Topraksız Tarım (Aeroponic Kültür) Yapmak Para Kazanmak

emine Emine Fire Avatar

Topraksız Tarım Nedir?
topraksıztarım

Topraksız Tarım her türlü tarımsal üretimin durgun veya akan besin eriyiklerinde, besin eriyikleri sis´inde veya besin eriyiklerince zenginleştirilmiş katı yetiştirme ortamlarında gerçekleştirilmesidir. Topraksız Tarımın  amacı; bitkilerin gelişmesini besin solüsyonu yardımıyla sağlamak, bitkilerin besin madde ve su gereksinimlerini stres oluşturmadan karşılamak ve bunu en ekonomik bir şekilde gerçekleştirmektir. Topraksız tarım aslında örtüaltı (özellikle seralarda) yetiştiricilikte uygulanan ancak son zamanlarda açıkta da kullanılmaya başlanan bir yetiştiricilik yöntemidir.
Topraksız tarımı gerektiren nedenleri toprak kaybı; toprak yorgunluğu; hastalık, zararlı ve yabancı ot sorunu; aşırı gübre tüketimi; su tüketimi şeklinde sıralamak mümkündür.
Aşırı gübre ve su tüketimi: Topraklı tarım yapılan alanlarda ve özellikle seralarda yoğun üretim girdilerinden birisi bitkilerden daha çok verim ve kalite elde etmek için gübre kullanımıdır. Bu durumun ileride gübre açığına ve toprak ile çevrede kirletici etkilerinin olabileceği kuşkularını doğurmaktadır.
Topraklı tarım yapılan alanlarda, verilen suyun bitkilerce kullanılan miktarını saptamaktaki güçlükler (toprağın derinliklerine sızması ile toprak ve bitkiden buharlaşma ile kaybolması sonucu) nedeniyle bitkileri sulamak için kullanılan su tüketimi topraksız tarımda kullanılanın 4-5 katı olabilmektedir.

Topraksız Tarımın DEZAVANTAJLARI nelerdir?
topraksıztarımsistemi

01 tesisin ilk yatırım maliyeti yüksektir
- kullanılan yetiştirme yeri (yatak, torba, saksı)
- yetitirme yerlernin hazırlanmasında eğim için iskelet hazırlanması
- kullanılan substrat (yerli, ithal)
- substratın kaç yıl kullanılacağı
- gübreleme sistemi
- kullanılan suyun kalitesini yükseltmak
- besin çözeltisi dezenfeksiyonu
02 üreticinin özel bilgi ve deneyimle donanmış olması gerekir:
- bitki yetiştirme
- bitki fizyolojisi
- bitki besleme
- sulama
- kimya
- bitki koruma
- otomasyon
- pazarlama
03 zaman zaman bitki besleme ile ilgili sorunlar ile karşılaşılır
04 bitkileri ayakta tutmak daha zordur
05 hastalık etmenleri hızlı yayılır
06 besin solüsyonunun fazla sıcak veya soğuk olması bitkilere zarar verir
07 kesintisiz elektrik enerjisine ihtiyaç vardır
08 kullanılan katı ortamlar çevre kirliliği yaratabilir


Topraksız Tarımın DEZAVANTAJLARI nelerdir?

01 tesisin ilk yatırım maliyeti yüksektir
- kullanılan yetiştirme yeri (yatak, torba, saksı)
- yetitirme yerlernin hazırlanmasında eğim için iskelet hazırlanması
- kullanılan substrat (yerli, ithal)
- substratın kaç yıl kullanılacağı
- gübreleme sistemi
- kullanılan suyun kalitesini yükseltmak
- besin çözeltisi dezenfeksiyonu
02 üreticinin özel bilgi ve deneyimle donanmış olması gerekir:
- bitki yetiştirme
- bitki fizyolojisi
- bitki besleme
- sulama
- kimya
- bitki koruma
- otomasyon
- pazarlama
03 zaman zaman bitki besleme ile ilgili sorunlar ile karşılaşılır
04 bitkileri ayakta tutmak daha zordur
05 hastalık etmenleri hızlı yayılır
06 besin solüsyonunun fazla sıcak veya soğuk olması bitkilere zarar verir
07 kesintisiz elektrik enerjisine ihtiyaç vardır
08 kullanılan katı ortamlar çevre kirliliği yaratabilir

 

Tüm yönleriyle topraksız tarım.

Girişimci sermayenin son yıllardaki yakın takibe aldığı topraksız tarım, yakın geleceğin en popüler yatırım alanlarından biri olmaya aday. Toprak yerine volkanik kayaların kullanıldığı, taş yünü ya da perlit denilen maddelerle çeşitli minerallerin ve suyun enjekte edildiği sistem şimdilik az sayıda girişimci tarafından yapılıyor. 

Adanadan Denizliye, Mersinden, Afyona kadar birçok ilde yatırımcıların arazi aldığı topraksız tarımda yatırım maliyeti metrekare bazında ortalama 60 Euro olarak hesaplanıyor.

Dünyada tarım alanları giderek verimsizleşiyor. Diğer yandan artan dünya nüfusu da küresel ısınma ve gıda fiyatlarındaki anormal artışa bağlı olarak gelecekte büyük sıkıntıların habercisi. Geleneksel tarımsal üretimin geleceğine ilişkin bu karamsar beklentiler, bilim dünyasını yıllardır yoğun bir arayış içine itmiş bulunuyor. Örneğin topraksız tarım üzerine yapılan araştırmalar, bugün araştırma boyutundan çıkarak fiili olarak uygulamaya girmiş durumda.

Henüz çok çok başında olsa da Türkiye de bu uygulamanın içinde. Türkiyedeki birçok yatırımcı, gelişmeleri uzaktan ama büyük bir ilgiyle izliyor. Türkiyenin her yerinden, her sektörden girişimcilerin ilgi odağındaki topraksız tarım, toprağa göre beş kat daha fazla sağladığı verimle, gelecek dönemin en kârlı işlerinden biri olmaya aday. İlginin nedenlerinden biri de bu.

TÜM YÖNLERİYLE TOPRAKSIZ TARIM
Hijyenik ve daha lezzetli ürünler yetiştirme imkânının dışında, gübreleme, ilaçlama, aşırı sulama gibi faktörlere gerek duyulmayan topraksız tarımda, başta geleneksel sebzeler olmak üzere hassas tıbbi bitkiler ve yumru kök içermeyen yeşillikler daha sağlıklı yetiştirilebiliyor ve hastalık seviyesi minimum düzeylere indiriliyor.

Topraksız tarımın bir çeşidi olan hareketli su kültürü ile yapılan yöntemde, bir tohumdan 16 bin tane domates, bir dönümden 80 bin ton ürün alınıyor. Peki topraksız tarım nasıl yapılır? Hangi bölgelerde yatırım yapmak avantajlı? Hangi ürünler üretiliyor ve bu ürünlerin pazarı nasıl? Türkiyede bu alanda üretim yapan üreticilerden üretim hikâyelerini, Türkiye ekonomisinin bu yeni yatırım dalgasını ve fizibilite analizlerini, en geniş şekli ile ortaya koyduk.

40 MİLYAR DOLARLIK PAZAR
Dünyanın son dönemde odaklandığı sektörlerin başında tarım geliyor. Çünkü gıda fiyatları son yıllarda yüzde 50nin üzerinde bir artış yaşadı. Bu artışla birlikte dünya ekonomisi sarsılmaya başladı. Gelişmiş ülkelerin önemli temsilcilerinden gelen bilgiler, gelecekte yüz binlerce insanın açlık çekeceği yönünde. Yani bugünden tarıma yatırım yapanları, gelecekte daha rahat bir yaşam ortamı bekliyor.

Türkiye de, dünyada yaşanan gelişmeleri yakından izliyor. Yeni teknolojiler, sistemler geliştiriyor. Tabii bunu sadece tarımla uğraşanlar değil, teknoloji şirketleri de yapıyor, vizyonu olan girişimciler de Türkiye, tarım açısından şanslı ülkeler arasında yer alıyor. Ancak tarımda bölünmüş topraklar, erozyon ve kuraklık, verimi engelliyor.

Türkiyenin toprak verimliliğinin yapılan araştırmalara göre son 10 yılda yüzde 23 azaldığı belirtiliyor. Tarım alanında yeni gelişmeye başlayan topraksız tarım ise bugünün ve geleceğin yatırım alanı olarak yerini şimdiden üst sıralara taşımaya başladı. Topraksız tarım, diğer adıyla hidroponik yetiştiricilik, dünyada 40 milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaştı. Türkiyede ise 100e yakın serada bu teknik kullanılmaya başlandı.

VERİM 5 KAT DAHA FAZLA
Topraksız tarımın en yoğun olarak kullanıldığı ülkelerin başında Hollanda ve Belçika geliyor. Bu iki ülkenin seralarının toplam yüzde 95inde topraksız tarım yapılıyor. Türkiyede ise özellikle son bir yıldır yatırımcılar bu alana akın etmiş durumda. Türkiyedeki son tabloya göre toplam 48 bin hektar seranın yaklaşık 4 bin dönümünde, topraksız tarım uygulamasına geçilmiş bulunuyor.

Uzmanlar, Türkiyenin topraksız tarım yapılan sera alanının iki üç yıl içerisinde 15 bin dönüme çıkacağını söylüyor. Topraksız tarım yönteminde verim, normal tarıma göre beş kat daha fazla. Hareketli su kültürü ile yapılan topraksız tarımda bir tohumdan 16 bin tane domates, bir dönümden 80 ton ürün alınıyor.

Bu tarımda hormon ve ilaç kullanılmıyor. Dolayısıyla kalıntı içermeyen ve yüksek fiyatlardan alıcı bulan ürünlerin yetiştiği topraksız seralar, geleneksel seracıları da harekete geçiriyor. Ürünün pazarlanmasında fiyatı yüksek olmasına rağmen hiçbir sıkıntı çekilmediğini belirten sektör temsilcileri, hem iç pazarda hem de ihracatta alıcının sürekli olduğunu belirtiyor. Avrupa standartlarında yapılan üretim, Avrupa pazarlarına, Rusyaya, Arap ülkelerine çok rahat bir şekilde ihraç ediliyor. Hatta zincir marketlerin bu ürünleri almak için hiçbir zorluk çıkarmadığı da belirtilenler arasında. Çünkü tüketicilerin son dönemde sağlıklı beslenme anlayışı giderek gelişiyor.

METREKARE YATIRIMI 60 EURO
Topraksız tarımın yatırım maliyeti, diğer tarım metoduna göre yüksek. Ancak alınan verim düşünüldüğü zaman bu yatırımın kârlı bir yatırım olduğu görülüyor. Yatırım tutarı plastik seralarda metrekare başına 60 Euro iken, cam seralarda 70-75 Euroyu buluyor. Bir dönüm için yapılması gereken yatırım ise 70-75 bin Euro civarında. Yatırımın geri dönüş süresinin ise iki ila beş yıl arasında değiştiği belirtiliyor.

