ve Uygulama Biriminde bulunan Türk Saaneni genotipinden farklı yaş ve cinsiyetlerde toplam 120 başlık sürü 12 Kasım 2005 tarihinde Çanakkalenin merkeze 3 km uzaklıkta bulunan Sarıcaeli Köyü yakınlarındaki Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesine ait Teknolojik ve Tarımsal Araştırmalar Merkezine (TETAM) nakil edilmiştir.
 
Yapay merada otlayan Türk Saanenleri

 
 
Türk Saaneninin genel özellikleri:
Türk saanenleri( maltız,kıl keçisi) yerli keçilerle melezlemeyle oluşturulmuştur.
Kıl keçisinin yetiştirildiği koşullarda bu ırkın yetiştiriciliği kıl keçisine nazaran daha yüksek performans sağlanarak yapılabilmektedir. Zira bu ırk saf bir kültür ırkı olmayıp, bölge koşullarına adapte keçilerle bir kombinasyonun sonucu elde edilmiştir. Bu ırkın Ekstansif yetiştiricilik sistemlerinde de yetiştiriciliğinin yapılabiliyor olması, ırkın ne derecede başarı ile kullanıldığının önemli bir göstergesidir.   
Türk Saaneni keçisi süt beyazı renkten krem beyaza dek değişen tonlarda beyaz rengin hâkim olduğu bir genotiptir. Melezlerde nadir de olsa gri-beyaz tonda alaca formlar da gözlenebilmektedir. Ayrıca melezlerin bir kısmında but çevresinde ve meme etrafında uzun kılların kapladığı bir alanı görmek mümkündür. Irkın temel karakteristiklerinden birisi kulak yapısıdır. Kulaklar kısa, dik ve oldukça hareketlidirler.  Kıl ve maltız keçilerinin aksine bu ırkta kıl uzunluğu oldukça kısa ve parlaktır. Deri esnek ve yumuşak olup sütçü bir yapıyı temsil eden niteliktedir. Vücut narin, dişilik özelliklerini gösterir tipte, boyun ince ve uzun, baş narin ve göğüs kafesi geniş ve sağlam yapıdadır. Sağrı eğimi çok düşük olmayıp hafif eğimdedir. Erkek ve dişiler boynuzlu veya boynuzsuz olabilecekleri gibi küpeli veya küpesiz de olabilirler. Uysal olan bu ırktan keçilerin yönetimi kolay olup sürü halinde veya bireysel yetiştirmeye uygun hayvanlardır.

 saanem_keçisi

Zira bu ırkın cidago yüksekliği (72 cm) biraz daha yüksek ve meme yapısı, maltız keçilerinin sarkık olan yapısının aksine karına doğru genişleyen, güçlü bağlantıları olan ve meme başları kısmen daha kısa yapıda olan bir formdadır. Bu özellikler ırka çalı vb yerlerde memenin daha az zarar görmesine (yaralanma, çalı çırpıya takılma v.b.) ve makineli sağıma uygunluk açısından üstünlük sağladığından işgücü ve zaman kazandırmanın yanı sıra daha uzun bir süre damızlıkta kalma şansı tanıması bakımından önemli avantajlar sağlamaktadır.
Türk Saaneninin döl verimi yüksek olup ilkine tekeye verilme yaşları oldukça erkendir. Üvecik Araştırma ve Uygulama Biriminde yetiştirilen ergin keçilerde ortalama oğlak oranı 1.6 olup bu oran ilkine doğum yapanlarda 1 düzeyindedir. Yine bu merkezde başlatılan bir uygulama ile dişi çebiçler yaklaşık 68 aylık yaşa ulaştıklarında tekeye verilmektedirler. Bu uygulama ile yetiştiricilik açısından ekonomik ve yetiştirme hedefli önemli kazanımlar beklenmektedir.
 
 
Türk Saaneni keçilerinin süt verimleri ortalama 500 kg/laktasyon düzeyinde olup bu değerlere yetiştirici koşullarında rahatlıkla ulaşılabilmektedir.
 
 
İyi bakım ve besleme koşullarında Saanen Keçisi İsviçrede ortalama 3-5 lt süt vermektedir.Saanen Keçisi bir sağım döneminde 280-300 gün sağılabilmekte ve toplam 700-900 kg süt verebilmektedir.
Saanen Keçileri İsviçre kökenli süt ve döl verimi yüksek hayvanlardır. Saanen Keçisinin vücudu beyaz veya parlak krem rengi kısa kıllarla kaplıdır. Deri rengi pembemsidir.  Omuz, sağrı ve sırt çizgisi üstündeki kıllar daha uzundur. Tekelerin sakal ve yelesinde uzun kıllar oluşmuştur. Tekelerin canlı ağırlığı 75 kğ´a kadar çıkabilmektedir.
Dişilerin vücudu süt tipine uygun zayıf ve ince   bir yapıya sahiptir ve canlı ağırlıkları 50 kg civarındadır.
Bacakları düzgün ve sağlam yapılı yol yürümeye elverişlidir. Meme yapısı çok iyi gelişmiş ve vücuda bağlantısı geniş koltuk meme tipindedir. Döl verimleri yüksektir. Çoğunlukla ikiz oğlak verir.
Saf olarak da yetiştirilen Saanen keçileri ülkemizde de yerli ırk keçilerle melezlenmiştir.Bu günün şartlarında şuan için Ülkemizde ki saanen keçileri melezdir.Saf saanenlere ulaşabilmek için uzun yıllar aralıksız suni tohumlama yaptırılmalıdır.
 
Türkiyede´ki mevcut saanenlerin verimlerini yükseltmek için ya kesintisiz uzun yıllara dayanan suni tohumlama yaptırılmalıdır.Yada sütcü Halep(Damascus)Keçilerinin tekeleriyle Saanen Keçilerini çiftleştirip,(HalepxSaanen) dogacak oğlaklarda ciddi verim artışı sağlanabilir.Hatırlanacağı üzere Halep(şami) Keçileri ortalama 3-5 litre arası 280 gün boyunca süt verebilmektedir.
 
Teke Katımı
Teke katım zamanı bölgelere göre değişir. Aşım mevsimi öncesi keçilerin ve tekelerin özel bir yemlemeye alınması faydalıdır. Böylece kısırlık riski azalırken, ikiz ve üçüz doğumların artması mümkün olabilir.
Keçilerde teke katma işlemi  "serbest katım" ve "elden katım" olarak iki şekilde yapılabilir.
 
Serbest Katım
Serbest katım yönteminde 30-35 keçiye ergin bir teke hesabı ile katım yapılır. Eğer teke genç ise, 15 keçiye bir teke hesap edilir.
 
Elden Katım
Elden katım yönteminde, kayıt tutma imkanı olduğundan hangi dişinin hangi tekeye verileceği bilinir.
Böylece sürünün verimce iyileştirilmesinin devamı  sağlanabilir.
Keçilerin gebelik süresi 145-155 gündür. Gebeliğin son 4-6´ıncı haftasında yavrunun gelişimi hızlı olduğu için anneye iyi bakım ve besleme uygulanmalıdır.
Doğum yaklaştığında keçilerin ayrı bir bölmeye alınması tavsiye edilir. Bölme tabanına bol altlık serilir. Doğumdan sonraki  3-5 gün yavruya ağız sütü mutlaka verilmelidir. Oğlaklar ilk iki ay annelerini emer, fazla süt ise sağılır.
Sağımda meme bakımına ve temizliğine gereken özen gösterilmelidir. Sağım sırasında temizlik kurallarına uyarak keçi sütünde istenmeyen kokuları azaltmak yetiştiricinin elindedir.
Ülkemizde keçi sütleri inek ve koyun sütleri ile karıştırılarak işlenmektedir. Keçi sütü kuru madde ve yağ içeriği bakımından inek sütünden geri kalmaz.
 
Keçilerin barınakları ise gereksinimlerini karşılayacak düzeyde ve mümkün olduğunca düşük maliyetli olmalıdır. Kapalı keçi ağılı yapımında gerekli standartlara uyulmalıdır. Ilıman bölgelerde sundurma tipi ağıllar tercih edilebilir.

 saanenkeçisi
 
Önemli-İnternet ortamında kanada saaneni diye isimlendirmelerle farklı bir saanen keçi ırkı varmış gibi yanlış tanımlama kullanılmaktadır.Böyle bir ayrım bilimsel temelden uzaktır.Hiç bir bilim insanı böyle bir kavramı kullanmamaktadır.Bu kavram tiçari çıkar sağlamak için ortaya atılmış temelsiz bir iddadır.Sadece saanen keçisinden geliştirilmiş iki farlı ırk vardır.Saanen keçiden,ingiliz  beyaz keçisi ve Yenizalanda da sable keçisi(samur keçisi) geliştirilmiştir.Ayrıca sables denen renkli saanenler vardır.Saanenler Dünyada İsviçre Saanen Keçisi,Türkiye´de ise Türk Saanen´i olarak isimlendirilmektedir.Keçi yetiştiriçilerine saygıyla duyurulur.Veteriner Hekim Cengiz Torun
 
 
Keçi Orman Düşmanı Değilmiş
 
ÇANAKKALE- Mehmet Bayer- Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi`nde (ÇOMÜ) yapılan bir araştırmada, keçilerin en çok otu sevdiği belirlendi.
ÇOMÜ Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü Araştırma Görevlisi Dr. Cemil Tölü, TÜBİTAK tarafından desteklenen projesinde, keçilerin beslenmek için nereleri tercih ettiğini araştırdı.
Dr. Tölü, AA muhabirine yaptığı açıklamada, proje kapsamında, Gökçeada, Malta(Maltız) ve Türk Saanen keçilerini buğday merası ile fundalıktan oluşan bir merada otlatıp, gözlemlediğini söyledi.
Keçinin ``orman düşmanı`` ilan edilmesiyle, 1970`li yılların başından bu yana keçiciliğe karşı sistemli bir bitirme kampanyası sürdürüldüğünü savunan Tölü, ``Halbuki yine öteden bu yana keçiyi ve keçiciliği iyi tanıyan çevreler, keçinin orman zararlısı olmadığını, insan faaliyetlerinin ormana zarar verdiğini dillendirmişlerdir`` dedi.
Dr. Cemil Tölü, otlama davranışı gözlemleri sonucunda tüm keçilerin tercihlerinin öncelikle buğday merası olduğunun anlaşıldığını ifade ederek, ``Buğday meraları yararlanılamayacak derecede kuruduğunda ise bu hayvanlar beslenmek amacıyla, birçok çiftlik hayvanı türü tarafından etkin olarak kullanılamayan fundalıklara yöneliyor ve buralardan son derece iyi bir biçimde yararlanıyor`` diye konuştu.
PROJEYLE YARGILARIN GEÇERSİZ OLDUĞU KANITLANDI
Projeye konu olan keçi ırklarının farklı otlama davranışları sergilediklerini ve ``ormana zarar vermeyen keçi`` olarak lanse edilen Saanen keçisinin diğer keçi ırklarına göre daha fazla fundalıklara yöneldiğini belirlendiğini anlatan Tölü, ``Bu durum gayet normaldir. Saanen keçisinin cüssesi daha büyük ve süt verimi de yüksektir. Dolayısıyla daha fazla besin maddesine ihtiyacı vardır. Eğer siz bu hayvanın gereksinimlerini karşılamazsanız, bu hayvan yiyebileceği her şeye ulaşmaya çalışır`` diye konuştu.
 Tölü, projenin toplumda söylenen ``keçi her otu bırakır, çalıya ya da ağaca koşar`` yargısını geçersiz olduğunu kanıtladığını bildirdi.
Basından alıntıdır.

BU İŞTE PARA VAR SAANEN KEÇİSİ

 

a
12-09-2012 02:20

    NEDEN SAANEN KEÇİSİ?

    emine Emine Fire Avatar

    NEDEN SAANEN KEÇİSİ?