Geri dönüş süresi, topraksız tarımın da çeşidine göre farklılıklar gösteriyor. Topraksız tarım Dizayn Grupun geliştirdiği gibi hareketli su kültürüne göre yapıldığı gibi, perlit, pomza gibi materyaller ile de yapılıyor. Örneğin Dizayn Grupun Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Mirmahmutoğullarına göre, hareketli su kültürü ile yapılan topraksız tarım yatırımının geri dönüş süresi, 25 ay. Mirmahmutoğulları, Bizim sistemimiz çok farklı bir topraksız tarımı ortaya koyuyor. Biz anahtar teslim proje, tesis veriyoruz. Yatırım maliyetimiz yüksek olabilir. Ancak yatırımın geri dönüş süresi çok hızlı diyor.

TOPRAKTA DEĞİL TAŞTA TARIM
Yatırımla ilgili olarak, volkanik bir kaya türü olan pomza ile de topraksız tarım yapmak mümkün. Bir ton pomzanın fiyatı, sadece 30 Ytl ve pomzanın kullanım süresi sekiz yıl. Burada yatırım yapılacak materyalin bilinçli bir şekilde seçilmesi, bu materyallerin nasıl kullanılacağı da önemle araştırılmalı. Büyük şirketler bu alana büyük yatırım yapıyor. Kendi bünyelerinde ziraat mühendisleri çalıştırıyor. Ancak sektör temsilcileri küçük ve orta boy yatırımcıların mutlaka üniversitelerden danışmanlık hizmeti almaları gerektiğini söylüyor.
Topraksız tarım, bilgisayar kontrollü bir sistem gerektiriyor. Güneşin zararlı ışınlarının ürüne ulaşmasını engelleyen UV ve IR katmanlı sera malzemeleri, Türkiyeye ithal ediliyor. Asıl yatırımı, bu ürünler oluşturuyor. Arazi yatırımı ise sözleşmeli çiftçilik modeli ile karşılanabiliyor.

Bitkilerin ihtiyacı olan mineraller, özel bir sulama yöntemiyle bitkiye aktarılıyor. Seranın ısınması, nem, buhar düzeyi de bilgisayar kontrollüyle yapılıyor.

1 KİLO DOMATESİN MALİYETİ
Tüm bunlar maliyeti artıran etkenleri oluşturuyor. Ancak ekipmanların kullanımı, bitkilerin büyüme sürecinin belirlenmesi, üretimin devamlılığı için uzman personel desteği şart. Tüm bu girdilerle birlikte bir kilo domatesin ne kadara üretildiğini sorduk.

Bir üreticiden aldığımız bilgiye göre, bir kilo domatesin 1.2 Ytllik bir maliyeti var üreticiye. Satış fiyatı ise 2 ila 4.5-5 Ytl arasında değişiyor. Burada katma değerli bir üretimden söz etmek mümkün. Denizlide iki yıldır bu işi yapan Gökşin Tarımın Genel Müdürü Ahmet Onur Karademir, bir dönüm için 140 bin YTL yatırım yaptıklarını söylüyor ve şöyle devam ediyor:

25 dönümün bize maliyeti, 2 milyon Euroyu geçmiş bulunuyor. Yatırımın geri dönüşünü beş yıl gibi hesap ettik. Ancak ürünler, devamlı pazar buluyor. İlk yıl hem ihracata, hem de lüks marketlere çalıştık.

Topraksız tarımla yetiştirilen ürünlerin hemen raflarda yer bulabildiğini anlatan Karademir, Ürünlerimizin fiyatı daha yüksek. Kış ayı için normal sera malı domates 2 YTL ise bizim malımız 4-5 YTLye satılıyor. Ama güvenilir bir ürün oluyor diyor.

GİRİŞİMCİLERDEN YOĞUN TALEP
Türkiyede özellikle son yıllarda farklı alanlara yatırım yapmayı araştıran girişimciler, topraksız tarıma odaklanmış durumda. Topraksız tarım için gerekli materyalleri pazarlayan şirket yöneticilerinden aldığımız bilgilere göre inşaat sektöründen, özellikle de tekstil sektöründen kaçan patronlar, bu işte nasıl kâr elde ederiz sorusunun yanıtını arıyor. Tedarikçi bir şirket yöneticisinden aldığımız bilgiye göre, kendilerine mal temini için başvuran girişimci sayısı, son bir yılda 100ü geçmiş durumda. Yetkili, Özellikle jeotermal bölgelerde, Akdeniz ve Egede bu işi yapanların sayısının hızla arttığını görüyoruz. Klasik serasını topraksız tarım serasına, yani bir anlamda da modern seraya dönüştürmek isteyen yatırımcılar artıyor diyor.

İÇ PAZAR TALEBİ ARTIYOR

Topraksız tarım ürünlerinin bahsettiğimiz gibi ihracatta hiçbir sorunu yok. Ürünler, zincir marketlerde ise kilo yerine, paket olarak satılıyor. Bir üreticinin verdiği bilgiye göre, eskiden üretimlerinin sadece yüzde 2sini iç pazara verirken, bu oran bir yıl içinde yüzde 10a çıkmış.

Anahtar teslim tesis satan Dizayn Grupun topraksız tarım teknolojileri müdürü Bülent Karayel, sektör değiştirmek isteyen birçok yatırımcı olduğunu söylüyor. Karayel, Gayrimenkulden, tekstilden birçok yatırımcı var. Dengesi bozulan dünyada, tarım ürünleri çok önemli olacak. Ultra teknoloji kullanılıyor bu sistemde. Seraların içinde meteoroloji istasyonu bile var diyor.
Karayel, yatırım için güney bölgelerini ve jeotermal bölgeleri tavsiye ediyor ve ekliyor: Sakarya, Aydın, Manisa, Afyonda da yatırımlar artıyor.

KUMLUCA, TOPRAKSIZ TARIM ÜSSÜ
Türkiyede seracılığın ilk başladığı yer olan Antalyanın Kumluca ilçesi, seracılıktaki verimini topraksız tarım ile geliştirmeye başlamış. Hatta üreticiler, Kumlucanın topraksız tarımda bir üs olma yolunda ilerlediğini söylüyor.

Kışlık sebze ihtiyacının yüzde 40ını karşılayan Kumlucada halen dört büyük topraksız tarım yapılan sera bulunuyor. Bu seraların büyüklüğü 100 dönüme ulaşmış ve bu alanda beş büyük yatırımcı olduğu belirtiliyor. Kumlucanın 55 bin dönümlük arazisi var. Bu araziden ise yer almak isteyen girişimci sayısının, her geçen gün arttığı belirtiliyor.

Talep, Kumlucadaki arazi fiyatlarını da yükseltmiş. Kumlucada bir dönüm arazi 40 bin YTLden satılıyor. Şimdi Kumlucada işleme ve paketleme ihtisas organize sanayi bölgesi de yapılması planlanıyor.

YATIRIMCILAR TAKİPTE
Bununla birlikte yatırımların daha da artacağını söyleyen Kumluca Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Alaaddin Aytekin, Burada topraksız tarım, 100 dönüme ulaştı. Çiftçi başarıyı görmeden değişime yanaşmıyor. O yüzden sera açıp, verim artışını göstermeye karar verdim. Daha şimdiden 20 sera sahibi beni yakın takibe aldı. diyor.

Aytekin, bu işe öncelikle 6 dönümle başlamış. Bugün ise 18 dönümlük bir araziye ulaşmış. 45 bin fidesi var. İsviçreden ithal ettiği bilgisayar kontrollü seraların yatırım maliyeti ise 2 milyon doları bulmuş. Aytekin, yatırımın geri dönüşü ile ilgili olarak şunları söylüyor:

Yatırım beş yılda kendini amorti eder. Ekonomide iyi bir çıkış olursa daha kısa sürer. Şimdi narenciye bahçelerimizi topraksız seraya dönüştürmek istiyoruz. Büyük tesislerin kurulması için narenciye bahçelerinin değerlendirilmesi gerekiyor. Bu işin rantabl olması için arazinin 20 dönüme ulaşması gerekir.

DİZAYN GRUP BİR TOHUMDAN 16 BİN TANE DOMATES ALINIYOR
Beyin göçüne karşı beyin gücü kampanyasına gelen bir projeyletopraksız tarım işine başlayan Dizayn Grup, bu işte farklı bir yöntem kullanıyor. Hareketli su kültürü yöntemiyle topraksız tarım yaptıklarını ve diğer topraksız tarım metotlarından tamamıyla farklı olduklarını anlatan yönetim kurulu başkanı İbrahim Mirmahmutoğulları, bu yöntemle bir tohumdan 16 bin tane domates alındığını söylüyor. Adanada serası olan Dizayn Grup, artık seri üretime geçmiş durumda. Mirmahmutoğulları, şunları anlatıyor:

Taşıyıcı olarak pelit, taş yünü gibi yöntemlerle yapılana da topraksıztarım deniyor. Bizimki hareketli su kültürü. Biz tamamen su içinde üretiyoruz. Şu anda seri üretime geçtik diyor. Dizayn Grupun üretim rakamları oldukça yüksek. Projelerini açıkladıktan sonra telefonlarının kilitlendiğini söyleyen Mirmahmutoğulları, girişimci sayısının bini geçtiğini belirtiyor. Dizayn Grup, anahtar teslim tesis satıyor. Yatırımcılarla ise sözleşmeli çiftçilik yapıyor. Mirmahmutoğulları geliştirdikleri sistemi şöyle anlatıyor:

Yatırımcının tüm girdi ihtiyaçlarını da biz karşılıyoruz: Fide, gübre, danışmanlık gibi. Tüm çıktısını yine biz satın alıyoruz. Mahsulü de biz satın alıyoruz. Markamız Miracle. İlk pazarlayacağımız ürünler aralık ayında olacak. Önce iç pazara satacağız. Çözümümüz bir diz avantajları da beraberinde getiriyor.diyor.

ALTERNATİF TARIM A.Ş. BAZALTİK POMZA İLE EN BÜYÜK ÜRETİCİ
Saray Halının sahibi Necati Kurmelin ağabeyi Mustafa Kurmel, çiftçiliğin yanı sıra maden ocağı sahibi. 1995 yılında Almanyadan bazaltik pomza ile ilgili araştırma yapan bir profesör ile görüşen Kurmel, bazaltik pomzanın topraksız tarım için son derece önemli bir materyal olduğunu keşfediyor. Kurmelin Adana Osmaniyede bulunan maden ocaklarından da zaten bazaltik pomza çıkıyor.

Bu materyali, üniversitelerle birlikte inceleyen Kurmelin bu işin başındaki asıl yöneticisi ise kızı, Dinamis Kurmel Taşdelen. 1998 yılında AlternatifTarım A.Ş.yi kuran Dinamis Taşdelen, o yıldan itibaren topraksız ve organik tarım yapan seracılara bu materyali satıyor. Taşdelenin verdiği bilgilere göre, pomza topraksız tarım yapabilmek için bir taşıyıcı. Yüksek su tutma ve ısı depolaması nedeniyle seralarda en önemli harcama kalemi olan ısıtma giderlerini azaltıyor. Pomza, yoğun gözenekli yapısı nedeniyle havalanmayı sağlarken drenaj sorunlarını da gideriyor. Fiyatı ise diğer materyallere göre daha uygun. Bir ton pomzayı 30 Ytlye alabiliyorsunuz. Taşdelen, Biz bunun dünya ile aynı zamanlarda araştırmasını yaptık. Türkiyede topraklı seralar yapıldı. Üretim oraya alındı. Oraya da kimyasal atıldığı için toprak bozuluyor. Kapalı seralardatopraksız tarıma uygun bir materyal bu. Yüzde 40ının yapısında gözenek var. Kök, inanılmaz hızlı gelişiyor diyor.

Verimin pomza ile topraklı tarıma oranla beş kat daha fazla olduğunu söyleyen Taşdelen, Çapalama yok, yabancı ot yok. Mantar, küf üretmiyor. İşgücü tasarrufu ve üretim artışı var topraksız tarımda diyor. Osmaniyedeki maden ocaklarında 1 milyar metreküplük yatak rezervi ile yalnızca Türkiyenin değil, dünyanın en önemli pomza üreticileri arasında yer alan Alternatif Tarıma son iki yıldır büyük bir talep patlaması olmuş. Taşdelen, taleple ilgili olarak şunları söylüyor:

Adana, Tarsus, Mersin, Silifke, Erdemli, Antalyaya kadar büyük talep alıyoruz. Girişimciler artıyor. Mesela Erdemlide çok yakın tarihte, 40 dönüm yaptı bir girişimci. Hemen arkasından 200 dönümün üzerine çıkıyorlar. En ekonomik, en faydalısı bazaltik pomza. Topraksız tarımda burayı destekledik. Geçen yıl 100 ton sattık.

GÖKŞİN TARIM İKİ YILDA 25 DÖNÜME ULAŞTIK
Denizlide tekstil kimyasalları sektöründe faaliyet gösterirken, tekstil sektöründeki gerilemeye karşı farklı alanda yatırım yapmayı araştıran Gökşin Tekstil Kimyasalları şirketi, topraksız tarıma girmiş.

İki yıl önce küçük bir arazi ile bu işe başlayan şirket, bugün 25 dönüme ulaşmış durumda. Bu iş için Gökşin Tarım A.Ş.yi kurduklarını söyleyen Genel Müdür Ahmet Onur Karademir, halen domates ürettiklerini, ancak Kaliforniya tipi biber üretimine de geçeceklerini söylüyor. Halen dünyadaki seraların yüzde 90ının domates üretmesi, Gökşin Tarımı da domates üretimine yöneltmiş. Karademir, Karpuz, kavun, salatalık da üreteceğiz diyor.

25 dönümlük arazi için yatırımın 2 milyon Euroyu geçtiğini söyleyen Karademir, arazilerini sürekli olarak büyütmeyi hedeflediklerini, bu işte beklentilerinin üzerinde bir verim elde ettiklerini belirtiyor.

Gökşin Tarımın ürettiği domatesler için market raflarında hemen yer bulunmuş. Fiyatlar da oldukça yüksek. Karademirin belirttiğine göre, ilk yıl Migros, Carrefour, Kipa gibi zincirlere mal vermişler. İhracat da yapmışlar. Karademirin bu sisteme ilişkin görüşleri şöyle:

Tüketici bilinci geliştikçe, bu yatırımlar hızlanacak ve insanlarımız daha temiz ve sağlıklı ürünler tüketebilecekler. Ayrıca istihdam açısından bakıldığında bu tarz işletmelerde dönüme bir işçi çalıştırılmakta olduğundan, özellikle tekstil sektöründeki daralmayı tarım sektörüyle aşabilme ihtimali göz ardı edilmemelidir.

AGROBAY MEKSİKANIN LİDERLİĞİNİ ELİNDEN ALACAK
İnşaat sektöründe faaliyet gösteren Bayburt İnşaatın sahibi Hasan Şentürkün İzmir Dikilide kurduğu sera, Türkiyenin tek bir alanda sahip olduğu en büyük sera unvanını taşıyor. 2002 yılında topraksız tarım işine başlayan Agrobayın sahibi Hasan Şentürk, halen 350 dönüm üzerinde faaliyet gösterdiklerini, yılsonuna kadar ise 500 dönüme ulaşacağını söylüyor. 2010 yılı planı ise bu tarımı bin dönüm üzerinde yapmak. Tarımda büyük bir potansiyel keşfederek bu alana yatırım yapmaya karar verdiğini anlatan Şentürk, Şu an Agrobayda üretim 8 bin tonun üstünde. Gelecek yıl 12 bin tona ulaşacak. Domates, biber ve salatalık çeşitleri üretiyoruz. Üretimimizin yüzde 90ını ihraç ediyoruz. Ciromuz ihracatta 8 milyon Euro. Gelecek yıl 10 milyon Euro hedefliyoruz diyor.

Satış iç pazarda ise sürekli olarak artıyor. Agrobay, bu yıl için yapacakları ek yatırımın 25 milyon Euroyu bulacağını söylüyor. 500 dönüm üzerindeki üretim ile Meksikanın liderliğini elinden almayı hedefleyen Agrobay, yatırımın karşılığını bir yılda almayı planlıyor. Şentürk, Bu tarımın avantajları verimlilik ve kaliteyle sınırlı değil. Bu kültürde yetişen ürünlerin ihraç pazarları da daha geniş ve sorunsuz oluyor. Böylece yaptığınız yatırım, kısa zamanda geri dönüyor. Geçen yıl Akdeniz Sineği nedeniyle Türkiyenin Rusyaya ihracatı durdu. Bizim Rusyaya satışımız aksamadan sürdü diyor.

BOSTAN TARIMSAL ÜRÜNLER PERAKENDECİYKEN, ÇİFTÇİ OLDU
Trakya Bölgesindeki Güler Marketlerinin sahibi olan ve marketleri Kilere satan Yusuf Bostan, geçen yıl topraksız tarım işine girmiş. Manisa Salihlide 170 dönümlük arazi üzerinde 145 bin metrekarelik bir kapalı alanda taş yünü yöntemiyle fidelerini diken Bostan, ürünlerini önümüzdeki ay toplamaya hazırlanıyor.

Bir projesi de Afyonun Sandıklı bölgesinde olan Bostanın buradaki arazisi ise 200 dönüm. Bu işe büyük yatırımlarla giren Yusuf Bostan, bu yatırımlar için 20 milyon Euroya yakın bir yatırım yapacak. Şu anda domates ve Kaliforniya biberi üreten Bostan Tarım Ürünleri A.Ş. üretimini kaya yünü aracılığıyla gerçekleştiriyor. Bostan, Bizim bu yılki üretim hedefimiz 5-6 bin ton civarında olur. Ama yurt dışından talep daha fazla. Markamızı taşımak için iç pazara da satış yaparız. Üç tane markamız var diyor.

Dört ziraat mühendisini Avrupada eğitim almaları için gönderen Bostan, Türkiyede bu işi bilen yeterli uzmanın olmadığını söylüyor. İhracatla ilgili olarak ise Bostan, şöyle konuşuyor: Geçen yıl ben pazarı öğrenmek için Antalyada mal alıp sattım. Şu anda Rusyada bir şirketle yaptığımız bir anlaşma var. Altı bin değil, 20 bin ton bile ürünüm olsa almayı talep ediyor diyor.

TOPRAKSIZ TARIM NASIL YAPILIR?
Uluslararası topraksız tarım derneği (ISOSC) topraksız tarımı şöyle tanımlıyor: Sucul olmayan bitkilerin köklerinin besin solüsyonuyla desteklenmiş, tamamen inorganik ortamlarda yetiştirilmesi. Topraksıztarımda fidelerin dikimi toprak yerine nötr kabul edilen kaya yünü (rockwoll), hindistan cevizi kabuğu (cocopeat), perlit, pomza, hareketli su veya benzeri nötr kabul edilen ortamlar kullanılarak yapılıyor. Hiçbir içeriği olmayan tamamen nötr denilebilecek bu maddelerin tek işlevi, bitki kökünün su tutmasını sağlamak. Dolayısıyla çok verimsiz alanlarda bile rahatça tarım yapılabiliyor.

Topraksız tarımda, bitkinin topraktan alması gereken doğal besin maddeler (potasyum, azot, fosfor, magnezyum v.b) ve mineraller, spagetti damla sulama yöntemiyle doğrudan bitkinin köküne, tamamen bilgisayar kontrollü olarak veriliyor. Böylece bitkinin optimum yetişmesi sağlanıyor.

Eksik, fazla ya da zararlı bir oluşum, böylelikle bitkiye yaşatılmıyor. Ayrıca bitkinin döllenmesi Bombus arıları tarafından yapılıyor. Böylece sağlığa zararlı hormon kullanımı engellenmiş oluyor. Bitkilerin beslenmesi, dışarıdan makine aracılıyla bitkilerin köklerine drip denilen malzemeyle iletiliyor.

Dışarıda bulunan makine o gün -gün sıcaklığı, bitkilerin ışıklanma süresi, gün uzunluğu gibi değerleri değerlendirerek- bitkiye gönderilecek gübre, asit ve su oranını ayarlıyor. Topraksız tarımda, verimli toprak arazisine ihtiyaç duyulmuyor. Hormon, kimyasallar ve gübreye ihtiyaç duyulmuyor. Toprak kullanılmadığı için toprak bakterileri ya da hastalıklarının yol açtığı riskler bu sistemde söz konusu değil. Ayrıca nadas uygulamasına da ihtiyaç yok. Tam otomasyonlu ve kontrollü üretim imkânı tanıması sayesinde ürün kalitesi yükseliyor.

HANGİ SİSTEM DAHA KÂRLI?
Topraksız tarımda bitkilerin yetişmesi için gerekli olan materyal de şu an tartışma konusu. Su içinde yapılan üretim mi daha kârlı, perlit ya da bazaltik pomza aracılığıyla yapılan üretim mi?

Dizayn Gruptan aldığımız bilgilere göre hareketli su kültürü ile yapılantopraksız tarım diğer topraksız tarıma göre yaklaşık 10 kat daha az su tüketiyor. Dizaynın iddiasına göre kendi yöntemleriyle altı kilogram su ile bir kilogram domates üretilirken, diğer sistemlerde 60 kilogram su ile bir kilo domates üretiliyor. İlaç tüketimi ise diğer topraksız yöntemlere göre kendilerinde binde 6. Gübre tüketimi daha az. Çevre kirletme riski ise yok. Çünkü atık yok. Su kapalı devre çalışıyor.
Bazaltik pomzanın bir tonu, 30 Ytl. Pomzanın kullanım süresi ise sekiz yıl. Perlit ya da taş yünü kullanımında ise atık oranının yüksek olduğu belirtiliyor.