    1. Çiftleşmede ergen ve bilinçli teke kullanımı. Kabak teke kabak keçi ile çiftleştirilmez bunu biliyormuydunuz çiftleştirildiğinde ne olur söyleyin bakalım ocak 2012 de takip edin
    2. Tarım bakanlığı tarafından mecburi olan tüm aşılarının yanında diğer faydalı aşılarınında yapılıyor olması.. Diğer aşılarını saycak kaç kişi var
    3. Türkiyede tek 7kg süt verimi olan keçilerin bulunmasıocak 2012 de takip edin
    4. Referanslarımız. Sitede var
    5. Satılan sürüdeki damızlıkların ve sağlanan sütün satışının sağlanması
    6. Satıştan sonraki kontroller...
    7. Sütteki yağ oranı ve kuru madde miktarlarının benzersiz şekilde olması
      Yani süt değerleri
    8. 1930 Mella adlı keçinin kırdığı dünya rekorunukırmaya hazırlanmamız. O keçiyi geçemicez sanırım.
    9. Güven
    10. Dürüstlük
    11. Nubian değil Dünyada son 450 adet kalmış olan Angola-Nubian keçilerinden 19 adet tek bizde bu konu için Walter a teşekkürlerimi borç bilirim
    12. Atatürk Üniversitesi´nin yetiştirmeye çalıştığı ve halen kırmalarını üretebildikleri CHAROLLAİS´ in İngiliz kültürleştirilmişleri ülkemizde ilk ve tek bizde...
    13. Sitemiz Tarım makineleri, tarım işçileri, Tarım kalkınma, Tarımsal kalkınma, Tarım personel, tarım kredi, tarım aletleri, tarım tv,tarımsal kalkınma, tarım reformu, tarım sigortası, tarım makinaları hakkındada lider olabilecek bir sitedir.
    Yani AR-GE  ye çok önem veriyoruz..Çok yakında saf kan charollais koyunları ve boer keçileri ile hizmetinizdeyiz....


     Türk Saaneninin genel özellikleri:

    Genel olarak keçiler küpeli, kısa ve beyaz tüylüdür. Meme iki but arasına iyi yerleşmiş olup koltuk tipi bezel memedir. Gelişme hızı, süt ve döl verimi yüksektir. Genellikle 2-5 başlık gruplar halinde aile işletmelerinde kullanılır. 1959lı yılların başında Türkiyeye de getirilmiş ve halen saf ve melez olarak yetiştirilmektedir

    Saanen ırkının en önemli özelliklerinden birisi olan farklı iklim koşullarına uyma yeteneği sayesinde, götürüldüğü yerlerde çok çabuk adapte olabilmektedir. Saanen keçileri yemleme ve mera koşullarına karşı çok duyarlıdır. Yüksek verim yeteneği ancak iyi bakım ve besleme koşullarında ortaya çıkar. Saanen keçilerinde yemden yararlanma yeteneği yüksektir ve erken çağda cinsi olgunluğa ulaşırlar ve hızlı ürerler. Bu da Saanen ırkının yetiştirme yönünden en önemli avantajıdır. Döl verimi yüksek olan ırk, genellikle ikiz yada üçüz doğum yaparlar. Canlı ağırlık erkeklerde 70 kg, dişilerde 50 kgdır. Ortalama 2.5 yaşında süt verimi 750 kg ve laktasyon süresi 280 gündür. Elit dürülerde laktasyon süt verimi bir ton ve laktasyon uzunluğu 300 gün olarak saptanmıştır. Sütte yağ oranı % 3.4-3.6 civarındadır

    Kıl keçisinin yetiştirildiği koşullarda bu ırkın yetiştiriciliği kıl keçisine nazaran daha yüksek performans sağlanarak yapılabilmektedir. Zira bu ırk saf bir kültür ırkı olmayıp, bölge koşullarına adapte keçilerle bir kombinasyonun sonucu elde edilmiştir. Bu ırkın Ekstansif yetiştiricilik sistemlerinde de yetiştiriciliğinin yapılabiliyor olması, ırkın ne derecede başarı ile kullanıldığının önemli bir göstergesidir.

    Türk Saaneni keçisi süt beyazı renkten krem beyaza dek değişen tonlarda beyaz rengin hâkim olduğu bir genotiptir. Melezlerde nadir de olsa gri-beyaz tonda alaca formlar da gözlenebilmektedir. Ayrıca melezlerin bir kısmında but çevresinde ve meme etrafında uzun kılların kapladığı bir alanı görmek mümkündür. Irkın temel karakteristiklerinden birisi kulak yapısıdır. Kulaklar kısa, dik ve oldukça hareketlidirler. Kıl ve maltız keçilerinin aksine bu ırkta kıl uzunluğu oldukça kısa ve parlaktır. Deri esnek ve yumuşak olup sütçü bir yapıyı temsil eden niteliktedir. Vücut narin, dişilik özelliklerini gösterir tipte, boyun ince ve uzun, baş narin ve göğüs kafesi geniş ve sağlam yapıdadır. Sağrı eğimi çok düşük olmayıp hafif eğimdedir. Erkek ve dişiler boynuzlu veya boynuzsuz olabilecekleri gibi küpeli veya küpesiz de olabilirler. Uysal olan bu ırktan keçilerin yönetimi kolay olup sürü halinde veya bireysel yetiştirmeye uygun hayvanlardır.

    Sahip olduğu vücut komformasyon özellikleri kıl keçisine nazaran daha iyi bir otlama ve dolaşma yeteneği fırsatı sağlamaktadır. Zira bu ırkın cidago yüksekliği (72 cm) biraz daha yüksek ve meme yapısı, maltız keçilerinin sarkık olan yapısının aksine karına doğru genişleyen, güçlü bağlantıları olan ve meme başları kısmen daha kısa yapıda olan bir formdadır. Bu özellikler ırka çalı vb yerlerde memenin daha az zarar görmesine (yaralanma, çalı çırpıya takılma v.b.) ve makineli sağıma uygunluk açısından üstünlük sağladığından işgücü ve zaman kazandırmanın yanı sıra daha uzun bir süre damızlıkta kalma şansı tanıması bakımından önemli avantajlar sağlamaktadır.

    Saaneninin döl verimi yüksek olup ilkine tekeye verilme yaşları oldukça erkendir. Üvecik Araştırma ve Uygulama Biriminde yetiştirilen ergin keçilerde ortalama oğlak oranı 1.6 olup bu oran ilkine doğum yapanlarda 1 düzeyindedir. Yine bu merkezde başlatılan bir uygulama ile dişi çebiçler yaklaşık 68 aylık yaşa ulaştıklarında tekeye verilmektedirler. Bu uygulama ile yetiştiricilik açısından ekonomik ve yetiştirme hedefli önemli kazanımlar beklenmektedir.

    Saaneni keçilerinin süt verimleri ortalama 500 kg/laktasyon düzeyinde olup bu değerlere yetiştirici koşullarında rahatlıkla ulaşılabilmektedir. Bakım şartlarının iyileştirilmesi ile aynı sürüde 800 kga kadar süt üreten hayvanlara rastlanabilmektedir.

    Orman, makilik alan ve çalı yoğun otlaklarda kıl keçisinden yararlanma yeteneğinde olmasının yanı sıra bu ırkın nicel olarak daha az yetiştirilmesi ve sahip olduğu tahmin edilen daha az tahrip edici otlama tarzı ile bu alanlarda daha az tahribat yarattığı düşünülmektedir. Ayrıca bu ırk yerli keçi ırklarına göre daha az hareketli olup entansif yetiştirme koşullarına daha uyumludur.

    a
    15-10-2012 04:57

      SAANEN KEÇİSİ FAYDALI BİLGİLER

      emine Emine Fire Avatar

      saanen keçisi besleyerek saanen keçi çiftliği kurmak isteyenler en iyi saanen keçileri ve saanen keçi çiftlikleri bizde sanen deyince akla heryerde saanen çiftliği miz ve saanen çiftlikleri mizle  satılık saanen keçisi nde lider olmanın ve  saanen süt keçisi saanen kecısı keçi üretimi yapmanın satılık saanen süt keçisi nde lider olmanın guru içindeyiz www.saanen.org olarak referanslarımıza sorduğunuz zaman saanen.org un farkını anlayacaksınız. Çok yakında sizlerle charollais koyunları ve boer keçilerini buluşturacağız ....

      Arkadaşlar 5 kg üzerinde süt sağımı için oğlaklıktan beslenme yöntemlerimiz vardır. Bizler bunları yaşayarak öğrendik 12 yıllık tecrübemizi sizlere aktarmak istiyoruz fakat sitemizde yazılan her yazıyı kopyalayarak kendilerine maal edenmler olduğundan dolayı sizlere daha iyi hizmet verebilmememiz açısından hertürlü sorunuz için hiçbiryerde bulamayacağınız cevaplarınız için Osman (05322857659) Beyi arayınız. Biraz önce bir sitede yeni doğan oğlaklara keçi ciğer aşısı tavsiyesi vardı. Bunlara gülüp geçiyorum. Sakın bir hekime danışmadan müdahale yapmayın hekimde umudu kestiyse ozaman bizi mutlaka arayın

       

      a
      15-10-2012 04:58

        SAANEN KEÇİSİ SATIŞI

        emine Emine Fire Avatar

        SAF SAANENLER

        OĞLAK SATIŞIMIZ KAPANMIŞTIR.

        2012 GÜZ DÖNEMİ KEÇİ SATIŞI

        1-4-5-6 yaşındaki keçileirmizden gebe haldeyken 800 TL ye satılacaktır.Gönderceğimiz keçilerden 5litre süt alma imkanı olmayacak 3 litrenin altına düşme de olmayacktır.Ülkemizin heryerine 2 adet dahi olsa gönderme imkanımız vardır.

        Siparişler peşin ödemeli olarak yapılacaktır. Keçiler gebe olacak ve 2 memesi çalışır vaziyette hastalıktan arınmış ırklsal özelliklerini taşır durumda olacaktır.

        Göndereceğimzi keçilerin oğlaklarını bu sene 400-600 TL ye dişilerini sattık erkeklerini ise kasaplık olarak 150 TL den kasapta değerlendirdik.

        ATIZ ÇİFTLİĞİNİN ayrıcalıklı hayvanlarından alma fırsatını kaçırmayın 2 yıl hayvan ıslahı beslenmesi ve hastalıkları konusunda 24 saat herseyi sorabilirsiniz. Bu fiyata bu hizmeti dahi alamzsınız. bu konuda REFARANSLARIMIZ kısmına bizim hakkımızdaki sorularınızı yöneltebilirsiniz. Referansları olmayan yerlerden kesinlikle alışveriş yapmayınız. Bu sektörde hayvan alım-satımı yapan canbazların çoğunlukta oldugu bir sekmenttir.

         

         

        Oğlak veya keçi alırken önce fiyatı sorupta başlayanların bu işte muvaffak oalcağını sanmıyorum öncelikle oğlak kaç aylık ve kaç kilo annesi ne süt veriyor tırnak bakımlarına varıncaya bakımı yapılmış mı bunlara dikkat etmeniz gerekirken oğlak kalmaz, ve sizde her oğlağı aynı kefeye koymayın
        Ha birde bu arada keçi alırken kulak numaralarına bakın çünkü piyasada çok toplama hayvan var numaralar arasında çok fark varsa bence geri adım atın her türlü hastalık sizi bulur
        Bir önerim daha var piyasada elinde oğlak ve keçisi hiç satışla bitmeyen kişilerden uzak durun, çünkü toplama yaptığı barınakta ne kadar mikrop olabileceği aklınızın ucundan bile geçemez
        Unutmayın size kimse 5-6 kg süt veren keçisini satmaz. Ancak oğlak alıp sizde büyür ise o verimleri verebilir.