UZMANLARDAN YATIRIMCILARA ÖNERİLER
Topraksız tarım yatırımı için uzmanlara girişimcilerin hangi unsurlara dikkat etmeleri gerektiğini sorduk. Aynı zamanda topraksız tarım ile hangi ürünler yetiştirilir? İşte aldığımız yanıtlar:

* Başta iklim özellikleri olmak üzere, arazinin sulama suyu varlığı, elektrik kaynağına yakınlık, pazara ulaşım açısından ana yollara hatta havaalanına yakınlık önem taşıyor.
* Termal ve jeotermal enerji kaynaklarına yakınlık ise son derece önemli.
* Don olmayacak bölgelerin tercih edilmesi gerekiyor.
* Çukurda kalan ve rüzgâr almayan bölgeler yerine güneye bakan araziler tercih edilmeli.
* Ürünlerle ilgili olarak, Türkiyedeki üretimin yüzde 90ı şu an domates. Başta domates olmak üzere biber, patlıcan, salatalık, kavun ve kabak da yetiştirilen ürünler arasında yer alıyor.
*Halen az miktarda da olsa fasulye, karpuz, marul, ıspanak, maydanoz, tere ve roka gibi ürünler de yetiştiriliyor.
* İzmir in Menderes Bölgesi ağırlıklı olarak salatalık yetiştiriciliği, Derme ise biber yetiştiriciliği konularında alıcıların tercih ettiği bölgeler.
* Antalya merkez ve çevresinde hemen hemen tüm ürünler bulunabiliyor.
* Kesme çiçekte ise sırayla gül, karanfil, lale, krizantem, orkide, lilium, gerbera, frezya, glayör ve gipsofila yetiştiriliyor. Bu ürünlerden Türkiyenin ihracat kaleminde yer alanlar ise karanfil ve gerbera.

TÜRKİYEDEKİ SERA ALANI ARTIYOR
*Türkiye deki sera alanı 300 bin dönüm civarında,
*Ortalama işletme başına sera alanı 3 dönüm civarında,
*Seracılıkla uğraşan aile sayısı 100 bin-120 bin arasında,
*Dönüm başına alınan verim 8-9 aylık periyotta domates için 35 ton, renkli biber için 15 ton.

İNGİLTEREDE BULUNDU, HOLLANDA VE İSRAİL GELİŞTİRDİ
Topraksız tarım metodu, 1930 yılında İngilterede Kaliforniya Üniversitesinden Profesör Doktor William Gericke tarafından keşfedildi, Hollanda ve İsrail tarafından ise geliştirildi.

Toprağın zaman içinde kirlenmesinden dolayı ikinci dünya savaşından sonra başlatılan çalışmalar sonucunda özellikle 90lar sonrasında Hollanda ve İsrailde bu üretim modeli ticari hayata da girdi. Türkiyede ise son 5-6 yıldır şirketler kuruluyor. Türkiyede topraksız tarım yapan üreticilerin ağırlıklı olarak ihracat yaptığı belirtiliyor. Yaklaşık beş serada da çiçek üretimi var.

Topraksız tarım, günümüz için yeni bir teknoloji sayılabilir ancak tarihte buna örnekler bulmanın mümkün olduğu belirtiliyor. Çinlilerin pirinç yetiştiriciliği, Eski Mısırlıların milattan yüzlerce yıl önce Nil Nehrinin sularında topraksız yetiştiricilik yapmaları, topraksız tarım yani hidroponik sistem için tarihten birer örnek olarak gösteriliyor.

Orta Amerikada Azteklerin Tenochtitlan gölünden çıkardıkları göl tabanı tortullarını sallara doldurarak göl üzerinde yüzen bahçeler yaptıkları söyleniyor. Bitki kökleri, çamur ve dalların içerisinden geçerek suyun içerisine uzanıyor ve yüzen adalar oluşuyor. Batmayan bu salların ise pazarlara yüzdürülerek götürüldüğü ve üzerlerinde yetiştirilen sebze ve çiçekler toplanarak, taze olarak satıldığı bu konuyla ilgili söylentiler arasında.



Kaynak: http://www.patronturk.com/topraksiz-tarim-nedir-nasil-yapilir-nelere-dikkat-edilmeli#ixzz26GZpzaVp

 

 

 

a
12-09-2012 09:26

    Topraksız Tarıma Karşılıksız Kredi

    emine Emine Fire Avatar

    Topraksız tarım. Müşterisi hazır, karşılıksız kredi veriliyor

     
    Topraksız tarım
    Sera zengini Türkiye, şimdi de topraksız tarıma alışıyor. Halen 500 bin dönümlük sera alanının 6 bininde modern topraksız tarım yapılıyor. Sektör temsilcilerine göre, topraksız tarımın yaygınlaşmasıyla birlikte önümüzdeki 10 yılda Türkiyenin yaş meyve sebze ihracatı 15 milyar dolara ulaşacak...

    TÜRKİYE, tarımda tam bir dönüşüm süreci yaşıyor. Geleneksel yöntemlerin yerini modern tarım uygulamaları alıyor. Bu alandaki en önemli değişimlerden biri ise seracılık yani örtü altı tarımda yaşanıyor. Artık seralar adeta birer bacasız fabrika gibi. Isıtma-soğutma sistemlerinden sulamaya, gübrelemeden ilaçlamaya kadar her şey artık bilgisayar kontrolünde yapılıyor.
    Topraksız tarım yapılan seralarda jeotermal kaynaklarların kullanılması da yaygınlaşıyor. Bu alana erken girenler hızla büyürken, birçok girişimci de sektöre adım atmak için araştırma yapıyor. Paradergisi olarak biz de seracılığın özellikle de topraksız tarımın geleceğin işlerinden biri olduğuna inanıyoruz.
    Türkiyenin halen yaş sebze meyve ihracatı 2 milyar dolar civarında. Önümüzdeki 10 yılda topraksız tarımın gelişmesiyle birlikte yaş meyve sebze ihracatının 15 milyar dolara rahatlıkla çıkabileceği öngörülüyor.

    DÜNYA ÜÇÜNCÜSÜYÜZ AMA...

    Türkiyede halen seraların kapalı alanı 500 bin dönümü buluyor. Ülkemiz, bu rakamla dünyaseracılığında üçüncü sırada yer alıyor. Peki bunların ne kadarı yüksek teknolojinin kullanıldığı modern seralar dersiniz? Sektör temsilcileri, henüz Türkiyede topraksız tarımın yapıldığı modern seraların 6 bin dönümü ancak bulduğunu belirtiyor. Bu da mevcut seraların ancak yüzde 1.2sine denk geliyor. Yani bu alanda daha alınacak çok yol var.

    Türkiyede son yıllarda kurulan modern seraların yarısından fazlasında domates yetiştiriliyor. Domatesin ardından patlıcan, biber, salatalık, marul gibi sebzeler geliyor. Ancak Türkiye genelindeki klasik seralar göz önünde bulundurulursa Antalya ve Yalovada çiçek ve çilek yetiştiriciliğinin de önemli bir yer tuttuğu söylenebilir.

    TOPRAKSIZ TARIM MODASI

    Tarımın topraksızı olur mu demeyin. Topraksız seralarda adı üstünde toprak yok. Toprak yerine kaya yünü, perlit ve kokopit kullanıyor. Bunlar toprağın yerini alan ve bitkinin kökleriyle tutunduğu inorganik ve organik ortamlar. Dünyada topraksız tarımın öncülüğünü Hollanda, İsrail ve İspanya gibi ülkeler yapıyor.
    Topraksız tarımın tercih edilmesinin en önemli nedeni, toprakla yapılan tarıma göre verimin iki katına çıkması. Ayrıca bu yolla topraktan kaynaklanan hastalıklar, olumsuzluklar da önlenmiş oluyor. Topraksız tarım yapılabilecek bir cam seranın yatırım maliyeti metrekare başına 50-55 euroyu buluyor.

    JEOTERMALLE ISITMA AVANTAJLI

    Türkiyedeki seralar ağırlıklı olarak kömür, doğalgaz ve jeotermal enerjiyle ısıtılıyor. Son yıllarda jeotermalle ısıtma yayılıyor. Özellikle de topraksız tarım yapılan seralarda. Bunun nedeniyse özellikle kömürle ısıtmaya göre maliyetlerde yüzde 50 avantaj sağlaması...
    Halen seraların yüzde 60ı jeotermal enerjiyle ısıtılıyor. Bu da demek oluyor ki seracılık jeotermal kaynakların bulunduğu Ege ve Akdeniz bölgelerinde gelişiyor. Kömürle 1 dönümlük seranın yıllık ısıtma gideri 8 bin TLyken, jeotermalde bu tutar 4-5 bin TLye kadar düşüyor.

    Türkiyedeki jeotermal kaynaklar Maden Yasasına tâbi. Bu kaynakları MTA (Maden Tetkik ve Arama) Genel Müdürlüğü ihaleyle özel sektöre devrediyor. Halen kaynakların yüzde 70i MTAnın elinde. Son dönemlerde jeotermalden elektrik üretmek yaygınlaşmaya başladığı için jeotermal kaynaklara verilen fiyatlar arttı. Örneğin, son olarak Aydındaki Sultanhisar sahası 25 milyon dolarbedelle 49 yıllığına özel bir yatırımcıya ihale edildi. Söz konusu yatırımcı, burada 10 megavat kurulu kapasiteyle elektrik üretimi öngörüyor.

    Ancak sera yatırımı yapan girişimciler, jeotermal sahalarının elektrik üretimi için ayrılmasının yanlış bir politika olduğunu düşünüyor. Sera-Bir (Sera Yatırımcıları ve Üreticileri Birliği Derneği) Başkanı ve Agrobay Seracılık Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Şentürk, seralarda dönüm başına 1 kişinin 12 ay boyunca istihdam edildiğini belirtiyor. MTAnın jeotermal kaynakların tarımda kullanılmasını teşvik etmesi gerektiğini düşünüyor Şentürk. Geçtiğimiz günlerde ihale edilen Aydının Sultanhisar jeotermal sahası tarım için kullanılsaydı ortaya çıkacak potansiyeli de şöyle açıklıyor:
    Sultanhisar sahasında 10 megavatlık elektrik üretilecek. Bu kaynak tarım için kullanılsaydı 5 bin dönüm sera yapılabilirdi. 5 bin dönümden 175 bin ton domates alabilirsiniz. Domatesin ihracattakilosu 1 euro. Yani 175 milyon euro ihracat geliri elde etmek mümkün olabilirdi. MTAnın jeotermal kaynakların tarımda kullanılmasını teşvik etmesi gerekiyor.

    POTANSİYELİN YÜZDE 1İ KULLANILIYOR

    Afyon Sandıklıda 240 dönümlük jeotermalle ısıtılan sera kuran Bostan Tarım Ürünlerinin Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Bostan da Türkiyenin jeotermalli serada büyük avantajları olduğuna inanıyor. Bostanın bu konudaki değerlendirmeleri şöyle:

    Biz modern teknolojiye sahip seralarda kontrollü tarım ürünleri üretiyoruz. Sağlığa zararı olmayan ürünler bunlar. Basit seralarda ilaç kalıntıları oluyor. Biz döllemeyi bile arılar aracılığıyla yapıyoruz. Bu işi yapmak için dünyanın konum açısından en uygun ülkesiyiz. İklim koşullarımız da bu iş için biçilmiş kaftan. Jeotermal ısıtmalı olarak bu işi yaparsak kimse bizimle rekabet edemez. Ancak henüz potansiyelin yüzde 1ini kullanabiliyoruz.

    Tabii jeotermal bir sahanın seracılıkta kullanılması için 80 derecelik su sıcaklığına ihtiyaç var. İhracat yapma potansiyeli de olan 60 dönümlük bir sera kurmak için de 80 derece sıcaklığı olan ve saatte 200 ton su alınabilecek bir kaynak yeterli oluyor. Kara iklimine sahip bölgelerdeyse 80 derece sıcaklığı olan, saatte en az 300 ton su alınabilecek kaynağa ihtiyaç var.

    EN AZ 20 DÖNÜMLE BAŞLANMALI

    Seracılığa yatırım yapacaklara en az 20 dönümle işe başlamaları öneriliyor. 20 dönümlük sera bir ziraat mühendisi çalıştırmak için rantabıl bulunuyor. İhracat hedefleyenlerinse işe 60 dönümlük serayla başlamaları öneriliyor. 60 dönümlük bir seranın kuruluş maliyeti ise arsa payıyla birlikte 3-3.5 milyon euroyu buluyor. 60 dönümlük serada 2 ziraat mühendisi ve 60 çalışanın istihdam edilmesi gerektiğini de belirtelim. Yatırımcıların eskiden sera yatırımlarını 6 yılda amorti edebilirken, bunun şimdilerde 10 yıla kadar çıktığı hesaplanıyor.

    Seralar genellikle cam ve plastik sera olarak kuruluyor. Çelik konstrüksiyonda ise Hollandalı ve İspanyol firmalar hakim. Son yıllarda Türk firmaları da bu işe girmeye başladı. Seranın ısıtma soğutma ve sulama sistemleri ayrı ayrı kurulabildiği gibi anahtar teslim sera kuran şirketler de var.

    BİZ DE KOBİYİZ AMA...

    Sera kurmaya karar veren girişimcinin, prefabrik bir yapı olsa da imar ruhsatı alması gerekiyor. Tabii bunun için de ruhsatlandırma masraflarını göze alması şart. Seralarda çalışan işçiler eskiden tarım işçisi sayılıyordu. 2003 yılından itibaren İş Kanununa tabiiler. Bu da işverenin bazı yükümlülüklerini artırıyor.

    Sera-Bir Hasan Şentürk, seraların adeta bir sanayi işletmesi gibi İş Kanununa tabi olduğunu, buna karşılık sanayicilere sağlanan bazı teşviklerden yararlanamadığını vurguluyor:
    Seralar enerjiyi sanayici tarifesinden ödüyor. Seraların artık birer KOBİ olarak kabul edilmeleri gerekiyor. Biz ne tarım sektöründe ne de sanayici kapsamında değerlendiriliyoruz. Adeta iki arada bir derede kaldık. Bu sıkıntılar aşılırsa seracılığın önü daha da açılır. O zaman daha çok yatırımcı cesaretle bu alana girer. Türkiyenin dış ticaret açığını bu alan tek başına kapatabilir. 5 yıl içinde 15 milyar dolarlık yaş meyve sebze ihracatını rahatlıkla yapabilecek potansiyelimiz var.

    Son Hal Kanununda yapılan bir değişiklikse kısa vadede seracıların iç piyasada önünü açacak gibi görünüyor. Mart ayında yürürlüğe girmesi beklenen yeni yasayla birlikte üretici, ürününü zincirmarketlere direkt satabilecek. Yani ürünlerin hallere girmesine gerek kalmayacak. Bu da raf ömrü 25-30 gün olan sera ürünlerini 4-5 gün hallerde beklemekten kurtaracak. Ayrıca ürünün nihai üreticiye satış fiyatında da yüzde 15-20 ucuzlama bekleniyor.

    HOLDİNGLERİN SERALARI

    Ekonomide farklı sektörlerde kendilerini kanıtlamış firmalar da son yıllarda birbiri ardına seracılığa yatırım yapıyor. Örneğin, Ramsey markasının sahibi Gürmen Giyimin ortaklarından Hüseyin Doğan, Aydın Sultanhisarda 148 dönümlük modern bir sera kurdu. Türkiyenin önde gelen pamuk ipliği üreticilerinden Kahramanmaraşlı Kipaş Holding de 400 dönümlük sera kurma hedefi doğrultusunda çalışmalar yapıyor. Denizlide kriz yorgunu birçok sanayici de sera yatırımlarına el atmış durumda.
    Antalya Belekte üç oteli bulunan Özaltın Holding de Antalya Belekte 120 dönümlük bir sera kurdu. Türkiyede topraksız tarımı başlatan ilk firmanın Özaltın Holding olduğu biliniyor. İnşaat ve turizm sektöründe yatırımları bulunan Özaltın, 1997de Antalya Belekte ilk sera yatırımını yapmıştı. Halen 26 dönümü plastik sera olmak üzere toplam 120 dönümlük serası var. Bugüne kadar seracılığa 10 milyon euro yatırım yapan holding, 26 dönümlük plastik serasında kapya biber, cam seralarında ise salkım domates yetiştiriyor. Özaltın Seracılık Genel Müdürü Tolga Akıncı, üretimin yüzde 80ini Avrupa ülkelerine ihraç ettiklerini belirtiyor.

    MISIR KRALİÇESİ DE SERA KURUYOR

    Bugüne kadar açık alanda tarımsal faaliyetlerde bulunanlar da seracılılığı yakın takibe aldı. Bunlardan biri de Türkiyenin mısır kraliçesi olarak tanınan Nur Özkan. Çukurovadaki 2 bir dönümlük arazilerinin büyük bölümünde mısır eken Özkan, 50 dönümlük bir sera kurmak için fizibilite yaptırdığını söylüyor. Topraksız tarım yaparak domates yetiştirmeyi planlayan Özkan, ilk yatırım tutarını yaklaşık 6 milyon TL olarak hesaplıyor. Ancak Nur Özkan, daha büyük ölçekli sera yatırımları için rüzgar ve güneş enerjisi kullanımına izin verilmesi gerektiğini vurguluyor. Bir yönetmelikle bu sorunun çözülebileceğini düşünen Özkan, seracılığa neden ilgi duyduğunu ise şöyle anlatıyor:

    Biz Çukurovada açık alanda tarım yapıyoruz. Avrupa ve Amerikayla kıyaslandığında bile yüksek verim alıyoruz ama kar marjlarımız çok düşük. Bu yüzden de çiftçiler yeni çıkış yolu arıyor.

    SANDIKLIDAN DAVET VAR

    Jeotermal kaynaklar açısından zengin ilçelerin belediyeleri, son yıllarda bölgelerine sera yatırımlarını çekmeye çalışıyor. Jeotermal enerji kaynakları açısından zengin olan Afyonun Sandıklı ilçesinin Belediye Başkanı İsmail Elibol, yatırımcıları ilçesine davet ediyor ve her türlü desteği vereceklerini belirtiyor. Halen Sandıklıda Sandıklı Tarım ve Bostan Tarım modern seracılık yapıyor. İki şirket de yatırım aşamasında.
    Sandıklıda halen 18 sıcak su kuyusu bulunuyor. Hudai kaplıcaları ve çevresi seracılık yatırımları için uygun. Elibol, İlçemize yatırım yapacak kişi ya da kuruluşlara ayrım yapmadan elimizdeki tüm imkanları bugüne kadar seferber ettik. Bundan böyle de etmeye devam edeceğiz. Valiliğimiz ve kaymakamlığımız da bizimle aynı paralelde hareket ediyor. Yatırımcılara belediye olarak her türlü desteği vermeye hazırız diyor.

    90 FİDECİMİZ VAR

    Seralar genelde hibrit tohumlardan yetişen fideleri kullanıyor. Türkiyedeki fide üreticilerinin sayısı 90ı buluyor. 1 dönümlük seraya 2 bin 500 adet domates fidesi, bin 200-bin 500 adet de patlıcan fidesi ekilebiliyor. Dönüm başına domates fidesi maliyeti 500 ila bin 250, patlıcan fidesi ise 325 ila 350 TL arasında değişiyor.

    Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Ali Rıza Akıncının Yönetim Kurulu Başkanlığını yaptığı İstanbul Fide, Türkiyenin önde gelen fide üreticilerinden. Yılda 60 milyon adet fide ürettiklerini belirten Ali Rıza Akıncı, Türkiyede seracılığa bağlı olarak fidecilik ve tohumculuğun da geliştiğini vurguluyor:
    Biz ürünlerimizin önemli bir bölümünü seralara veriyoruz. Türkiyede sebze seracılığı yapan seralarda ağırlıklı olarak domates, biber, salatalık ve patlıcan fidesi kullanılıyor. Antalyada binlerce aile seracılıktan geçiniyor. Ancak Türkiyede sera kurmanın bir standardı yok. Bence Tarım Bakanlığı sera kurmanın standartlarını belirlemeli ve teşviklerini ona göre yeniden düzenlemeli.

    Hasan ŞENTÜRK / Agrobay Seracılık Yönetim Kurulu Başkanı
    Üretimin yüzde 90ını ihraç ediyoruz

    Hasan Şentürk, seracılık sektörüne yatırım yapmaya 2000 yılında Hollandaya yaptığı bir seyahat sonrasında karar vermiş. Hollandadaki seracılıktan etkilenen Güneş, baba mesleği müteahhitliğin yanına tarımı da eklemiş. Yatırım için de Bergama-Dikili yolu üzerindeki Kaynarca bölgesini seçmiş. 60 dönüm arazi satın almış ve 2002de 3.5 milyon euroluk yatırımla yola çıkmış.
    Şentürkün halen 600 dönümlük serası var. Seracılığa yaptığı yatırım 30 milyon euroyu aşmış. Agrobayın seralarında ağırlıklı olarak salkım, çeri ve büyük domates yetiştiriyor. Dönem dönem Kaliforniya wonder tipi dolmalık biber ve çekirdeksiz karpuz da ekiliyor.

    Başlarda dönüm başına 10 ton domates alan Agrobay, şimdi 35-40 tonlara ulaşmış. Üretimin yüzde 90ı başta Rusya (yüzde 70) olmak üzere İngiltere, Almanya, Danimarka, Norveç ve İsveçe ihraç ediliyor. Geçen yıl 10 milyon euro ihracat geliri elde ettiklerini söyleyen Hasan Şentürk, Türkiyede modern seralar dışındaki üretimin çoğunun ihraç edilemediğine dikkat çekiyor. Seracılığın kontrollü tarıma geçişte önemli olduğunu düşünen Şentürk, Yapısal sorunlar çözülürsekısa zamanda yatırımlarımızı bin dönüme çıkartabiliriz diyor.