        SAANEN ÇEŞİTLERİ              TÜRK SAANEN      İSVİÇRE SAANEN      KANADA SAANEN 
        YILLIK SÜT VERİMLERİ           400kg              700kg            1000KG
        (ERGENLERDE)      
        YILLIK SÜT VERİMLERİ            250KG              300KG            700KG
        (GENÇLERDE)       
        GÜNLÜK SÜT VERİMELERİ         2-3KG             2.5-4.5KG         4.5-8.2KG
        (ERGENLERDE)  
        GÜNLÜK SÜT VERİMLERİ          1-2KG               1-3KG           3-5KG 
        (GENÇLERDE)   
        LAKTASYON                     240GÜN             280GÜN           320-350GÜN
        FİYAT                        ÜRETMİYORUZ         KEÇİ 1200 TL      OĞLAK 1000TL
        SÜTTEN KESİMLE                90GÜN               50 GÜN          35GÜN 
        ÜLKEMİZDEKİ ADETLERİ        100.000             100.000         2050
        ELİMZDEKİ ADETLERİ            ÜRETMİYORUZ         0               420

         

        FİYATLAR GENELDİR GÜNLÜK DEĞİŞEN ASIL FİYATLAR ANASAYFADADIR

        Yukarıdaki bu fiyatlar üzerinden suni tohumlama  keçi teke ve oğlakları %400 arttırılır

          SUNNİ TOHUMLAMANIN NEDEN YÜKSEK FİYATLARDA OLDUĞU

        Bilindiği Üzere saanenlerde tekeye gelme dönemi agustos eylül aylarında başlar

        1.herkeçiyi tekeye getirmek için süngerleme yöntemşi yapılacaktır bu süngerlem yönteminde birt keçöisinin tekeye gelme zamanı 21 geciktşirilecek ve 21 gun gec doğum 21 gun verim düşüklüğü sağlayacaktır
        2.her bir suni tohum için 40-70 $  arasında masrafınız olacaktır
        3.%20 en iyi başarı oranıdır 2007 yılında Yapılan suni tohumların hiçbiri tutmamıstır
        4.%20 si hamile kalan keçilerinizden dönenler yani sonradan hamile kalanların hmile kalması için bir 21 gun daha geçecektir yani hamile kalamayan kjeçi 21 tohumlanmadan once 21 de tohumlamadan sonra boş kalacaktır ve tutmadığı için tekeye geldiğindede tutmamam oranı yüklseleceketir
         
        Yani şöyle hesaplayalım 100 keçiniz için suni tohum ortalama 6.000$  tohumlama masrafı 1000$  ve en iyi tutma imkanı %20 olarak düşünürsek 10 tanesi gebe kalacak demektir ve 1.6 oranında oğlaklama oranına göre 16 oğlağınız olacaktır bunların yarısı erkek dersek yani 8 tane erkek tekelik oğlağınız olacaktır ve ölüm oranı oğlaklarda %10 dur bu normal olanıdır yani 8 in 1 i fire verir. Kaldı 7 erkek tekelik oğlak  e sizin diğer gebe kalmayan 80 keçiniz 42 gün geç doğuracaklar çünkü suni tohum söküldü ve canlı tekeye verdimiz tabiî ki onlarında hepsinin tuttu gibi komik bir varsayıma varalım 42 günde 3kg sütten her bir keçi için 126 kg süt zararınız olacak bu 80 adette  10 ton olacaktır

        Elinizdeki 6 erkek tekenizin fiyatı 10 ton sütünüz 7000$ tohumlama masrafınız ve artı 80 keçiden geç doğan dişi oğlakların zaman kaybından dolayı o sene tekeye gelememesi olacaktır

        Eeeee siz şimdi inanıyormusunuzki bir suni tohumlama erkek oğlağını 1500 ytl ye bile verilebileceğini ama bizler torunlarını veriyoruz merak etmeyin o size suni tohumlama diye satılmaya çalışılan tekelere  de kanmayın

        KESİNLİKLE SUNNİ TOHUMLAMA YAPTIRMAYIN

        Nakliye dâhil fiyatlarımızda nakliye ücreti hesabımıza yatmadan nakliyeye alınmıyorsunuz

        Şunu da söylemeden geçemicem bana telefon edereken Osman Bey Çanakkale´deyim keçi sürünüzü ve tesisinizi görebilrimiyim  sorusu beni öldürüyor deseniz yeri olur çünkü adam kalkmış istanbuldan İzmir tatile giderken bile turistik amaçlı olarak(sanki sirk var) gezmek istiyor tabiî ki bilmiyor kine biz sırf onun için yaylımda olan hayvanlarımızı barınaklarına sokuyoruz kendi özelde olsa işimizi bırakıyor 80 km kendi otomuzla barınağa kadar götürüyoruz sonra bilgi bilgi ki İngilizce kursu  bile saat ücreti nekadar biliyor musunuz??:-)  Eeee İngilizce kursu herkesten alabilirisiniz ama keçideki sırrı herkesten alamazsınız.

        Neyse uzun lafın kısası almaya gelecekseniz 500ytl nizi hazırlayın alışveriş olursa alıverişten düşerim olmazsa turistik hizmetlere sayarsınız. Sizde olsanız benden fazlasını yaparsınız eminim çünkü sırf görmek için gelenlerin sayısı günde 10 u geçiyor
          
         

        http://www.saanen.org/satis.html

        a
        15-10-2012 05:06

          Sanen Keçisi Günlük Aylık Süt Verimi ve Satış Fiyatı

          emine Emine Fire Avatar

          Dün Kurban Nedeniyle Kurban satış pazar yerlerini geziyordum ve orada beyaz keçiler satan bir çifciyle karşılaştım dikkatli baktıgımda o beyaz keçilerin sanen keçisi oldugunu farkettim ve sohbete başladık

          Çifciden aldıgım bilgilere göre

          Devlet teşviki 20 dönüm araziden kücük Keçi çiflikleri için verimiyormuş

          20 dönüm arazinin 4 dönümünü kapalı Ahır şeklinde yapmış daha önce devlet hayvan başına 18 tl teşvik verdigi halde şu anda 12 tl ye güşürmüş teşviki ve aylık aşıları devler veteriner gönderip yaptırıyormuş

          adamın 300 adet sanen keçici varmış ve bunların 200 tanesinden süt alıyormuş günlük olarak ortalama süt verimi adet başına 4-5 kilo şeklinde oluyormuş

          daha önceleri sütü mado dondurmaya 2.5 tl den veriyormuş daha sonra 2.25 tl den almak istemiş mado adamda artık keçi peyniri yapıp satıyorum diyor ve 5 kilo sütten bir kilo peynir elde ediyorum diyor

          Keçi Payniri En düşün Fiyat 23 tl

          Adamın günlük üretimi muhtemel hesap 200 keçi x (5 Kilo süt ) = 1000 kilosüt = 200 kilo Keçi peynir

           

          Süt olarak satarsa 1000 kilo süt x 2.25 = 2250 tl Günlük

          Peynir olarak satarsa Perakende : 200kilo  x 23tl  = 4600 Tl günlük

          Toptan tahmini hiyat 13-14 tl civarıdır diye tahmin ediyorum 200kilo x 14 = 2800 tl günlük

          Birde sohbet esnasında anladıgım kadarıyla bir keçi aylık tahmini 36 tl lik saman ve yem  tüketiyor

          Bu arada sanen Keçisinin erkek olanlarından pazara getirmişti en düşük fiyat 750 tl olarak satıyordu

          Benden şimdilik bukadar görüşrüzz...

          a
          22-10-2012 03:09

            Saanen Keçi Fiyatları

            emine Emine Fire Avatar

            Saanen Keçi Fiyatı pazarda 750 -800 Tl

            Damızlık olarak Dişilerin yanına  bir erkek verilirken erkek saanen keçisi 1000tl ye satılıyormuş

            Üniversiteden alırken kilosunu 13 tl den veriyorlarmış

             

            a
            22-10-2012 03:12

              Saanen Keçisi İthalatı

              emine Emine Fire Avatar
              Saanen Keçisi İthalatı
              09.11.2010 18:00
              Merhaba,

              Ben yurtdışından saanen keçisi getirip bu işi yapmak istiyorum. Yurt içinde pek keçi yok, olsa da fiyatları 1000-1500 TL arası, bunları yurtdışından nasıl getirebiliriz nereye başvurmalıyız?

              Teşekkürler...

              Kıvanç Şenyuva
              Sayın Kıvanç Şenyuva,

              Saanen keçisi ithal eden firmalar var. Fakat firma seçerken çok dikkatli olmanızda yarar var. Bu konuyu istismar edenler var. Benim önerim İzmir İli Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği´ne başvurarak destek isteyebilirsiniz.

              Birliğe www.izmirkoyunkeci.org.tr adresinden ulaşabilirsiniz.

              Saygılarımla,

              Ali Ekber Yıldırım
              a
              22-10-2012 03:22

                İthal Saanen Keçileri – Saanen Keçi Fiyatları 495 €

                emine Emine Fire Avatar

                İthal Saanen Keçileri Saanen Keçi Fiyatları 495

                Fiyat Bilgisi: İlan yayında değil
                 
                İlan Tarihi: 11 Kasım 2011, Cuma
                 
                Türü: Saanen keci
                 
                Yaşı: 6 - 12 Aylik
                 
                Toplu Satış: Evet
                 
                Kimden: Sahibinden
                 
                Şehir: Edirne
                 
                 
                İlan Detay | İthal Saanen Keçileri Saanen Keçi Fiyatları 495
                Saanen keçi çiftliği kuracak arkadaşlar, Avrupadan Edirne teslimi ithal saanen keçileri getirmekteyiz. Saanen keçi çiftliğine, gebe saanen keçiler için arayın görüşelim. Keçi ithalatı bizim işimiz.
                Avrupadan 100% gebe saanen keciler için arayın görüşelim. Bir laktasyonda keçi süt verimi 1650 litre olan saanen keçi fiyatları, Edirne teslimi 495 dan başlayan fiyatlarla getirilmektedir.
                Saygilarimla,
                İthal saanen keçileri için,
                Mehmet Adsalmış
                Hollanda
                İletişim Tel.   0031650442015
                skype. mehmet.adsalmis
                mail.  mehmet_adsalmis@hotmail.com
                İthal saanen keçileri Edirne teslimi alacak arkadaşlar, arayın saanen keçi fiyatları 495 dan başlamaktadır. Saanen keçi çiftliği kuracak arkadaşlar görüşelim, keçi süt verimi yüksek keçileri kaçırmayın. Satılık saanen keçisi arayanlara duyrulur.

                 

                Favori / Paylaş
                Tweet
                FacePaylas


                Yorumlar
                1. ibrahim
                04 Aralık 2011 at 09:11
                selam verdiniz mesenger ve site acılmıyor manisadan yazıyorum en fazla ne kadar en az ne kadar keçi alımı yapabiliyoruz ve tekeler ne kadar lütfen meil adresime listenzi atarmısınız ibrahimgulmez3535@hotmail.com
                2012 Hayvancilik Kredileri

                a
                22-10-2012 03:24

                  İthal Saanen Keçileri – Saanen Keçi Fiyatları 495 €

                  emine Emine Fire Avatar

                  Bu keçileri kaçırmayalım!

                  aksiyondergisi

                  Türkiyede son dönemin en popüler gıda ürünlerinin başında keçi sütü geliyor. Anne sütüne en yakın besin değerine sahip süte talep artınca, keçi çiftlikleri özel sektör için yeni bir yatırım alanı oldu.
                  Son zamanlarda gıda sektörünün en popüler tartışma konularından biri keçi sütü. Sağlığa faydaları ve özellikle anne sütüne en yakın özelliklere sahip olması sayesinde keçi sütü büyük rağbet görüyor. Buna karşılık inek sütü kadar kolay bulunamıyor. Çünkü talep, üretimden çok daha fazla. Zaten sınırlı miktarda üretilen sütün tek tüketicisi bebekler ve çocuklar değil. En kaliteli peynir, tereyağı, yoğurt ve hatta dondurmalar da keçi sütünden üretiliyor. Dolayısıyla, zaten az miktardaki süt paylaşılamıyor. Türkiyenin her bölgesinde inek sütü üretimi yapan modern süt sığırcılığı tesisleri bulunurken aynı durumu keçi sütü için söylemek zor.

                  Türkiyenin en modern süt keçisi çiftliklerinden Dülger Saanen, Manisanın Halıtlı köyünde bulunuyor. İzmirli üç genç girişimci, hobi olarak başladıkları keçi sütü üretimine, şu anda toplam 2 bin baş keçi ve yıllık 400 ton süt üretim kapasitesiyle devam ediyor. Murat Dülger, Zafer Gül ve Murat Aslan sektöre 100 adet keçiyle giriyor. Dülger, diğer işlerinden kalan zamanda biraz da stres atmak için girdikleri sektörde ciddi bir üretim eksikliği gördüklerini söylüyor. 1991de Türkiyede 45 milyon küçükbaş hayvan varken, bu sayı 2012ye gelindiğinde 25 milyona kadar inmiş durumda. Ülkedeki toplam keçi sayısı ise 5 milyon 100 bin adet; ancak bunların sadece 2 milyonu sağılabiliyor.

                  Murat Dülger, Gittikçe azalan hayvan varlığına karşılık organize çiftliklerin de olmaması ülkemizdeki açığı artırıyor. Büyükbaşta organize çiftliklerin sayısı giderek artarken küçükbaşa yeterli yatırım yapılmıyor. diyor. Yatırım yapılmıyor; çünkü küçükbaş hayvanların değeri son yıllarda anlaşılmaya başladı. Buna karşılık Türkiyede yeteri kadar damızlık bulunmaması, sektördeki gelişimi frenliyor. Özellikle keçi sütünün faydalarının medyada yer alması bu alanda bir ilgi patlamasına yol açtı. İlginin en önemli sebeplerinden biri de Tarım Bakanlığının yatırımcılara verdiği uzun vadeli ve faizsiz kredi desteği. Bu gelişmeler sonucu Türkiyedeki süt keçisi çiftlikleri artmasına rağmen, damızlık noktasındaki eksiklik girişimcileri frenliyor.

                  Zafer Gül, keçi sütüne çok ciddi talep olduğunu belirterek Biz daha şimdiden 2012deki bütün üretimimizi sattık. diyor. Aslında teşvikli krediler kadar hayvan teminiyle ilgili sorunlar çözülebilirse, keçi çiftlikleri son derece kârlı bir yatırım alanı. İki ortak, bu alana yapılan yatırımın ortalama 3,5 yılda geri kazanılabildiğini söylüyor. Yeni girişimcileri teşvik ettiklerini belirten Murat Dülger ise sektördeki ihtiyacın büyüklüğüne işaret ederek onlarca yeni yatırımcı gelse açığın kapanmayacağını vurguluyor. Keçi sütü, inek sütünden ortalama 2,5 kat daha pahalı bir ürün. Diğer avantajı da inek sütünde üreticileri olumsuz etkileyen fiyat dalgalanmalarının keçi sütünde yaşanmaması. Dülger, fiyatların yıl boyunca sabit kaldığını ve 31 Aralıktaki fiyatın ocak ayından belli olduğunu söylüyor.

                  Son iki yılda patlama yaşanıyor

                  Küçükbaş hayvanlarda özellikle de keçilerde bazı ırkların verim ve ürün kalitesi çok yüksek. Bunların başında Saanen ırkı keçiler geliyor. Aslında İzmirde Ege Üniversitesi (1958den beri) ve Çanakkalede 18 Mart Üniversitesi (1990dan beri) Saanen ırkı üzerine bilimsel çalışmalar yapıyor. Türkiyede yurtdışından keçi ithalatı bazı ülkeler için yasak. Bu konuda sadece üniversitelere bilimsel araştırmalar için izin veriliyor. Sektöre yatırım yapmak isteyenler de önce üniversitelerin kapısını çalıyor. Murat Dülger, çiftliği kurmadan önce Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü ile protokol imzaladıklarını söylüyor. Üniversitenin yurtdışından getirdiği keçilerden, kendi ırklarını ıslah etmek için faydalandıklarını belirten Dülger, Geçen yıl üniversiteden 10 teke alarak sürümüzden saf ve yüksek verimli bir ırk elde etmek için çalışmalar yaptık. İthalat yasak olduğu için bize düşen üniversitenin çalışmasını desteklemek ve kendi sürülerimizi ıslah etmek. diyor.

                  Batı Anadoluda süt keçiciliğini geliştirmek ve damızlık sorununu çözmek için Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü ile Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı ortak proje yürütüyor. Projenin başında Ziraat Fakültesi öğretim üyeleri, Hayvan Yetiştirme Ana Bilim Dalından Prof. Dr. Nedim Koşum ile Hayvan Besleme Ana Bilim Dalından Prof. Dr. Ahmet Alçiçek var. Fakültenin 30 yılı aşkın bir süredir Saanen ve melez ırklar konusunda çalıştığını belirten Prof. Ahmet Alçicek, Yurtdışından getirdiğimiz hayvanlarla üniversite bünyesinde safkan bir Saanen sürüsü oluşturduk. diyor. Bu birikimle modern anlamda süt keçiciliği yapmak isteyen 8 farklı işletmeyle, üniversite-sanayi işbirliği çerçevesinde protokoller imzaladıklarını belirten Prof. Alçiçek, Bunlardan biri de Dülger Saanen Keçi Çiftliği. Bu çiftlikte süt keçilerinin bilimsel tekniklerle yetiştirilmesi, ıslah edilmesi ve rasyonel beslenmeleri konusunda bilgi aktarıyoruz, elimizdeki mevcut safkan sürüden bu işletmelere damızlık veriyoruz. diyor.

                  Proje kapsamında Zootekni Bölü-münün işletmelerle protokol yapabilmesi için belirli bir hayvan sayısına ulaşmış olmak gerekiyor. Makine ile sağım yapabilen, modern yemleme tekniklerinden anlayan ve çekirdek bir sürü oluşturabilecek işletmeler tercih ediliyor. Bunun sebebi, zaten sınırlı sayıdaki damızlıkların zayi olmasını engellemek. Kamu kurumu olmalarından dolayı geçmişte birçok köylüye damızlık verdiklerini ancak ırkların ıslah edilemediğini ve damızlıkların zayi olduğunu belirten Alçiçek, Damızlık verdiğimiz modern tesislere nüve işletme diyoruz. Soy kütüğüne dayalı bir sistem yürütüp keçileri kayıt altında tutuyoruz. Bu işletmeler belirli bir noktaya gelince damızlık satmaya başlayacak. Çünkü devlet yıllardır üreticiye damızlık verdi ancak bu alanda bir gelişme olmadı. Şimdi bu işi özel sektör yaparsa kısa zamanda iyi bir noktaya gelinecektir. diyor.

                  25 yıldır bu işle uğraşmasına rağmen son iki yılda sektörde çok ciddi ilerleme olduğunu belirten Prof. Alçiçek, Tarım Bakanlığının verdiği desteklerin bu gelişmede önemli rolü olduğunu düşünüyor. Üniversitenin destek verdiği 8 işletmede hayvan sayıları 700 ila 2 bin 500 arasında değişiyor. Bunlar Kırklareli, Isparta, İzmir, Bursa, Manisa ve Yalova gibi illerde bulunuyor. Saanen ırkı keçilerin Alplerin hayvanı oldukları için farklı iklimlere hızla uyum sağladıklarını belirten Alçiçek, bu açıdan sadece Batı Anadolu değil, Türkiyenin her bölgesinde süt keçiciliği yapılabileceğini ifade ediyor.

                   

                  Kıl keçilerine haksızlık yapılmasın

                  Türkiyedeki Saanen ırkı keçilerin ıslah çalışmaları ortalama 3 yıl sürüyor. Normalde Türkiyedeki yerli ırk olan kıl keçilerinin yıllık ortalama süt verimi 107 kilo. Islah çalışmalarının ilk yılında yıllık süt verimi 300 litreye çıkıyor. Yerli keçiler yılda 4-5 ay sağılabilirken Saanen ırkı 8-10 ay sağılıyor. Üçüncü yılın sonunda yıllık süt verimi 700 litrenin üstüne çıkıyor. Nitekim şu anda Türkiyedeki ıslah çalışmalarında işletmeler yılda 500 litreyi geçmiş durumda. Saanen ırkının bir özelliği de ikiz ve üçüz yavrulaması. Gerek süt gerekse yavru verimi bu ırkı işletmeler için daha kârlı hâle getiriyor. Prof. Dr. Ahmet Alçiçek, ıslah çalışmalarına rağmen Türkiyenin yerli ırkı olan kıl keçilerinin de korunması gerektiğini vurguluyor. Kıl keçilerinin dağlarda kendi kendine beslenebildiğini, hastalıklara, soğuk ve sıcaklara bağışıklık kazanmış bir ırk olduğunu belirten Alçiçek, Saanen ırkına yönelik çalışmaların dağ köylerinin önemli geçim kaynağı konumundaki kıl keçilerini yok etmemesi gerektiğini belirtiyor. Keçilerin ormanlarda ağaç filizlerini yemesinden dolayı bazı yerlerde düşman ilan edilmesinin de ciddi haksızlık olduğunu belirten Alçiçek, Saanen keçilerini değerli yemlerle besliyoruz; ama bu hayvanlar beslenmiyor, kendi hallerine bırakılıyor. Eğer beslenirlerse hiçbir keçi dalların tepesine tırmanıp sürgünleri yemez. diyor