    Yusuf BOSTAN/ Bostan Tarım Ürünleri Yönetim Kurulu Başkanı
    Yatırımımızın geri dönüşümü 5 yıl

    Yusuf Bostan, Trakyada yaygın olan Güler marketlerinin ortaklarındandı. Bostan ailesi, 2007yılında 14 Güler marketini Kilere sattı. Sonrasındaysa modern seracılık yatırımlarını gündemine aldı ve Bostan Tarım Ürünlerini kurdu. Jeotermal enerjinin kullanıldığı seralar kuran bu şirket, ilk yatırımı Manisa Salihlideki 170 dönümlük alanda yaptı. Yusuf Bostan, salkım domates ürettikleri bu sera için 11 milyon euroluk yatırım yaptıklarını belirtiyor. Üretimin yüzde 75i Avrupa ülkelerine ve Rusyaya ihraç ediliyor. Bostan, Bu yatırımın geri dönüşünü 5 yıl sonra alacağımızı hesapediyoruz diyor.
    Bostan Tarım Ürünleri, ikinci sera yatırımını da yine jeotermal kaynaklar açısından zengin bir bölgede, Afyon Sandıklıda yapıyor. Burada toplam 240 dönüm arazi üzerinde sera kuruluyor. Şirket, bu arazinin yarısına yakınını Hazineden kiralamış, kalanını da şahıslardan satın almış. Halen 70 dönümlük arazideki sera kurumu tamamlanmış ve fideler dikilmiş. Bu yılın ilk yarısında 50 dönümde daha yatırımın tamamlanıp fidelerin dikilmesi planlanıyor.

    İbrahim MİRMAHMUTOĞULLARI / Dizayn Grup Yönetim Kurulu Başkanı
    Anahtar teslimi seralar kuruyoruz

    Türk şirketleri de topraksız tarıma yönelik yeni projeler geliştiriyor. Dizayn Grup, geçen yıl tarım sektörü için devrim niteliğinde bir projeyi tamamladı. Miracle adını taşıyan projeyle 1 dönüm tarlada 80 ton domates üretimine ulaşıldı. Dizayn Grup, bu projeyi 7 yılda, 5 milyon dolarharcayarak gerçekleştirdi. Dizayn Grup Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Mirmahmutoğulları, söz konusu teknolojinin ayrıntılarını şöyle anlatıyor:
    "Ttohumu su içerisinde büyütüyoruz. Bu projeyle tohumun anladığı dili keşfettik. 6 litre suyla 1 kilogram domates yetiştiriyoruz. Rakiplerimiz 60 litre suyla 1 kilogram domates yetiştiriyor. Bu teknolojimiz aynı zamanda açlık ve susuzlukla mücadele eden toplumlara da bir çıkış yolu sunuyor.
    Dizayn, Miracle teknolojisiyle anahtar teslim seralar kuruyor. Sera kurulduktan sonra gübre, fide, danışmanlık, ambalaj gibi tüm temel girdileri Dizayn sağlıyor. Yetiştirilen ürünü de yine Dizayn alıp Miracle markasıyla dünyaya ihraç ediyor. İbrahim Mirmahmutoğulları Minimum 10 dönüm sera kuruyoruz. 8 farklı çözüm sunuyoruz. Dönüm başına maliyet 70 bin ila 140 bin euro arasında değişiyor. Yatırım 40 ayda kendini geri ödüyor. Miracle iddialı bir ürün ve iş modeli. Şimdi bunu iddialı bir marka haline getirmek istiyoruz diyor.

    Selahattin ÖZBEY/ Olbia Tarım Yönetim Kurulu Başkanı
    Genç girişimci, sera patronu

    Genç girişimciler de sera yatırımlarıyla yakından ilgileniyor. 33 yaşındaki Selahattin Özbey, iş hayatındaki ilk girişimini sera kurarak gerçekleştirmiş. İşletme fakültesinden mezun olduktan sonra Antalya Aksuda 13 dönümlük topraksız sera kurmuş. Ailesinin Antalyada topraklarını seracılıkla değerlendirmek isteyen Özbey, 6 yıl önce başladığı salkım domates yetiştiriciliğinde önemli bir yolkat etmiş. Üretimin önemli bir kısmını ihraç ediyor.

    Aynı zamanda Sera-Bir (Sera Yatırımcıları ve Üreticileri Birliği) Genel Sekreteri olan Selahattin Özbey, sektörün Türkiyede geldiği noktayla ilgili şu bilgileri veriyor: Türkiyedeki ilk topraksız tarım uygulaması 14 yıl öncesine dayanıyor. Bugün itibariyle 6 bin dönümde üretim yapıldığını tahmin ediyoruz. Başta Antalya ve İzmir olmak üzere Denizli, Afyon, Aydın illerinde topraksız seralar yayılıyor. Dikim alanlarının tamamına yakın kısmını domates oluşturuyor. Topraksız tarım ürünleri gıda güvenliğine uygun ve kontrollü olduğu için pazarda tercih ediliyor. Halen Sera-Bireüye olan 38 yatırımcı, bin 500 dönüm arazi üzerinde topraksız tarım yapıyor. Bu alana yatırımyapmak isteyen tüm yatırımcılara tecrübe ve bilgilerimizi aktarmaya hazırız.

    Nur DEMİROK / Para dergisi girişim yazarı
    Topraksız tarımın potansiyeli çok büyük

    Popüler ifadesiyle hidroponik yetiştiricilik, topraksız tarım olarak da adlandırılan yeni bir uygulama. Dünyada bu sistem sadece kaliteli toprak sıkıntısından değil, hızlı verim ve konfor ihtiyacından dolayı büyük ilgi çekiyor. Daha çok tasarruf ve mevcut alandan azami yarar amacıyla uygulanıyor. Dar alan ve mekânlarda birkaç kat üzerine kurulan platformlar üzerinde gerçekleşen bu faaliyet oldukça ilginç.
    Hidroponik yetiştiricilik konusunda en önemli unsur, bitkilerin kontrollü olarak büyütülmesi ve toprağa hiç ihtiyaç duyulmaması. Bu yetiştiricilikte toprağın yerini bitki türünün ihtiyaç duyduğu kompozisyonlarda hazırlanmış solüsyon veya perlite emdirilmiş besin maddeleri alıyor. Su ise damlama sistemiyle ya da doğal buharlaşma yoluyla veriliyor. Ayrıca bileşik kaplar prensibiyle çalışan düzenekler de var. Basit bir tasarımla çok katlı tesisler kurmak mümkün. Halen Hollanda, Belçika, Danimarka gibi küçük tarımsal topraklara sahip ülkelerde bu yetiştiricilik büyük ilgi görüyor.
    Türkiyede de topraksız tarım potansiyeli çok yüksek. Ancak bu yöntem yeterince tanınmıyor. Bugün başta İç Anadolu olmak üzere Türkiyenin yüksek rakımlı bölgelerinde seracılık yapılabiliyor. Örneğin, Afyonda 1.100 metre rakımda doğal buharla ısıtılan seralar gördüm. Arı domatesi, kavun gibi bitkiler yanında egzotik bitkileri de yetiştiriyorlar.

    Topraksız tarım sistemin en önemli özelliği, toprak yoluyla bulaşan birtakım zararlıların bu ortamda görülmeyişi. Özellikle hayat çevrimi için toprağa ihtiyaç duyan parazitler bu sisteme bulaşamıyor ve hastalık yapan unsurlar asgariye iniyor. Bir diğer özellikse gerekli tüm besin maddelerinin çözelti halinde bitkiye yeteri kadar verilmesi... Bu sistemde toprak yerine geçen ve besin maddeleriyle suyu bünyesinde tutan katı maddelere substrat ya da agrega deniyor. Bu maddelerin en tanınmışı perlit adı verilen gözenekli bir agrega bazı. Perlit, basit tanımıyla volkanik bir kayacın ısıl işlem geçirmiş hali. Perliti toprak yerine en az 5 yıl üst üste kullanmakmümkün. Daha sonra sergi tabakasını yenilemek gerekiyor. Türkiye, dünyanın en büyük perlit rezervine sahip ülkelerinden biri...

    Bankaların seracılık destekleri

    * Ziraat Bankası: Devlet, seracılık için alınan kredinin faizinin yüzde 50sini sübvanse ediyor. Şu anda Ziraat Bankasının cari faizi yüzde 10. Devlet bunun yüzde 50sini sübvanse ettiği için, yatırımcılar bankadan yüzde 5 faizle seracılık için kredi kullanabiliyor. Devlet, 7.5 milyon TLye kadar kullanılan kredinin faizini sübvanse ediyor. Ziraat Bankası, 20 dönüme kadar olan seralar için yatırım bedelinin tamamını kredi olarak verebiliyor. Bu da yaklaşık 3 milyon TLye denk geliyor. 20 dönümün üstündeki sera kurulumlarındaysa yatırım bedelinin yüzde 75ini kredi olarak veriyor. Vade maksimum 7 yıla çıkıyor. İlk iki yılı geri ödemesiz.

    * DenizBank: Bankanın Sera Yapım ve Bakım Kredisinde alt veya üst limit yok. Kredinin geriödemesi, nakit akışına göre 60 aya varan vade ve yılda bire varan ödeme koşullarıyla yapılabiliyor. DenizBank ayrıca, Tarım Plus ürünüyle geleceğin yatırım alanları olarak tespit edilen örtüaltı (sera) tarım, süt hayvancılığı ve meyvecilik alanlarında yatırım yapmak isteyen girişimcilere yön gösteriyor. DenizBank Tarım Bankacılığı Pazarlama Grup Müdürü Ahmet Çelik, Örtüaltı tarıma yatırım yapmak isteyen girişimcilere anlaşmalı danışman firmalarımız aracılığıyla proje öncesi ve süresinde fizibilitenin oluşturulmasından yatırım yeri önerisine ve ürünlerin pazarlanmasına kadar tüm süreçlerde danışmanlık desteği veriyoruz diyor.

    * Şekerbank: Sera yapımı, işletmesi ve organik tarıma kredi veriyor. Şekerbank İşletme ve Tarım Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Halit Haydar Yıldız, Alt veya üst sınırı bulunmayan kredimizin miktarı, müşterilerimizin ihtiyaçları doğrultusunda belirleniyor. Maksimum 36 ay vade ile kullandırdığımız kredimizi, müşterilerimize ödemesiz dönem ve esnek ödeme imkanıyla sunabiliyoruz diyor. Şekerbank ayrıca, Tarımsal Kredilerde Nakit Akışına Dayalı Kredilendirme yöntemini de yeni uygulamaya aldı. Bu yöntem sayesinde müşterilerin daha uygun kredi kullanmaları sağlanıyor.