                  Aksiyon dergisi Haber

                  http://www.aksiyon.com.tr/aksiyon/haber-32115-173-bu-kecileri-kacirmayalim.html

                  a
                  22-10-2012 03:26

                    İthal Saanen Keçileri – Keçi yetiştiriciliğinde nelere dikkat etmeli

                    emine Emine Fire Avatar

                    Keçi yetiştiriciliğinde nelere dikkat etmeli

                    HayvancılıkTarım sektörüne yatırım yapanlar, genellikle günün modasına uygun davranırlar. Bir çoğu fizibilite çalışması yapmadan, üretim, satış ve pazarlama olanaklarını araştırmadan yatırım yapıyor. Yapılan bu yatırımlar ülke için ciddi kaynak israfına, girişimci için büyük zarara neden oluyor.
                    Hayvancılıkta da yıllarca unutulan, yok sayılan koyun ve keçi yetiştiriciliği şimdi moda oldu. Herkes koyun yetiştirmek, keçi yetiştirmek istiyor.
                    Keçi yetiştiriciliği denilince akla Saanen keçisi geliyor. Son yıllarda Saanen keçisi umut oldu, moda oldu.
                    Saanen keçiciliğine kafayı takmış, yakın zamanda gittiği Gürcistan Batumda acaba keçicilik yapılır mı diye araştıran gazetemiz DÜNYAnın yazarı Dr. Rüştü Bozkurt dün İzmirdeydi. Uçaktan iner inmez telefon etti. Ege Üniversitesinde Saanen keçisi konusunda Türkiyedeki sayılı uzmanlardan biri Prof.Dr. Nedim Koşuma gidelim dedi.
                    Rüştü Hoca ile birlikte Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nedim Koşuma gittik. Nedim Koşumdan kısa zamanda önemli bilgiler aldık. Üniversitedeki uygulama çiftliğini gezdik.
                    Prof. Dr. Nedim Koşuma göre, keçi yetiştiriciliğinin vazgeçilemez 5 şartı var:
                    1- Yatırımı yapacak kişi işin başında olmalı. Keçi yetiştiriciliği aile işletmesi olursa başarılı olur.
                    2- Yatırımın yapılacağı yerin seçimi çok önemli.
                    3- Yatırım yapılacak yer yem kaynaklarına yakın olmalı. Yetiştiricilikte, ürün maliyetinde yem önemli bir yer tutuyor. Yem maliyeti yüksek olursa keç,i sütü de pahalı olur. Bu nedenle yem kaynaklarına yakınlık çok önemli.
                    4- Hayvanın sağlığı çok önemli. Hayvanın tedavisi değil, hasta olmasını önleyici önlemler almak gerekiyor.
                    5-Ürünün değerlendirilmesini bilmek gerekir. Keçi yetiştiriyorsanız elde edeceğiniz sütü nasıl değerlendireceğinizi önceden planlamalısınız. Keçi sütünü süt olarak mı satacaksınız, peynir mi yapacaksınız, dondurma veya mama mı üreteceksiniz bunu da planlamanız şart.
                    Süt denilince şu günlerde yaşanan sorunları da belirtmekte yarar var. Türkiye, bir yandan süt fazlası nedeniyle ciddi sorunlar yaşıyor bir yandan da süttozu, buzağı maması, oğlak maması ithal ediyor. İnek sütünün litresi 50 kuruşa kadar düştü. Fazla sütten süttozu üretimi geçen yıldan bu yana yapılıyor. Fakat fiyat düşüşü önlenemiyor. Çünkü, çiğ sütü alan, fiyatı düşüren, süt tozunu üreten hemen hemen aynı sanayiciler. Bir adım öteye gidilerek buzağı ve oğlak maması üretilse ülkenin milyonlarca dolar kaynağı dışarı gitmemiş olur. Üreticinin sütü değerlenir. Bu sistemi Avrupa Birliğinde olduğu gibi piyasa düzeni çerçevesinde yapılabilir. Geçmişte Süt Endüstrisi Kurumunun yaptığı gibi piyasayı düzenleyici bir kuruluşun olması gerekir.
                    Saanen keçi yetiştiriciliği ile ilgili çok sayıda okurumuz bu işe kaç keçi ile başlamak gerekir diye soruyor. Nedim Hocaya göre 150nin altındaki işletme ekonomik değil. En az 150 keçi ile işe başlamakta yarar var.
                    Prof. Dr. Nedim Koşuma göre, keçi yatırımı yapanların düştüğü önemli hatalar var. Yapılan yanlışları şöyle sıralamak mümkün:
                    1- Bölgeye göre değişmekle birlikte binalara çok para harcanıyor. Binaların pahalı,gösterişli olması değil işlevsel olması önemli.
                    2- Yanlış ırk seçiliyor. Keçi yatırımı yapmak isteyen bir yatırımcı araştırmadan hemen hayvan almaya, hayvan toplamaya başlıyor.
                    3- Hayvan beslemeyi bilmiyorlar. Beslenme verimlilik açısından çok önemli. Fakat buna dikkat edilmiyor.
                    4- Veteriner hekimler de dahil küçükbaş hayvan hastalıkları iyi bilinmiyor. Üretici hastalanan hayvanını veterinere tedavi ettirmek yerine kesmeyi tercih ediyor.
                    Nedim Koşumu en çok rahatsız eden bir konu var ki, bu toplumsal bir hastalığımız. Nedim Koşum diyor ki, hayvancılığa bile takım tutar gibi bakıyoruz. Kimisi ithal hayvana karşı, olmasın diyor. Kimisi yerli hayvanı küçümsüyor veya yok sayıyor. Bunun bilimsel hiçbir yanı yok. Kıl keçisi Türkiyenin önemli bir gen kaynağı mutlaka koruma altına alınmalı. Yıllarca bunu söyledik. Fakat bazı ırklarda ithal edilmeli. Bu konuda takım tutar gibi konuya bakamayız. Keçi yetiştiriciliğinde hayvan ırkını rakıma göre deniz seviyesine yüksekliğe göre seçilmeli. Kültür ırkı ovada yetişiyor, ovada yetiştirilmeli.
                    Özetle, koyun ve keçi yetiştiriciliği şu dönemde çok gündemde.Çok sayıda girişimci bu sektöre yatırım yapmak istiyor. Yatırım yapmadan önce mutlaka ama mutlaka fizibilite çalışması yapılmalı. İşin uzmanına danışılmalı.

                    "Keçi yetiştiriciliğinde nelere dikkat etmeli?" başlıklı yazı 27 kullanıcı tarafından yorumlandı:" yorum rss´lerini izleyin ya da geri dönün
                    Duran KAYA yorumladı.21 Nisan 2011, saat 04:36 Hoca kendi bilgisizliğini başka bir meslek grubu üzerine atmak istiyor. Neye dayanarak veteriner hekimlerin bile koyun keçi hastalığını bilemediğini söylüyor? Kınıyorum.

                    Keçi ywtiştiriciliğinde asıl problem Orman Bakanlığının uygulamalarından kaynaklanıyor. Yaptıkları uygulamalarla da sağolsunlar keçi üretimini Türkiyede bitirmek üzereler. Et fiatlarının yükselmesinde tüketiciye ucuz et yeme imkanı sunan keçi eti üretiminin düşmesi önemli bir yer tutar.
                    Ovada yetişen keçi ırkını da ilk defa hocadan duyuyorum. Saanen keçisi de dahil keçilerin dağda yetiştirilmesi için hiç bir engel yoktur. Aksine dağda yetiştirilmesi daha uygundur. Ovada yetiştirmeye kalktığınız takdirde yem maliyetleri, bakıcı masrafı ve hastalıklar artacağından genel maliyetler de yükselecektir. Belki şunu söyleyebiliriz: Sarkık ve büyük memeli ırkların ormanlık, çalılık ve sarp yerlerde yetiştirilmesi uygun değildir.
                    Hocanın ovada yetiştirilen keçi sürüsü ile yüksekte yetiştirilen keçi sürüsü arasındaki farkı görmesini isterim. Yüksekte yetiştirilen keçi sürüsünün daha sağlıklı, canlı, performansı ve veriminin yüksek olduğunu, bunun yanısıra maliyetlerinin de daha düşük olduğunu görecektir. Bu söylediklerim Saanen keçileri için de geçerlidir.
                    Keçi yetiştiriciliği, hayvancılığa yeni başlayacak, sermayesi yetersiz girişimciler için biçilmiş kaftandır.
                    Koyun-keçi üretimi için ise şunu söyleyebilirim: Türkiye koyun- keçi üretimi için hala açtır. Üretimleri desteklense bile bu açlık, koyunda en az 5 yıl, keçi de ise 10 yıl daha sürecek gibi görünmektedir.

                    Önemli not: Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan www.tarimdunyasi.net ve editörleri sorumlu tutulamaz. İsmail DEMİR yorumladı.21 Nisan 2011, saat 07:54 Prof. Dr. Nedim Koşum u veteriner hekimler ile ilgili değerlendirmesinden dolayı şiddetle kınıyorum.

                    Önemli not: Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan www.tarimdunyasi.net ve editörleri sorumlu tutulamaz. PROF. DR. NEDİM KOŞUM yorumladı.21 Nisan 2011, saat 17:36 SAYIN KAYA,
                    ÖNCELİKLE YORUMUNUZDAKİ SEVİYESİZLİĞİNİZİ BİLGİSİZLİĞİNİZE VE SAHADAN UZAKLIĞINIZA VERİYORUM. ÖNCE BİR SAHAYA İNİN VE ÜRETİCİNİN SORUNLARIYLA YAKINDAN İLGİLENİN, SİZE ÖZELLİKLE KÜÇÜKBAŞ HAYVANCILIKTA UZMAN VETERİNER HEKİM YETERSİZLİĞİNDEN YAKINACAKLARDIR. BU BİR SUÇLAMA DEĞİL,DURUM TESPİTİDİR. BU GÜNE KADAR KÜÇÜKBAŞ HAYVANCILIK HEM DEVLET TARAFINDAN HEM TÜM SEKTÖRLERCE ÖNEMSENMEMİŞ, SADECE KÖYLÜ VE ÇOBAN İŞİ OLARAK GÖRÜLMÜŞ VE TOPLUMUN FAKİR VE EN HAKİR GÖRÜLEN KESİMLERİ TARAFINDAN YAPILAGELDİĞİNDEN VETERİNER HEKİMLERİMİZ PARA GETİRMEYEN BİR SEKTÖR OLDUĞUNDAN DOLAYI -ÇOK DOĞAL OLARAK VE EŞYANIN TABİATINA UYGUN BİR ŞEKİLDE- KÜÇÜKBAŞ HAYVAN HASTALIKLARINDA UZMANLAŞMAMIŞLARDIR. ÜRETİCİ DE KOYUNU YA DA KEÇİSİ HASTALANDIĞINDA-SON BİRKAÇ YILA KADAR DOĞRU DÜRÜST PARA ETMEDİĞİNDEN, 30-40 TL YE KUZUSU YA DA OĞLAĞIYLA BİRLİKTE KOYUN-KEÇİNİN SATILDIĞI BİR PİYASADA VETERİNER HEKİM ÇAĞIRMAK YERİNE KESİP YEMEYİ TERCİH EDİYORDU. ÇÜNKÜ HAYVANIN DEĞERİ VETERİNER HİZMETLERNİ KARŞILAYAMAYACAK KADAR DÜŞÜKTÜ. BU DURUM SON BİRKAÇ YILDA DEĞİŞMEYE BAŞLAMIŞTIR SANIRIM DURUMDAN HABERDARSINIZDIR- AYRICA BENZER DURUM KÜÇÜKBAŞ HAYVAN TOHUMLAMADA DA VARDIR. ŞAHSIM SAHADA KÜÇÜKBAŞLARDA SUNİ TOHUMLAMA TEKNİĞİNE KARŞI SÖYLEMLER ATAN VETERİNER HEKİMLERE ŞAHİTTİR. SAHADA KÜÇÜKBAŞ HAYVAN TOHUMLAMA SERTİFİKASI OLAN, BU KONUDA UZMANLAŞMIŞ KAÇ TANE VET. HEKİM GÖSTEREBİLİR YA DA SAYABİLİRSİNİZ ?? TEKRAR ALTINI ÇİZİYORUM BU BİR SUÇLAMA DEĞİL BİR DURUM TESPİTİDİR. EĞER ŞAHSIMI TANIMIŞ OLSAYDINIZ UZMANLIK ALANI GEREĞİ VETRERİNER HEKİM KARDEŞLERİMLE ÇOK DAHA SIKI İLİŞKİ İÇİNDE VE BİRLİKTE ÇALIŞTIĞIMI GÖRÜRDÜNÜZ. OVADA YETİŞTİRİLEN KEÇİ KONUSUNA GELİNCE, YAZILANLARI YA İYİ OKUMADIĞINIZ, YA ANLAMADIĞINIZ YA DA BU KONUDA GERÇEKTEN BİLGİSİZ OLDUĞUNUZ ANLAŞILMAKTADIR. SÜT KEÇİLERİ YA DA KÜLTÜR IRKLARI ENDÜSTRİYEL BİTKİSEL TARIMIN YAPILDIĞI OVADA YETİŞTİRİLİR.EGE VE MARMARADA MEYVE BAHÇELERİNDE ÜÇER BEŞER BAŞ YETİŞTİRİLEN MALTA KEÇİLERİ, BUNA EN TİPİK ÖRNEKTİR. ARAZİNİN, TOPRAĞIN HER KARIŞININ DEĞERLENDİRİLDİĞİ, METREKARESİNİN BİNLERCE TL RANT GETİRDİĞİ,ÇAYIR VE MERA ALANLARININ OLMADIĞI BİR YERDE ÜRETİCİ -EĞER KEÇİ ÜRETMEK İSTİYORSA- KÜLTÜR IRKI SÜT KEÇİSİ YETİŞTİRMEK ZORUNDADIR. AKSİ TAKDİRDE YEMİN KİLOGRAM FİYATININ 70 KURUŞ, SÜT FİYATININ 80-90 KURUŞ OLDUĞU BİR ORTAMDA EKONOMİK OLMAZ. ELBETTE KEÇİ YÜKSEK YERDE DE YETİŞİR. BİZ YETİŞMEZ DEMEDİK. AMA OVADA DA YETİŞİR. KÜLTÜR IRKLARI DAĞ KEÇİSİ OLMAKTAN ÇIKMIŞTIR. BUYRUN GELİN SİZİ BORNOVA YA (BAKIN BORN-OVA-)SORUMLUSU OLDUĞUM EGE Ü. KEÇİ ÇİFTLİĞİNE DAVET EDİYORUM. OVADA ORTALAMA SÜT VERİMİ 4 KG OLAN KEÇİ SÜRÜSÜ OLUR MU YA DA GÜNDE 6.5 7 KG SÜT VEREN KEÇİ OLUR MUYMUŞ KENDİ GÖZLERİNİZLE GÖRÜNÜZ. BİRİLERİNİ KARALAMADAN YA DA ÇAMUR ATMADAN ÖNCE KENDİ BİLGİ SEVİYENİZİ ÖLÇÜNÜZ. ADRESİM: PROF.DR. NEDİM KOŞUM EGE ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ ZOOTEKNİ BÖLÜMÜ, BORNOVA-İZMİR

                    Önemli not: Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan www.tarimdunyasi.net ve editörleri sorumlu tutulamaz. Beytullah Seferoğlu yorumladı.22 Nisan 2011, saat 03:32 4- Hayvanın sağlığı çok önemli. Hayvanın tedavisi değil, hasta olmasını önleyici önlemler almak gerekiyor.


                    4- Veteriner hekimler de dahil küçükbaş hayvan hastalıkları iyi bilinmiyor. Üretici hastalanan hayvanını veterinere tedavi ettirmek yerine kesmeyi tercih ediyor.

                    Sanırım Sn Hocamızın tespitleri ve tenkitleri ve tenbihleri birbiriyle çelişiyor.
                    Dağda kırda ovada ağılda merada televizyon karşısında bilgisayar başında masa başında veya sürünün PEŞİNDE
                    Asl olan yerli malı ithal esprisinden ziyade ülkenin ekosistemine uygun kıt veya zengin kaynaklara göre üretim tarzını belirleyebilmek.
                    Desteklenecekse en rantabl olan üretim değil ülke kaynaklarının azami kullanılabildiği üretim desteklenmeli.
                    Mısırı Arjantinden getirip TAVUK üretim Tavuk eti üretip ihraç ediyorum diye destek alırsak bize TAVUĞUN DIŞKISI kalır onuda ekosistem içinde ovalarda dağıtmaya yer ararız.
                    Benzer heveslikler ROMANOV koyunuda da geliştiriliyor.Önemli olan kırsal alanda meradan azami faydalanmanın sosyal ve ekonomik alt yapısını oluşturmak.
                    ÇOBANLARmıza SİMİT SAT daha iyi demeyelim sosyalgüvencesini verip koyun sağmasını bilen kızlarımızla evlendirelim.

                    Beytullah SFEROĞLU
                    Veteriner Hekim

                    Önemli not: Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan www.tarimdunyasi.net ve editörleri sorumlu tutulamaz. Adnan SERPEN yorumladı.22 Nisan 2011, saat 03:57 Sayın Hocam,

                    Gerek Sayın Ali Ekber Yıldırımın makelesinde yer alan gerek gruba gönderdiğiniz açıklama larınızı okudum.Eksiklikler,hatalı uygulamalar karşısında tabii ki eleştiri olacaktır,fakat tüm meslek camiasını bilgisizlikle suçlarcası na karalayacak şekilde olmamalıdır.Veteriner Hekimler deyince fakültesinden tutun Türkiye sınırlarında ne kadar Veteriner Hekim varsa hepsini içine alıyor.Ayni şeyi Ziraat Mühendis leri için herhangi birisi yapsa elbette sizde ayni tepkiyi gösterirsiniz ve asla kabul edile bilir davranış olamaz.En büyük hatanız makale de geçen bazı Veteriner Hekim meslek taşlarımı zın hatalarının belirtilmesi yerine tüm camia yı içine alacak genel bir ifade ve üslup kul lanmanızdır.Bu üslubunuza tabii ki meslek men suplarımız ister istemez tepki gösterecektir.

                    Nasıl ki beş parmağın beşi bir değilse binler ce meslek camiası içinde her Veteriner Hekim de bir değildir.Bunların içinde düzgün çalışan lar olduğu gibi sizin eleştirilerinize konu ve muhatap olan veya olabilecek hatalı çalışan lar tabii ki olabilir veya olacaktır.En azın dan üslubunuzdan dolayı özür dileyip üslubunu zun yanlışlığını dile getirip bir düzeltme ya parak açıklamalarınızda yer alan Veteriner He kimler ifadesi ile tüm meslek camiasını kastet mek istemediğinizi belirtebilirdiniz.Örneğin; bazı Veteriner hekimler gibi.Fakat onu bile yapmayarak ısrarcı tavrınızı sürdürmenizden dolayı iyi niyetli olmadığınızı üzülerek be lirtmek istiyorum.Dolayısiyle bir bilim insa nı olarak;ben dahil tüm Veteriner Hekimliği meslek camiasını hedef alarak meslek camiamızı bilgisizlikle suçlarcasına karalayan açıkla ma larınızı size yakıştıramadım,size asla katılmı yorum,çok kırıldım.

                    Gelelim sahada çalışan küçük baş hayvanlarla ilgili hastalık ve suni tohumlama konusuna.Bu konularda İzmir Veteriner Hekimler Odasına da nışıp bilgi alabilirdiniz,bunu bile yapmamış sınız.Gerek Suni Tohunlama ve gerek ise hasta lık konusunda Doktora ve Uzmanlığı olan meslek taşlarımız mevcut ayrıca Küçük Baş Hayvalarda Suni Tohumlama konusunda bölgede Küçük Baş Hay vancılık alanında çalışan meslek mensuplarına yönelik eğitim semineri ve kurslar verilmiş, ihtiyaç duyulduğunda ve talep geldiğinde İzmir Veteriner Hekimler Odası Veteriner Fakültele rinden konu uzmanı akademisyenleri getirterek bu çalışmaları yapmaktadır.

                    Bir diğer husus ise Saanen keçisi ve suni to humlama konusunda bir Veteriner Şirketi olan EGE-VET,ATAFEN GRUBU bünyesinde yüzlerce Veteriner Hekim çalışmakta,gerek teknik eleman lara,gerek hayvan yetiştiricilerine yönelik çok sayıda eğitim seminerleri,konferanslar dü zenlemekte binlerce lira para harcayarak Saanen keçisi konusunda çalışmalar yapmakta dır. Ayrıca zaman zaman Anabilim Dalınız bu firma ile ortak çalışmalarda yürütmektedir, sürekli anabilim dalınız ile iletişim halinde dir.Bu koskoca şirketi nasıl yok sayarak böyle bir açıklama yaparsınız bunu henüz anlamış de ğilim.Uluslararası kuruluş ve şirketlerle çalı şan bu koskoca şirkette hiçbir şey bilmiyor her şeyi siz biliyorsunuz öyle mi ?,çok yazık.

                    Gelelim Veteriner Fakültelerimize;hem zootekni hem suni tohumlama,hem de hayvan hastalıkların da küçük baş hayvanlar konusunda konusuna va kıf hocalarımız mevcuttur.Yine Veteriner Kont rol ve Araştırma Ensti tülerimizde de ayni şe kilde küçük baş hayvan hastalıkları konusunda değişik akademik kariyere sahip Uzman meslek taşlarımız bulunmaktadır.Çalıştığınız Üniversi tenin kampüsünün dibinde, olan bu kuruluşumuz üstelik uluslararası alanda iş birliği olan referans bir kuruluş.Peki sahada ki Veteriner Hekim bilmiyor veya bilemedi,acaba kaç tane Saanen keçisi yetiştiricisi bu kuruluşumuza mü racat etti ?,veya müracat etti de hastalığını mı teşhis edemedi ?,bunlarda belli değil,bilim insanı olarak niçin bu kuruluştan hastalıklar konusunda bilgi almadınız ?,istediniz de size bilgi mi verilmedi? veya vermedi ?, sizin için doğru olan;varsa yoksa dağın tepesinde veya ovada ziyarette bulunduğunuz bir kaç Saanen ke çi yetiştiricisinin iyi veya kötü niyetli, doğ ru veya yanlış verdiği ifadeleridir.Üstelik ye tiştiricilerin bu şikayetleri yasal hakları ol masına rağmen İzmir Veteriner Hekimler Odası na bildirilebilirdi,fakat oda yapılmamış.Şayet ciddi anlamda böyle bir tespitiniz oldu ise bu bilgileri meslek odamızla paylaşabilirdiniz, bunu da yapmamışsınız.Amaç üzüm yemek değil bağcıyı dövmek.

                    Tüm bunları görmeyip,gerçekleri çarpıtarak sa hada bir kaç hayvan yetiştiricisini kaynak gös tererek bilimsellikle başdaşmayacak ve bir bi lim insanına yakışmayacak şekilde bir meslek camiasını karalayacak şekilde efendim benim açıklamalarım durum tespiti şeklinde ucuz sa vunmaların arkasına sığınarak kendinizi haklı gösteremezsiniz ve kendinize haklılık kazandı ramazsınız.Açıklamalarınız;hala yukarıda ki geniş içerikli cevabınıza rağmen maksatlı ve art niyetli olduğunuzu ortaya koymaktadır.Bir bilim insanı olarak bu size yakışmıyor,derin üzüntülerimi istemiyerek ifade etmek istiyo rum,saygılarımla.

                    Adnan SERPEN
                    Veteriner Hekim
                    İZMİR

                    Önemli not: Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan www.tarimdunyasi.net ve editörleri sorumlu tutulamaz. MUSTAFA HIZLI yorumladı.22 Nisan 2011, saat 06:16 Böyle bir konuyu ele aldığınız için teşekkür ediyorum. Ancak konular çok soyut bir şekilde ele alınmış. Daha detaya inip; sipesifik, yatırım yapmayı düşünenlere dönük somut olarak ele alınması daha yararlı olurdu diye düşünüyorum.

                    Önemli not: Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan www.tarimdunyasi.net ve editörleri sorumlu tutulamaz. İzlem Ahmet SAYGILI yorumladı.22 Nisan 2011, saat 12:21 Sayın Nedim hocam;

                    Durum tespitinizi Güzel yapmış olabilirsiniz ama yapmış olduğunuz tespit (üzerime alınarak söylüyorum) çok ağrıma gitti ve sizin gibi akademik bir hocamdan duymak ise bu acımımın üzerine tuz bastı;
                    hocam gerek sahada gerek öğrencilik dönemlerimde kendimi koyunculuk üzerine geliştirdiğimi düşünüyorum, ve otopisinden suni tohumlamasına kadar koyunculuğun her kısmında bulundum diyebilirim,meslektaşlarımın koyunculuklada ilgilenmemesinin sebebi aynen tespit etmiş olduğunuz durumdur, peki siz bir ziraat müh olarak para kazanmayacağınız işin ilacını satarmısınız? veya tohumunu elinizde bulundururmusnuz,hadi bulundurdunuz farz edelim ve iyi kötü sattınız da diyelim sattığınız çiftci ücreti getirmediğinde ne yaparsınız?
                    ve ekliyorum da sizlere bence birşeyler anlatılması en zor kişiler bence koyun çobanlarıdır o (pirimamıcını)alır ve gider isterse hayvanda Avitamınoz olsun, sonra koyun kör olunca yerlerde sürünmeye yavru atıncada sizi çağırır ve sizin elinizde ki değnegiziden nurun cıkıp, o hayvanın koşmasını bekler,olmaz ya hadi koşturudunuz diyelim,talep edeceğiniz ücretide ya kurbanda alırsınız yada mezarda

                    Zooteknistlerede saygım var, ama sizler sadece ağılı çiziyorsunuz en fazlada rasyon hazırlıyorsunuz buda büyük çiftliklerde azcok eğitimli yatırımcılara,
                    bizler ise paytar sen iğne yaptın geçemedi ama ben kulaklarını kestim sonra canavar gibi oldu sözleriyle uğrasıyoruz,

                    bunlardan ötürüdür ki hocam lütfen birazcık daha dikkatli olalım bir yerlerde kendini fazlasıyla geliştirenler var ama belkide hak ettiği değeri bulamıyordur

                    Mesleki Saygılarımla,
                    Veteriner Hekim
                    İzlem Ahmet SAYGILI

                    Önemli not: Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan www.tarimdunyasi.net ve editörleri sorumlu tutulamaz. MESUT YARIM yorumladı.25 Nisan 2011, saat 06:28 Nedim hocamın tespiti doğrudur.ancak veteriner hekim arkadaşların küçükbaş hayvancılıkta gerçek manada çiftliklerin olmamasından dolayı kendilerini geliştiremedikleri işin gerçeğidir.ben longos keçi çiftliğinin ortaklarından biri olarak aynı sorunu yaşadım.keçinin ilacı kasaptır diyenler en yakın veteriner arkadaşlarım.bunu toprak tv de söyledim diye veteriner arkadaşlar alınmişlar.ben şunuda söylüyorum.arpa ile buğdayı ayıramayan ziraat mühendisleri var dediğimde nedim hocam bundan alınacak mı? bazı meslek guruplarının üzerine alınma tavrı çok ilginçtir.köylü küçükbaş hayvanın düşük değerinden dolayı veteriner hekim çağırmıyorsa bu konuda veteriner arkadaşların gelişmemesi gayet doğaldır.ama alınganlık göstermeniz hoş değil.mesela çanakkale bölgesindeki veteriner arkadaşlar küçükbaş hayvancılık konusunda oldukça iyiler çünkü saanen keçisi oldukça yaygın ve değerli.küçükbaş hayvancılığın gelişmesi için koruyucu hekimlik şarttır. özelikle tarım il müdürlükleri aşılar konusunda yetiştiricilere yardımcı olmalıdır.örneğin agalaksi aşısı pendik araştırmada talep edilirse belirli dozun altında olmamak şartıyla üretilmektedir.bu aşıda şap ,brusella gibi zorunlu yapımalıdır.piyasadaki agalaksi aşılarından bazılarında sorular yaşanmaktadır.bunun sonucunda süt alamayan üretici bu işi devam ettirememektedir.pendik araştırmanın aşısı iyi sonuç vermektedir.yetkililere duyrulur.