    * Yapı Kredi: Seracılıkla uğraşan üreticilere yönelik iki ürün sunuyor. Yeni bir sera kurulması veya mevcut bir seranın yenilenmesi amacıyla çizilmiş projelere kullandırılan Sera Yapım Kredisi, aylık eşit taksitler halinde 36 aya varan vadelerle kullanılabiliyor. Üretimle ilgili fide, gübre, ilaçlama, branda gibi ihtiyaçların finansmanı için kullandırılan Seracılık Kredisi ise vade sonunda anapara ve faizin birlikte ödenmesi koşuluyla 12 ay vadeye kadar kullandırılıyor. Yapı Kredi Perakende Bankacılık Pazarlama Grup Direktörü Mehmet Cemalcılar Alternatif enerjili sera yapımına yönelik yatırım projeleri olan işletmelerin hibe desteklerinden faydalanmalarına katkıda bulunmaya çalışıyoruz diyor.

    Halk Bankası: Halkbank, Topraksız Tarım Kredisi ile Sera İşletme ve Sera Yapım Kredisi veriyor. Topraksız Tarım Kredisinin limiti projeye ve ihtiyaca göre belirleniyor. Kredi, üreticinin hasat dönemine paralel olarak 3, 6, 9, 12 ayda bir eşit taksitli ya da 3 ya da 6 ayda bir anapara eşit taksit ödemeli olarak belirlenebiliyor. Kredinin vadesi 5 yıla kadar uzayabiliyor. Halkbank Esnaf ve KOBİ Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı İsmail Hakkı İmamoğlu, Sera İşletme ve Sera Yapım Kredisi ile ilgili de şu bilgileri veriyor: Bu kredimiz tarımsal işletmelere tohum, zirai ilaç, ısıtma, soğutma giderleri gibi işletme giderlerinin karşılanmasına yönelik olarak kullandırılabiliyor. Kredi ayrıca sera yapımı, modernizasyonu, soğutma, havalandırma sistemlerinin kurulması, yenilenmesi, kültür mantarı odası yapımı gibi amaçlarla da veriliyor. Sera yapımında 4 yıla varan vadeler uygulanabiliyor. Ayrıca 1 yıla kadar ödemesiz dönem fırsatı da sunuluyor.

    Kooperatiflere özel kredi

    Tarım Bakanlığı, seracılık kooperatiflerine düşük faizli kredi veriyor. Bu destekle, kırsal alandaki üreticilerin güçlerini birleştirmeleri ve ekonomik büyüklükte işletmelere dönüşmeleri amaçlanıyor. Buna göre, kırsal alandaki 50 aile 500er metrekare için ortak olarak 25 dönüm seracılık projesi hayata geçirebilir. Bunun için de düşük faizli kredi desteği alabilir.
    Bakanlık, seracılık kooperatiflerine, kalkınmada öncelikli illerde sabit yatırımın yüzde 85ine, diğer illerde ise yüzde 80ine kadar kredi desteği veriyor. Kooperatiflere yönelik kredi desteklerinin vadesi; ilk yıl ödemesiz, ikinci yılı faiz ödemeli, diğer yıllarda taksit ve faiz ödemeli olmak üzere 7 yıl. İşletme sermayesi için tahsis kredilerde ise ilk yıl faiz ödemeli, ikinci ve üçüncü yıllarda taksit ve faiz ödemeli olmak üzere vade 3 yıl.
    Kredinin faizi bakanlıkça belirleniyor. Ziraat Bankası faiz oranlarının dörtte birine kadar indiğini belirtelim. 2003-2010 yılları arasında bu kapsamda 37 kooperatife 57 milyon 473 bin TLlik kredi desteği sağlandı.
     
    Alternatif enerjili seralara karşılıksız para

    Tarım Bakanlığı, Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı çerçevesinde alternatifenerji kaynakları kullanan seralara hibe veriyor.
    Program çerçevesinde 2006-2010 yılları arasında alternatif enerji kaynakları kullanan 199 sera projesine 35 milyon 899 bin 552 TL hibe verildi.
    Desteklerden jeotermal, biyogaz, güneş ve rüzgar gibi alternatif enerji kullanan seralar yararlanabiliyor. Mevcut seraların alternatif enerji kullanımı, kapasite artırımı ve teknoloji yenileme konusundaki başvuruları da değerlendiriliyor. Kapasite artırımı ve teknoloji yenileme projesi başvurularında sadece makine ekipman alımlarına hibe desteği veriliyor. Verilen hibe destek miktarı ise proje yatırım tutarının yüzde 75e kadar çıkabiliyor.
    Bu desteklerden yararlanan Hasan Cengiz, Diyarbakır Silvana bağlı Cengiz Köyünde 6şar dönümlük 2 sera kurmuş. Bu seraların her biri için 250şer bin TL hibe alınmış. Toplam yatırım tutarı ise 1 milyon 300 bin TL. Güneş enerjisiyle ısınan bu seralarda ağırlıklı olarak domates üretiliyor. Domatesin yanı sıra salatalık, kabak ve biber de yetiştiriliyor

     

    a
    12-09-2012 09:29

      Dünya Gazetesi Topraksız Tarım Haberi

      emine Emine Fire Avatar

       


      Hollandalılar topraksız tarıma geldi

      Seracılık faaliyetleri içinde önemli bir yer edinen topraksız tarım, holding patronları ve orta ölçekli yatırımcıların yanı sıra yabancı yatırırmcılardan da büyük talep görüyor.


      İSTANBUL - Toplam bin 400 dönümlük alana ulaşan topraksız tarım, 5 kat fazla verim şansı ile Türkiye dışında yabancı yatırımcıların da dikkatini çekti.  Yüzde 80 ihracat odaklı çalışan topraksız tarım yatırımı için Niğde´de İtalyanlar 8 bin dönüm, Hollandalılar ise 20 bin dönüm arazi satın aldı. İtalyan firmalar, araziyi halen meyve bahçesi olarak kullanırken, Hollanda´nın ise dünyada lider olduğu kesme çiçek üretimini Türkiye´de topraksız alanda yapmak istediği belirtiliyor.  Yabancı yatırımcıların yanı sıra pek çok yerli holding ve bireysel yatırımcı da Anadolu´da arazi alarak topraksız tarıma geçmeye hazırlanıyor.

      Jeotermal kaynak önemli

      Tarımın en değerli yatırım alanlarından biri olduğu günümüzde, Türkiye de toplam 500 bin dönümlük sera alanı ve yıllık 2 milyar dolara ulaşan yaş sebze meyve ihracatı ile global arenada dikkat çekiyor. Faaliyetteki tarım alanları dışında potansiyeli ile de göz dolduran Türkiye´de son başarılı yatırım örneğini de topraksız tarım oluşturuyor. Toprak yerine organik ve inorganik maddelerin kullanıldığı topraksız tarım, farklı ülkelerin de gündeminde. Seracılıkta dünyanın lideri konumunda olan ve Türkiye´ye de cam sera konusunda önemli miktarda ihracat gerçekleştiren Hollanda bu fırsatı Türkiye´de değerlendirecek gibi görünüyor. Tarım arazisi bulmakta sıkıntı çeken Hollanda, arayışları neticesinde Türkiye´de 20 bin dönüm arazi satın aldı. Arazi´nin bulunduğu Niğde, jeotermal kaynakları ile dikkat çekiyor. Arazi üzerinde henüz bir işlem yapmayan Hollanda´nın önümüzdeki dönemlerde bölgede kesme çiçek yetiştirmek istediği gelen duyumlar arasında. Yine Niğde´de 8 bin dönüm arazi satın alan İtalyan firmalar ise henüz bölgede sadece meyve bahçeciliği gerçekleştiriyor. İtalyanların da önümüzdeki dönemlerde arazilerini topraksız tarım için değerlendirmesi bekleniyor.

      İhracat pazarı hazır

      Jeotermal ya da kömür enerjisi kullanımın şart olduğu bu yetiştiricilikte, toprak yerine kaya yünü, perlit ve kokopit kullanıyor. Bu maddeler bitkilere uygun büyüme ve tutunma ortamı sağlıyor. Normal topraklı seralarda dönüm başına 10 ton ürün alınırken, bu rakam topraksız seralarda 50 tona kadar çıkabiliyor. 5 kata ulaşan bu verim artışı da yüksek maliyetlere rağmen yatırımcılar açısından önemli bir tercih sebebi. Yatırımın bir başka avantajı ise hazır olan ihracat pazarı. Bugün topraksız tarımda en çok tercih edilen ürünler California biberi ve salkım domates. Özellikle salkım domatesin sadece topraksız tarımda istenilen verime ulaştığı kaydediliyor. Normal toprakta istenilen kırmızılığa ulaşamayan bu ürünün Rusya, Ukrayna gibi önemli pazarları söz konusu. Kırmızı ve sarı California biberlerinde ise ana pazar İngiltere.
      Topraksız tarımda toplam üretimin yüzde 80´i ihraç edilirken yüzde 20´si iç pazarda tüketiliyor. Domates ve biber dışında belli bölgelerde çilek üretimi de söz konusu. Çiftçilere anahtar teslim sera ve danışmanlık hizmeti veren TMG Topraksız Tarım temsilcisi Memduh Özsaraç, bu noktada ürün çeşitlendirmesinin çok da fizıbıl olmadığına işaret etti. Domates ve biberde çok büyük Pazar potansiyelleri olduğunu anlatan Özsaraç, burada, farklı ürün demelerinden ziyade, hazır pazarlar üzerinde yoğunlaşılması gerektiğini aktardı. 

      Dönüm başına maliyet 50 euro

      Bugün Türkiye´de topraksız üretim cam ve polikarbon olmak üzere iki çeşit serada yapılıyor. Polikarbon sera üretimi Türkiye´de yaygın olarak gerçekleştiriliyor. Cam seralar ise Hollanda´dan ithal ediliyor. Bu noktada sera maliyetlerinin oldukça düşük olduğuna işaret eden Memduh Özsaraç, polikarbonda dönüm başına 50 euro, camda ise 80-100 euro arasında olduğunu açıkladı. Topraksız tarımda sera haricinde asıl maliyet kalemini ise ısıtma sistemi oluşturuyor. Bugün büyük holdinglerin de önemli pay sahibi olduğu jeotermal kaynakların işletmesi çoğunlukla büyük holdinglerin elinde. Daha çok elektrik üretimi için kullanılan bu kaynaklar, holdingler dışında orta ölçekli firmalar tarafından da seracılık için kullanılıyor. İşletme için kiralanan bu kuyuların sahibi ise halen Maden Tetkik Arama Enstitüsü. MTA, çeşitli ihale dönemlerinde bu kuyuları kiralığa çıkarıyor. Bugün satın alınan bir jeotermal kuyusu için aranılan şart en az 50 dönüm içinde yatırım yapılması. Bugün bir kuyunun yıllık maliyeti de yaklaşık 1.5 milyon dolara denk geliyor.