                    Önemli not: Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan www.tarimdunyasi.net ve editörleri sorumlu tutulamaz. İSMET KURTULMUŞ yorumladı.25 Nisan 2011, saat 10:45 Sayın Nedim hocam,
                    Öncelikle düşüncelerinize tamamen katıldığımı belirtmek istiyorum.
                    Veteriner arkadaşların neden bu kadar savunmaya geçtiğini anlamış değilim.Yarası olan gocunur diyorum sadece
                    Mesleki kariyere ve emeğe saygı duysalardı sizi ve çabalarınız anlayabilirlerdi.
                    Yanılgılarının tamamen ticari bir çalışma ortamında olmalarından kaynaklandığını düşünüyorum.
                    Evet arkadaşlar istisnalar maalesef kaideyi bozmuyor.Ülkemizde küçükbaş hayvancılıkla alakalı bilgili olan veteriner sayısı çok azdır.Bana laparaskopik suni tohumlama yapabilen kaç tane veteriner var ülkede söyleyebilirmisiniz lütfen.Egevet kurs açmıştır evet ama bu kurs laparoskopik sunu tohumlama kursumudur iyice bilgi sahibi değilseniz ilgili firmadan sorabilirsiniz.
                    Mesele hayvan davranışlarına karşı firmaların ürettiği belli başlı ilaçları söylemenin ötesine geçmiyor maalesef.Benim çiftliğimdeki çobanım da davranışa göre ilaç verebiliyor koyunlarıma.
                    Eğer hastalıkların yayılması ile ilgili önlemler ve tedbirler alınabilse bu kadar çeşitli ve yaygın hastalık çıkmazdı ülkemizde.
                    Ama hastalık olmayan bir hayvancılık ta sektör de nasıl para kazanılacak değil mi bu ne yaman bir çelişkidir
                    Ama benim tesbitim yetersiz bir alt yapı olmasına rağmen bakanlığın tüm uygulamaları veteriner arkadaşların tekeline bırakmış olmasıdır.
                    Ben girişimci bir ziraat mühendisi olarak kendi çiftliğime gelen istisna veteriner arkadaşlarım dışında bilimsel araştırma yapmış bir veterinere henüz rastlamadım.
                    Basmakalıp ilaç yazmaktan sıkılmış çiftlik yönetimi ile ilgili yem rasyonu yapan,ticari proje hazırlayan veterinerler de tanıdım bilgilerinize
                    Saygılarımla,
                    İSMET KURTULMUŞ
                    ZİRAAT MÜHEDİSİ-GİRİŞİMCİ

                    Önemli not: Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan www.tarimdunyasi.net ve editörleri sorumlu tutulamaz. Doç. Dr. Ebru EMSEN yorumladı.25 Nisan 2011, saat 11:42 Sayın Prof. Dr. Nedim Koşum hocamızı yakınen tanıyan bir Zooteknist akademisyen olarak kendisine yapılan eleştirilerin ve saldırıların yersiz olduğunu söylemek istiyorum. Sayın Koşum, Saanen keçisi yetiştiriciliğinde sahada ve akademik donanımda çok değerli bir bilim adamı, öz verili bir kişidir. Kendisinin Avustralyadan ithal edilen tek saf Saanen sürüsünün ithali aşamasında göstermiş olduğu fedakarlık ve özveri tartışılmazdır. Hocamızın doktora çalışması dahil yurt dışı irtibatları onun bilimsel kimliğini tartışılmaz kılar. Sayın Yarımın yorumu çok yerinde; veteriner hekim arkadaşlarımız çok alıngan davranıyor. Hocamızın yorumları tam anlamıyla bir durum tespitidir. Bu tespiti yapacak saha tecrübesi fazlasıyla mevcuttur. Alınganlık göstermek yerine her aklı selim kişinin mevcut durumların düzeltilmesine katkı sağlaması daha gerçekçi olacaktır.
                    Veteriner hekimlik dünyanın en zor mesleklerinden biridir. Ancak Nedim hocamıza yapılan eleştirilerin hala daha meslek taasubuna dayandığını görmek üzücüdür. Nedim hocamızın ülke hayvancılığına yaptığı katkılarından ben kendisine saygı ve şükranlarımı sunuyorum.

                    Önemli not: Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan www.tarimdunyasi.net ve editörleri sorumlu tutulamaz. Mustafa Yıldırım yorumladı.21 Ocak 2012, saat 17:05 Yemi tamamen satın almak ile ve ayrıca hiç gütmeksizin Uşak ilinde -1.100 metre irtifada-Saanen keçisinden kar etmek mümkün mü? Bu şekilde bu keçi yetiştirebilmek mümkün mü? (Yani güdecek yerim ve imkanım yoktur)

                    Diğer bir husus aynı yerde büyükbaş hayvanlar da olursa sakınca teşkil eder mi?

                    Önemli not: Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan www.tarimdunyasi.net ve editörleri sorumlu tutulamaz. Eren Zeren yorumladı.25 Ocak 2012, saat 17:17 İstanbul-Silivri den 6 senelik küçükbaş üreticisi olarak bende yorum yapmak istedim.1.si tüm vet.hekimlere sonsuz saygılarımla beraber malesef küçükbaşta iyi bir veteriner hekim bulmam 5 yıla mal oldu,o hekimde artık çevrede hızla sayısı artan küçükbaş çiftliklerinde çalışmaları sonucu bu alanda oldukça uzmanlaşmış.
                    2.si koyun ve keçide damızlık sorunu şartları ve parası olanlar tarafından yurt dışından ithalat yolu ile çözülebilmekte bunun dışında piyasa neredeyse tamamen dolandırıcıların eline geçmiş durumda.Bu işe yeni başlayacak olanlar Özellikle Saanen konusunda çalışacaklarsa yurt içinden saf keçi bulma şansları yok.Koyun konusuda malesef aynı durumda. Saygılarımla

                    Önemli not: Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan www.tarimdunyasi.net ve editörleri sorumlu tutulamaz. şerafettin çelen yorumladı.12 Şubat 2012, saat 05:07 merhabalar öncelikle işlerinizde başarılar dilerim . ben keçi yetiştiriciliği konusunda bilgilenmek istiyorum. 1964 zonguldak doğumluyum bir kamu kuruluşunda memur olarak çalışıyorum kısa bir süre sonra emekli olmayı düşünüyorum emekli olunca memleketim olan zonguldak çaycuma da köyümde keçi yetiştirmek istiyorum. süt verimliliği yüksek ve karadeniz bölgesi iklimine uygun hangi keçi ırkı olur . bu konuda öncelikle bilgilenmek ve adım atmak istiyorum nerelerden destek alabilirim beni yönlendirirseniz çok sevinirim .

                    Önemli not: Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan www.tarimdunyasi.net ve editörleri sorumlu tutulamaz. huseyın yesılyaprak yorumladı.8 Nisan 2012, saat 15:37 Merhaba..bu tartışmaya ufak bır katkım olsun istedım .2011 yılında ank. polatlıda 1000 baslık saanen projesı baslattım .daha önce 2 yıl arastırma yaptım.avustralya dahıl avrupa dahıl,,,önce yerlı saanen le basladım en uygun yem rasyonunu uyguladım..iyi verim aldım ort kecı bası yıllık 800 l. daha sonra fransadan saf ırk saanen getırdım aynı rasyonda verım 1200 l.ye cıktı ikizlik oranı 100 e 195 oldu..şimdi asıl konuya gırelım hoca haklı k.bastan anlayan bırak veterınerı prof bile yok bır ishal vakasıda 10 kafadan 10 ayrı teşhis kondudaha saanenı gorunce koyun zanneden veterınerım dıye gezen ınsanlar var pıyada ,,fakulteden yardım ısteyıncede hoca kusura bakmasın kıcını kaldıran kımse yok alısmıslar ayağa gıdeceksınınternet olmasa vay halıme dıyorum saygılar

                    Önemli not: Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan www.tarimdunyasi.net ve editörleri sorumlu tutulamaz. SELIM yorumladı.16 Nisan 2012, saat 12:30 MERHABA:
                    BEN TÜRK HAYVANCILIGINA GELISTIRILMESINE ISTIYORUM
                    HÜKÜMETIMIZDEN RICAM 20 DÖNÜM TARIM ISLETMESI OLAN VATANDASIMIZA 5 ADET ROMANOF KOYUN 1 ADET ROMANOF KOC VERMELI 7 SENE VADE ILE
                    SAYGILAR

                    Önemli not: Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan www.tarimdunyasi.net ve editörleri sorumlu tutulamaz. Murat Özdemir yorumladı.20 Mayıs 2012, saat 05:15 Nedim Hocayı tanımam ben bir Vet Sağ Teknikeriyim. Hasbelkader yurdun bir çok yerinde 26 yıl çalıştım.Veteriner Hekim olan meslek büyüklerimin Nedim hocanın tespitlerine katılmamalarını anlayabilirim ancak buna takılmalarını anlamak mümkün değil.
                    Hocayı kınamak yerine sizde görüşlerinizi belirten makaleler yazarak bizlerin bilgilenmesine katkıda bulunabilirsiniz.Keçi yetiştiriciliği hakkında yol gösterici yazı arıyorum bir tek Nedim Hocanın yazısı varNerde güzel ülkemin iyi yetişmiş Veteriner Hekimlerinin bilgi ve tecrübelerini içeren yol aydınlatıcı yazıları?? Şimdi oturup ben de sizi mi kınayayım?
                    Galenin bir sözü ile bitirmek istiyorum :Hekimler ismen çoktur ama aslında azdırlar
                    Kucak dolusu sevgiler saygılar

                    Önemli not: Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan www.tarimdunyasi.net ve editörleri sorumlu tutulamaz. sinan ceylan yorumladı.27 Mayıs 2012, saat 03:54 selamlar. hocam 100 veya 150 arası. keçi alıp beslemek istiyorum.bölgem ş.urfa hangi ırkı almalıyım.saanen keçisinin sıcak iklime gelmedigini söylüyorlar.hem süt verimi iyi hemde yavru verimi iyi olan hangi ırkı almamı önerirsiniz.birde nasıl kendimi bu konu üzerinde yetiştirebilirim. msn me yazarsanız sevinirim. ceylanpazarlama@hotmail.com

                    Önemli not: Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan www.tarimdunyasi.net ve editörleri sorumlu tutulamaz. Prof.Dr. İsmail Oğuz yorumladı.3 Haziran 2012, saat 10:57 Prof.Dr. Nedim Koşum!un görüş ve önerileri yerindedir, kendisi konusunda iyi yetişmiş birisidir. Yapılan olumsuz eleştirilere katılmıyorum.

                    Devlet hayvancılığı bildim bileli çok ihmal etmiş, köklü bir çözüm üretememiştir, yurt dışından ithal canlı hayvan, et. vs. getirmiştir, böyle bir ülkede bu olacak bir şeymidir.

                    Bu ülkede Ormancılar hırsız, veterinerler bilgisizdir diye bilmeyenlere söyleyeyim genel bir kanı vardır, hepsinide buna dahil etmek doğru olmaz tabi.

                    Önemli not: Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan www.tarimdunyasi.net ve editörleri sorumlu tutulamaz. Ender Özen yorumladı.17 Haziran 2012, saat 10:31 Herkese Selamlar Saygılar,
                    Öncelikle şunu belirtmek istiyorum,ben Nedim Hocamın tespitlerine katılıyorum.Ülkemizde iyi veteriner hekimler olmakla birlikte sayıları oldukça kısıtlıdır.Özellikle kırsal alanlarda daha da kısıtlıdır.Ben Mardinde Saanen Keçi yetiştiriciliği yapmak istiyorum ve danışmak için bir çok veteriner arkadaşla konuştum ama bu konuda önümü açacak hiç bir yardım alamadım.Onlar daha çok Büyük baş hayvanlarla ilgileniyorlar dolayısıyla bilgi birikimleri de ona yöneliktir.Ben de bilgimi artırmak için internette tarama yaptım ve bu makaleyi okudum.Bayağı güzel noktalara değinilmiş ama benim gibi bu sektöre girmek isteyenler için somuta indirgenen bilgi yok.Mesela benim öğrenmek istediğim şeylerden bir tanesi şu Saanenler mardin gibi sıcak iklimlere uyum sağlar mı sağlamaz mı?Kimi bu hayvanlar uyumludur her iklime uyum sağlar diyor kimileri ise hayır doğru değil diyor.Bu konuda bana bilgi birikimiyle yardımcı olabilecek arkadaşlar olursa minnettar kalırım,özellikle pratikte bu işi yapan arkadaşların deneyimlerinden faydalanmak çok ön açıcı olurdu.e-mail adresim ender_ozen@mynet.com şimdiden teşekkürler.

                    Önemli not: Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan www.tarimdunyasi.net ve editörleri sorumlu tutulamaz. Serdar ERTUĞRUL yorumladı.18 Haziran 2012, saat 05:39 Sayın İsmail Oğuz,
                    BU Devlet aynı zaman da sizide ne umutlarla yetiştirdi. Senin hocaların, Sen, Şimdide senin ekibin yüzünden Bilim ile sektör birleşip ivme kazanamıyor, bunuda siyasiler dolduruyor halkın ihtiyacı karşılanıyor. tEMEL SORUN aKADEMİSYENLERİN BASİRETSİZLİĞİ. nİTEKİM BU KISIR ÇEKİŞMEYİ DE SİZ AKADEMİSYENLER ÇIKARDINIZ. Kimi tutup Kimi Kötülüyorsun diye sorarlar adama. Osmanlının divan edebiyatçılarından ne farkın kaldı? HELE HELE DEVLETİ SUÇLAMAK NASIL BİR MANTIK NASIL BİR FELSEFE SEN KİMDEN MAAŞ ALIYORSUN,NEYİN KARŞILIĞINDA, KARNINI KİM DOYURUYOR?

                    Önemli not: Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan www.tarimdunyasi.net ve editörleri sorumlu tutulamaz. Ahmet Alkan yorumladı.11 Temmuz 2012, saat 12:08 Prof.Dr. Nedim Koşumun konusunda iyi yetişmiş birisidir. Eleştirisi bazılarına ağır gelmiş olabilir ancak bu ülke gerçeğidir. Zaten yeteri bilgisi olan hekimlerimizde kesinlikle bundan gocunmazlar ve gocunmuyorlar. Tam tersi zamanında onlarla kafa yapılırken küçükbaşla çalışılmaz diye şimdi onlar bu forumda yorum yapacak zaman bulamıyorlar. Çalışıyorlar yani Efendiler, bu ülkede veteriner fakültesinde de, ziraat fakültesinde de yeteri eğitim verilmemektedir. Herkes sahaya mezun olduğunda uzmanlaşmaktadır. Hekimler de insandırlar, onlarda para kazanacakları işe bakar ve o işi yapar. Küçükbaşta uzmanlaşamamaları çok normal ama vakit geldi artık. Hekimlerimize sesleniyorum lütfen ağrınıza gitmesin. İğneyi kendinize batırın, çuvaldızı nedim hocaya
                    Neden mi? Şu linke bakarak öz eleştiri yapabilirsiniz bence. Kim?, Nerde?, Ne şekilde?, Kime? Uygulamalı küçükbaş suni tohumlama eğitimi veriyor.
                    Teşekkürler Nedim Hoca, Teşekkürler eğitime gelen veteriner hekimler Biz hep beraber bu ülkeyi bir adım ileri götürmek için uğraşmalıyız. Konu bilimse, Bilim sizin değil sayın hekimler. Meslek Ayrımı Bu Ülkeyi Anca Geri Götürür.

                    Buradan linke ulaşabilirsiniz;

                    http://www.vetkoop.com/470/Haberler/VETKOOP-tan-uygulamali-suni-tohum-kursu.aspx

                    Saygılar

                    Önemli not: Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan www.tarimdunyasi.net ve editörleri sorumlu tutulamaz. zafer korkmaz yorumladı.30 Temmuz 2012, saat 03:58 selamlar. öncelikle konunun amacından sapıp kim haklı kim haksız durumuna dönüşmüş olmasından dolayı konudan bilgilenmek isteyenlerin herhangi bir bilgiye ulaşamadan sayfadan ayrıldığını belirtmekistiyorum. gerçekten küçük yatırımcı sizin tartışmalarınız arasında sorular soruyor nelere dikkat edilmeli , ben şu bölgedeyim hocam olur mu, neler önerirsiniz diye ama cevap yok bunlarla ilgili hiç.insanları aydınlatıcı bilgiler verirseniz sevineceğiz. yorumculardan bazıları diyor ki saf ırk ülkemizde bulamıyoruz kimisi ben getirdim diyor, kimisi piyasa dolandırıcı kaynıyor diyor. bu işe girmek isteyenler gerçek saf ırklara nasıl ulaşır yurt dışından getirmek için neler yapılmalı yada yurt içinden nasıl temin edilir.bu konularda bilgi verirseniz minnettar oluruz.

                    Önemli not: Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan www.tarimdunyasi.net ve editörleri sorumlu tutulamaz. mevlüt kuru yorumladı.8 Ağustos 2012, saat 05:33 27 yasında küçük ve büyük baş hayvan bakıcısıyıom..bu yazılar ilgimi çekti okudum..veteriner kitap uzmanı ben saha uzmanıyımveteriner gelip çobana soruyor bunun neyi var diye..onun için yayınladıkları bazı kitaplarla milleti yanlış yönlendiriyorlar.. örneğin hayvanın gözüne boz inmesisi toz ve samandan deyip bağlıyorlar oysa hikaye..bu işi çok iyi biliyorumö deyip iş milleti yanlış yönlendirmesinler..sayın hocalar ve veterinerler..

                    Önemli not: Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan www.tarimdunyasi.net ve editörleri sorumlu tutulamaz. ARZ yorumladı.22 Ağustos 2012, saat 13:06 Bölgemde iki ayrı alanda damızlık koyun ve keçi yetiştiriyorum. Veteriner hekim bulamadığım için yakın ilden hafta sonları düzenli olarak bulunduğum ilçeye özel olarak veteriner hekim arkadaşlarımı getiriyor ve ağırlıyorum, her ay bir hafta sonu bende konuk kalıp tatil yapmış oluyor. Neden bulamadığım konusu ise yine devlete ait veterinerlerin masalarından kalkıp da sahada çalışmak yerine Veteriner sağlık teknisyen lerini bize göndermeleriydi. o beyefendiler evrak imzalayıp kamyona yüklenmiş koyun ve keçileri ilçe müdürlüğü binası penceresi altına çekip yukarıdan bakacaklarına sahaya inip üretici ile birebir iletişim kurabilselerdi saygı duyulabilir halde olurlardı.
                    Sürüdeki koruyucu hekimlik sürüyü koruyan köpekleri kapsamaması ve köpekler için ayrı bir veteriner hizmeti vermek istemesi de cabasıydı.
                    Hem devlet memuru olacaksın hem de işini bilir şekilde sürü sahiplerine ve çobanlara güdülmek üzere döl yarısı süt yarısı koyun kuzu ortaklığı teklif edeceksin. Evet Bu tür veteriner hekim olmayan tüccar olanlar yüzünden bunları konuşuyoruz burada.
                    Hala aşı yok.
                    Aşılar nerede?
                    Hayvan Vebası aşısı neden bu kadar zor bulunur oldu mesela?
                    Balık baştan kokmuş.
                    Gülelim ağlanacak halimize.

                    Önemli not: Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan www.tarimdunyasi.net ve editörleri sorumlu tutulamaz. yavuz tunaman yorumladı.23 Ağustos 2012, saat 07:46 Tüm yorumcuların yazdıklarnı okuyunca Aziz Nesine gerçekten hak verdim.Nedim Koşum KEÇİ YETİŞTİRİCİLİĞİ hakkında dikkat edilmesi gerekenleri,sektörün içinde bulunduğu koşulları küçük bir durum değerlendirmesiyle birlikte kısaca aktarmış ve kendi tespitini söylemiş.Siz değerli veteriner hekim meslektaşlarım da Nedim hocanın bir cümlesine takılıp makaleler yazmışsınız.Her meslek gurubunda iyiler,idare edenler ve kötüler var,veteriner hekimlikte de var.Bunda kızacak bir şey yok.Keçi yetiştiriciliği ekonomik anlamda daha yeni yeni geliştiği için bu konuyu çok iyi bilen hekim sayısı da az, bu doğru tespite neden bozuldunuz ki?Kızacağınıza kendinizi yetiştirin ve bu açık alandan faydalanın.
                    Ayrıca hocaya saldırıyorsunuz da Mevlüt Kuru adlı haddini bilmez muhtemelen ilkokulu bile bitirememiş 27 yaşındaki sığır çobanı mesleğimizi resmen aşağalıyor ve beş tane inek gördü diye kendisinin hekimlerden daha çok şey bildiğini söylüyor ama hiçbirinizden ses çıkmıyor,bu densize haddini neden bildirmiyorsunuz
                    İkinci bir konu,görüyorum ki keçi yetiştiriciliği hakkında katkı sağlayacak veya karşı tez üretecek hiç bir görüş belirtmemişsiniz.Hoca süt sektörü hakkında tespitlerde bulunmuş sizden yine ses yok.Yem sektörü?o da yok.Madem sektörün içindesiniz görüşlerinizi ve çözüm önerilerinizi alalım lütfen.Madem hekimiz,madem bilimseliz konunun bütününden kopup tek bir cümleye takılmadan görüş bildirin..

                    Önemli not: Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan www.tarimdunyasi.net ve editörleri sorumlu tutulamaz. sinan karaduman yorumladı.26 Ağustos 2012, saat 10:12 Merhaba.
                    Oncelikle konu amacını asıp farklı bir konuya dogru suruklendıgı gordum. Hataları tartısalım ama bir cozum bulmak icin de caba sarfetsek daha iyi olmazmı..? Yoksa bu cozum bulacagımıza kor kyunun etrafında bır bırımızı kovalayarak bosa zaman kaybedecegız. Bende kocaelı/ızmıt merkez koyunde 20 donumluk arazımde halep kecı yetıstırmek ıstıyorum cok fazla bılgım yok sızlerden rıcam bu konuda sızlerın bılgılerınden faydanlanmak ve degerlı ogutlerınızı beklıyorum.
                    Yorumlarınız ıcın sımdıden tesekkurlerımı sunarım.

                    Saygılarımla sınan karaduman
                    Sinan-krdmn@hotmail.com

                    Önemli not: Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan www.tarimdunyasi.net ve editörleri sorumlu tutulamaz. emre üstün yorumladı.11 Ekim 2012, saat 05:53 hocama kesinlikle bir yetiştirici olarak kesinlikle katılıyorum malesef boşa kınarsınız hocayı daha çohu veteriner buyukbaş hastakıklarına hakim değilki kuçukbaşa hakim olsun her diplomalı sahaya çıkan veterinermi ki?????

                    Önemli not: Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan www.tarimdunyasi.net ve editörleri sorumlu tutulamaz.

                    http://www.tarimdunyasi.net/?p=2193
                    Sİzde Sorularınızı sorabilirsiniz

                    Yorum Yaz

                    a
                    22-10-2012 03:29
                      Gelişmiş editor için Javascript açık olmalıdır
                      ParaKazanma.co