      Kömür enerjisi daha avantajlı

      Jeotermal´in biraz zorlayabileceği küçük yatırımcılar için ise kömür alternatifi bulunuyor. Bugün Antalya´da gerçekleşen topraksız tarım için tamamen kömür enerjisi kullanılıyor. Uzmanlar, bu işe küçük dönümlerde başlayacak yatırımcılar için kömür alternatifini öneriyor. Bugün topraksız tarım yapılan Ege Bölgesi´nde jeotermal kullanılırken, Akdeniz çanağı ve Güneydoğu Anadolu´da ise kömür enerjisi kullanılabiliyor. Bu iki birim arasındaki fark ise yatırımın geri dönüşünde kendini gösteriyor. Jeotermal içeren yatırımlar 3 yıl içinde kendini amorti ederken, bu rakam kömürde 5 yıla çıkabiliyor. Küçük ölçekli yatırımların iyi bir örneğini de Güneydoğu Anadolu Bölgesi oluşturuyor. Urfa bölgesinde jeotermal enerji ile ısıtılan 50 dönümlük bir topraksız tarım alanı mevcut. Burada devletin hibe desteği de mevcut. Urfa Bölgesi´nde 8 dönüme kadar olan yatırımlarda bazı destek ve teşviklerden yararlanılabiliyor.

      Yatırımın püf noktaları

      * Tarım Bakanlığı, açıkladığı 2012 kredi paketinde örtülü tarıma işletme ve yatırım kredisi veriyor.

      *Topraksız tarımda üretim için önerilen asgari alan 50 dönüm. Sera ve arazi yatırımı ile birlikte en asgari yatırım bütçesi 3.5 milyon Euro.

      *Hazır pazarları dolayısıyla ekilmesi önerilen ürünler biber ve salkım domates

      *Topraksız tarımda en önemli öge sıcaklık olduğu için yatırım için özellikle kömür ve jeotermal enerjinin kullanılabileceği Ege, İç Anadolu ve Akdeniz  Bölgeleri seçilmeli. İç Anadolu ve Doğu Anadolu Bölgeleri bu yatırım için pek fazla önerilmiyor

      * Tarım Bakanlığı, açıkladığı 2012 kredi paketinde örtülü tarıma işletme ve yatırım kredisi veriyor.

      Dizayn, Özaltın ve Agrobay yatırımda öncü oldu

      Topraksız tarım alanında pek çok büyük holding yatırımları mevcut. Bunların başında da Özaltın Holding geliyor. Turizm ve inşaat alnında faaliyet gösteren Özaltın Holding´in Antalya Belek´te 120 dönümlük bir serası bulunuyor. Seracılık alanında 10 milyon euro yatırım yapan Özaltın Holding, ürünlerinin önemli bir kısmını ihraç ediyor.

      Dizayn Group da bu alanda önemli üretim yapan holdinglerden. Miracle adını verdiği projeye 5 milyon dolar harcayan holding, 1 dönüm tarlada 80 ton domates üretimi gerçekleştiriyor. Agrobay firması da bu alanda önemli üretime imza atıyor. Bayburt Group bünyesinde bulunan Agrobay, şirketin kurucusu Hasan Şentürk´ün Hollanda´ya gerçekleştirdiği bir yolculuk esnasında üretime başladı. Bugüne kadar seracılığa 30 milyon Euro yatırım yapan firma, seralarında salkım, çeri ve büyük domates yetiştiriyor

       

      a
      12-09-2012 09:29

        Bu İşte Para Var Programı - Topraksız Tarım

        emine Emine Fire Avatar

        a
        12-09-2012 09:32

          Topraksız tarım nerede yapılır?

          emine Emine Fire Avatar

          Topraksız tarım nerede yapılır?

          Topraksız tarımın en verimli haliyle yapılabilmesi için yer seçiminde belli başlı kriterleirn önemli olduğu görülüyor. Başta iklim özellikleri olmak üzere, arazinin sulama suyu varlığı, uzun süreli ve sık sık kesilmeyen elektrik kaynağına yakınlık, pazara ulaşım açısından ana yollara hatta havaalanına yakınlık, varsa termal ve jeotermal enerji kaynakları, topraksız tarım yatırımı için öncelikli kriterler arasında bulunuyor.

          Başlıca kriter olan iklimin öncelikle risk taşımayan bir özellikte olması çok önemli. Sık sık fırtınaya maruz kalan bölgeler cam ve plastik ile kapatılmış olan tesislerde hasar yaratabilir. Ayrıca don olmayacak bölgelerin tercih edilmesi gerekiyor. Bu nedenle çukurda kalan ve rüzgar almayan bölgeler yerine güneye bakan araziler tercih edilmeli. Ayrıca bu yıl içerisinde Antalya bölgesindeki seracılıların maruz kaldığı gibi sel baskınlarına yakalanmamak için arazinin sel yatağından uzakta olması da büyük önem taşıyor.

           

          Proje büyüklüğü için öneriler

          Sera yatırımında ilk kez yatırım yapacak olan yatırımcının minimum oranda yatırım yapması öneriliyor. Daha sonra kademeli olarak yatırım büyütülebilir.

          Yatırım maliyetleri göz önüne alındığında modern cam veya plastik sera işletmelerinde minimum büyüklük 20-30 bin metrekare kapalı alan olarak düşünülmeli. Optimum işletme büyüklüğü ise işletme ve pazarlama maliyetlerini optimize etmek bakımından çiçekte 60 ila 100 bin metrekare, sebzede 100-250 bin metrekare arasında düşünülebilir.

          Burada dikkat edilmesi gereken konu, optimum büyüklüğün tek başına yatırım büyüklüğü olarak düşünülmemesi gerektiği. Üretim planlamasında da üretimin optimize edilmesi düşünülmesi örneğin 50 bin metrekarelik bir alanda birim alana yatırım tutarı minimize edilmiş olabilir. Ancak bu alan üretim planlamasında biraz çiçek biraz saksılı bitki biraz sebze şeklinde bölünürse üretimin ve pazarlama optimizasyonundan bahsedilemez. Ürün deseni oluşturulurken üretim ve pazarlama kolaylığı göz önünde bulundurulmalı.

          Yetiştirilen ürünler

          Seralarda yetiştirilen ürüner sebzeler ve kesme çiçek çeşitleri. Sebze türleri arasında ağırlığın domateste olduğu gibi görülüyor. Başta domates olmak üzere biber, patlıcan, salatalık, kavun ve kabak ta yetiştirilen ürünler arasında yer alıyor. Ayrıca az miktarda da olsa fasulye, karpuz, marul, ıspanak, maydanoz, tere ve roka gibi ürünler de yetiştiriliyor.

          Yetiştirelecek ürünler seçilirken bölgedeki üretici alışkanlıkları pazarlama şartları sera tipi ve iklim koşulları ile toprak yapısı gibi faktörleri göz önünde bulundurmak gerekiyor. Örneğin İzmir in Menderes Bölgesi ağırlıklı olarak salatalık yetiştiriciliği, Derme ise biber yetiştiriciliği konularında alıcıların tercih ettiği bölgeler. Bunun dışında Antalya merkez ve çevresinde hemen hemen tüm ürünler bulunabiliyor. Kesme çiçekte ise sırayla gül, karanfil, lale, krizantem, orkide, lilium, gerbera, frezya, glayör ve gipsofila yetiştirililiyor.

          Bu ürünlerden Türkiye nin ihracat kaleminde yer alanlar karanfil ve gerbera. Ancak son yıllarda kesme çiçek ihracatının arttırılması amacıyla yeni türlerin ihracata yönlendirilmesi söz konusu. Gelecek dönem özellikle soğanlı çiçek türlerine talebin artması bekleniyor.

          Rakamlarla Türkiye de seracılık

          • Türkiye deki sera alanı 300 bin dekar civarında
          • Ortalama işletme başına sera alanı 3 dekar civarında
          • Seracılıkla uğraşan aile sayısı 100 bin-120 bin arasında
          • Türkiye nin 2005 yılında AB ülkelerine yaş sebze ihracatı 394 milyon 723 bin 830 dolar
          • Türkiye deki modern sera alanı bin dekar ve süratle artıyor
          • Dekar başına alınan verim 8-9 aylık periyotta domates içi 35 ton, renkli biber için 15 ton

           

          Yatırımı kredi ile yapabilirsiniz

          Garanti bankası tarım sektörünün finansmanını desteklemek amacıyla sera yapımına yönelik yapılan yatırımları finanse ediyor.

          Yatırımcılara tahsis edilecek kredi tutarı ibraz edilecek fizibilite raporu paralelinde belirleniyor. Sera kredisi 36 aya varan vadelerde YTL ya da DEK olarak 12 aya varan vadelerle geri ödemesiz olarak kullanılabiliyor.

          Metrekare maliyetleri

          Oluk altı yüksekliği 4 metre olan galvaniz veya alümünyum konstrüksiyonlu camların kauçuk fitille tutturulduğu modern cam seraların, cam ve montaj dahil konstrüksiyon maliyetleri ortalama 25 ile 28  Euro arasında değişiyor.

          Plastik seralarda konstrüksiyon ki buna plastik örtü ve montaj dahil maliyet seçilen konstrüksiyona, aksesuara, imalatçıya, ölçeğe ve havalandırma sistemine gore değişiklik göstermekle beraber metrekare başına ortalama 14 ile 18 Euro arasında değişiyor.

          Girişimcilerin dikkat etmesi gereken noktalar

          • Iklim
          • Arazinin sulama suyu varlığı
          • Sulama suyunun kalitesi
          • Elektrik kaynağına yakınlık
          • Ana yola yakınlık
          • Işçinin geldiği yerleşim bölgesine uzaklık
          • Arazinin topografik durumu ve toprağın tarıma elverişliliği
          • Toprağın kalitesi
          • Modern seracılığın yapıldığı alanlara yakınlık
          • Mümkünse havaalanına yakınlık
          • Varsa termal ve jeotermal kaynaklara yakınlık

          Modern sera yatırımı

          Modern sera yatırımının dekar başına maliyeti 40 bin ile 60 bin Euro arasında değişiyor. Modern seracılığın temel nitelikleri ise aşağıdaki gibi sıralanabilir.

          • Otomatik ısıtma
          • Bilgisayar kontrollü sulama
          • Topraksız kültür
          • Minimum seviyede ilaç kullanımı
          a
          12-09-2012 09:39

            Topraksız Tarım Heryerde Yapılır

            emine Emine Fire Avatar

            a
            12-09-2012 09:42

              Ev Tipi Topraksız Tarım Uygulaması

              emine Emine Fire Avatar

              a
              12-09-2012 09:43

                Topraksız Tarım A-B Besini Ve uygulama ekipmanları için

                emine Emine Fire Avatar

                Topraksız Tarım A-B Besini Ve uygulama ekipmanları için Aşagıdaki firmadan destek alabilirsiniz konusunda iyi ve ilgili bir firma fiyatlarıda uygun

                http://www.e-tartes.com/TOPRAKSIZ-TARIM.html

                a
                12-09-2012 09:45
                  Gelişmiş editor için Javascript açık olmalıdır
                  ParaKazanma.co